Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7312 E. 2013/9908 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ zimmet↗ ispat külfeti↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ garantörlük↗ bilirkişi incelemesi↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağı bulunduğuna ilişkin dosyada bir kanıta rastlanamadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif hisse satışından elde edilen paranın şirket borçlarının ödenmesinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti ile arta kalan paranın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı taraf, tarafların yarı yarıya hissedarı oldukları şirket gelirlerinden ödedikleri davalı ve davacı adına olan kooperatif hisselerinin satışından elde edilen gelirin şirket temsilcisi olan davalıya verildiğini ileri sürerek, bu paranın şirket borçlarının kapatılmasında kullanılıp kullanılmadığının tespiti ile davalının zimmetinde kalan paranın yarı hissesini
teşkil eden miktarın tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı taraf, kooperatif hisse satışlarından elde edilen parayı aldığını kabul etmesi nedeniyle artık, davalının, taraflar arasındaki sözleşmeye göre harcama yaptığını ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafın dosyaya sunduğu deliller doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmış, 12.01.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalının sunduğu harcama belgelerindeki eksiklikler belirtilerek, bu eksikliklerin tamamlanması gerektiği ifade edilmiş, ayrıca davalının şirket borcu kapsamında Garanti Leasing'e yaptığını iddia ettiği 90.000 Euro'luk ödemenin davacı ve davalı tarafından kasaya konulan paradan ödendiği belirtilmiştir. Mahkemece, davalı tarafa, ek bilirkişi raporu doğrultusunda eksik belgeleri tamamlayıp sunması için kesin süre verilmiş olup, davalı tarafça bu hususta her hangi bir delil sunulmamıştır. Bu durumda, ispat külfeti davalı tarafta olduğuna göre, mahkemece, davalı tarafa verilen kesin süreye uyup uyulmadığı ile mevcut delil durumuna göre bunun sonuçları değerlendirilerek, ayrıca Garanti Leasing'e yapılan 90.000 Euro'luk ödemenin davacı ve davalı tarafından kasaya konulan paradan ödendiği şeklindeki belirlemenin davalı tarafca yapılan bir ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceği hususu açıklığa kavuşturularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2163 E. 2015/7347 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, tarafların yarı yarıya hissedarı oldukları şirket gelirlerinden ödedikleri davalı ve davacı adına olan kooperatif hisselerinin satışından elde edilen gelirin şirket «temsilcisi» olan davalıya verildiğini ileri sürerek, bu paranın şirket borçlarının kapatılmasında kullanılıp kullanılmadığının tespiti ile davalının «zimmetinde» kalan paranın yarı hissesini teşkil eden miktarın tahsili isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaT.. kendisini vekil aracılığıyla «temsil» ettirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya göre, şirket ortağı davalılar yönünden ayrıca bir sorumluluk hukuki nedeni ileri sürülmediği, gönderilen paradan şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle 27.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı B..
T.. yönünden dava reddedildiğine göre, bu davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı K..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7312 E. , 2013/9908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/02/2012 tarih ve 2009/321-2012/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olup, davalının, tarafların yarı yarıya hissedarı oldukları ... Ofset Ltd. Şti'nin tek başına temsile yetkili müdürü olduğunu, tarafların üyesi oldukları dava dışı kooperatifin tüm giderlerinin şirket gelirlerinden yarı yarıya karşılandığını, şirketin mali sıkıntıya düşmesi nedeniyle, tarafların kooperatif hisselerini sattıklarını, satış sonucu ödemelerin davalıya yapıldığını, davalının, şirketin borçlarını kapatmadığını, müvekkiline sadece 48.875,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, davalının kooperatif hissesi satışından elde ettiği 408.000,00 TL'den şirketin hangi borçlarını ödemiş bulunduğunun ve davalının zimmetinde kalan paranın ve bunların banka faizlerinin ne miktara baliğ olduğunun tespitiyle, tespit edilen bu miktarın yarı hissesini teşkil eden kısmından şimdilik 50.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satılan gayrımenkul bedelinin şirketin borçları ve giderleri ile davacının özel borçları için harcandığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, davacıdan alacağı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağı bulunduğuna ilişkin dosyada bir kanıta rastlanamadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif hisse satışından elde edilen paranın şirket borçlarının ödenmesinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti ile arta kalan paranın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı taraf, tarafların yarı yarıya hissedarı oldukları şirket gelirlerinden ödedikleri davalı ve davacı adına olan kooperatif hisselerinin satışından elde edilen gelirin şirket temsilcisi olan davalıya verildiğini ileri sürerek, bu paranın şirket borçlarının kapatılmasında kullanılıp kullanılmadığının tespiti ile davalının zimmetinde kalan paranın yarı hissesini
teşkil eden miktarın tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı taraf, kooperatif hisse satışlarından elde edilen parayı aldığını kabul etmesi nedeniyle artık, davalının, taraflar arasındaki sözleşmeye göre harcama yaptığını ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafın dosyaya sunduğu deliller doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmış, 12.01.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalının sunduğu harcama belgelerindeki eksiklikler belirtilerek, bu eksikliklerin tamamlanması gerektiği ifade edilmiş, ayrıca davalının şirket borcu kapsamında Garanti Leasing'e yaptığını iddia ettiği 90.000 Euro'luk ödemenin davacı ve davalı tarafından kasaya konulan paradan ödendiği belirtilmiştir. Mahkemece, davalı tarafa, ek bilirkişi raporu doğrultusunda eksik belgeleri tamamlayıp sunması için kesin süre verilmiş olup, davalı tarafça bu hususta her hangi bir delil sunulmamıştır.
Bu durumda, ispat külfeti davalı tarafta olduğuna göre, mahkemece, davalı tarafa verilen kesin süreye uyup uyulmadığı ile mevcut delil durumuna göre bunun sonuçları değerlendirilerek, ayrıca Garanti Leasing'e yapılan 90.000 Euro'luk ödemenin davacı ve davalı tarafından kasaya konulan paradan ödendiği şeklindeki belirlemenin davalı tarafca yapılan bir ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceği hususu açıklığa kavuşturularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516103200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz