Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Marka iptali | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/340 E. 2019/4843 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulunun 2013/11-656 Esas 2014/427 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzerinde, 556 sayılı KHK'nin 8/4 maddesindeki risklerin her somut olayın özelliklerine, tanınmış markanın ayırt edicilik derecesinin ne derecede yüksek olduğuna, her iki tarafa ait markanın birebir aynı olup olmamasına, başvuru konusu mal ve hizmetlerin tanınmış markanın kullanıldığı sektör veya sektörlerden, ne derecede uzak ya da yakın olduğuna göre değerlendirilmelidir. Ayrıca, 556 sayılı KHK 8/4 maddesindeki hallerin varlığı için, tanınmış markanın aynısı ya da benzerini farklı grup, mal ve hizmetler üzerinde kullanılması nedeniyle söz konusu mal veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin bu marka ile tanınmış marka arasında çağrışım oluşturması ve bunun oluşturacağı olumlu izlenimle satın alma tercihlerini etkilemesi suretiyle tanınmış markadan haksız yararlanma sonucuna yol açılması veya markanın ayırt edicilik gücüne zarar verilmesi veya markanın itibarına zarar vermesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davalının 23. sınıfta ‘‘tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler’’ emtiasında tescilli ‘‘NAKO JELİBON’’ markasının davacının 30. sınıfta şekerleme mamüllerinde tanınmış ‘‘JELİBON’’ esas unsurlu markalarından haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle 556 sayılı KHK m. 8/4 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, davalı markasının tamamen farklı bir sektöre yönelik olması ve hedef tüketici kitlesinin de tamamen farklı olması nedeniyle davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp mahkeme kararının bozulması gerektiğinden Dairemizin 27.09.2017 tarih 2016-2539 E. 2017-4808 K. sayılı onama ilamının kaldırılırak kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6308 E. 2024/2503 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… 11-656 Esas 2014/427 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzerinde, 556 sayılı KHK'nin 8/4 maddesindeki risklerin her somut olayın özelliklerine, tanınmış markanın «ayırt edicilik» derecesinin ne derecede yüksek olduğuna, her iki tarafa ait markanın birebir aynı olup olmamasına, başvuru konusu mal ve hizmetlerin tanınmış markanın kullanıldığı …
… indeki hallerin varlığı için, tanınmış markanın aynısı ya da benzerini farklı grup, mal ve hizmetler üzerinde kullanılması nedeniyle söz konusu mal veya hizmetlerin «ortalama tüketicilerinin» bu marka ile tanınmış marka arasında çağrışım oluşturması ve bunun oluşturacağı olumlu izlenimle satın alma tercihlerini etkilemesi suretiyle tanınmış markadan haksız yararlanma sonucuna yol açılması veya markanın «ayırt edicilik» gücüne zarar verilmesi veya markanın itibarına zarar vermesi gerekir.
Benzer bu kararda… arafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, "twist" ibaresinin, müvekkili başvurusu kapsamında kalan ürünler bakımından «ayırt edicilik» vasfından yoksun, tasviri bir ibare olduğunu, sektörde yaygın olarak kullanıldığını, müvekkili başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, davalı Şirketin ö …
… bepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Şirketin "twist" ibareli markasının, dava konusu başvuru kapsamında yer alan iplik ve türevleri bakımından «ayırt edicilik» vasfı olmayan, cins ve kalite bildiren «son» derece zayıf bir ibare olduğunu, ayrıca davalı şirketin özellikle 23. sınıftaki ürünler üzerinde marka tescilinin ya da fiili marka kullanımının da bulunmadığını, taraf şirketlerin farklı tüketici kitlesine hitap ettiklerini, bu hususlar gözetildiğinde müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı markasının «ayırt edicilikten» yoksun olduğunu bu nedenle de davalı haklarının kelimenin iplik türevi emtiayı kapsayacak şekilde genişletilmemesi gerektiğini, davalı şirketin 23. sınıfta kullanı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:def'i · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… bepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Şirketin "twist" ibareli markasının, dava konusu başvuru kapsamında yer alan iplik ve türevleri bakımından «ayırt edicilik» vasfı olmayan, cins ve kalite bildiren «son» derece zayıf bir ibare olduğunu, ayrıca davalı şirketin özellikle 23. sınıftaki ürünler üzerinde marka tescilinin ya da fiili marka kullanımının da bulunmadığını, taraf şirketlerin farklı tüketici kitlesine hitap ettiklerini, bu hususlar gözetildiğinde müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… arafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, "twist" ibaresinin, müvekkili başvurusu kapsamında kalan ürünler bakımından «ayırt edicilik» vasfından yoksun, tasviri bir ibare olduğunu, sektörde yaygın olarak kullanıldığını, müvekkili başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, davalı Şirketin ö …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin itirazına mesnet tanınmış markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun, tüketicilerce müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… huzurdaki davada çekişme konusu olan 23. sınıftaki mallar ile bu malların satışına ilişkin 35/05 alt grubundaki satış/mağazacılık hizmetleri bakımından benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının TWIST markasının “giyim” sektöründe tanınmış marka olduğu, somut olayda markaların emtia listeleri, çekişmeli mal ve hizmetlerin tam …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/340 E. , 2019/4843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/12/2015 gün ve 2014/139 - 2015/217 sayılı kararı onayan Daire'nin 27/09/2017 gün ve 2016/2539 - 2017/4808 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin uzun yıllardan beri ‘‘JELİBON’’ markasını kullandığını, bu markayı 1985 yılından itibaren Türkiye' de ve 43 ülkede tescil ettirdiğini, TPMK tarafından da tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalının ise ‘‘NAKO JELİBON’’ biçiminde tescil ettirdiğini ve kullanmaya başladığını, haksız yarar elde ettiğini, davalının bu marka tescili nedeniyle müvekkilinin markasının ayırt edici karakterinin zarar göreceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/17695 sayılı markanın hükümsüzlüğünü, iptalini, sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulunun 2013/11-656 Esas 2014/427 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzerinde, 556 sayılı KHK'nin 8/4 maddesindeki risklerin her somut olayın özelliklerine, tanınmış markanın ayırt edicilik derecesinin ne derecede yüksek olduğuna, her iki tarafa ait markanın birebir aynı olup olmamasına, başvuru konusu mal ve hizmetlerin tanınmış markanın kullanıldığı sektör veya sektörlerden, ne derecede uzak ya da yakın olduğuna göre değerlendirilmelidir. Ayrıca, 556 sayılı KHK 8/4 maddesindeki hallerin varlığı için, tanınmış markanın aynısı ya da benzerini farklı grup, mal ve hizmetler üzerinde kullanılması nedeniyle söz konusu mal veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin bu marka ile tanınmış marka arasında çağrışım oluşturması ve bunun oluşturacağı olumlu izlenimle satın alma tercihlerini etkilemesi suretiyle tanınmış markadan haksız yararlanma sonucuna yol açılması veya markanın ayırt edicilik gücüne zarar verilmesi veya markanın itibarına zarar vermesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davalının 23. sınıfta ‘‘tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler’’ emtiasında tescilli ‘‘NAKO JELİBON’’ markasının davacının 30. sınıfta şekerleme mamüllerinde tanınmış ‘‘JELİBON’’ esas unsurlu markalarından haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle 556 sayılı KHK m. 8/4 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, davalı markasının tamamen farklı bir sektöre yönelik olması ve hedef tüketici kitlesinin de tamamen farklı olması nedeniyle davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp mahkeme kararının bozulması gerektiğinden Dairemizin 27.09.2017 tarih 2016-2539 E.
2017-4808 K. sayılı onama ilamının kaldırılırak kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.09.2017 tarih 2016-2539 E. 2017-4808 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 26/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517342100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz