Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2345 E. 2019/4041 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sovtaj değeri↗ sovtaj↗ poliçe limiti↗ eksper raporu↗ sigorta ettiren↗ keşif↗ muafiyet↗ aktif dava ehliyeti↗ temerrüt tarihi↗ sigorta sözleşmesi↗ reeskont faizi↗ muvafakat↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 3. kişi lehine sözleşme olduğu, davacı şirketin sigorta ettiren olduğu, dava devam ederken sigortalıdan alınan muvafakatname nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, bölgede meydana gelen yoğun yağış neticesinde inşaatta sel ve toprak kayması sonucunda hasar meydana geldiği, hasarın oluşmasında davacının kusursuz olduğu, sigorta şirketi bakımından ekspertiz raporunun verilmesi ile birlikte hasarın belirlenebilir hale geldiği, muafiyet sonrası hasar bedelinin 134.562,23 TL olduğu, istenen tazminatın poliçe limiti altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 132.119,23 TL alacağın temerrüt tarihi olan 10/11/2014 tarihi itibari ile işleyecek avans faizi oranlarını geçmeyecek şekilde reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Davacı vekili, dava dışı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 16 derslik Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 200 öğrenci kapasiteli yurt inşaatı yapım işinin götürü olarak kendilerine verildiğini, beklenmedik risklerin teminat altına alınması için Türkiye Odalar ve Borsalar tarafından 03/09/2014 tarihinde “İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi” tanzim edildiğini, inşaatın yapımı sırasında 20/09/2014-25/09/2014 tarihleri arasında sel ve heyelan yaşandığını ileri sürerek olay nedeniyle uğranılan zarar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dosya içinde bulunan eksper raporunda muafiyet düşümsüz hasar bedeli 63.314,70 TL, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise 157.119,23 TL olarak belirlenmiştir. Hasar anına ilişkin mahkeme eliyle yapılan bir tespit dosya içinde bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkemece keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış ise de, keşif tarihi itibariyle hasarlı yerlerin tamamı yeniden yapıldığından, hasar ve hasarlı malzemeler bilirkişiler tarafından görülememiş ve raporda hasar görmüş imalatların yapımı ve yapıldıktan sonra çekilmiş fotoğraflar ile keşif sırasında dinlenilen tanık beyanları dikkate alınarak hasar bedelinin hesaplandığı belirtilmiştir. Ancak, eksper raporu incelendiğinde ekinde hasara ilişkin fotoğraflar yer almakta olup, hasar bedelinin bu fotoğraflar, yapılan yeni imalat ve eksper raporu da değerlendirilerek belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, hasar bedelinin, hasardan bir gün önceki değere göre belirlenmesi gerekmekte olup, 19/07/2016 tarihli rapor ve ek rapordan hasar bedelinin hangi tarihe göre belirlendiği de anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davalının somut itirazları ile böyle bir olaydan sonra hasar gören yerdeki malzemelerin yeniden kullanılıp kullanılamayacağı, kullanılamayacaksa sovtaj değeri bulunup bulunmadığı da dikkate alınarak, eksper raporu dahil dosya içinde bulunan tüm bilirkişi raporlarının değerlendirildiği yeni bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi ve ve buna bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12485 E. 2012/17235 K.
Ortak:sigorta ettiren · keşif · muvafakat · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» 3. kişi lehine sözleşme olduğu, davacı şirketin «sigorta ettiren» olduğu, dava devam ederken sigortalıdan alınan «muvafakatname» nedeniyle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu, bölgede meydana gelen yoğun yağış neticesinde inşaatta sel ve toprak kayması sonucunda «hasar» meydana geldiği, hasarın oluşmasında davacının kusursuz olduğu, sigorta şirketi bakımından ekspertiz raporunun verilmesi ile birlikte hasarın belirlenebilir hale geldiği, «muafiyet» sonrası hasar bedelinin 134.562,23 TL olduğu, istenen tazminatın «poliçe limiti» altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 132.119,23 TL alacağın «temerrüt tarihi» olan 10/11/2014 tarihi itibari ile işleyecek «avans faizi» oranlarını geçmeyecek şekilde «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ar Birliği’nin 16 derslik Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 200 öğrenci kapasiteli yurt inşaatı yapım işinin götürü olarak kendilerine verildiğini, beklenmedik risklerin «teminat» altına alınması için Türkiye Odalar ve Borsalar tarafından 03/09/2014 tarihinde “İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi” tanzim edildiğini, inşaatın yapımı sırasında 20 …
Her ne kadar mahkemece «keşif» yapılarak bilirkişi raporu alınmış ise de, keşif tarihi itibariyle hasarlı yerlerin tamamı yeniden yapıldığından, «hasar» ve hasarlı malzemeler bilirkişiler tarafından görülememiş ve raporda hasar görmüş imalatların yapımı ve yapıldıktan sonra çekilmiş fotoğraflar ile keşif sırasında dinlenilen tanık beyanları dikkate alınarak hasar bedelinin hesaplandığı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMeydana gelen zararın anılan nedenle «teminat» dışı kaldığı sonucuna varılabilmesi için gerektiğinde talimat yoluyla inşaat alanında jeolog ve inşaat mühendisi bilirkişilerin de katılımı ile oluşturulacak bir kurul ile talimat mahkemesince yapılacak «keşif» sonucu inşaat alanının ve çevresinin incelenmesi, zarara yol açan heyelan olayının inşaat alanında mı yoksa inşaat alanı dışında mı «gerçekleştiği, zararın» ne şekilde meydana geldiği hususlarının da tespitini içeren ve davacıların bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarını karşılayan gerekçeli, bilimsel, davaya konu inşaat alanının ve heyelanın meydana geldiği yeri gösteren bir krokinin de ekli olduğu yeterli inceleme sonucu düzenlenmiş bir bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre davaya konu zararın poliçe «teminatı kapsamı» dışında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekirken, davacılar tarafından yapılan itirazlar da karşılanmadan yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
TTK’nun 1446/2. maddesinde «sigorta ettirenin» sigortalının «muvafakati» olmaksızın ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetli olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, inşaat alanının tespiti bakımından planlama hatasının olduğu, bu durumda İnşaat Sigortası Genel Şartları'nın 3/d maddesi uyarınca davalı ... şirketinin gerçekleşen «riziko» nedeniyle tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, meydana gelen zararın «sigorta teminatı kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen inceleme · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · gerçek zarar · aktif husumet · teminat kapsamı · riziko · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, inşaat alanının tespiti bakımından planlama hatasının olduğu, bu durumda İnşaat Sigortası Genel Şartları'nın 3/d maddesi uyarınca davalı ... şirketinin gerçekleşen «riziko» nedeniyle tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, meydana gelen zararın «sigorta teminatı kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan madde göz önüne alınarak davacıların davalı ... şirketinden tazminat talep edip edemeyecekleri belirlenerek, re’«sen incelenmesi» gereken «aktif husumete» ilişkin bu hususun da değerlendirilmesi gerekirken bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması da doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Meydana gelen zararın anılan nedenle «teminat» dışı kaldığı sonucuna varılabilmesi için gerektiğinde talimat yoluyla inşaat alanında jeolog ve inşaat mühendisi bilirkişilerin de katılımı ile oluşturulacak bir kurul ile talimat mahkemesince yapılacak «keşif» sonucu inşaat alanının ve çevresinin incelenmesi, zarara yol açan heyelan olayının inşaat alanında mı yoksa inşaat alanı dışında mı «gerçekleştiği, zararın» ne şekilde meydana geldiği hususlarının da tespitini içeren ve davacıların bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarını karşılayan gerekçeli, bilimsel, davaya konu inşaat alanının ve heyelanın meydana geldiği yeri gösteren bir krokinin de ekli olduğu yeterli inceleme sonucu düzenlenmiş bir bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre davaya konu zararın poliçe «teminatı kapsamı» dışında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekirken, davacılar tarafından yapılan itirazlar da karşılanmadan yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava, “İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi” kapsamında meydana geldiği iddia olunan «riziko» nedeniyle uğranılan zararın poliçe kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2345 E. , 2019/4041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2017 tarih ve 2015/75 E 2017/264 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi’nce verilen 01/03/2018 tarih ve 2018/93-2018/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin TOBB’nin Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 200 öğrenci kapasiteli yurt inşaatının tamamlanması işini üstlendiğini, beklenmedik risklerin teminat altına alınması için 03/09/2014 tarihli 213133455 nolu “İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi” tanzim edildiğini, sigortalı TOBB olmakla birlikte işi imal eden ve sigorta ettirenin davacı şirket olduğunu, 20.09.2014 ile 25.09.2014 tarihleri arasında sel ve heyelan yaşandığını, temellerin heyelanla dolduğunu, davalının hasar bedelini ödemeden kaçındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100.000,00 TL tazminat bedelinin sigortaya müracaat tarihi olan 11/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle talebini 132.119,23 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinde 10.000,00 USD muafiyet bulunduğunu, sigorta tazminatını talep etme hakkının sigortalı taraf TOBB’ne ait olduğunu, davacının kendi lehine hak talebinde bulunamayacağını, davacının dava öncesinde muvafakatname getirmemesi nedeniyle başvurusunun kabul edilmediğini, davalı sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuruyla sınırlı olduğunu, bağımsız eksper raporunda hasarın 40.757,70-TL olarak tespit edildiğini ve talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 3. kişi lehine sözleşme olduğu, davacı şirketin sigorta ettiren olduğu, dava devam ederken sigortalıdan alınan muvafakatname nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, bölgede meydana gelen yoğun yağış neticesinde inşaatta sel ve toprak kayması sonucunda hasar meydana geldiği, hasarın oluşmasında davacının kusursuz olduğu, sigorta şirketi bakımından ekspertiz raporunun verilmesi ile birlikte hasarın belirlenebilir hale geldiği, muafiyet sonrası hasar bedelinin 134.562,23 TL olduğu, istenen tazminatın poliçe limiti altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 132.119,23 TL alacağın temerrüt tarihi olan 10/11/2014 tarihi itibari ile işleyecek avans faizi oranlarını geçmeyecek şekilde reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Davacı vekili, dava dışı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 16 derslik Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 200 öğrenci kapasiteli yurt inşaatı yapım işinin götürü olarak kendilerine verildiğini, beklenmedik risklerin teminat altına alınması için Türkiye Odalar ve Borsalar tarafından 03/09/2014 tarihinde “İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi” tanzim edildiğini, inşaatın yapımı sırasında 20/09/2014-25/09/2014 tarihleri arasında sel ve heyelan yaşandığını ileri sürerek olay nedeniyle uğranılan zarar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dosya içinde bulunan eksper raporunda muafiyet düşümsüz hasar bedeli 63.314,70 TL, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise 157.119,23 TL olarak belirlenmiştir. Hasar anına ilişkin mahkeme eliyle yapılan bir tespit dosya içinde bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkemece keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış ise de, keşif tarihi itibariyle hasarlı yerlerin tamamı yeniden yapıldığından, hasar ve hasarlı malzemeler bilirkişiler tarafından görülememiş ve raporda hasar görmüş imalatların yapımı ve yapıldıktan sonra çekilmiş fotoğraflar ile keşif sırasında dinlenilen tanık beyanları dikkate alınarak hasar bedelinin hesaplandığı belirtilmiştir. Ancak, eksper raporu incelendiğinde ekinde hasara ilişkin fotoğraflar yer almakta olup, hasar bedelinin bu fotoğraflar, yapılan yeni imalat ve eksper raporu da değerlendirilerek belirlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, hasar bedelinin, hasardan bir gün önceki değere göre belirlenmesi gerekmekte olup, 19/07/2016 tarihli rapor ve ek rapordan hasar bedelinin hangi tarihe göre belirlendiği de anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davalının somut itirazları ile böyle bir olaydan sonra hasar gören yerdeki malzemelerin yeniden kullanılıp kullanılamayacağı, kullanılamayacaksa sovtaj değeri bulunup bulunmadığı da dikkate alınarak, eksper raporu dahil dosya içinde bulunan tüm bilirkişi raporlarının değerlendirildiği yeni bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi ve ve buna bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517179300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz