İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4702 E. 2019/4663 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sorumluluk sigortası↗ poliçe özel şartı↗ kira ilişkisi↗ rücuen tazmin↗ özel dava şartı↗ trafik kazası↗ sigorta tazminatı↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ sigorta ettiren↗ sorumluluk sigortası↗ kira sözleşmesi↗ riziko↗ rücu↗ taşıyıcı↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davanın reddine, davalıların %40 icra inkar tazminatı taleplerinin şartları oluşmaması nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak ödenen bedelin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilince nakliyat rizikolarına karşı sigortalanan emtianın, davalı ...’in malik ve işleteni olduğu araçla taşındığı sırada meydana gelen trafik kazası sonucu hasara uğradığını iddia etmiş, davalı ... vekili ise kazaya neden olan araç müvekkili adına kayıtlı ise de bu aracın müvekkilince davacının sigortalısı Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti.’ne 1 yıllığına kiralandığını, bu nedenle müvekkilinin işleten olmadığını, davacının dayandığı poliçedeki özel şart uyarınca müvekkiline rücu edilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656E. 2017/872 K. Sayılı ilamı ile sigorta ettiren ile davalı malik ... arasındaki kira ilişkisinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de dosyada mevcut 01.03.2008 tarihli kira sözleşmesi ile davalı ...’e ait aracın 1 yıllığına davacının sigortalısı Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti.’ne kiralanması konusunda anlaşıldığı, sigorta tazminatı sigortalıya henüz ödenmeden önce düzenlenen 13.06.2008 tarihli ekspertiz raporunda, sigortalının temsilcisinin "çekicinin ...’den kiralandığını, sürücünün Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti.’ne bağlı olduğunu, ...’e sadece çekici için kira ödendiğini, aralarındaki anlaşma gereği hasar durumunda çekici sahibini sorumlu tutmadıklarını, ...’in Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti.’ne belirli periyotlar sonunda çekici için toplu faturalar kestiğini, kaza esnasında aracı kullanan ...'nun kendilerine bağlı şoför olduğunu" bildirdiği görülmüştür.
Yine sigortalı Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti. 10.06.2008 tarihli, tazminatın ödenmesi istemi ile TEB Sigorta A.Ş'ye yaptığı başvuruda 21.04.2008 tarihli kazanın kendileri tarafından yapıldığını beyan etmiştir.
Davalı ... tarafından, dava dışı sigortalıya 2006 yılında 59 adet, 2007 yılında 12 adet fatura kesilmiş olup, sigortalının ekspertiz raporundaki beyanı da dikkate alındığında bu faturaların kira bedeli için düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı ... ile davacının sigortalısı Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti. arasındaki uzun süreli araç kira ilişkisinin ispatlandığı, poliçe özel şartı gereğince davacının davalı ...’e rücu imkanı bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656E. 2017/872 K. Sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6229 E. 2023/6179 K.
Ortak:taşıyıcı sorumluluk sigortası · poliçe özel şartı · kira ilişkisi · rücuen tazmin · özel dava şartı · trafik kazası · sigorta tazminatı · taşıyıcının sorumluluğu
İncelediğiniz karardaDava, yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı olarak ödenen bedelin «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Şti. arasındaki uzun süreli araç «kira ilişkisinin» ispatlandığı, «poliçe özel şartı» gereğince davacının davalı ...’e «rücu» imkanı bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656E.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilince nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalanan emtianın, davalı ...’in malik ve işleteni olduğu araçla taşındığı sırada meydana gelen «trafik kazası» sonucu «hasara» uğradığını iddia etmiş, davalı ... vekili ise kazaya neden olan araç müvekkili adına kayıtlı ise de bu aracın müvekkilince davacının sigortalısı Tonbuloğlu Nakliyat Tic.
Benzer bu karardaDava konusu yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» sigortalının/«sigorta ettirenin» yükümlülüklerinin belirlendiği kısmın d bendinde “Sigortacının herhangi bir «hasar» halinde sigortalı/ sigorta ettirenin daha önceden plaka numaraları bildirilen kendisine ve/veya senelik kiraladığı araçların haricindeki araç sahip ve şoförlerine «rücu» etme hakkı saklıdır.” hükmü düzenlenmiş olup, mahkemece kazaya karışan aracın, davacının sigorta ettireni tarafından uzun süreli olarak kiralandığı, bu durumda aracı işletenin sigorta ettiren olduğu, sigorta poliçesinin özel şartlar bölümündeki düzenleme nazara alındığında davacının davalılara rücu imkanının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar, Dairemizce davacı tarafça sigorta ettiren ile davalı malik arasındaki «kira ilişkisinin» usulünce kanıtlanmadığı ve taşıma işinin davalı malik tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülerek buna ilişkin 21.04.2008 tarihli taşıma «irsaliyesi» dosyaya «ibraz» edildiğine göre mahkemece gerekirse «üçüncü kişi» konumunda bulunan gönderici ve alıcı şirketlerin kayıtları da incelenmek suretiyle iddianın açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece 2008/658 E. ve 2011/817 K. sayılı karar ve 2014/192 E. ve 2015/500 K. sayılı kararlarında «sigorta ettiren» ve davalı kiralayan arasındaki «kira ilişkisinin» varlığı kabul edilerek dava konusu yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» sigortalının/sigorta ettirenin yükümlülüklerinin belirlendiği kısmın d bendinde “Sigortacının herhangi bir «hasar» halinde sigortalı/ sigorta ettirenin daha önceden plaka numaraları bildirilen kendisine ve/veya senelik kiraladığı araçların haricindeki araç sahip ve şoförlerine «rücu» etme hakkı saklıdır.” düzenlemesi karşısında kazaya karışan aracın, davacının sigorta ettireni tarafından uzun süreli olarak kiralandığı, bu durumda aracı işleteni …
Bozma Kararı Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656 E. ve 2017/872 K. sayılı kararıyla "Dava, yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı olarak ödenen bedelin «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma ilamına uyma · işleten sıfatı · navlun bedeli · zayi belgesi · rücu hakkı · irsaliye · usuli kazanılmış hak · navlun
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak verilen 27.10.2015 tarih, 2014/192 E. ve 2015/500 K. sayılı kararı ile dosyaya sunulan «kira sözleşmesinden» ve davalı ...'in dava dışı Tonbuloğlu A.Ş'ye kestiği faturalardan bahse konu aracın davalı ... tarafından dava dışı «sigorta ettirene» bir çok kez nakliye için «fatura» kesilmesi nedeniyle kiralandığı, buna göre «işleten sıfatının» dava dışı Tonbuloğlu A.Ş.' ye yani sigorta ettiren şirkete geçtiği, nitekim davacının meydana çıkan zararı ödemesinin de bu kabulün bir sonucu olduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davalı ... ile Tonbuloğlu şirketinin 2006 ve 2007 yıllarına ait «defter» ve belgeleri incelendiğinde «kira ilişkisinin» olduğunun belirlendiği, 29.06.2007 tanzim tarihli yurt içi «sorumluluk sigorta poliçesinde» «özel şart» yolu ile ancak sigortacının herhangi bir «hasar» halinde sigorta ettirenin daha önceden plaka numaraları bildirilen kendisine ait veya senelik kiraladığı araçların haricindeki araç sahip ve şoförlerine «rücu» etme hakkının saklı olduğu bildirildiğinden bu kapsama «dahil» olmadığı anlaşılan davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araç dolayısıyla davacının «rücu hakkının» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine, davalıların %40 «icra inkar tazminatı» taleplerinin şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Şti’ye 2006 ve 2007 yıllarında nakliye bedeli açıklamasıyla «fatura» kesildiği ve ödendiği belirlenmiş olup, mahkemenin kabulünün aksine söz konusu faturalar aracın kiralandığını değil herbir taşıma için «navlun bedelinin» ödendiğini göstermektedir.
… de özetle; Mahkemece 14.01.2021 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, 25.05.2021 tarihli celsede ise bozma ilamına karşı direnildiği, söz konusu «rücu» kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, «bozma ilamına uyma» kararının davacı şirket lehine «usuli kazanılmış hak» teşkil edeceğini, kazanılmış hakkın Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardan olduğunu, hükmün esastan hatalı olduğunu ileri sürerek kararı …
Dava konusu yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» sigortalının/«sigorta ettirenin» yükümlülüklerinin belirlendiği kısmın d bendinde “Sigortacının herhangi bir «hasar» halinde sigortalı/ sigorta ettirenin daha önceden plaka numaraları bildirilen kendisine ve/veya senelik kiraladığı araçların haricindeki araç sahip ve şoförlerine «rücu» etme hakkı saklıdır.” hükmü düzenlenmiş olup, mahkemece kazaya karışan aracın, davacının sigorta ettireni tarafından uzun süreli olarak kiralandığı, bu durumda aracı işletenin sigorta ettiren olduğu, sigorta poliçesinin özel şartlar bölümündeki düzenleme nazara alındığında davacının davalılara rücu imkanının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar, Dairemizce davacı tarafça sigorta ettiren ile davalı malik arasındaki «kira ilişkisinin» usulünce kanıtlanmadığı ve taşıma işinin davalı malik tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülerek buna ilişkin 21.04.2008 tarihli taşıma «irsaliyesi» dosyaya «ibraz» edildiğine göre mahkemece gerekirse «üçüncü kişi» konumunda bulunan gönderici ve alıcı şirketlerin kayıtları da incelenmek suretiyle iddianın açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6229 E. 2023/6179 K.
Ortak:taşıyıcı sorumluluk sigortası · poliçe özel şartı · kira ilişkisi · rücuen tazmin · özel dava şartı · trafik kazası · sigorta tazminatı · taşıyıcının sorumluluğu
İncelediğiniz karardaDava, yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı olarak ödenen bedelin «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Şti. arasındaki uzun süreli araç «kira ilişkisinin» ispatlandığı, «poliçe özel şartı» gereğince davacının davalı ...’e «rücu» imkanı bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656E.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilince nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalanan emtianın, davalı ...’in malik ve işleteni olduğu araçla taşındığı sırada meydana gelen «trafik kazası» sonucu «hasara» uğradığını iddia etmiş, davalı ... vekili ise kazaya neden olan araç müvekkili adına kayıtlı ise de bu aracın müvekkilince davacının sigortalısı Tonbuloğlu Nakliyat Tic.
Benzer bu karardaDava konusu yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» sigortalının/«sigorta ettirenin» yükümlülüklerinin belirlendiği kısmın d bendinde “Sigortacının herhangi bir «hasar» halinde sigortalı/ sigorta ettirenin daha önceden plaka numaraları bildirilen kendisine ve/veya senelik kiraladığı araçların haricindeki araç sahip ve şoförlerine «rücu» etme hakkı saklıdır.” hükmü düzenlenmiş olup, mahkemece kazaya karışan aracın, davacının sigorta ettireni tarafından uzun süreli olarak kiralandığı, bu durumda aracı işletenin sigorta ettiren olduğu, sigorta poliçesinin özel şartlar bölümündeki düzenleme nazara alındığında davacının davalılara rücu imkanının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar, Dairemizce davacı tarafça sigorta ettiren ile davalı malik arasındaki «kira ilişkisinin» usulünce kanıtlanmadığı ve taşıma işinin davalı malik tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülerek buna ilişkin 21.04.2008 tarihli taşıma «irsaliyesi» dosyaya «ibraz» edildiğine göre mahkemece gerekirse «üçüncü kişi» konumunda bulunan gönderici ve alıcı şirketlerin kayıtları da incelenmek suretiyle iddianın açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece 2008/658 E. ve 2011/817 K. sayılı karar ve 2014/192 E. ve 2015/500 K. sayılı kararlarında «sigorta ettiren» ve davalı kiralayan arasındaki «kira ilişkisinin» varlığı kabul edilerek dava konusu yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» sigortalının/sigorta ettirenin yükümlülüklerinin belirlendiği kısmın d bendinde “Sigortacının herhangi bir «hasar» halinde sigortalı/ sigorta ettirenin daha önceden plaka numaraları bildirilen kendisine ve/veya senelik kiraladığı araçların haricindeki araç sahip ve şoförlerine «rücu» etme hakkı saklıdır.” düzenlemesi karşısında kazaya karışan aracın, davacının sigorta ettireni tarafından uzun süreli olarak kiralandığı, bu durumda aracı işleteni …
Bozma Kararı Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656 E. ve 2017/872 K. sayılı kararıyla "Dava, yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı olarak ödenen bedelin «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma ilamına uyma · işleten sıfatı · navlun bedeli · zayi belgesi · rücu hakkı · irsaliye · usuli kazanılmış hak · navlun
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak verilen 27.10.2015 tarih, 2014/192 E. ve 2015/500 K. sayılı kararı ile dosyaya sunulan «kira sözleşmesinden» ve davalı ...'in dava dışı Tonbuloğlu A.Ş'ye kestiği faturalardan bahse konu aracın davalı ... tarafından dava dışı «sigorta ettirene» bir çok kez nakliye için «fatura» kesilmesi nedeniyle kiralandığı, buna göre «işleten sıfatının» dava dışı Tonbuloğlu A.Ş.' ye yani sigorta ettiren şirkete geçtiği, nitekim davacının meydana çıkan zararı ödemesinin de bu kabulün bir sonucu olduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davalı ... ile Tonbuloğlu şirketinin 2006 ve 2007 yıllarına ait «defter» ve belgeleri incelendiğinde «kira ilişkisinin» olduğunun belirlendiği, 29.06.2007 tanzim tarihli yurt içi «sorumluluk sigorta poliçesinde» «özel şart» yolu ile ancak sigortacının herhangi bir «hasar» halinde sigorta ettirenin daha önceden plaka numaraları bildirilen kendisine ait veya senelik kiraladığı araçların haricindeki araç sahip ve şoförlerine «rücu» etme hakkının saklı olduğu bildirildiğinden bu kapsama «dahil» olmadığı anlaşılan davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araç dolayısıyla davacının «rücu hakkının» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine, davalıların %40 «icra inkar tazminatı» taleplerinin şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Şti’ye 2006 ve 2007 yıllarında nakliye bedeli açıklamasıyla «fatura» kesildiği ve ödendiği belirlenmiş olup, mahkemenin kabulünün aksine söz konusu faturalar aracın kiralandığını değil herbir taşıma için «navlun bedelinin» ödendiğini göstermektedir.
… de özetle; Mahkemece 14.01.2021 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, 25.05.2021 tarihli celsede ise bozma ilamına karşı direnildiği, söz konusu «rücu» kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, «bozma ilamına uyma» kararının davacı şirket lehine «usuli kazanılmış hak» teşkil edeceğini, kazanılmış hakkın Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardan olduğunu, hükmün esastan hatalı olduğunu ileri sürerek kararı …
Dava konusu yurt içi «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» sigortalının/«sigorta ettirenin» yükümlülüklerinin belirlendiği kısmın d bendinde “Sigortacının herhangi bir «hasar» halinde sigortalı/ sigorta ettirenin daha önceden plaka numaraları bildirilen kendisine ve/veya senelik kiraladığı araçların haricindeki araç sahip ve şoförlerine «rücu» etme hakkı saklıdır.” hükmü düzenlenmiş olup, mahkemece kazaya karışan aracın, davacının sigorta ettireni tarafından uzun süreli olarak kiralandığı, bu durumda aracı işletenin sigorta ettiren olduğu, sigorta poliçesinin özel şartlar bölümündeki düzenleme nazara alındığında davacının davalılara rücu imkanının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar, Dairemizce davacı tarafça sigorta ettiren ile davalı malik arasındaki «kira ilişkisinin» usulünce kanıtlanmadığı ve taşıma işinin davalı malik tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülerek buna ilişkin 21.04.2008 tarihli taşıma «irsaliyesi» dosyaya «ibraz» edildiğine göre mahkemece gerekirse «üçüncü kişi» konumunda bulunan gönderici ve alıcı şirketlerin kayıtları da incelenmek suretiyle iddianın açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5084 E. 2022/4400 K.
Ortak:İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · harç
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının, dava dışı şirket tarafından imzalanan sözleşmeye «kefaletinden» dolayı davacıya dava tarihi itibariyle 40.872,16 TL borçlu olduğu, ancak davacı tarafça 37.500,00 TL üzerinden «harç» yatırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 37.500,00 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4702 E. , 2019/4663 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27/10/2015 gün ve 2014/192 - 2015/500 sayılı kararı bozan Daire'nin 16/02/2017 gün ve 2016/1656 - 2017/872 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat rizikolarına karşı sigortalanan emtianın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçla taşındığı sırada meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkilince sigorta ettirene ödendiğini, ödediği bedelin rücuen tahsili için davalılar aleyhine başlattığı icra takibine davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kazaya neden olan araç müvekkili adına kayıtlı ise de bu aracın müvekkilince davacının sigorta ettirenine bir yıllığına kiralandığını, bu nedenle müvekkilinin işleten olmadığını, diğer davalının da sigorta ettirenin işçisi olduğunu, davacının dayandığı poliçedeki özel şart uyarınca müvekkiline rücu edemeyeceğini savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davanın reddine, davalıların %40 icra inkar tazminatı taleplerinin şartları oluşmaması nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak ödenen bedelin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilince nakliyat rizikolarına karşı sigortalanan emtianın, davalı ...’in malik ve işleteni olduğu araçla taşındığı sırada meydana gelen trafik kazası sonucu hasara uğradığını iddia etmiş, davalı ... vekili ise kazaya neden olan araç müvekkili adına kayıtlı ise de bu aracın müvekkilince davacının sigortalısı Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti.’ne 1 yıllığına kiralandığını, bu nedenle müvekkilinin işleten olmadığını, davacının dayandığı poliçedeki özel şart uyarınca müvekkiline rücu edilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656E. 2017/872 K. Sayılı ilamı ile sigorta ettiren ile davalı malik ... arasındaki kira ilişkisinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de dosyada mevcut 01.03.2008 tarihli kira sözleşmesi ile davalı ...’e ait aracın 1 yıllığına davacının sigortalısı Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti.’ne kiralanması konusunda anlaşıldığı, sigorta tazminatı sigortalıya henüz ödenmeden önce düzenlenen 13.06.2008 tarihli ekspertiz raporunda, sigortalının temsilcisinin "çekicinin ...’den kiralandığını, sürücünün Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti.’ne bağlı olduğunu, ...’e sadece çekici için kira ödendiğini, aralarındaki anlaşma gereği hasar durumunda çekici sahibini sorumlu tutmadıklarını, ...’in Tonbuloğlu Nakliyat Tic.
Ltd. Şti.’ne belirli periyotlar sonunda çekici için toplu faturalar kestiğini, kaza esnasında aracı kullanan ...'nun kendilerine bağlı şoför olduğunu" bildirdiği görülmüştür.
Yine sigortalı Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti.
10. 06.2008 tarihli, tazminatın ödenmesi istemi ile TEB Sigorta A.Ş'ye yaptığı başvuruda 21.04.2008 tarihli kazanın kendileri tarafından yapıldığını beyan etmiştir.
Davalı ... tarafından, dava dışı sigortalıya 2006 yılında 59 adet, 2007 yılında 12 adet fatura kesilmiş olup, sigortalının ekspertiz raporundaki beyanı da dikkate alındığında bu faturaların kira bedeli için düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı ... ile davacının sigortalısı Tonbuloğlu Nakliyat Tic. Ltd. Şti. arasındaki uzun süreli araç kira ilişkisinin ispatlandığı, poliçe özel şartı gereğince davacının davalı ...’e rücu imkanı bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656E. 2017/872 K. Sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2016/1656E. 2017/872 K. Sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı ...'e iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 15,20 TL'nin davacıdan alınmasına, 20/06/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigrta poliçesine dayalı olarak ödenen bedelin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişindir. Davalı ...’e, sigortalanın emtianın taşındığı aracın malik ve işleteni olduğu gerekçesiyle husumet yöneltilmiş olup davalı, araç kendi adına kayıtlı ise de davacının sigortalısı olan Tonbuloğlu Ltd. Şti’ne uzun süreli kiralandığını savunmuştur.
Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de, Dairemizce bu karar, davalının uzun süreli kiraya verdiğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle bozulmuştur. Zira;
1-Davaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen 21.04.2008 tarihli taşıma irsaliyesinde ... taşıyıcı olarak görülmektedir ve irsaliye kendisi tarafından düzenlenmiştir.
2-Dosya içinde bulunan ve bilirkişi tarafından da belirlenen 2006 yılına ait 59 adet fatura ile 2007 yılına ait 12 adet faturada davalı ... tarafından Tonbuloğlu Ltd. Şti’ne kesilmiş olup, işbu faturalara göre davalı ... mal taşımış ve navlun faturası düzenlemiştir.
3-Davalının delil olarak ibraz ettiği kira sözleşmesi adi yazılı olup, taraf arasında her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerdendir.
4-Yine delil olarak ibraz edilen 10.06.2008 tarihli yazı ile eksper raporundaki beyan Tonbuloğlu Ltd. Şti’nin temsilcisine ait olup bu kişinin davalı ile kira sözleşmesi yaptığı gözetildiğinde bu beyan delil olarak değerlendirilemeyecektir.
Açıklanan tüm bu sebeplerden ötürü Dairemizin bozma ilamı dosya içinde mevcut bulunan delil durumuna uygun bulunduğundan ve sigorta ettiren ile davalı arasındaki kira ilişkisi usulünce kanıtlanamadığından buna yönelik karar düzeltme isteminin reddi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yönündeki kararına katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/518138000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz