Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11585 E. 2013/9805 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sim kart değişikliği↗ saklama yükümlülüğü↗ objektif özen yükümlülüğü↗ usulsüz tevdi↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ abonelik sözleşmesi↗ özen yükümlülüğü↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ dolandırıcılık↗ mahsup↗ vade↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı GSM şirketinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek davacının abonelik sözleşmesi imzalayarak aldığı hattın kullanımının sim kart değişikliği yapılarak dolandırıcıların kullanımına verilmesi ve banka tarafından kısa mesajla gönderilen tek kullanımlık SMS doğrulama onay şifresinin dolandırıcıların kullandığı telefona gelmesi sonucu davaya konu işlemin gerçekleştiği, davalı bankanın ise işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için SMS doğrulama şifresi yanında müşteriye zorunlu olarak şifretek, elektronik imza yada mobil imza kullandırmadığı, limit belirleme yaptırmadığı, hesaptan aynı gün arka arkaya aynı 3. kişi hesabına yüksek miktarlarda para transferleri yapıldığı halde sistemi bunu algılayarak işlemlerden davacı müşteriyi haberdar etmediğinden objektif özen yükümlülüğünün gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş.'nin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı ...Ş’nin kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı ...Ş.’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/882 E. 2013/1570 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı GSM şirketinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek davacının «abonelik sözleşmesi» imzalayarak aldığı hattın kullanımının «sim kart değişikliği» yapılarak «dolandırıcıların» kullanımına verilmesi ve banka tarafından kısa mesajla gönderilen tek kullanımlık SMS doğrulama onay şifresinin dolandırıcıların kullandığı telefona gelmesi sonucu davaya konu işlemin gerçekleştiği, davalı bankanın ise işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için SMS doğrulama şifresi yanında müşteriye zorunlu olarak şifretek, elektronik imza yada mobil imza kullandırmadığı, limit belirleme yaptırmadığı, hesaptan aynı gün arka arkaya aynı 3. kişi hesabına yüksek miktarlarda para transferleri yapıldığı halde sistemi bunu algılayarak işlemlerden davacı müşteriyi haberdar etmediğinden «objektif özen yükümlülüğünün» gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen raporuna göre, davalıların davacının uğramış oldukları zarardan dolayı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.100,00 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4843 E. 2012/7249 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı GSM şirketinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek davacının «abonelik sözleşmesi» imzalayarak aldığı hattın kullanımının «sim kart değişikliği» yapılarak «dolandırıcıların» kullanımına verilmesi ve banka tarafından kısa mesajla gönderilen tek kullanımlık SMS doğrulama onay şifresinin dolandırıcıların kullandığı telefona gelmesi sonucu davaya konu işlemin gerçekleştiği, davalı bankanın ise işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için SMS doğrulama şifresi yanında müşteriye zorunlu olarak şifretek, elektronik imza yada mobil imza kullandırmadığı, limit belirleme yaptırmadığı, hesaptan aynı gün arka arkaya aynı 3. kişi hesabına yüksek miktarlarda para transferleri yapıldığı halde sistemi bunu algılayarak işlemlerden davacı müşteriyi haberdar etmediğinden «objektif özen yükümlülüğünün» gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından 19.01.2007 tarihinde Albaraka Türk ve Ziraat Bankası Şubelerine ayrı ayrı «havale» yapıldığı, aynı gün davacıya ait telefonda «sim kart değişikliği» de yapıldığı, olayda davalı bankanın, aldığı önlemlerin yetersiz olması nedeniyle sorumlu olduğu, örneğin SMS doğrulaması olmaksızın başkaca havalelerin de yapıldığı, bunun sistemin sağlıklı çalışmadığını gösterdiği, dava dışı GSM şirketinin de yedek sim kart çıkarılmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yarı oranında kusurunun bulunduğu, tazminatın belirlenmesinde «kusur» durumunun dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.250 TL'nin 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont fai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından 19.01.2007 tarihinde Albaraka Türk ve Ziraat Bankası Şubelerine ayrı ayrı «havale» yapıldığı, aynı gün davacıya ait telefonda «sim kart değişikliği» de yapıldığı, olayda davalı bankanın, aldığı önlemlerin yetersiz olması nedeniyle sorumlu olduğu, örneğin SMS doğrulaması olmaksızın başkaca havalelerin de yapıldığı, bunun sistemin sağlıklı çalışmadığını gösterdiği, dava dışı GSM şirketinin de yedek sim kart çıkarılmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yarı oranında kusurunun bulunduğu, tazminatın belirlenmesinde «kusur» durumunun dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.250 TL'nin 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont fai …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4815 E. 2013/5889 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · temerrüt faizi · havale · yetki · temerrüt
Benzer bu karardaTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı ...Ş. vekilinin «yetki itirazının» HUMK’nın 9/.... maddesi uyarınca reddinde bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekm …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından birden fazla işlemle başka hesaplara «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, diğer davalının ise sim kart başvurusu sırasında gerekli kontrolleri yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle, 59.426,...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6782 E. 2013/21800 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu, ceza davasında davalı ... yönünden mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.200 TL'nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3016 E. 2013/2148 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı GSM şirketinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek davacının «abonelik sözleşmesi» imzalayarak aldığı hattın kullanımının «sim kart değişikliği» yapılarak «dolandırıcıların» kullanımına verilmesi ve banka tarafından kısa mesajla gönderilen tek kullanımlık SMS doğrulama onay şifresinin dolandırıcıların kullandığı telefona gelmesi sonucu davaya konu işlemin gerçekleştiği, davalı bankanın ise işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için SMS doğrulama şifresi yanında müşteriye zorunlu olarak şifretek, elektronik imza yada mobil imza kullandırmadığı, limit belirleme yaptırmadığı, hesaptan aynı gün arka arkaya aynı 3. kişi hesabına yüksek miktarlarda para transferleri yapıldığı halde sistemi bunu algılayarak işlemlerden davacı müşteriyi haberdar etmediğinden «objektif özen yükümlülüğünün» gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4433 E. 2013/4449 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11585 E. , 2013/9805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2012 tarih ve 2011/269-2012/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan internet hesabında yetkilisi ... aracılığı ile işlemler yaptığını, yetkili dışında müvekkilinin kullanıcı adı ve parolasının başkası tarafından bilinmediğini, müvekkil şirket yetkilisinin bankacılık işleminde kullandığı GSM hattına ait SIM kartın sahte kimlik kullanılarak değiştirilerek hattın takılı olduğu cep telefonuna banka tarafından gönderilen şifre kullanılarak müvekkil şirketin rızası dışında müvekkiline ait hesaptan 87.000 TL tutarındaki miktarın 3 farklı hesaba EFT yapıldığını, müvekkil şirket ile arasında sözleşme bulunan Vodafone Telekominikasyon A.Ş. ve gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek 87.000 TL tutarındaki zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili davacının kullancı adı ve parolasını koruyamamakla olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, bu kişisel bilgilerin müşteri dışında kimse tarafından bilinmediğini, müvekkili bankanın gerekli tüm güvenlik önlemlerini alarak müşterilerine de gerekli tüm uyarıları yaptığını, bankanın kusurlu olduğunu davacının ispat etmesi gerektiğini, GSM hattının 3. kişilere davalı tarafından temin edilmemiş olsaydı EFT işleminin gerçekleşmesi ve zararın oluşmasının mümkün olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Telekominakasyon A.Ş. vekili davacıya ait GSM hattının sim kartı değişikliğinin müvekkil Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. tarafından değil, Vodafone ürünlerini satan Ersa Telekomünikasyon şirketi tarafından yapıldığını bu nedenle meydana gelen zararla müvekkil şirket arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, bayinin müvekkil şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, SIM kartı değişikliği ile telefon hattının başkalarının eline geçmesi ve hesabından para çekilme eylemi ile müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, eylemin dolandırıcılar tarfından gerçekleştirildiğini, davacının şifre bilgilerini 3. kişilere karşı koruyamadığı için kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin davacıya abonelik sözleşmesi ile tahsis ettiği GSM hattının bankacılık hizmetlerinde kullanılmasına rızasının ve muvafakatının bulunmadığını, banka ile bu konuda yapılmış bir anlaşma ya da protokol bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
.../...
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı GSM şirketinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek davacının abonelik sözleşmesi imzalayarak aldığı hattın kullanımının sim kart değişikliği yapılarak dolandırıcıların kullanımına verilmesi ve banka tarafından kısa mesajla gönderilen tek kullanımlık SMS doğrulama onay şifresinin dolandırıcıların kullandığı telefona gelmesi sonucu davaya konu işlemin gerçekleştiği, davalı bankanın ise işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için SMS doğrulama şifresi yanında müşteriye zorunlu olarak şifretek, elektronik imza yada mobil imza kullandırmadığı, limit belirleme yaptırmadığı, hesaptan aynı gün arka arkaya aynı 3.
kişi hesabına yüksek miktarlarda para transferleri yapıldığı halde sistemi bunu algılayarak işlemlerden davacı müşteriyi haberdar etmediğinden objektif özen yükümlülüğünün gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş.'nin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı ...Ş’nin kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı ...Ş.’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...nin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı ...Ş yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.651,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ne iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516129400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz