Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2778 E. 2013/10272 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/2338 E., 2012/17515 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/191 E. 2020/2444 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · direnme kararı · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairenin 24.10.2017 gün 2015/13721 Esas, 2017/2338 Karar sayılı karar ile bozulmuş, yerel mahkemece kararda direnilmesi üzerine bu kez «direnme» kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi belgelere, mahkemenin «direnme» gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve buna bağlı olarak verilen nihai kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13169 E. 2010/2338 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2778 E. , 2013/10272 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.11.2011 gün ve 2011/10-2011/84 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.11.2012 gün ve 2012/2238-2012/17515 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili şirketin 2000 yılından itibaren Güneş Sigorta A.Ş. acentesi olarak sigorta alanında hizmet verdiğini, Rana Ezgin, ..., ...’nın müvekkili şirketin kurulduğu tarihten itibaren davacı şirkette çalıştıklarını, ...'in müvekkili şirkette müdür olarak uzun süre hizmet ettiğini, müvekkili şirketin Haziran 2004 tarihinden itibaren Axa Oyak A.Ş. acenteliği alarak bu şirket acentesi olarak da faaliyete başladığını, ...’in müvekkili şirket ve yetkililer aleyhine personel ve müşteriler nezdinde konuştuğundan haberdar olmayan davacı şirket yetkililerinin ...'in sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi, işleri savsaklaması, iş yerinde huzursuzluk çıkartması üzerine 18.07.2005 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, ...'in işten çıkartılmasından bir ay sonra ...’nın 31.08.2005 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını,davalılar İsmet ve Mehmet’in eşleri tarafından davalı Met Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.
Şti.'nin kurulduğunu haricen öğrendiklerini, bir kısım müşterilerine poliçe teklifinde bulunarak TTK’nın 56.mad. ve 57/1-2-8 fıkraları hükümlerine göre haksız rekabette bulunduklarının öğrenildiğini ileri sürerek davalıların haksız rekabetlerinin tespit ve men’ine, haksız rekabet neticesi meydana gelen maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet nedeniyle uğradıkları zararların tespiti ile şimdilik 5.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
11. 05.2011 tarihli ıslah dilekçeyle 269.376.90 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/2338 E., 2012/17515 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521454300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz