6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Makul süre ihlali kararı yargılamanın iadesi sebebi oluşturmaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3252 E. 2019/4918 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı yalnızca makul sürede yargılanma hakkına ilişkinse, bu karar kesinleşmiş hüküm bakımından yargılamanın iadesi (yeniden yargılama) sebebi oluşturmaz; iade talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Makul süreye ilişkin hak ihlali kararının yargılamanın iadesi sebebi olup olmadığı → ret

İddia: Davacı; şirketin feshi isteminin reddine ilişkin kararın onanmasından sonra yaptığı başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince hak ihlali bulunduğuna karar verildiğini, kesinleşen karara konu davada toplanan delillere göre şirketin infisah ettiğinin kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın yeniden yargılama yoluyla kaldırılmasını ve şirketin feshini istemiştir.

Gerekçe: Hak ihlali kararı makul süreye ilişkindir; makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair tespit, kesinleşmiş hükmün ortadan kaldırılmasını gerektiren bir yeniden yargılama nedeni olamaz. Bu nedenle iade talebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

İhlal kararının konusuna göre yargılamanın iadesi sebebi oluşup oluşmadığının belirlenmesi yönünden emsaldir; Yargıtay'ca onanmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılamanın iadesi makul sürede yargılanma hakkı Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı kesin hüküm

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/3252 E.  ,  2019/4918 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2017 tarih ve 2017/784 E 2017/1249 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/05/2018 tarih ve 2018/474-2018/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin feshi isteminin reddine ilişkin İstanbul (Kapatılan) 49.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/61 2012/167 sayılı kararının Yargıtay tarafından onandığını, daha sonra yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirme yapılarak hak ihlalinin mevcut olduğuna karar verildiğini, kesinleşen karara konu davada toplanan delillere göre şirketin infisah ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek söz konusu kararın yeniden yargılama yoluyla kaldırılarak davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, yargılamanın iadesi koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hak ihlali kararının makul süreye ilişkin olduğu, bu hususun yeniden yargılama nedeni olamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.

Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin kararın, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517378300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/474 E. 2018/502 K.

Makul sürede yargılanma hakkı ihlali yargılamanın iadesi sebebi değildir

Gerekçe özeti

Yargılamanın iadesi talebi üzerine verilen karar, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlamasından sonra verilmiş yeni bir hüküm niteliğinde olduğundan, iadeye konu asıl davanın kararı daha önce kesinleşmiş olsa da istinaf kanun yoluna tabidir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin bir başvuruda gerekçeli karar hakkı veya yargılamanın adilliği yönünden ihlal tespit etmeyip yalnızca makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermesi, HMK 375. madde kapsamında yargılamanın iadesi sebebi oluşturmaz; zira bu hükme göre iade sebebi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla sözleşme veya eki protokollerin ihlali suretiyle hüküm verildiğinin tespit edilmesini gerektirir.

Emsal değeri

Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruda yalnızca makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini tespit etmesinin, HMK 375. madde kapsamında yargılamanın iadesi sebebi oluşturmadığına ve bu sebebin ancak AİHM'in sözleşme ihlali yönünde kesinleşmiş bir kararı bulunması halinde geçerli olacağına ilişkin tespiti, benzer başvurulara emsal oluşturabilecek niteliktedir. Ayrıca, iade talebi üzerine verilen kararın BAM göreve başladıktan sonra verilmiş yeni bir hüküm sayılarak istinafa tabi olduğu yönündeki değerlendirme de usul hukuku açısından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: yargılamanın iadesi Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru makul sürede yargılanma hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlali kesin hüküm

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/474

KARAR NO 2018/502

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/11/2017

NUMARASI 2017/784 Esas 2017/1249 Karar

DAVA

Yargılamanın İadesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/05/2018 (18/05/2018 yazım tarihli )

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ilk derece mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde; İstanbul (Kapatılan) 49.ATM'nin 2011/61 2012/167 sayılı kararının Yargıtay tarafından onandığını, daha sonra yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirme yapılarak hak ihlalinin mevcut olduğuna karar verildiğini, kesinleşen karara konu davada toplanan delillere göre şirketin infisah ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, şirketin otel inşaatı amacıyla kurulduğunu belirterek söz konusu kararın kaldırılarak davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili yargılamanın iadesi koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, davanın, yargılamanın iadesi talebine ilişkin olduğunu,İstanbul (Kapatılan) 49.ATM'nin 2011/61 Esas sayılı davası kapsamında asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiğini , kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, daha sonrasında davacı tarafından Anayasa Mahkemesi'ne başvuru üzerine Anayasaya Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; gerekçeli karar hakkının ihlal edilmediği, Yargılama sonucunun adil olmadığı yönündeki iddiaların kabul edilemez olduğu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, davacının Anayasa Mahkemesi kararına istinaden yargılamanın yenilenmesini talep ettiğini, HMK 375. maddesine göre, kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması halinde bu hususun yargılamanın iadesi sebebi olduğunu, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararda, davacının gerekçeli karar hakkının ihlal edilmediği, yargılama sonucunun adil olmadığı yönündeki iddiaların kabul edilemez nitelikte olduğu'nun tespit edildiğini, başka bir ifadeyle yargılamanın ve verilen kararın esası yönünden bir hak ihlalinden söz edilmediğini, böyle bir tespitin kararda yer almadığını, bu durumda HMK'nın 375 ve devamı maddelerinde yer alan iade sebeplerinden hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği gerekçesi ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; Kapatılan İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin müvekkili hakkında 2011/61 E ve 2012/167 K sayılı ilamı ile davanın reddine ilişkin kararın Yargıtay 11. HD.'nin 2013/1436 E ve 2014/7217 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, bu karar aleyhine Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusu hakkını kullandıklarını, Anayasa Mahkemesinin hak ihlali olduğu yönünde karar verdiğini, kararın hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin safahatte alınan bilirkişi raporlarının davanın kabulünü gerektirdiğini, davalı şirketin otel inşaatını yapmak amacıyla kurulduğunu, ortaklar arasında husumet olduğunu ve şirketin TMSF'ye devredildiğini ortak amacın gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini, hak ihlali nedeniyle yeniden yargılama yapılarak davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacının talebi ;kapatılan İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/61 E ve 2012/167 K sayılı ilamı ile asıl davada verilen şirketin feshi davasının reddine ilişkin hükmün Yargıtay 11. HD.'nin 2013/1436 E ve 2014/7217 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ,kesinleşen hükme karşı Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru neticesinde yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedeniyle hak ihlali yapıldığının tesbit edilmesi nedeniyle yargılamanın iadesi isteminin kabuluyle dava dosyasındaki delillerin yeniden incelenerek davanın kabulune karar verilmesi istemine ilişkindir.

Her ne kadar yargılamanın iadesine konu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş ise de yargılamanın iadesi istemi yeni bir dava niteliğinde olduğundan ve karar Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlaması tarihinden sonra verilen yeni bir hüküm olduğundan istinaf kanun yoluna tabi olduğu kabul edilerek incelenmesi uygun görülmüştür.

Davacı tarafından Anayasa Mahkemesi'ne başvuru üzerine Anayasaya Mahkemesi tarafından yapılan incelemede;

20. 04.2017 tarih 2014/12390 başvuru numarası ile gerekçeli karar hakkının ihlal edilmediği, yargılama sonucunun adil olmadığı yönündeki iddiaların kabul edilemez olduğu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği'nin tespitine karar verdiği anlaşılmaktadır. HMK 375. maddesine göre hükmün İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması halinde bu hususun yargılamanın iadesi sebebi olduğu düzenlenmiş ise de eldeki davada bu hususun gerçekleşmediği davacının Anayasa mahkemesine başvuru sebebi olarak gösterdiği gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, yargılama sonucunun adil olmadığı iddialarının Anayasa Mahkemesi tarafından reddedildiği ,yargılamanın makul sürede bitirilmemesinin ise yargılamanın iadesi sebepleri arasında bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin kararın kanun hükümlerinin olaya uygulanmasında ve delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf harcından; davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/05/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.