Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11359 E. 2013/10011 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ güven kurumu↗ borcun üstlenilmesi↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ hak düşürücü süre↗ istirdat↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle dolandırdıkları, paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın istirdat talebinin de bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda teminatlı kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında tenkisin makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00. TL alacağın 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar ING Bank A.Ş ve davayı üstelenen TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ile borcu üstlenen TMSF vekili ve katılma yolu ile de davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve borcu üstlenen TMSF vekilinin tüm, davacı vekilin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, davalı İNG Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda ceza mahkemesindeki belirlemelere göre Yurtbank yöneticileri tarafından kasten, davacının iradesinin fesada uğratıldığı sabit olduğuna göre bir güven kurumu olan banka karşında davacının da, yazılı gerekçeyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3395 E. 2011/14864 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın «istirdat» talebinin de bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda «teminatlı» kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında «tenkisin» makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… de, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı . …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · feragat · havale · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurtbank AŞ., ...., ... ve ... hakkındaki davanın erken açıldığından, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece, davalı Yurtbank AŞ., ...., ... ve ... hakkındaki davanın zamansız açıldığından, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11250 E. 2012/3059 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın «istirdat» talebinin de bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda «teminatlı» kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında «tenkisin» makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan ...hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, ...ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak ...tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
3- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12536 E. 2011/7810 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın «istirdat» talebinin de bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda «teminatlı» kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında «tenkisin» makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… de, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı . …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · havale · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7673 E. 2011/8740 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın «istirdat» talebinin de bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda «teminatlı» kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında «tenkisin» makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… de, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı . …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · havale · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/962 E. 2012/7177 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın «istirdat» talebinin de bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda «teminatlı» kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında «tenkisin» makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… de, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · aciz vesikası · eş rızası · tüzel kişilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… zalara itiraz etmediği gibi verilen hesap cüzdanlarını kabullendiği, hesabın Yurtbant AŞ.’de değil Yurt Security Off-Shore Ltd.’de açıldığı, her iki şirketin farklı «tüzel kişiliği» bulunduğu, davacının zararından Yurt Security Off-Shore Ltd.’nin sorumlu olduğu, davalı TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalı ...’in ise şirket ortağı olup sorumluluğunun istisnai olduğu, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle, davalı .... ve Ali Balkaner hakkındaki davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı TMSF yönünden davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, davalı Yurt Security Off-Shore Ltd. yönünden davanın kısmen kabulüne, 4.279,68 TL’nın faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin is …
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılar hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekir …
2- Dava, davalı ...Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. ...Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının «rızası» dışında Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının kendi iradesi ile davalı Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına parayı yatırdığı kabul edilerek bu davalı dışındaki davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7664 E. 2011/8731 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın «istirdat» talebinin de bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda «teminatlı» kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında «tenkisin» makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ... bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · havale · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7694 E. 2011/8745 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın «istirdat» talebinin de bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda «teminatlı» kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında «tenkisin» makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ... bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · havale · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7669 E. 2011/8736 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın «istirdat» talebinin de bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda «teminatlı» kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında «tenkisin» makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ... bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · havale · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11359 E. , 2013/10011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/02/2012 tarih ve 2011/48-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ile borcu üstlenen TMSF vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'n'n 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka çalışanlarının yönlendirmesiyle vadeli off shore hesabı açtırdığını, 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından davalı bankaya el konulduğunu ve banka yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan cezalandırıldıklarını, müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek, 22.000 TL alacağın 15.12.1999 tarihinden vade sonu olan 19.01.2000 tarihine kadar % 85 akdi faiziyle, bu tarihten fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince % 85'ten az olmamak üzere belirlenecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, müvekkili ile Yurt Security Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, istenen faiz oranın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle dolandırdıkları, paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların 'zamansız açılmış davalar' olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın istirdat talebinin de bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda teminatlı kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1.
maddesi gereğince % 25 oranında tenkisin makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00. TL alacağın 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar ING Bank A.Ş ve davayı üstelenen TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ile borcu üstlenen TMSF vekili ve katılma yolu ile de davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve borcu üstlenen TMSF vekilinin tüm, davacı vekilin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, davalı İNG Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş. yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu açıklanmıştır.
Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda ceza mahkemesindeki belirlemelere göre Yurtbank yöneticileri tarafından kasten, davacının iradesinin fesada uğratıldığı sabit olduğuna göre bir güven kurumu olan banka karşında davacının da, yazılı gerekçeyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve borcu üstlenen TMSF vekilinin tüm, davacı vekilin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenelerel davacı vekilinin temyzi itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı TMSF harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına 15/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516116400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz