6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdest sorumluluk davası varken ibra kararının iptalinde hukuki yarar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3251 E. 2019/4825 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

İbra edilmemesi kişisel sorumluluğuna yol açabilecek kişi hakkında derdest bir sorumluluk davası varsa ve ibra koşullarının oluşup oluşmadığı o davada tartışılacaksa, ibra edilmemeye ilişkin genel kurul kararının iptalini istemekte hukuki yarar bulunmaz; dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İbra edilmemeye ilişkin genel kurul kararının iptalini istemekte hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı; davacının temsilci sıfatıyla değil yönetim kurulu başkan yardımcısı sıfatıyla görev yaptığını, görev süresinde özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek şirketi zarara uğrattığını ve bu zarar nedeniyle davacı hakkında açılan davanın derdest olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: İptali istenen karar, davacının kişisel sorumluluğuna neden olabilecek nitelikte bir karardır. Davacının verdiği ileri sürülen zararlar yönünden aleyhine dava açılmış olup bu dava derdesttir. Davacının yönetim kurulu üyesi mi yoksa yönetim kurulu üyesi tüzel kişinin temsilcisi mi sıfatını taşıdığı ve bu anlamda ibra edilme koşullarının oluşup oluşmadığı, söz konusu sorumluluk davasında tartışılıp değerlendirilecektir. Derdest bir sorumluluk davasının bulunduğu hâlde, ayrıca ibra edilmeme kararına ilişkin olarak açılan genel kurul kararının iptali davasında davacının hukuki yararı yoktur; bu durumda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

İbra edilmeme kararının iptali ile derdest sorumluluk davası arasındaki ilişkide hukuki yarar dava şartının nasıl uygulanacağını gösterir; Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar dava şartı ibra genel kurul kararının iptali sorumluluk davası yönetim kurulu üyesi tüzel kişinin temsilcisi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/3251 E.  ,  2019/4825 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/04/2017 tarih ve 2015/943 E - 2017/216 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/03/2018 tarih ve 2017/605-2018/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı şirket bünyesinde şirket yönetim kurulu üyesi olan Dekor Dış Ticaret Alım Satım A.Ş. 'nin gerçek kişi temsilcisi sıfatı ile 26/09/2012-15/12/2014 tarihleri arasında görev yaptığını, 19/06/2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına rağmen Dekor Dış Ticaret Alım Satım A.Ş. ve temsilcisi sıfatıyla görev süresi içerisindeki faaliyetlerinden dolayı oy birliği ile ibra edilmediğini, yönetim kurulu üyesinin gerçek kişi temsilcisinin ibra edilmemesine karar verilebilmesi için işbu yönetim kurulu üyesinin ilgili dönem içerisinde gerçekleştirmiş olduğu işlemlerin ana sözleşmeye ve hukuka aykırı olması gerektiği, somut neden ve olguların varlığının şart olduğunu, aksi halde ibra edilmeme kararının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek 19/06/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının temsilci sıfatıyla değil, yönetim kurulu başkan yardımcısı sıfatıyla görev yaptığını, davacının görev yaptığı süre içerisinde özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, şirketin zarara uğradığını ve bu zarar nedeniyle davacı hakkında açılan davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının dava dilekçesinde, ''müzakere yapılmaksızın tarafımın ibra edilmemesine ilişkin alınan bu karar dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğinden, ibra edilmeme nedeni ile ileri de sorumluluk davası açılabileceğinden hakkındaki kararın iptalini'' talep ettiği, davacının faaliyetlerinin yönetim kurulu üyesi tüzel kişisinin temsilci sıfatı ile olduğu, kendi adına olmadığı, ibraya ilişkin kararın Dekor Dış Tic.. A.Ş. yönünden oluşturulması gerekirken kararda ...'ın da ibra edilmemesine ilişkin karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, genel kurul kararının davacı ...'ın ibra edilmemesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, iptali istenen kararın davacının kişisel sorumluluğuna neden olabilecek bir karar olduğu, davacının verdiği iddia edilen zararlar yönünden aleyhine dava açıldığı ve davacının yönetim kurulu üyesi ya da yönetim kurulu üyesi tüzel kişisinin temsilcisi sıfatının olup olmadığı, bu anlamda davacının ibra edilme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının söz konusu sorumluluk davasında tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği, derdest bir sorumluluk davasının olduğu durumlarda, ayrıca açılan ibra edilmeme kararına ilişkin olarak genel kurul kararının iptali istemi davasında, davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517339700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/605 E. 2018/207 K.

Derdest sorumluluk davası varken ibra edilmeme kararının iptalinde hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Genel kurulun bir yönetim kurulu üyesini veya onun temsilcisini ibra etmemesine ilişkin kararın iptali istenirken, aynı kişinin verdiği iddia edilen zarara ilişkin bir sorumluluk (tazminat) davası ayrıca derdest ise, ibra edilmeme sebebinin ve ilgili kişinin sorumluluk koşullarının o davada tartışılacağı gerekçesiyle, iptal davasını açma ve yürütmede davacının hukuki yararı bulunmaz; bu husus HMK 114/1 ve 115/1 uyarınca dava şartı olarak her aşamada resen gözetilir ve dava hukuki yarar yokluğundan reddedilir.

Emsal değeri

Derdest bir sorumluluk (tazminat) davası bulunması halinde, aynı konunun genel kurulun ibra edilmeme kararının iptali davasına konu edilmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığına ilişkin tespit, benzer uyuşmazlıklarda emsal gösterilebilecek niteliktedir; kararın kendisi de bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bir kararını emsal olarak zikretmiştir.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali ibra hukuki yarar dava şartı derdestlik yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin gerçek kişi temsilcisi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/605

KARAR NO 2018/207

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/04/2017

NUMARASI 2015/943 Esas - 2017/216 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/03/2018

Davanın kısmen kabulune ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacının davalı şirketin YK üyesi olan ... A.Ş'nin gerçek kişi temsilcisi sıfatı ile 26/09/2012-15/12/2014 tarihleri arasında görev yaptığını, 19/06/2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında; diğer YK üyelerinin ibrasına rağmen ...AŞ ve temsilcisi ...'ın faaliyetlerinden dolayı oy birliği ile ibra edilmediğini, YK üyesinin gerçek kişi temsilcisinin ibra edilmemesine karar verilebilmesi için işbu YK üyesinin ilgili dönem içerisinde gerçekleştirmiş olduğu işlemlerin ana sözleşmeye ve hukuka aykırı olması gerektiği, somut neden ve olguların varlığının şart olduğunu, aksi halde ibra edilmeme kararının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini belirterek TTK 445 ve 446 maddeleri uyarınca 19/06/2015 tarihli GK toplantısında alınan ibra edilmeme kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının temsilci sıfatıyla değil, YK başkan yardımcısı sıfatıyla görev yaptığını, davacının görev yaptığı süre içerisinde ...Ltd isimli firma ile yapılan ticaret nedeniyle 6 milyon-TL zarara uğradığını, davalının özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu zarar nedeniyle davalı hakkında açılan davanın derdest olduğunu, genel kurulda ibra edilmemesinin doğal olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı şirketin 19/06/2015 tarihli genel kurulunda alınan 7 nolu kararda ...A.Ş ve temsilcisi olan ...'ın ibra edilmemesine ilişkin kararın, YK üyesi ve başkan yardımcısı ...A.Ş'nin temsilcisi sıfatı ile YK üyesi ve başkan yardımcısı olduğu,davacının faaliyetlerinin temsilci sıfatı ile olup, kendi adına olmadığı, ibraya ilişkin kararın .. Tic.. A.Ş yönünden oluşturulması gerekirken kararda ...'ın da ibra edilmemesine ilişkin karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle genel kurul kararının davacı ...'ın ibra edilmemesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, mahkemece davacının bizzat yönetici olmadığı kabul edilmesine rağmen TTK'nun 446/3.maddesi kapsamında dava açma yetkisinin de olmaması gerekirken açtığı davanın kabulünün bir paradoks olduğunu, davacının profesyonel yönetici olup davalı şirketin hissedarı olmadığı için aile şirketi olan davalı şirketin yönetiminde görev alabilmesi için (6762 sayılı TTK gereği) yine davalı şirket hissedarlarınca kurulan ... A.Ş'nin davalı şirket yönetim kurulu üyesi yapıldığını, davacının da dolaylı yoldan dava dışı ... A.Ş adına gerçek kişi olarak (TTK 359) tüzel kişi adına YK başkan yardımcısı olarak görev yaptığını, karar şekli bir kural esas alınarak verildiği için esasa yönelik olarak istinaf sebebi sunulmadığını, cevap dilekçesinde davacının şirketi zarara uğrattığı için ibra edilmediğinin açıklandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Mahkemece davacının davalı şirketin YK üyesi olmadığı,dava dışı .... A.Ş olduğu, bu yüzden ibra edilmeme kararının muhatabı olamayacağı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İptali istenen karar davacının kişisel sorumluluğuna neden olabilecek bir karardır.Davacının verdiği iddia edilen zarar yönünden Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/244 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine dava açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının YK üyesi yada YK üyesi tüzel kişisinin temsilcisi sıfatının olup olmadığı bu anlamda davacının ibra edilme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının, adı geçen davada tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Derdest bu dava yürütülürken ayrıca açılan ibra edilmeme kararına ilişkin olarak genel kurul kararının iptali istemi açısından davacının hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmek durumundadır.

Hukuki yarar, bir davanın görülebilmesi için HMK'nun 114/1- maddesi uyarınca bir dava şartıdır. Dava şartlarının var olup olmadığı HMK'nun 115/1 maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilir.

Derdest bir sorumluluk davasının olduğu durumlarda, iptal davasına konu hususun, sorumluluk davasında tartışılıp değerlendirileceği, bu durumda da ayrı açılan ibra edilmeme davasını açma ve yürütmede davacının hukuki yararının bulunmadığı yönünde Yargıtay 11. H.D nin 13/03/2013 tarih ve 2013/1578 E-2013/4933 K sayılı kararı bu konudaki uygulamayı belirtmek üzere emsal olarak gösterilebilir. Davacının iddialarının Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin derdest 2015/244 esas sayılı dosyada açılan zararın tazmini (sorumluluk)davasında karşılanması gerektiği, istinaf olunan karara ilişkin davayı açma ve yürütmede davacının hukuki yararının olmadığı davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle hükmün kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/04/2017 tarihli 2015/943 Esas 2017/216 Karar sayılı hükmün HMK'nun 353(1)b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

"Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, "

İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınacak 35,90- TL harçtan, peşin yatan 27,70- TL nin mahsubuna bakiye 8,20- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalı vekili için takdir olunan 2.180-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, "İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 31,40-TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/03/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.