Hizmet akdi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/853 E. 2019/4325 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi↗ istifa↗ haksız eylem↗ dürüstlük kuralı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün davacı şirkette hizmet akdi ile çalıştıkları, davalı ...'ün 31.10.2011 tarihinde, ...'nun 17.11.2011 tarihinde istifa ederek iş ilişkilerini sona erdirdikleri, bu davalıların %50'şer oranında ortak oldukları davalı Sepatek şirketini kurup davacının faaliyet gösterdiği separatör ve dekantör alanında faaliyet göstermeye başladıkları, davalıların davacının müşterisi konumundaki bir kısım şirketlere teklif vererek onlarla servis hizmeti ve yedek parça temini konusunda ticari ilişkiye girdikleri, ancak bu ticari ilişkinin tarihi davalılarınistifa tarihleri, davalı Sepatek şirketinin kuruluş tarihi dikkate alındığında davalılar ... ve ...'nın davacı şirketten edindikleri müşteri bilgilerini kullanarak girdikleri bu ticari ilişkinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, bunun yanı sıra bu ticari ilişkide davalıların davacının kullandığı ürün kodlama sistemini kullandığı, sadece kodların başına İzmir'in plaka kodu 35'i eklediği, devam eden sayıların yerlerini değiştirdiği, bu değişiklikleri kodlama sisteminin davacınınkinden farklılaştırmadığı, ürünlerin hitap ettiği kitlenin de aynı olduğu düşünüldüğünde davalıların davacı şirketin ürünleri ile benzer yollardan öne geçmek şeklinde değerlendirildiği, bu durumun da haksız rekabet oluşturduğu, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı şirketin yedek parçalarını kullandığı kodlama sistemini kullanması şeklindeki haksız rekabetlerinin mevcudiyetinin tespitine, davalıların haksız rekabet teşkil eden bu faaliyetlerinin durdurulmasına men'ine, haksız rekabet neticesinde davalıların elde ettiği 541,21 TL’nin maddi tazminat olarak tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın kullandığı kodlama sisteminin davacıya ait kodlamanın detay farklılıklarıyla taklidi olduğu ve bu sistemin kullanımı yoluyla hem davacının portföyündeki müşteriler hem de sair müşterilere sunduğunun tespit edilmesi karşısında davalıların söz konusu ticari faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğu, davalılar rekabet özgürlüklerini kullanırken hukuka uygun davranmayarak davacının üretip tanıttığı, kodlama sistemini kullanmakla hakkın sınırlarını aşmış olduğu, davalı tarafın bu eylemlerinin TTK 55 (1). 4 md. uyarınca, haksız rekabet teşkil ettiği, davalıların tüm faaliyetlerinde bu kodları kullandıkları sabit olduğuna göre haksız eylemin tüm kazancına bulaşık olduklarını kabul etmek gerektiği, bu durumda davalıların elde ettikleri menfaat olan 3.202,02 TL’nin tahsiline karar verilmesi gerektiği, buna paralel olarak takdiren 3.000,00TL manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı şirketin yedek parçalarını kullandığı kodlama sistemini kullanması şeklindeki haksız rekabetlerinin mevcudiyetinin tespitine, davalıların haksız rekabet teşkil eden bu faaliyetlerinin durudurulmasına ve menine, 3.202,02 TL maddi 3.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haksız rekabetin tespitine, menine, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirkete ait ürün kodlarının davalı tarafça kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiştir. Ancak Dairemizin 19/12/2016 gün 2015/11758 E. 2016/9668 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ürünlerin cins, tür, boyut gibi özelliklerinin belirtilmesine yarayan ürün kodlarının bunları oluşturan kişilere herhangi bir üstün hak bahşetmemekte olup, ürün kodlarının, kodları oluşturanlardan başkaca kişilerce kullanılması da haksız rekabet oluşturmayacaktır. Mahkemece, ürün kodlarının kullanımın haksız rekabet oluşturmayacağı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7307 E. 2013/21808 K.
Ortak:maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün davacı şirkette «hizmet akdi» ile çalıştıkları, davalı ...'ün 31.10.2011 tarihinde, ...'nun 17.11.2011 tarihinde «istifa» ederek iş ilişkilerini sona erdirdikleri, bu davalıların %50'şer oranında ortak oldukları davalı Sepatek şirketini kurup davacının faaliyet gösterdiği separatör ve dekantör alanında faaliyet göstermeye başladıkları, davalıların davacının müşterisi konumundaki bir kısım şirketlere teklif vererek onlarla servis hizmeti ve yedek parça temini konusunda ticari ilişkiye girdikleri, ancak bu ticari ilişkinin tarihi davalılarınistifa tarihleri, davalı Sepatek şirketinin kuruluş tarihi dikkate alındığında davalılar ... ve ...'nın davacı şirketten edindikleri müşteri bilgilerini kullanarak girdikleri bu ticari ilişkinin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, bunun yanı sıra bu ticari ilişkide davalıların davacının kullandığı ürün kodlama sistemini kullandığı, sadece kodların başına İzmir'in plaka kodu 35'i eklediği, devam eden sayıların yerlerini değiştirdiği, bu değişiklikleri kodlama sisteminin davacınınkinden farklılaştırmadığı, ürünlerin hitap ettiği kitlenin de aynı olduğu düşünüldüğünde davalıların davacı şirketin ürünleri ile benzer yollardan öne geçmek şeklinde değerlendirildiği, bu durumun da «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı şirketin yedek parçalarını kullandığı kodlama sistemini kullanması şeklindeki haksız rekabetlerinin mevcudiyetinin tespitine, davalıların haksız rekabet teşkil eden bu faaliyetlerinin durdurulmasına men'ine, haksız rekabet neticesinde davalıların elde ettiği 541,21 TL’nin «maddi tazminat» olarak tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… kullanımı yoluyla hem davacının portföyündeki müşteriler hem de sair müşterilere sunduğunun tespit edilmesi karşısında davalıların söz konusu ticari faaliyetlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, davalılar rekabet özgürlüklerini kullanırken hukuka uygun davranmayarak davacının üretip tanıttığı, kodlama sistemini kullanmakla hakkın sınırlarını a …
4 md. uyarınca, «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalıların tüm faaliyetlerinde bu kodları kullandıkları sabit olduğuna göre «haksız eylemin» tüm kazancına bulaşık olduklarını kabul etmek gerektiği, bu durumda davalıların elde ettikleri menfaat olan 3.202,02 TL’nin tahsiline karar verilmesi gerektiği, bu …
Benzer bu kararda… ılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davaya dayanak yapılan tasarım hükümsüz kılındığından tasarıma dayalı bir hak talep edilemeyeceği, davalıya «teslim» edilen makinelerin dava sırasında davacıya iade edildiği, davalıların bu makineleri kendi üretiminde kullandıkları izlenimi oluştuğu, kullanmadıkları düşünülse dahi makineler davalılarda kalmaya devam ettiği için kira benzeri bir alacağın doğduğunun kabulü gerektiği, davalının ürünlerde davacınınkine benzer kodlama sistemi kullandığı ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği, müşterilerin yanıltılabileceği, kodlama sisteminin haksız kullanımından doğan «maddi tazminatın» verilmesi gerektiği, haksız rekabet sabit görüldüğünden davacı ... yönünden manevi tazminatın kabulü gerektiği, talep edilen miktarın ihlal eyleminin boyutlarına ve sonuçlarına uyumlu olacağı gerekçesi ile, tasarıma tecavüzün önlenmesi ve giderilmesi konusundaki dava sabit olmadığından reddine, makineler iade edildiğinden bu konuda karara yer olmadığına, ancak iade edilmeyen makinelerin bedeli olan 2.020 TL’nin ve makinelerin uyuşmazlığın söz konusu olduğu «protokolün» imzalandığı 09 Nisan 2003’den davanın açıldığı 03/03/2004 tarihine kadar olan dönem bakımından kullanım bedelleri (kira benzeri) olan 24.246 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının davacı tarafından kullanılarak, piyasaya tanıtılan, oturtulan kodlama sisteminin benzerini kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, dava tarihinden işleyen değişen oranlı «ticari faizi» ile 12.682,54 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak, dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, kodlama sistemi ile …
Bu durumda yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı «maddi tazminat» isteminin «ıslah» edilmiş miktar üzerinden kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · ticari faiz · sebepsiz zenginleşme · protokol · ıslah · teslim
Benzer bu kararda… ılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davaya dayanak yapılan tasarım hükümsüz kılındığından tasarıma dayalı bir hak talep edilemeyeceği, davalıya «teslim» edilen makinelerin dava sırasında davacıya iade edildiği, davalıların bu makineleri kendi üretiminde kullandıkları izlenimi oluştuğu, kullanmadıkları düşünülse dahi makineler davalılarda kalmaya devam ettiği için kira benzeri bir alacağın doğduğunun kabulü gerektiği, davalının ürünlerde davacınınkine benzer kodlama sistemi kullandığı ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği, müşterilerin yanıltılabileceği, kodlama sisteminin haksız kullanımından doğan «maddi tazminatın» verilmesi gerektiği, haksız rekabet sabit görüldüğünden davacı ... yönünden manevi tazminatın kabulü gerektiği, talep edilen miktarın ihlal eyleminin boyutlarına ve sonuçlarına uyumlu olacağı gerekçesi ile, tasarıma tecavüzün önlenmesi ve giderilmesi konusundaki dava sabit olmadığından reddine, makineler iade edildiğinden bu konuda karara yer olmadığına, ancak iade edilmeyen makinelerin bedeli olan 2.020 TL’nin ve makinelerin uyuşmazlığın söz konusu olduğu «protokolün» imzalandığı 09 Nisan 2003’den davanın açıldığı 03/03/2004 tarihine kadar olan dönem bakımından kullanım bedelleri (kira benzeri) olan 24.246 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının davacı tarafından kullanılarak, piyasaya tanıtılan, oturtulan kodlama sisteminin benzerini kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, dava tarihinden işleyen değişen oranlı «ticari faizi» ile 12.682,54 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak, dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, kodlama sistemi ile …
Kaldı ki, davacı tarafından «ıslah harcı» da yatırılmamıştır.
Bu durumda yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı «maddi tazminat» isteminin «ıslah» edilmiş miktar üzerinden kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, mahkemece davacının «ıslah» talebinin kabulü ile ıslah edilen dava değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece ilk kararın verilmesi ve Dairemizce kararın bozulmasından sonra 11.01.2013 tarihinde dava ıslah edilmiş olup, gerek 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde, gerekse 6100 sayılı HMK.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/853 E. , 2019/4325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/12/2016 tarih ve 2014/904 E- 2016/1033 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 12/12/2017 tarih ve 2017/456 E. - 2017/1318 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin GEA Westfalia Separatorün Türkiye’deki yetkili satıcısı ve servisi olduğunu, davalı gerçek kişilerin 10 yıldan daha fazla müvekkili şirkette çalıştıklarını, daha sonra istifa ederek davalı şirketi 24.11.2011 tarihinde kurduklarını, davalıların müvekkili şirketin yedek parçalar için kullandığı kodlama sisteminin birebir benzerini kullanarak müvekkilinin müşteri portföyüne yöneldiklerini, bu durumun TTK uyarınca haksız rekabet olduğunu ileri sürerek haksız rekabet tesbitine, haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulmasına, şimdilik 40.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, gerçek kişi müvekkillerinin 10-12 yıl davacı şirkette çalıştıklarını, bu süre içerisinde mesleki tecrübe edinmelerinin doğal olduğunu, kodlama sisteminin kamuya mal olduğunu, davacıya özgü bir kodlamanın bulunmadığını, ayrıca davacı portföyüne yönelmenin de olmadığını, manevi tazminatın şartlarının oluşamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün davacı şirkette hizmet akdi ile çalıştıkları, davalı ...'ün 31.10.2011 tarihinde, ...'nun 17.11.2011 tarihinde istifa ederek iş ilişkilerini sona erdirdikleri, bu davalıların %50'şer oranında ortak oldukları davalı Sepatek şirketini kurup davacının faaliyet gösterdiği separatör ve dekantör alanında faaliyet göstermeye başladıkları, davalıların davacının müşterisi konumundaki bir kısım şirketlere teklif vererek onlarla servis hizmeti ve yedek parça temini konusunda ticari ilişkiye girdikleri, ancak bu ticari ilişkinin tarihi davalılarınistifa tarihleri, davalı Sepatek şirketinin kuruluş tarihi dikkate alındığında davalılar ... ve ...'nın davacı şirketten edindikleri müşteri bilgilerini kullanarak girdikleri bu ticari ilişkinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, bunun yanı sıra bu ticari ilişkide davalıların davacının kullandığı ürün kodlama sistemini kullandığı, sadece kodların başına İzmir'in plaka kodu 35'i eklediği, devam eden sayıların yerlerini değiştirdiği, bu değişiklikleri kodlama sisteminin davacınınkinden farklılaştırmadığı, ürünlerin hitap ettiği kitlenin de aynı olduğu düşünüldüğünde davalıların davacı şirketin ürünleri ile benzer yollardan öne geçmek şeklinde değerlendirildiği, bu durumun da haksız rekabet oluşturduğu, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı şirketin yedek parçalarını kullandığı kodlama sistemini kullanması şeklindeki haksız rekabetlerinin mevcudiyetinin tespitine, davalıların haksız rekabet teşkil eden bu faaliyetlerinin durdurulmasına men'ine, haksız rekabet neticesinde davalıların elde ettiği 541,21 TL’nin maddi tazminat olarak tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın kullandığı kodlama sisteminin davacıya ait kodlamanın detay farklılıklarıyla taklidi olduğu ve bu sistemin kullanımı yoluyla hem davacının portföyündeki müşteriler hem de sair müşterilere sunduğunun tespit edilmesi karşısında davalıların söz konusu ticari faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğu, davalılar rekabet özgürlüklerini kullanırken hukuka uygun davranmayarak davacının üretip tanıttığı, kodlama sistemini kullanmakla hakkın sınırlarını aşmış olduğu, davalı tarafın bu eylemlerinin TTK 55 (1). 4 md. uyarınca, haksız rekabet teşkil ettiği, davalıların tüm faaliyetlerinde bu kodları kullandıkları sabit olduğuna göre haksız eylemin tüm kazancına bulaşık olduklarını kabul etmek gerektiği, bu durumda davalıların elde ettikleri menfaat olan 3.202,02 TL’nin tahsiline karar verilmesi gerektiği, buna paralel olarak takdiren 3.000,00TL manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı şirketin yedek parçalarını kullandığı kodlama sistemini kullanması şeklindeki haksız rekabetlerinin mevcudiyetinin tespitine, davalıların haksız rekabet teşkil eden bu faaliyetlerinin durudurulmasına ve menine, 3.202,02 TL maddi 3.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haksız rekabetin tespitine, menine, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirkete ait ürün kodlarının davalı tarafça kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiştir. Ancak Dairemizin 19/12/2016 gün 2015/11758 E. 2016/9668 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ürünlerin cins, tür, boyut gibi özelliklerinin belirtilmesine yarayan ürün kodlarının bunları oluşturan kişilere herhangi bir üstün hak bahşetmemekte olup, ürün kodlarının, kodları oluşturanlardan başkaca kişilerce kullanılması da haksız rekabet oluşturmayacaktır. Mahkemece, ürün kodlarının kullanımın haksız rekabet oluşturmayacağı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517310900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz