Delillerin toplanıp değerlendirilmemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2466 E. 2019/4348 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delillerin toplanıp değerlendirilmemesi↗ faaliyet raporu↗ rüçhan hakkı↗ delillerin toplanmaması↗ sermaye artırımı↗ iş bölümü↗ kâr payı↗ havale↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların asıl dava davalısı şirketteki payları incelendiğinde, davacı ...' ün 464 adet, davacı ... ...'ün 8 adet ve davacı ...'in 5548 adet fazla paya sahip olduğu, yalnızca davacı ... ...' in 5725 adet pay alma hakkının oluştuğu, yalnızca davacı ... ...yönünden dava konusu edilen 2650 adet payın davacıya aidiyetine karar verilmesinin talep edilebileceği, ancak davacı ... ...in dava konusu edilen 2650 adet payın bedelini şirkete ödeyip ödemediği belli olmadığı, söz konusu payın davacı ... ...e aidiyetine karar verilemeyeceği, dosyamız müdahili ve birleşen dosya davalısı ...'ın davalı şirkette gerçekte 17.843 paya sahip olması gerekirken görünen payının 20.403 olduğu ...'ın 2.650 payının fazla olduğu, davalı ...'ın elinde bulundurduğu 2650 adet fazla payın davalının rüçhan haklarını kullanarak edindiği pay olmadığı söz konusu payların hiçbir neden olmaksızın ve diğer pay sahiplerinin rüçhan hakları ihlal edilerek edinildiği bu husus göz önüne alındığında fazla olan bu payın ...'dan terkini ile, bu payın davalı ... Turz A.Ş.'ye döndürülmesinin gerektiği, iptali istenen genel kurulun 5. maddesinin 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik bölümünün de usulüne uygun alınmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 16/10/2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karardaki 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik bölümün iptaline, şirket yöneticisi ...'ın pay adedinin 17.843 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı ...'ın Eksen Turizm ve İşletmecilik A.Ş'de 17.843 paya sahip olduğunun tespitine, davalının sahibi olduğu görülen 2.650 payın terkini ile söz konusu payların Eksen Turizm ve İşletmecilik A.Ş'ye döndürülmesine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada asli müdahil birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada asli müdahil-birleşen davada davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemiz bozma ilamında, asıl ve birleşen dava davacılarının, şirket ortağı olarak sermaye artırımları sonucu oluşan paylar yönünden kendi rüçhan haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bu rüçhan haklarına bağlı kendilerinin edinebilmesi mümkün paylar yönünden bir eksiklik var ise, bunun tamamlanması amacıyla birleşen dava davalısının sahip olduğu payların iptalini isteme hakları olduğu, davacı tarafın bu konudaki iddiası açıklattırılıp bu iddia doğrultusunda tarafların delilleri toplanıp değerlendirilmek suretiyle sonuca varılması gerektiği, davalının sermaye artırımı sonucu rüçhan hakkını kullanarak edindiği tüm payların şirkete döndürülmesine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davacılar ise 17.11.2015 tarihli beyanlarında dava dilekçesindeki taleplerini tekrarlamışlardır.
Bozma ilamından sonra alınan 29.03.2017 havale tarihli ek bilirkişi raporunda; davacılardan ..., ... ve ...'in paylarında herhangi bir eksilme olmadığı, sadece davacı ...'in artırım sonucu payının eksik olduğu belirlenmiş, mahkemece de, davacı ...'in de bu paylara ilişkin herhangi ödeme yapmadığı bu nedenle bu payların kendisine tescilini isteyemeyeceği ve şirkete devri gerektiği kabul edilmiştir. Bu doğrultuda verilen kararı, iş bu defa davacılar ve özellikle de davacı ... temyiz etmemiştir.
Davacı ...'in bedelini ödemediği payların şirket aidiyetine ilişkin asıl dava davalısı şirketin bir talebi olmadığı gibi, birleşen davada da şirket yer almamıştır. Diğer bir ifade ile payların sahibi olduğu belirtilen şirketin, her iki davada da payların şirkete geri verilmesi yönünde talebi yoktur. Kaldı ki; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6267 sayılı TTK’nın 329. maddesindeki "şirket kendi hisse senetlerini temellük edemez" amir hükmü gereğince birleşen davanın payların şirkete döndürülmesi talebi bakımından reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18955 E. 2015/3213 K.
Ortak:delillerin toplanıp değerlendirilmemesi · faaliyet raporu · rüçhan hakkı · delillerin toplanmaması · sermaye artırımı · iş bölümü · kâr payı · terkin
İncelediğiniz kararda2-Dairemiz bozma ilamında, asıl ve birleşen dava davacılarının, şirket ortağı olarak «sermaye artırımları» sonucu oluşan paylar yönünden kendi rüçhan haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bu rüçhan haklarına bağlı kendilerinin edinebilmesi mümkün paylar yönünden bir eksiklik var ise, bunun tamamlanması amacıyla birleşen dava davalısının sahip olduğu payların iptalini isteme hakları olduğu, davacı tarafın bu konudaki iddiası açıklattırılıp bu iddia doğrultusunda tarafların «delilleri toplanıp değerlendirilmek» suretiyle sonuca varılması gerektiği, davalının sermaye artırımı sonucu «rüçhan hakkını» kullanarak edindiği tüm payların şirkete döndürülmesine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davacılar ise 17.11.2015 ta …
Turz A.Ş.'ye döndürülmesinin gerektiği, iptali istenen genel kurulun 5. maddesinin 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait «faaliyet raporu» ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik bölümünün de usulüne uygun alınmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 16/10/2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karardaki 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik «bölümün» iptaline, şirket yöneticisi ...'ın pay adedinin 17.843 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı ...'ın Eksen Turizm ve İşletmecilik A.Ş'de 17.843 paya sahip olduğunun tespitine, davalının sahibi olduğu görülen 2.650 payın «terkini» ile söz konusu payların Eksen Turizm ve İşletmecilik A.Ş'ye döndürülmesine karar verilmiştir.
… ı ... ...e aidiyetine karar verilemeyeceği, dosyamız müdahili ve birleşen dosya davalısı ...'ın davalı şirkette gerçekte 17.843 paya sahip olması gerekirken görünen «payının» 20.403 olduğu ...'ın 2.650 payının fazla olduğu, davalı ...'ın elinde bulundurduğu 2650 adet fazla payın davalının rüçhan haklarını kullanarak edindiği pay olmadığı söz konusu payların hiçbir neden olmaksızın ve diğer pay sahiplerinin rüçhan hakları ihlal edilerek edinildiği bu husus göz önüne alındığında fazla olan bu payın ...'dan «terkini» ile, bu payın davalı ...
Benzer bu kararda… a, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada müdahil-birleşen dosya davalısı ...'ın davalı şirkette gerçekte 17.843 paya sahip olması gerekirken görünen «payının» 20.403 olduğu, ...'ın 2.650 payının fazla olduğu, toplantının 1. maddesinde alınan kararın davacının iddiasının aksine sorumluluk davasının açılıp açılmamasının gündeme alınması olmayıp, yeni «yönetim kurulu» ve denetçi hususunda karar verilerek oylamanın yapılması ve seçimi talebi olduğu, bu talebin yapılan oylamada oyçokluğu ile gündeme alınmasının reddedildiği, davacıların divan başkanlığına vermiş olduğu talepte de «sorumluluk davası» açılması talebinde bulunulmadığından ve ayrıca bu madde ile ilgili davacılar tarafından herhangi bir «muhalefet şerhi» düşülmediğinden 1 nolu kararın iptali ile ilgili yasal koşulların oluşmadığı, iptali istenen 4. maddeye yönelik olarak da herhangi bir muhalefet şerhi ileri sürülmediğinden bu madde yönünden de iptal koşullarının oluşmadığı, davacıların genel kurul «toplantı tutanağının» 9. maddesinde 2000-2001-2002-2003 yıllarına ait yönetim ve denetim kurulu «faaliyet raporlarına» muhalif olduklarını belirterek muhalefet şerhi düştükleri, bu muhalefet şerhleri göz önüne alındığında 5. maddenin yalnızca 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve «yönetim kurulu ibrası» yönünden iptalinin söz konusu olabileceği, 5. maddede 18/07/2003- 31/12/2003 dönemine ait yönetim kurulu ile 2000-2001-2002-2003 Ağustos dönemine ait denetim kurulu raporunun ve 18/07/2003-31/12/2003 dönemine ait denetim kurulunun oybirliği ile ibra edildiğinin belirtildiği, davacılar bu kararla ilgili hayır oyu kullanmadığından 5. maddenin bu bölümleri ile ilgili iptal talebi koşullarının oluşmadığı, ancak 5. madde ile ilgili yapılan oylamada ...'ın da lehte oy kullandığı, TTK'nın 374/2. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkına haiz olmadıkları, maddenin «emredici» nitelikte olduğu, ...'ın söz konusu oylamada oy kullanmaması gerekirken lehte oy kullandığı ve bu sebeple 5. maddenin 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulu ibrasına ilişkin bölümünün iptalinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karardaki 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik «bölümün» iptaline, şirket yöneticisi ...'ın pay adedinin 17.843 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı ...'ın ... 'de 17.843 paya sahip olduğunun tespitine, davalının sahibi olduğu görülen 2.650 payın «terkini» ile söz konusu payların ... 'ye döndürülmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacı tarafın bu konudaki iddiası açıklattırılıp bu iddia doğrultusunda tarafların «delilleri toplanıp değerlendirilmek» suretiyle sonuca varılması gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle, davalının «sermaye artırımı» sonucu «rüçhan hakkını» kullanarak edindiği tüm payların şirkete döndürülmesine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Asıl davanın tespite ilişkin hükmü ile birleşen dava yönünden davacı tarafın iddiası ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan «sermaye artırımları» sonucu yeni oluşan paylarda «rüçhan hakkının» ihlal edildiği belirtilerek davalı şirket ortağı ... tarafından fazla edinildiği kabul edilen 2.650 payın davalı şirkete döndürülmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu ibrası · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · sorumluluk davası · emredici hüküm · ibra · cy/cy şerhi · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… a, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada müdahil-birleşen dosya davalısı ...'ın davalı şirkette gerçekte 17.843 paya sahip olması gerekirken görünen «payının» 20.403 olduğu, ...'ın 2.650 payının fazla olduğu, toplantının 1. maddesinde alınan kararın davacının iddiasının aksine sorumluluk davasının açılıp açılmamasının gündeme alınması olmayıp, yeni «yönetim kurulu» ve denetçi hususunda karar verilerek oylamanın yapılması ve seçimi talebi olduğu, bu talebin yapılan oylamada oyçokluğu ile gündeme alınmasının reddedildiği, davacıların divan başkanlığına vermiş olduğu talepte de «sorumluluk davası» açılması talebinde bulunulmadığından ve ayrıca bu madde ile ilgili davacılar tarafından herhangi bir «muhalefet şerhi» düşülmediğinden 1 nolu kararın iptali ile ilgili yasal koşulların oluşmadığı, iptali istenen 4. maddeye yönelik olarak da herhangi bir muhalefet şerhi ileri sürülmediğinden bu madde yönünden de iptal koşullarının oluşmadığı, davacıların genel kurul «toplantı tutanağının» 9. maddesinde 2000-2001-2002-2003 yıllarına ait yönetim ve denetim kurulu «faaliyet raporlarına» muhalif olduklarını belirterek muhalefet şerhi düştükleri, bu muhalefet şerhleri göz önüne alındığında 5. maddenin yalnızca 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve «yönetim kurulu ibrası» yönünden iptalinin söz konusu olabileceği, 5. maddede 18/07/2003- 31/12/2003 dönemine ait yönetim kurulu ile 2000-2001-2002-2003 Ağustos dönemine ait denetim kurulu raporunun ve 18/07/2003-31/12/2003 dönemine ait denetim kurulunun oybirliği ile ibra edildiğinin belirtildiği, davacılar bu kararla ilgili hayır oyu kullanmadığından 5. maddenin bu bölümleri ile ilgili iptal talebi koşullarının oluşmadığı, ancak 5. madde ile ilgili yapılan oylamada ...'ın da lehte oy kullandığı, TTK'nın 374/2. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkına haiz olmadıkları, maddenin «emredici» nitelikte olduğu, ...'ın söz konusu oylamada oy kullanmaması gerekirken lehte oy kullandığı ve bu sebeple 5. maddenin 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulu ibrasına ilişkin bölümünün iptalinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karardaki 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik «bölümün» iptaline, şirket yöneticisi ...'ın pay adedinin 17.843 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı ...'ın ... 'de 17.843 paya sahip olduğunun tespitine, davalının sahibi olduğu görülen 2.650 payın «terkini» ile söz konusu payların ... 'ye döndürülmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5201 E. 2022/7731 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasarrufun iptali · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · temlik · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava tarihinden önce icra dosyasındaki alacağının tamamını 3. kişiye «temlik» ettiği, dava dilekçesindeki anlatıma göre davacının bu temliklerden haberi bulunduğu gibi İİK'nın 283/1. maddesine göre satış ile 3. kişiye geçen mülkiyetin «tasarrufun iptaline» karar verilmesi ile borçluya geri döndürmeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2466 E. , 2019/4348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/11/2017 tarih ve 2015/521-2017/1048 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl davada asli müdahil birleşen davada davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 16.10.2004 tarihli genel kurul toplantısında müvekkilleri tarafından yönetim kurulu hakkında sorumluluk davası açılması yönünde gündeme madde eklenmesi istemiyle verilen önergenin oyçokluğu ile reddedildiğini, hakkında sorumluluk davası açılıp açılmayacağı oylanacak ...'ın da bizzat oylamaya katılarak talebin reddini sağladığı gibi 4. maddede belirtilen bilanço gelir gider tablosunun onaylanmasında ve 5. maddede yönetim kurulunun ibrası konusunda da haksız olarak oy kullandığını, ...'ın uzun süredir şirketi ele geçirme niyeti ile hareket ederek kendi lehine pay alımlarında usulsüzlükler yaptığını, ...'ın pay durumunun açıklığa kavuşturulması hakkında genel kurulun 7 nolu kararı bulunmasına rağmen yönetim kurulunca bu konuda herhangi bir çalışma yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu genel kurulda 1.
4. ve 5. maddelerde alınan kararların iptalini, geçerli olarak kullanılan oylar ile yönetim kurulu aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde inşai nitelikle karar tesisini, yönetici ...'ın pay durumunun % 18'den % 41'e artışının ne şekilde olduğunun ve bu hususta usulsüzlük bulunup bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, davalı ...'ın Eksen Turz. ve İşl. A.Ş'deki pay oranının % 18'den % 41'e artışının ne şekilde olduğunun ve bu hususta usulsüzlük bulunup bulunmadığının tespiti, var ise usulsüz payların terkini ile davacı ortaklara payları oranında dağıtılması veya mümkün değilse şirkete döndürülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında davalı şirkete kayyım tayin edilmiştir.
Asıl davada müdahil-birleşen davada davalı ..., davalı şirkete bu dava için kayyım tayini veya kayyım tayini istenmesi için yönetim kurulu üyelerinden birinin yetkili kılınması gerektiğini, kendisine husumet yönetilmediği halde aleyhine hüküm alınmaya çalışıldığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların asıl dava davalısı şirketteki payları incelendiğinde, davacı ...' ün 464 adet, davacı ... ...'ün 8 adet ve davacı ...'in 5548 adet fazla paya sahip olduğu, yalnızca davacı ... ...' in 5725 adet pay alma hakkının oluştuğu, yalnızca davacı ... ...yönünden dava konusu edilen 2650 adet payın davacıya aidiyetine karar verilmesinin talep edilebileceği, ancak davacı ... ...in dava konusu edilen 2650 adet payın bedelini şirkete ödeyip ödemediği belli olmadığı, söz konusu payın davacı ... ...e aidiyetine karar verilemeyeceği, dosyamız müdahili ve birleşen dosya davalısı ...'ın davalı şirkette gerçekte 17.843 paya sahip olması gerekirken görünen payının 20.403 olduğu ...'ın 2.650 payının fazla olduğu, davalı ...'ın elinde bulundurduğu 2650 adet fazla payın davalının rüçhan haklarını kullanarak edindiği pay olmadığı söz konusu payların hiçbir neden olmaksızın ve diğer pay sahiplerinin rüçhan hakları ihlal edilerek edinildiği bu husus göz önüne alındığında fazla olan bu payın ...'dan terkini ile, bu payın davalı ...
Turz A.Ş.'ye döndürülmesinin gerektiği, iptali istenen genel kurulun 5. maddesinin 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik bölümünün de usulüne uygun alınmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 16/10/2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karardaki 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait faaliyet raporu ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik bölümün iptaline, şirket yöneticisi ...'ın pay adedinin 17.843 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı ...'ın Eksen Turizm ve İşletmecilik A.Ş'de 17.843 paya sahip olduğunun tespitine, davalının sahibi olduğu görülen 2.650 payın terkini ile söz konusu payların Eksen Turizm ve İşletmecilik A.Ş'ye döndürülmesine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada asli müdahil birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada asli müdahil-birleşen davada davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemiz bozma ilamında, asıl ve birleşen dava davacılarının, şirket ortağı olarak sermaye artırımları sonucu oluşan paylar yönünden kendi rüçhan haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bu rüçhan haklarına bağlı kendilerinin edinebilmesi mümkün paylar yönünden bir eksiklik var ise, bunun tamamlanması amacıyla birleşen dava davalısının sahip olduğu payların iptalini isteme hakları olduğu, davacı tarafın bu konudaki iddiası açıklattırılıp bu iddia doğrultusunda tarafların delilleri toplanıp değerlendirilmek suretiyle sonuca varılması gerektiği, davalının sermaye artırımı sonucu rüçhan hakkını kullanarak edindiği tüm payların şirkete döndürülmesine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davacılar ise 17.11.2015 tarihli beyanlarında dava dilekçesindeki taleplerini tekrarlamışlardır.
Bozma ilamından sonra alınan 29.03.2017 havale tarihli ek bilirkişi raporunda; davacılardan ..., ... ve ...'in paylarında herhangi bir eksilme olmadığı, sadece davacı ...'in artırım sonucu payının eksik olduğu belirlenmiş, mahkemece de, davacı ...'in de bu paylara ilişkin herhangi ödeme yapmadığı bu nedenle bu payların kendisine tescilini isteyemeyeceği ve şirkete devri gerektiği kabul edilmiştir. Bu doğrultuda verilen kararı, iş bu defa davacılar ve özellikle de davacı ... temyiz etmemiştir.
Davacı ...'in bedelini ödemediği payların şirket aidiyetine ilişkin asıl dava davalısı şirketin bir talebi olmadığı gibi, birleşen davada da şirket yer almamıştır. Diğer bir ifade ile payların sahibi olduğu belirtilen şirketin, her iki davada da payların şirkete geri verilmesi yönünde talebi yoktur. Kaldı ki; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6267 sayılı TTK’nın 329. maddesindeki "şirket kendi hisse senetlerini temellük edemez" amir hükmü gereğince birleşen davanın payların şirkete döndürülmesi talebi bakımından reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada asli müdahil-birleşen davada davalı ... vekilinin (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada asli müdahil-birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada asli müdahil birleşen davada davalıya iadesine, 12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517319300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz