Ölen ortağın katılmış gösterildiği genel kurul kararlarının yokluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3245 E. 2019/4711 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının yokluğu↗ genel kurul kararının iptali↗ hak düşürücü süre↗ toplantıya katılma↗ ispat yükü↗ kâr payı↗
Gerekçe özeti
Ölmüş bir ortağın toplantıya katıldığı gösterilerek alınan genel kurul kararları yoklukla malûldür ve bu kararların yokluğunun tespiti süreye bağlı değildir; buna karşılık genel kurul kararlarının iptali istemi üç aylık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmelidir, süre geçtikten sonra açılan dava esasa girilmeksizin reddedilir. Şirketin zarara uğratıldığı iddiası somut delille ispatlanmadıkça buna dayalı istem kabul edilemez.
Ele alınan sorunlar
Ölen ortağın toplantıya katılmış gibi gösterilerek alınan genel kurul kararlarının geçerliliği → kabul
İddia: Davacılar, murislerinin ölümünden sonra genel kurul ve ortaklar kurulu toplantılarına davet edilmediklerini, murisin ölümüne rağmen katılmış gibi kararlar alındığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Murisin ölmüş olmasına rağmen şirketçe yapılan genel kurul toplantılarına katılmış gibi usulsüz kararlar alınmıştır; bu kararlar eski TTK'nın 370. ve 6102 sayılı TTK'nın 416. maddeleri gereğince yoklukla malûldür. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Genel kurul kararının iptali davasının üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmaması → ret
İddia: Davalılar, davanın süresinde açılmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Son tarihli genel kurul toplantısına ilişkin dava üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmamıştır; bu nedenle bu toplantıya ilişkin istem esasa girilmeksizin reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı ödeme talebinin ispatı → ret
İddia: Davacılar, şirket müdürünün şirket hesaplarında usulsüz işlemler yaparak şirkete ait paralarla kendi adına taşınmaz aldığını ve şirketin kâr payı dağıtmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı şirket yetkilisinin şirketi zarara uğrattığına ilişkin somut bir delil sunulmamıştır; bu nedenle buna dayalı istem reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yargıtay'ca onanan ilk derece gerekçesi, ölen ortağın katılmış gösterildiği genel kurul kararlarının yoklukla malûl sayılması ve iptal isteminin üç aylık hak düşürücü süreye tabi olması bakımından emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Genel kurul kararlarının iptali davası, üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır; bu süre geçtikten sonra açılan dava esasa girilmeksizin reddedilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3245 E. , 2019/4711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/06/2017 tarih ve 2015/904 E 2017/542 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/03/2018 tarih ve 2017/845-2018/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirketin %3 oranındaki sermaye hak ve hissesine sahip olduklarını, şirketteki hisselerinin değerini öğrenmek istediklerinde şirketin defter ve belgelerinin incelenmesine izin verilmediğini, davacıların murisinin ölümünden sonra davacıların genel kurul ve ortaklar kurulu toplantılarına davet edilmediğini, davacı ...'ın usulüne uygun olarak yapılmayan 20.10.2014 tarihli genel kurul toplantısına ilk defa çağrıldığını, bu toplantıda alınan kararlara muhalif olduğunu, davalı ...'ın şirket hesaplarında usulsüz işlemler yaparak kedni hesabına geçirdiği şirkete ait paralarla taşınmazlar aldığını, şirketin kâr payı dağıtmadığını ileri sürerek şirketin genel kurul kararlarının iptaline, kurulduğu tarihten itibaren şirketin bilanço kârlılığının, gerçek kârlılığının ve şirketin paralarıyla ...adına alınan taşınmazların kira bedellerinin tespit edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 15.000,00 TL'nin davacılar adına payları oranında ödenmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların murisi ...'ın davalı şirkette %3 oranında hissedar olduğu, murisin 17.09.2011 tarihinde öldüğü halde şirket tarafından yapılan 28.12.2011 ve 11.03.2013 tarihli genel kurul toplantılarına katılmış gibi usulsüz kararlar alındığı, 2014 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin davanın 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı, davalı ...'ın şirketi zarara uğrattığına ilişkin somut bir delil sunulmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile eski TTK 370 ve 6102 sayılı TTK'nın 416.maddeleri gereğince 28.12.2011 ve 11.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517151400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz