6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12948 E. 2013/10372 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat borçlusu kanunlar ihtilafı bankacılık sözleşmesi keşideci çek kusur teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 3

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yabancı şirkete yaptığı ihracat sonucunda dava dışı yabancı şirket tarafından keşide edilen 5.000 EURO bedelli çeki aralarında bankacılık sözleşmesi bulunan davalı bankanın Bağcılar Şubesi'ne teslim ettiği, teslim edilen çekin Fransa'da bulunan muhabir bankaya gönderildiği ve bu banka tarafından da çekin bedeli alınmadan keşidecisine verildiği, milletlerarası ticaret odasının yayınladığı yeknesak kurallara göre bankaların kendilerine tahsil için verilen herhangi bir mesajın mektubun veya belgenin kaybolmasından dolayı sorumlu olmayacağı ve olayda da bu kuralların uygulandığı, ayrıca çeki keşide eden yabancı şirketin çek bedelinden sorumluluğunun devam ettiği, davacının çekin asıl borçlusu olan keşidecisinden ve diğer müracaat borçlularından çek bedelinin tahsilini her zaman isteyebileceği, davacının çekten sorumlu olan keşideciye başvurmadan çeki kaybettiğinden dolayı sorumlu kıldığı davalı bankaya başvuramayacağı, başvurunun sonuçsuz kalması halinde de, ancak davalı banka ve Fransa'da bulunan muhabir bankanın kusura dayalı sorumluluklarına başvurabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Uyuşmazlık, davalı bankaya tahsil için verilen ve yabancı banka tarafından bedeli tahsil edilmeden keşidecisine iade edilen çek nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğuna göre, mahkemece, 6762 sayılı TTK'nın 3. kısmının 5. Ayrımında “Kanunlar İhtilafı” başlığı altında bulunan hükümler nazara alınarak, öncelikle uyuşmazlığa hangi hukukun uygulanacağının belirlenmesi ve bu hususta şayet yabancı hukukun uygulanacağı neticesine varılırsa yabancı hukukun uygulanması, aksi taktirde Türk Hukuku uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken anılan hükümler nazara alınmadan doğrudan doğruya Türk Hukukuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8761 E. 2011/11182 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8763 E. 2017/7077 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/12948 E.  ,  2013/10372 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.07.2012 tarih ve 2011/337-2012/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin gerçekleştirdiği ihracat işlemi sonucunda “Credıt Agricole Charente- Perıgord” bankasına ait keşide yeri “Creysse” olan 30/09/2009 keşide tarihli ve 5.000 EURO bedelli, keşidecisi “Avenue M Feyry” olan çekin keşide gününden evvel davalı bankanın Bağcılar Şubesi takasına tahsil için teslim edildiğini, keşide günü çek bedelinin hesaba geçmemesi üzerine bankaya gidildiğinde çekin kaybedildiğini öğrendiğini, bankaların özel kanun hükümleri ile kurulduğunu, basiretli hareket etmeleri gerektiğini, bankanın kusuru ile davacıyı zarara uğrattığını, bu nedenle çek bedeli kadar olan zararlarını davalı tarafın gidermesi gerektiğini ileri sürerek 5.000 EURO karşılığı 10.798 TL'nin 30/09/2009 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yabancı şirkete yaptığı ihracat sonucunda dava dışı yabancı şirket tarafından keşide edilen 5.000 EURO bedelli çeki aralarında bankacılık sözleşmesi bulunan davalı bankanın Bağcılar Şubesi'ne teslim ettiği, teslim edilen çekin Fransa'da bulunan muhabir bankaya gönderildiği ve bu banka tarafından da çekin bedeli alınmadan keşidecisine verildiği, milletlerarası ticaret odasının yayınladığı yeknesak kurallara göre bankaların kendilerine tahsil için verilen herhangi bir mesajın mektubun veya belgenin kaybolmasından dolayı sorumlu olmayacağı ve olayda da bu kuralların uygulandığı, ayrıca çeki keşide eden yabancı şirketin çek bedelinden sorumluluğunun devam ettiği, davacının çekin asıl borçlusu olan keşidecisinden ve diğer müracaat borçlularından çek bedelinin tahsilini her zaman isteyebileceği, davacının çekten sorumlu olan keşideciye başvurmadan çeki kaybettiğinden dolayı sorumlu kıldığı davalı bankaya başvuramayacağı, başvurunun sonuçsuz kalması halinde de, ancak davalı banka ve Fransa'da bulunan muhabir bankanın kusura dayalı sorumluluklarına başvurabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Uyuşmazlık, davalı bankaya tahsil için verilen ve yabancı banka tarafından bedeli tahsil edilmeden keşidecisine iade edilen çek nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğuna göre, mahkemece, 6762 sayılı TTK'nın 3. kısmının 5. Ayrımında “Kanunlar İhtilafı” başlığı altında bulunan hükümler nazara alınarak, öncelikle uyuşmazlığa hangi hukukun uygulanacağının belirlenmesi ve bu hususta şayet yabancı hukukun uygulanacağı neticesine varılırsa yabancı hukukun uygulanması, aksi taktirde Türk Hukuku uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken anılan hükümler nazara alınmadan doğrudan doğruya Türk Hukukuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521947600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.