6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin Feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10828 E. 2013/9728 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
['818/125']

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet alım sözleşmesi hizmet bedeli zamanaşımı defi sözleşmenin feshi reeskont faizi maddi tazminat eksik inceleme zamanaşımı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 49BK 125

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından sözleşme süresinin dolmasından yaklaşık beş ay önce 28/10/2009 tarihinde haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiği, sözleşmenin tarafların ortak iradesi ile feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davanın BK'nun 125. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olması nedeniyle

zamanaşımı definin yerinde olmadığı, sözleşmenin 8.5.d maddesi uyarınca davacının son aldığı aylık ücret esas alınarak hesaplanan 192.415,85 TL hizmet bedelini talep edebileceği, BK'nun 49. maddesi kapsamında sözleşme ilişkisinin feshinin davacının kişilik değerlerine ağır saldırı olarak yorumlanamayacağı gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 192.415,85 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalıya güvenlik hizmeti veren davacının sözleşmenin feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Ancak, taraflar arasında akdedilen 23.03.2009 tarihli Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi’nin sistematiği göz önüne alındığında, sözleşmenin feshi 9. maddede düzenlenmiştir. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde feshe ilişkin sözleşme hükümleri değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, anılan madde üzerinde durulmadan ve tartışılmadan, sözleşmenin yüzeysel ve lafzi yorumu ile sadece 8/5.d maddesi esas alınarak tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda eksik incelemeye dayalı olarak karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8094 E. 2011/8587 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3557 E. 2019/3193 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/10828 E.  ,  2013/9728 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/04/2012 tarih ve 2011/300-2012/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalının işyerinde güvenlik hizmeti vermek üzere 23/03/2009 tarihli ve bir yıl süreli sözleşme imzalandığını, davalının haksız olarak 29/10/2009 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 8/d maddesinde, müşterinin sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih etmesi halinde sözleşme süresindeki tüm alacakların en son ücret üzerinden muaccel olacağının hüküm altına alındığını, müvekkilinin en son hak ettiği ücretin 38.483,17 TL tutarında olduğunu, haksız fesih nedeniyle sözleşme süresi sonu olan 23/03/2010 tarihine kadar 192.500 TL alacağın muaccel olduğunu, ayrıca sözleşmenin feshinin müvekkili şirketin piyasada küçük düşmesine, markasının ve tüzel kişiliğinin itibar kaybına uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 192.500 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin yanların ortak iradesi ile sona erdirildiğini, fesih protokolünün tarafların ortak imzalarını taşıdığını, davacının talep ettiği maddi tazminatın fahiş olduğunu ve sözleşme hükümlerine aykırı bulunduğunu, bir an için feshin müvekkili şirketin tek taraflı iradesi ile gerçekleştiği kabul olunsa bile, davacının en fazla 3 aylık bedeli talep etme hakkının bulunduğunu, tazminat bedeli hesaplanırken KDV'nin tazminat hesabına katılamayacağını, davacının kötüniyetli olduğunu ve manevi tazminat talebinin de kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından sözleşme süresinin dolmasından yaklaşık beş ay önce 28/10/2009 tarihinde haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiği, sözleşmenin tarafların ortak iradesi ile feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davanın BK'nun 125. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olması nedeniyle

zamanaşımı definin yerinde olmadığı, sözleşmenin 8.5.d maddesi uyarınca davacının son aldığı aylık ücret esas alınarak hesaplanan 192.415,85 TL hizmet bedelini talep edebileceği, BK'nun 49. maddesi kapsamında sözleşme ilişkisinin feshinin davacının kişilik değerlerine ağır saldırı olarak yorumlanamayacağı gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 192.415,85 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalıya güvenlik hizmeti veren davacının sözleşmenin feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Ancak, taraflar arasında akdedilen 23.03.2009 tarihli Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi’nin sistematiği göz önüne alındığında, sözleşmenin feshi 9. maddede düzenlenmiştir. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde feshe ilişkin sözleşme hükümleri değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, anılan madde üzerinde durulmadan ve tartışılmadan, sözleşmenin yüzeysel ve lafzi yorumu ile sadece 8/5.d maddesi esas alınarak tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda eksik incelemeye dayalı olarak karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516052600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.