6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11254 E. 2013/10129 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz şirket zararı vade protokol ıslah dava sebebi eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki 14/07/2009 tarih ve 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi'nin 8. maddesine göre üçüncü bölgede yapılacak yatırımlarda döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerin bir puanının teşvik belgesinde kayıtlı yatırım tutarlarının finansmanı amacı ile verilecek kredilerde devlet desteği olarak ödenmesi gerekmekte olup, söz konusu kararnamenin ilgili hükmü ile davaya konu kredinin niteliği dikkate alındığında bu kredinin de kararnamede bahsi geçen nitelikteki döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerin bir puanının teşvik belgesinde kayıtlı yatırım tutarlarının finansmanı amacıyla verilecek kredilerde devlet desteği olarak ödenmesi gereken kapsamına girdiği, davalı bankanın davacı şirketin buna yönelik ihtarları ve taleplerine rağmen işleme koymadığı bu sebeplerle bankanın asli kusurlu olduğu, bu kusurlarından dolayı da davacı şirketin zarara uğramasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.316,59 TL'nin dava tarihi; 16.118,67 TL'nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı Banka tarafından yatırım teşvik belgesi kapsamında kullandırılan kredinin bir kısım faizinin, 15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Hazine Müsteşarlığı tarafından karşılanması gerekmesine ve davacının bu kapsamda kredi kullanmasına rağmen, davalı Banka tarafından Hazine Müsteşarlığına başvurulmaması nedeniyle faiz desteğinden yararlandırılmaması sebebine dayalı fazladan ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından 18 ay vadeli, 6 ayda bir faiz ödemeli ve vadede anapara ödemeli kredi kullanıldığını ve bu kredinin faiz desteğinden yararlanabileceğini, yararlanabilmesi için de davalı Banka'nın Hazine Müsteşarlığı'na müracaat etmesi gerektiğini belirtip bu konuda defaatle sözlü ve yazılı müracaatta bulunulmasına rağmen davalı Banka'nın Hazine Müsteşarlığına başvurmadığını ve zararın bu sebeple doğduğunu iddia etmiştir. Davalı Banka ise, kredinin kullandırılmasından sonra Hazine Müsteşarlığı ile imzalanan protokole göre, itfa planına sahip olmayan kredilerin Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararnamesi kapsamında faiz ödemesinde Devlet desteği gören kredilerden olmadığını ve bu nedenle davacının zararına sebep olunmadığını savunmuştur. Mahkemece bu konuda rapor alınmış ise de, alınan raporda taraflar arasında imzalanan bu sözleşmenin şartları gözetildiğinde faiz indiriminden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı, bankanın kayıtlarında bu krediyi spot kredi olarak göstermesinin davacının teşvikten yararlanmasına engel olup olmadığı, bu kayıt olmasaydı böyle bir sözleşmenin teşvik kapsamında olup olmayacağı, davacının bankaya müracaat ederken yatırım teşvik belgesi kapsamında kredi talebinde bulunup davalı Banka'da kredi dosyasında bu hususu belirtmiş olduğundan bu şartlardaki kredinin yatırım kapsamında olmaması halinde davalı Banka'nın bu konuda davacıyı uyarmaması nedeniyle de kusurlu kabul edilip edilmeyeceği hususları bilirkişilerce değerlendirilmemiştir. Davalı Banka vekili, 13/04/2012 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz etmiş ve kullandırılan kredinin şartları nedeniyle faiz indiriminden yararlandırılamayacağını bildirerek ek rapor alınmasını talep etmiş, mahkemece ek rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmiştir. Bu durumda, davalı Banka'nın rapora itirazları da gözetilerek, evvelemirde kullandırılan kredinin 15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile faiz desteğinden yararlanma kapsamında bulunup bulunmadığı, davalı Banka Hazine Müsteşarlığı'na müracaat etseydi davacının indirimden yararlanıp yararlanmayacağı, yararlanamayacak idiyse dahi davalı Banka'nın, davacının yatırım teşvik belgesi kapsamında kredi kullanması nedeniyle itfa planı bulunmayan kredilerde indirim uygulanmayacağı konusunda davacıyı uyarması gerekip gerekmediği, tarafların birlikte kusurlu olup olmadıkları hususlarında ek rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/94 E. 2023/4346 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/11254 E.  ,  2013/10129 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2012 tarih ve 2011/467-2012/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın ... Şubesi'nden 09/03/2010 tarihinde 1.500.000 Euro bedelli yatırım teşvik kredisi kullandığını, müvekkilinin kredi kullandığı tarihte davalı banka ile hazine müsteşarlığı arasında 15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı dahilinde faiz desteğine dair protokolün imzalanmadığını ve kredi kullanıldıktan sonra imzalandığını, müvekkili şirket tarafından faiz desteğine başvurulması için davalı bankaya defalarca başvurulmasına rağmen bankaca Hazine Müsteşarlığına başvuru yapılmadığını ve faiz desteğinden faydalanacak kredilerin protokolle belirlenmiş bir ödeme planına sahip olması gerektiği, kullandırılan kredinin vadesinde anapara ödemeli olduğu ve müsteşarlık tarafından talep edilen bir itfa planına sahip olmadığı, faiz desteği için müsteşarlığa başvurulamayacağının banka tarafından bildirildiği, ancak bu hususun gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından fazladan ödenmek zorunda kalınan 15.251,86 Euro'nun Türk Lirası karşılığı olan 34.316,59 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı dava devam ederken ıslahla talebini 17.333,66 TL daha artırmıştır.

Davalı vekili, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki 14/07/2009 tarih ve 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi'nin 8. maddesine göre üçüncü bölgede yapılacak yatırımlarda döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerin bir puanının teşvik belgesinde kayıtlı yatırım tutarlarının finansmanı amacı ile verilecek kredilerde devlet desteği olarak ödenmesi gerekmekte olup, söz konusu kararnamenin ilgili hükmü ile davaya konu kredinin niteliği dikkate alındığında bu kredinin de kararnamede bahsi geçen nitelikteki döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerin bir puanının teşvik belgesinde kayıtlı yatırım tutarlarının finansmanı amacıyla verilecek kredilerde devlet desteği olarak ödenmesi gereken kapsamına girdiği, davalı bankanın davacı şirketin buna yönelik ihtarları ve taleplerine rağmen işleme koymadığı bu sebeplerle bankanın asli kusurlu olduğu, bu kusurlarından dolayı da davacı şirketin zarara uğramasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.316,59 TL'nin dava tarihi;

16. 118,67 TL'nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı Banka tarafından yatırım teşvik belgesi kapsamında kullandırılan kredinin bir kısım faizinin, 15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Hazine Müsteşarlığı tarafından karşılanması gerekmesine ve davacının bu kapsamda kredi kullanmasına rağmen, davalı Banka tarafından Hazine Müsteşarlığına başvurulmaması nedeniyle faiz desteğinden yararlandırılmaması sebebine dayalı fazladan ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından 18 ay vadeli, 6 ayda bir faiz ödemeli ve vadede anapara ödemeli kredi kullanıldığını ve bu kredinin faiz desteğinden yararlanabileceğini, yararlanabilmesi için de davalı Banka'nın Hazine Müsteşarlığı'na müracaat etmesi gerektiğini belirtip bu konuda defaatle sözlü ve yazılı müracaatta bulunulmasına rağmen davalı Banka'nın Hazine Müsteşarlığına başvurmadığını ve zararın bu sebeple doğduğunu iddia etmiştir. Davalı Banka ise, kredinin kullandırılmasından sonra Hazine Müsteşarlığı ile imzalanan protokole göre, itfa planına sahip olmayan kredilerin Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararnamesi kapsamında faiz ödemesinde Devlet desteği gören kredilerden olmadığını ve bu nedenle davacının zararına sebep olunmadığını savunmuştur.

Mahkemece bu konuda rapor alınmış ise de, alınan raporda taraflar arasında imzalanan bu sözleşmenin şartları gözetildiğinde faiz indiriminden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı, bankanın kayıtlarında bu krediyi spot kredi olarak göstermesinin davacının teşvikten yararlanmasına engel olup olmadığı, bu kayıt olmasaydı böyle bir sözleşmenin teşvik kapsamında olup olmayacağı, davacının bankaya müracaat ederken yatırım teşvik belgesi kapsamında kredi talebinde bulunup davalı Banka'da kredi dosyasında bu hususu belirtmiş olduğundan bu şartlardaki kredinin yatırım kapsamında olmaması halinde davalı Banka'nın bu konuda davacıyı uyarmaması nedeniyle de kusurlu kabul edilip edilmeyeceği hususları bilirkişilerce değerlendirilmemiştir.

Davalı Banka vekili, 13/04/2012 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz etmiş ve kullandırılan kredinin şartları nedeniyle faiz indiriminden yararlandırılamayacağını bildirerek ek rapor alınmasını talep etmiş, mahkemece ek rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmiştir. Bu durumda, davalı Banka'nın rapora itirazları da gözetilerek, evvelemirde kullandırılan kredinin 15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile faiz desteğinden yararlanma kapsamında bulunup bulunmadığı, davalı Banka Hazine Müsteşarlığı'na müracaat etseydi davacının indirimden yararlanıp yararlanmayacağı, yararlanamayacak idiyse dahi davalı Banka'nın, davacının yatırım teşvik belgesi kapsamında kredi kullanması nedeniyle itfa planı bulunmayan kredilerde indirim uygulanmayacağı konusunda davacıyı uyarması gerekip gerekmediği, tarafların birlikte kusurlu olup olmadıkları hususlarında ek rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/519033800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.