Ortaklıktan Çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4683 E. 2019/4186 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek ortaklı limited şirket↗ ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ kayyım tayini↗ sahte imza↗ güven ilişkisi↗ çıkma payı↗ kayyım atanması↗ kayyım↗ ortaklar kurulu kararı↗ fesih↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarına göre, davacılar adına sahte imzalar atılmak suretiyle ortaklar kurulu kararlarının alındığının sabit oluşu karşısında ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği ve ortaklığın sürdürülemez bir hal aldığı, 6102 sayılı Kanunun 573/1. maddesiyle birlikte tek ortaklı limited şirketin mümkün hale geldiği ve 6103 sayılı Kanun gereğince de anılan hükmün somut olaya da uygulanabileceği, davacıların ortaklıktan
çıkmalarına izin verilmesi halinde şirketin devamının mümkün olduğu, davacıların ortaklıktan çıkmalarının şirketin ticari faaliyetine engel teşkil etmemesi nedeniyle kayyım tayinine gerek görülmediği, kalan ortağın şirketi yönetebileceği gerekçesiyle; davacı ortakların ortaklık paylarının gerçek değeri olarak her birine ayrı ayrı 772.340,80 TL ödenmek suretiyle şirketten çıkmalarına izin verilmesine, şirkete kayyım atanması talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haklı nedenin varlığı iddiasına dayalı limited şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi, olmadığı takdirde şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın kabulüne, davacı ortakların ortaklık paylarının gerçek değeri olan 772.340,80 TL’nin ödenmesi suretiyle şirketten çıkmalarına izin verilmesine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hüküm verilmeden önce 28.07.2016 tarih, 9125 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği üzere, davacı ... Şirketteki payının tamamını dava dışı Zehra Özkaya’ya devrederek davalı şirket ortaklığından ayrılmıştır. Buna göre mahkemece karar tarihi itibariyle şirket ortağı olmayan davacı ... lehine çıkma payı belirlenerek, mezkur bedel ödendikten sonra ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi yönünde karar tesisi isabetli olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3214 E. 2013/20243 K.
Ortak:güven ilişkisi · ortaklar kurulu kararı · fesih · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarına göre, davacılar adına «sahte imzalar» atılmak suretiyle «ortaklar kurulu» kararlarının alındığının sabit oluşu karşısında ortaklar arasında «güven ilişkisinin» zedelendiği ve ortaklığın sürdürülemez bir hal aldığı, 6102 sayılı Kanunun 573/1. maddesiyle birlikte «tek ortaklı limited şirketin» mümkün hale geldiği ve 6103 sayılı Kanun gereğince de anılan hükmün somut olaya da uygulanabileceği, davacıların ortaklıktan çıkmalarına izin verilmesi halinde şirketin devamının mümkün olduğu, davacıların ortaklıktan çıkmalarının şirketin ticari faaliyetine engel teşkil etmemesi nedeniyle «kayyım tayinine» gerek görülmediği, kalan ortağın şirketi yönetebileceği gerekçesiyle; davacı ortakların ortaklık paylarının gerçek değeri olarak her birine ayrı ayrı 772.340,80 TL ödenmek suretiyle şirketten çıkmalarına izin verilmesine, şirkete «kayyım atanması» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
2- Dava, haklı nedenin varlığı iddiasına dayalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi, olmadığı takdirde şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın kabulüne, davacı ortakların ortaklık paylarının gerçek değeri olan 772.340,80 TL’nin ödenmesi suretiyle şirketten çıkmalarına izin verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamından davacıların imzalarının kullanılarak «ortaklar kurulu» kararı alındığı, «limited şirket ortakları» arasında bulunması gereken «güven ilişkisinin» zedelendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davalı şirketten çıkma şartlarının oluştuğu, dört ortaklı «limited şirkette» aynı zamanda üç ortağın çıkmasına izin verilemeyeceği, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
2- Dava, haklı nedenin varlığına dayalı «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · tüzel kişilik · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davalı şirketten çıkma şartlarının oluştuğu, dört ortaklı «limited şirkette» aynı zamanda üç ortağın çıkmasına izin verilemeyeceği, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
2- Dava, haklı nedenin varlığına dayalı «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından davacıların imzalarının kullanılarak «ortaklar kurulu» kararı alındığı, «limited şirket ortakları» arasında bulunması gereken «güven ilişkisinin» zedelendiği anlaşılmaktadır.
Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1144 E. 2020/5657 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9384 E. 2013/14460 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, tüm dosya kapsamına göre, davalıların TTK.'nun 781/1 maddesi gereğince zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 32.772,13 TL'nin 20.02.2002 ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarına göre, davacılar adına «sahte imzalar» atılmak suretiyle «ortaklar kurulu» kararlarının alındığının sabit oluşu karşısında ortaklar arasında «güven ilişkisinin» zedelendiği ve ortaklığın sürdürülemez bir hal aldığı, 6102 sayılı Kanunun 573/1. maddesiyle birlikte «tek ortaklı limited şirketin» mümkün hale geldiği ve 6103 sayılı Kanun gereğince de anılan hükmün somut olaya da uygulanabileceği, davacıların ortaklıktan çıkmalarına izin verilmesi halinde şirketin devamının mümkün olduğu, davacıların ortaklıktan çıkmalarının şirketin ticari faaliyetine engel teşkil etmemesi nedeniyle «kayyım tayinine» gerek görülmediği, kalan ortağın şirketi yönetebileceği gerekçesiyle; davacı ortakların ortaklık paylarının gerçek değeri olarak her birine ayrı ayrı 772.340,80 TL ödenmek suretiyle şirketten çıkmalarına izin verilmesine, şirkete «kayyım atanması» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4683 E. , 2019/4186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01/06/2017 tarih ve 2015/496-2017/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalılarla ile birlikte diğer davalı şirketin ortakları olduklarını, aile şirketi niteliğindeki davalı şirketin yay imalatı ve kuruyemiş paketlemesi alanında faaliyet gösterdiğini, müdür sıfatı olan davalı ...’nın şirketi tek başına idare ettiğini, müvekkillerini şirkete sokmadığını, defter ve kayıtları incelemesine izin vermediğini, faaliyetin sona ermesine rağmen şirketi devamlı borçlandırdığını, müdüre güvenlerinin azaldığını, haklı nedenlerin oluştuğunu ileri sürerek, ortaklıktan çıkmalarına izin verilmesine ve ayrılma paylarının tahsiline, olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ilk olarak, davalı ... ve şirket aleyhine açılmış olup ... yargılama aşamasında paylarını diğer davalı...’dan tekrar devralmıştır.
Davalı şirket vekili, iddiaların yersiz olduğunu, müvekkili şirketin tamamen faaliyetini sürdürdüğünü, kâr elde ettiğini, öz varlıklarını koruduğunu, davacıların aynı zamanda şirketin faaliyet alanı dışında kalan kendi işleriyle uğraştıklarını, şirkete sokulmalarının veya kayıtları incelemelerinin engellenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarına göre, davacılar adına sahte imzalar atılmak suretiyle ortaklar kurulu kararlarının alındığının sabit oluşu karşısında ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği ve ortaklığın sürdürülemez bir hal aldığı, 6102 sayılı Kanunun 573/1. maddesiyle birlikte tek ortaklı limited şirketin mümkün hale geldiği ve 6103 sayılı Kanun gereğince de anılan hükmün somut olaya da uygulanabileceği, davacıların ortaklıktan
çıkmalarına izin verilmesi halinde şirketin devamının mümkün olduğu, davacıların ortaklıktan çıkmalarının şirketin ticari faaliyetine engel teşkil etmemesi nedeniyle kayyım tayinine gerek görülmediği, kalan ortağın şirketi yönetebileceği gerekçesiyle; davacı ortakların ortaklık paylarının gerçek değeri olarak her birine ayrı ayrı 772.340,80 TL ödenmek suretiyle şirketten çıkmalarına izin verilmesine, şirkete kayyım atanması talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haklı nedenin varlığı iddiasına dayalı limited şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi, olmadığı takdirde şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın kabulüne, davacı ortakların ortaklık paylarının gerçek değeri olan 772.340,80 TL’nin ödenmesi suretiyle şirketten çıkmalarına izin verilmesine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hüküm verilmeden önce 28.07.2016 tarih, 9125 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği üzere, davacı ... Şirketteki payının tamamını dava dışı Zehra Özkaya’ya devrederek davalı şirket ortaklığından ayrılmıştır. Buna göre mahkemece karar tarihi itibariyle şirket ortağı olmayan davacı ...
lehine çıkma payı belirlenerek, mezkur bedel ödendikten sonra ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi yönünde karar tesisi isabetli olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517153800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz