Rücü tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10044 E. 2013/9357 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta rücu davası↗ rücu davası↗ temel ilişki↗ halefiyet↗ sigorta teminatı↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ rücuen tahsil↗ sorumluluk sigortası↗ alacağın temliki↗ ziya↗ zayi↗ zamanaşımı def'i↗ rücu↗ def'i↗ temlik↗ taşıyıcı↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlıkta TTK’nun 1268/1 maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımının uygulanmasının gerektiği, TTK’nun 781. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun, malın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçecek süre içinde oluşan ziya ve hasarları kapsadığı, davalının çalışanlarının kusurları ile sebep olduğu hasar nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 55.466 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, davalı tarafından taşınan bira emtiasının, davalının sürücüsünün sigortalı emtiayı üçüncü şahıslara satması sonucunda zayi olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ... şirketi, aralarında sigorta hukuku ilişkisi bulunan sigortalıya yaptığı ödemenin davalıdan rücuen tahsilini talep etmiş buna mukabil davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulmuştur. Buna karşın mahkemece, olayda 6762 sayılı TTK’nun 1268'nci maddesinde düzenlenen sigorta zamanaşımının uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiş olup, davacı ile davalı arasında herhangi bir sigorta ilişkisinin bulunmadığı, davalı taşıyıcının davacı ... şirketi ile akdetmiş olduğu herhangi bir sigorta poliçesinin bulunmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın sigorta rücu davası mahiyetinde olup, gerek sigorta hukukunun halefiyete, gerekse borçlar hukukunun alacağın temlikine ilişkin düzenlemeleri gereğince, bu tür davalara uygulanacak hükümlerin temel ilişki baz alınarak belirlenmesinin gerektiği ve bunun doğal sonucu olarak dava zamanaşımının da temel ilişki olan taşıma ilişkisine yönelik zamanaşımına tabi olduğu değerlendirilmeksizin, 6762 sayılı TTK’nun 767'nci maddesinde düzenlenen taşıma işlerine ilişkin zamanaşımı hükümleri yerine, sigorta zamanaşımından bahsedilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davacı ... şirketi ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen poliçenin sorumluluk sigortasına ilişkin olduğu ve dava dışı sigortalının davalı ile olan taşıma hukukundan kaynaklı haklarını davacıya devrettiğine dair alacağın temliki kaydını içeren beyanın da bulunmadığı göz önüne alınarak, davaya konu ziya'nın sigorta teminatı içinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin sonuca gidilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10044 E. , 2013/9357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2011/425-2012/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan dava dışı Aytekinler Lojistik Limitet Şirketine ait emtianın, davalı tarafından ...’den Antalya’ya nakledilmesi işinin üstlenildiğini ancak araç sürücüsünün emtianın teslim edileceği depo önüne aracı park edip olay yerinden ayrıldığını, daha sonra emtianın büyük oranda çalındığının belirlendiğini, olay sebebiyle davalının kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek, 55.460 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlıkta TTK’nun 1268/1 maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımının uygulanmasının gerektiği, TTK’nun 781. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun, malın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçecek süre içinde oluşan ziya ve hasarları kapsadığı, davalının çalışanlarının kusurları ile sebep olduğu hasar nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 55.466 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, davalı tarafından taşınan bira emtiasının, davalının sürücüsünün sigortalı emtiayı üçüncü şahıslara satması sonucunda zayi olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ... şirketi, aralarında sigorta hukuku ilişkisi bulunan sigortalıya yaptığı ödemenin davalıdan rücuen tahsilini talep etmiş buna mukabil davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulmuştur. Buna karşın mahkemece, olayda 6762 sayılı TTK’nun 1268'nci maddesinde düzenlenen sigorta zamanaşımının uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiş olup, davacı ile davalı arasında herhangi bir sigorta ilişkisinin bulunmadığı, davalı taşıyıcının davacı ... şirketi ile akdetmiş olduğu herhangi bir sigorta poliçesinin bulunmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın sigorta rücu davası mahiyetinde olup, gerek sigorta hukukunun halefiyete, gerekse borçlar hukukunun alacağın temlikine ilişkin düzenlemeleri gereğince, bu tür davalara uygulanacak hükümlerin temel ilişki baz alınarak belirlenmesinin gerektiği ve bunun doğal sonucu olarak dava zamanaşımının da temel ilişki olan taşıma ilişkisine yönelik zamanaşımına tabi olduğu değerlendirilmeksizin, 6762 sayılı TTK’nun 767'nci maddesinde düzenlenen taşıma işlerine ilişkin zamanaşımı hükümleri yerine, sigorta zamanaşımından bahsedilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davacı ... şirketi ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen poliçenin sorumluluk sigortasına ilişkin olduğu ve dava dışı sigortalının davalı ile olan taşıma hukukundan kaynaklı haklarını davacıya devrettiğine dair alacağın temliki kaydını içeren beyanın da bulunmadığı göz önüne alınarak, davaya konu ziya'nın sigorta teminatı içinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin sonuca gidilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515641900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz