6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşme boyunca itiraz etmeyen tarafın sonda cezai şart istemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3244 E. 2019/5019 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Sözleşmede cezai şarta bağlanmış bir koşula sözleşme süresince uyulmamasına rağmen buna itiraz etmeyip uygulamaya rıza gösteren ve böylece aykırılığı fiilî uygulamaya dönüştüren taraf, sözleşme sonunda aynı koşula dayanarak cezai şart isteyemez; bu talep dürüstlük kuralına aykırıdır.

Ele alınan sorunlar

Sözleşme süresince aykırılığa itiraz etmeyen tarafın sözleşme sonunda cezai şart isteyebilmesi → ret

İddia: Davacı, protokolde taahhüt edilen asgari öğrenci sayısının altına düşülmesi nedeniyle karşı tarafın protokolle üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini ve ödenen bedelin cezai şart olarak iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmede asgari öğrenci sayısının altına düşülmesi hâlinde cezai şart istenebileceği kararlaştırılmış olmakla birlikte, davacı üç yıl boyunca bu sayının altına düşülmesine ses çıkarmayarak sözleşmenin bu şekilde uygulanmasına rıza göstermiş ve durum fiilî bir uygulamaya dönüşmüştür; bu nedenle sözleşme sonunda ileri sürülen cezai şart talebi dürüstlük kuralına aykırıdır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay'ca onanan ilk derece gerekçesi, sözleşme süresince aykırılığa sessiz kalınmasının cezai şart talebini dürüstlük kuralı yönünden engellediği bakımından emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart dürüstlük kuralı fiilî uygulama çelişkili davranış yasağı

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/3244 E.  ,  2019/5019 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/06/2017 tarih ve 2015/667 E- 2017/480 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 12/04/2018 tarih ve 2017/687 E- 2018/407 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında 17/08/2011 tarihinde "Okul ödemeleri protokolü" akdedildiğini, protokolün 2. md. göre işbu protokol 2011-2012, 2012-2013, 2013-2014 öğrenim döneminde okulda eğitim görmekte olan ve/veya görecek olan öğrencilerin velilerinin okula ödeyecekleri öğrenim bedeli peşinatları, taksit tutarları ve diğer ilintili bedellerin okulun bankanın Kartal Şubesi nezdinde sadece bu iş için açtırdığı vadesiz ticari mevduat hesabına yatırılma şeklini ve okulun bu hesaptan yararlanma koşullarını düzenlediğini ancak davalının, taraflar arasında akdedilen protokolün 6/5 md. uyarınca "Öğrenci sayısı taahhüt ettiği asgari sayının (500) altına düşen davalı firmanın protokol ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini bu nedenle protokol ve davalı firmaya ödenen 85.126-USD'nin protokolün imzalama tarihinde geçerli olan merkez bankası döviz alış kurundan hesaplanan USD karşılığından davalı tarafından derhal nakden ve defaten müvekkili bankaya cezai şart olarak ödenmesi gerektiğini belirterek bu tutarın devlet bankalarının USD para birimi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz ticari oranına göre işleyecek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, her ne kadar sözleşmenin 6.5. maddesi gereğince öğrenci sayısının 500'ün altına düşmesi halinde cezai şart talep edileceği belirtilmekle birlikte davacının 3 yıl boyunca öğrenci sayısının 500'ün altına düşmesine rağmen buna ses çıkarmayarak sözleşmenin bu şekilde uygulanmasına rıza gösterdiğini, fiili bir uygulamaya dönüştüğünü cezai şart talebinin TMK 2 de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince,sözleşmede çelişkili hükümler bulunması nedeniyle aleyhe yorum yapma yasağı da dikkate alındığında promosyon bedelinin sözleşmenin 6.5.maddesine dayanılarak eksik ödenerek sözleşme boyunca öğrenci sayısının eksikliğine itiraz edilmemekle birlikte sözleşme sonunda ceza-i şart talep edilmesi TMK 2. maddesinde düzenlenen

dürüstlük kuralına aykırı olduğu nazara alındığında ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/07/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/514155400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/687 E. 2018/407 K.

Çekince koymadan ifaya devam eden alacaklının cezai şart talebi

Gerekçe özeti

Sözleşmede aksi öngörülmedikçe, alacaklı bir edim eksikliğine (örn. taahhüt edilen asgari sayının altına düşülmesine) itiraz etmeksizin çekince koymadan ifaya devam etmişse, TBK 179/II uyarınca bu döneme ilişkin cezai şartı sonradan talep edemez; sözleşmede çelişkili hükümler bulunması halinde aleyhe yorum yapma yasağı da gözetilerek, süre boyunca sessiz kalıp sözleşme sonunda cezai şart talep edilmesi dürüstlük kuralına (TMK 2) aykırı bulunur.

Emsal değeri

Kararda, alacaklının bir edim eksikliğine çekincesiz olarak ifaya devam etmesi halinde TBK 179/II uyarınca cezai şart talep edemeyeceği ilkesi, akaryakıt bayilik sözleşmesine ilişkin Yargıtay 19. HD kararına da atıfla somut olaya (öğrenim bedeli protokolü) uygulanmıştır; çekince kurumunun banka-okul ilişkisi gibi süreklilik arz eden sözleşmelere uygulanması yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: cezai şart çekince (ihtirazi kayıt) dürüstlük kuralı aleyhe yorum yasağı promosyon sözleşmesi ifaya devam

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/687

KARAR NO 2018/407

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/06/2017

NUMARASI 2015/667 Esas 2017/480 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/04/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın reddine ilişkin verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili banka ile davalı şirket arasında 17/08/2011 tarihinde "Okul ödemeleri protokolü" akdedildiğini, protokolün 2. md. göre işbu protokol 2011-2012, 2012-2013, 2013-2014 öğrenim döneminde okulda eğitim görmekte olan ve/veya görecek olan öğrencilerin velilerinin okula ödeyecekleri öğrenim bedeli peşinatları, taksit tutarları ve diğer ilintili bedellerin okulun bankanın Kartal Şubesi nezdinde sadece bu iş için açtırdığı vadesiz ticari mevduat hesabına yatırılma şeklini ve okulun bu hesaptan yararlanma koşullarını düzenlediğini ancak davalının, taraflar arasında akdedilen protokolün 6/5 md. uyarınca "Öğrenci sayısı taahhüt ettiği asgari sayının (500) altına düşen davalı firmanın protokol ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini bu nedenle protokol ve davalı firmaya ödenen 85.126-USD'nin protokolün imzalama tarihinde geçerli olan merkez bankası döviz alış kurundan hesaplanan USD karşılığından davalı tarafından derhal nakden ve defaten müvekkili bankaya cezai şart olarak ödenmesi gerektiğini belirterek bu tutarın devlet bankalarının USD para birimi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz ticari oranına göre işleyecek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında yapılmış 17/08/2011 tarihli "Okul ödemeleri protokolü" isimli promosyon sözleşmesinin 13. md. de "Protokol konusu uyuşmazlıklar için yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, HMK 17. md. doğrultusunda yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, esas yönünden de öğrenci sayısının sözleşmenin başında veya herhangi bir anında 500 sayısına hiç çıkmadığını, bu nedenle 500 kişinin altına inmediğini, bu nedenle davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi her ne kadar sözleşmenin 6.5. maddesi gereğince öğrenci sayısının 500'ün altına düşmesi halinde cezai şart talep edileceği belirtilmekle birlikte davacının 3 yıl boyunca öğrenci sayısının 500'ün altına düşmesine rağmen buna ses çıkarmayarak sözleşmenin bu şekilde uygulanmasına rıza gösterdiğini, fiili bir uygulamaya dönüştüğünü cezai şart talebinin TMK 2 de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İlk Derece Mahkemesinin sözleşmenin fiili duruma uyarlanmasını gözeterek davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu zira 150.000-TL ye karşılık gelen bütçeye göre inceleme yapılması gerektiği halde bu hususun göz ardı edildiğini, ıslah yapılmadığı gerekçesine dayalı ret kararının da hatalı olduğunu, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.5.4 maddesi gereğince cezai şartın tamamını ödemekle yükümlü olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasında öğrenim bedellerinin davacı banka hesaplarından ödenmesi için protokol imzalandığı ,bu protokol de ; 3 öğretim dönemi için davacı bankanın hesaplarına ödeme yapılacağı ,ödemelerin banka aracılığıyla yapılması karşılığında okul'a 210.000-TL ödeneceği , okul'un öğrence sayısının 500'ün altında gerçekleşmesi halinde 210.000-TL bütçe tutarının eksik gerçekleşen tutarlar oranında düşülerek ödenmesini kabul ettiği ,okul tarafından sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi veya sözleşmeye aykırı harekette bulunması okulun veya öğrenci sayısının 500'ün altında düşmesi halinde yapılan ödemenin tamamının okul tarafından bankaya ödeneceği kararlaştırılmıştır.

17.8.2011 tarihinde imzalanan bu protokolün 3 yıllık süre ile yürürlükte kalacağı kararlaştırılmış ,davacı banka tarafından keşide edilen 11.6.2014 tarihli ihtarname ile ,muhatabın 2013-2014 döneminde taahhüt ettiği öğrenci sayısı kadar öğrenim bedelinin yatırılması gerçekleşmediğinden dolayı protokolün 10.maddesi ile ile kararlaştırıldığı üzere ihtarname karşı yana ulaşınca sona ermek üzere banka tarafından tek taraflı feshedildiği ve sözleşmenin ihlali nedeni ile oluşan 85.126 usd nin derhal bankaya ödenmesi talep edilmiş ,ihtarname davalıya 13.6.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Protokol 2011-2012,2012-2013,2013-2014 öğrenim dönemleri için akdedilmiş olup ;davacının fesih bildirimi öğrenim döneminin sonuna tekabül etmektedir.Protokol 17.8.2011 tarihinde imzalanmış ise de hesabın ilk kullandırımı 2011 yılı ekim ayında 31 kişi ile başlamış akabinde 11.ayda 212 ,12.ayda 314, ocak ayında da 339 kişi olarak gerçekleşmiştir. 150.000-TL ödemenin yapıldığı ayda ki öğrenci sayısı 339 olup ,devam eden yıllarda önce 200,daha sonra da 100 lü rakamlara indiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin incelenmesinde 6.5 maddesinde 500 öğrenci altına inilmesi halinde bütçenin de düşürüleceği kararlaştırılmış ,arkasından bu hükümle çelişecek şekilde öğrenci sayısının 500 ün altına düşmesi halinde okula yapılan ödemenin cezai şart olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.Ödemenin yapıldığı güne kadar öğrenci sayısı 500'e hiç ulaşmadığından banka tarafından protokolde ki hakkın kullanılmak suretiyle 210.000-TL yerine 150.000-TL ödendiğinin anlaşıldığı,banka tarafından sözleşmenin sonuna kadar beklendiği ,süre sona erdiğinde 2013-2014 öğrenim döneminde taahhüdün yerine getirilmediği beyan edilerek davalıya fesih bildirimi yapıldığı anlaşılmaktadır.

TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Örneğin; beş yıl süreli bir “akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBK'nun 179/II. md. uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir.

Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Tekrarlamak gerekirse, her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır.

Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK’nun 179/II. maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Örneğin, sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. (Yargıtay 19 HD nin 2015/17632 esas ,2016/9261karar sayılı ilamı )

Somut olayda, davacı bankanın 3 eğitim ve öğretim yılı boyunca 500'ün altında bulunan öğrenci sayısına itiraz etmeksizin ifaya devam ettiği ,bir çekince koymadığı ,çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmesi nedeniyle ceza koşulunu isteyemeyeceği kanaatına varılmaktadır.Bununla birlikte ,sözleşmede çelişkili hükümler bulunması nedeniyle aleyhe yorum yapma yasağı da dikkate alındığında promosyon bedelinin sözleşmenin 6.5.maddesine dayanılarak eksik ödenerek sözleşme boyunca öğrenci sayısının eksikliğine itiraz edilmemekle birlikte sözleşme sonunda ceza-i şart talep edilmesi TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu nazara alındığında ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gerekli 35,90- TL istinaf karar harcının ; davacı tarafından peşin yatırılan 2.561,63- TL harçtan mahsubu ile fazla olan 2.525,73- TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 13- TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/04/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.