6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Herkesçe kolayca üretilebilen bilgi ticari sır sayılmaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2722 E. 2019/4166 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Gerekçe özeti

Taraflar arasında rekabeti/danışmanlığı sınırlayan bir anlaşma yoksa, önceden danışmanlık verilen işletmenin rakibine danışmanlık verilmesi tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Gerekli tezgâh ve donanıma sahip her firma tarafından malzeme, üretim teknolojisi ve mamul dizaynı yönünden kolayca üretilebilen ürünlere ilişkin bilgi ticari sır sayılmaz. Kaynağı (hangi internet sitesine ait olduğu) belirlenemeyen çıktılarla iltibas iddiası ispatlanmış olmaz; iltibas unsuru içermeyen, rakibin kendi ürünlerine ilişkin fiyat teklifleri de haksız rekabet teşkil etmez.

Ele alınan sorunlar

Ticari sır, know-how ve müşteri çevresine ilişkin haksız rekabet iddialarının ispatı → ret

İddia: Davacılar, kendileriyle geçmişte iş ilişkisi bulunan ve üretim sırları ile müşteri çevresine vakıf olan kişinin diğer davalılarla birlikte rakip şirket kurduğunu, bu şirketin kendilerine ait know-how, ticari sır ve müşteri bilgilerini kullandığını, aynı makine ve kalıpları ithal ederek üretim yaptığını ve internet sitesinde kendi katalog, ürün kodları ile iletişim bilgilerini kopyaladığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı gerçek kişi davacı şirkete bir dönem danışmanlık hizmeti vermiş olsa da, taraflar arasında onun başka şirketlere ve özellikle davalı şirkete danışmanlık hizmeti vermesine engel olacak bir anlaşma bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan mail yazışmalarından davalı şirket adına üçüncü kişilere fiyat teklifi sunulduğu anlaşılmakla birlikte, bu içeriklerde davacı şirket ürünleri ile iltibas oluşturabilecek bir unsur bulunmayıp teklifler davalı şirket ürünlerine ilişkindir. Davacının katalog ürün kodları ve iletişim bilgilerinin davalının internet sitesinde kullanıldığı iddiasıyla sunulan çıktıların üzerinde herhangi bir web sitesi bilgisi bulunmadığından bu çıktıların davalının sitesine ait olduğu anlaşılamamaktadır. Dava konusu ürünlerin üretimi, malzeme, üretim teknolojisi ve mamul dizaynı yönünden gerekli tezgâh ve donanıma sahip her firma tarafından kolayca yapılabildiğinden ticari sır olarak kabul edilemez. Bu çerçevede haksız rekabet sayılacak herhangi bir ihlal bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Ticari sır kavramının sınırı (herkesçe kolayca üretilebilen bilginin sır sayılmaması) ve sözleşmesel sınırlama yokluğunda rakibe danışmanlık verilmesinin haksız rekabet oluşturmaması bakımından; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet ticari sır know-how müşteri çevresi iltibas ispat yükü rekabet yasağı anlaşması

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/2722 E.  ,  2019/4166 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/12/2016 tarih ve 2015/1060 E - 2016/1093 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/03/2018 tarih ve 2017/651-2018/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin poliamid katkılı ısı bariyeri üretimi işi ile iştigal ettiklerini ve bu sektörde Türkiye piyasasında öncü konumunda olduklarını, geçmiş dönemlerde müvekkilleri ile arasında iş ilişkisi bulunması sebebiyle, müvekkillerinin üretim sırlarına ve müşteri çevresine vakıf olan davalılardan ...’ın diğer davalı şahıslarla iş birliği yaparak davalı şirketi kurduğunu, resmi olarak ortağı ve yöneticisi olarak gözükmese de şirketin ...tarafından yönetildiğini, davalı şirketin müvekkilinin know- how bilgileri, ticari sır ve müşteri çevresine ilişkin bilgileri kullanılıp, müvekkilinin ithal ettiği makine ve kalıpların aynısını ithal ederek ısı bariyeri üretimi yapmaya başladığını ve üretilen ürünlerin davalı şirket adına açılan internet sitesinden müvekkilinin müşteri çevresine sattığını, davalı şirket adına açılan internet sitesinde müvekkilinin iletişim bilgileri, katalog, ürün kodları ve hatta iletişim bilgilerinin dahi kopyalanarak satış yapıldığını, davalılarca gerçekleştirilen ve haksız rekabet teşkil eden eylemler sonucunda müvekkillerinin ürün fiyatlarında yaklaşık %15 indirime giderek zarara uğradığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini ve 5.000.- TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ın ısı bariyerlerinin üretimi ve tedariki gibi konularda sektörde bilinen bir kişi olduğunu ve bu nedenle hem davacı hem de davalı şirkete danışmanlık hizmeti verdiğini, davacı şirketçe İtalyan ve Çinli üreticilerden alınan makine ve kalıpların davacıya özel üretilmediğini, dünyanın her yerinde profil üretmek isteyenlere satılan kalıp ve makineler olduğunu bu nedenle ticari sır kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davalı şirkete ait internet sitesi hazırlanırken siteyi hazırlamakla görevli teknik elemanların hatası sonucunda sitenin davacı şirketinin internet sitesiyle benzer hale getirildiğini, bu yanlışlık fark edilir edilmez sitenin yayından kaldırıldığını, site bu şekilde yaklaşık yarım gün yayında kaldığından haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ...'ın davacı şirkete bir dönem danışmanlık hizmeti verdiği ve bu kapsamda davalı şirket adına yurt dışı gezilerine çıktığı ancak taraflar arasında davalının başka şirketlere ve özellikle davalı şirkete danışmanlık hizmeti vermesine engel olacak bir anlaşma bulunmadığı, dosyaya sunulu mail yazışmalarından davalı ... tarafından davalı şirket adına üçüncü kişilere fiyat teklifi sunulduğu anlaşılmaktaysa da bu mail içeriklerinde davacı şirket ürünleri ile iltibas oluşturabilecek bir unsur bulunmadığı, davalı şirket ürünlerine ilişkin fiyat teklifinde bulunulduğu, davacı şirketin katalog ürün kodlarının ve iletişim bilgilerinin davalı şirket wcb sitesinde kullanıldığına dair davalı web sitesinden alınıp dosyaya sunulduğu belirtilen çıktıların davalının web sitesine ait çıktılar olup olmadığının çıktıların üzerinde herhangi bir web sitesi bilgisi olmadığından anlaşılmadığı, bu çerçevede haksız rekabet sayılacak herhangi bir ihlalin olmadığı, dava konusu ısı bariyerlerinin üretiminin malzeme, üretim teknolojisi ve mamul dizaynı yönünden gerekli tezgah ve donanıma sahip her firma tarafından kolayca yapılabileceği, ticari sır olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 27,40 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine,

10/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/513069800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/651 E. 2018/287 K.

Know-how ve müşteri portföyü iddialarında ispat vasıtası yetersizliği

Gerekçe özeti

Haksız rekabet iddiasının kabulü için, iddia edilen fiil ile bu fiilin gizli ortaklık/organik bağ, know-how'ın haksız kullanımı, müşteri portföyünün ayartılması veya iltibas yoluyla gerçekleştirildiğine ilişkin hukuk sistemince kabul edilebilir nitelik ve kesinlikte ispat vasıtası sunulması şarttır; ürünün ticari sır niteliği taşımayan, herkesçe kolaylıkla ulaşılabilir hammadde, teknoloji ve donanımla üretildiği, davacı ile müşterileri arasında tek satıcılık ilişkisi bulunmadığı ve fiyat düşüşünün piyasanın yapısal özelliklerinden kaynaklandığı durumlarda, salt iddia ve şüpheye dayalı olgulardan haksız rekabet sonucuna ulaşılamaz.

Emsal değeri

Standart/kolay ulaşılabilir teknoloji ve donanımla üretilen ürünlerde know-how ve müşteri portföyü ayartılması iddialarının haksız rekabet oluşturması için somut ve kesin ispat vasıtası aranması gerektiğine dair değerlendirmesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: haksız rekabet know-how ticari sır müşteri portföyü iltibas ispat vasıtası gizli ortaklık

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/651

KARAR NO 2018/287

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İLK DERECE MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI 2015/1060 Esas- 2016/1093 Karar

TARİHİ 26/12/2016

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/03/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince istinafı üzerine rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkillerinin 1997 yılından beri Türkiye'de ... 6,6 GF %25 takviyeli ısı bariyerleri konusunda sektörde öncülük eden ve iç ve dış pazarda saygınlık kazanmış şirketler olduğunu, davalılardan ...'ın davalı ... şirketinin kurucusu ve yöneticisi olmasına rağmen kayıtlarda görünmediğini,kurulan bu şirkete ait internet sitesinde davacılara ait Know-how bilgileri, ticari isim ve çevresini kullanarak davacı şirketlerin ithal ettikleri makinelerin ve kalıpların aynısını aynı yerden ithal edip ısı bariyerlerinin üretimini yaptığını ve müvekkili şirketlerin müşteri çevresine sattığını, ayrıca davalı şirketin internet sitesinde davacı şirketin bilgileri, katalog ürün kodları hatta iletişim bilgilerinin de kopyalanarak ticari teamüle ve TTK 54 vd.

maddelerine aykırı davranıldığını iddia ederek, davalı ...'ın davalı şirket yetkilisi olarak görülmese de çıkarttığı kartvizit ve mail çıktılarına göre davalı şirket müdürü olduğu gibi, müvekkili şirketin müşteri portföyünde yer alan şirketlere fiyat teklifinde bulunduğunu, davalının eylemlerinin haksız rekabet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, davalı ...'ın faaliyetleri sonucu davacı şirketin ürün fiyatlarında yaklaşık % l5 indirime gitmesine sebebiyet verdiğini, davranışların haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ın 2003-2012 yılları arasında plastik ham madde üretip geliştiren dava dışı .. Türkiye AŞ, de teknik müdür olarak çalıştığını, davacıların bu firmadan Polyamid maddesi satın aldığını, davacılarla ...'ın bu nedenle tanıştığını, müvekkili ...'ın ısı bariyerlerinin üretimi ve tedariki/vs konularda sektörde bilinen bir kişi olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'ın şahsen ...'dan teknik destek istemesi sonucu ...Türkiye AŞ'nin bilgisi dahilinde, danışmanlık hizmet sözleşmesi ve iş akdi olmadan davacılara teknik destek verdiğini davacılar adına ...'ın yurt dışı fuarlarına katıldığını ve gerekli birimlere bilgilendirme yaptığını, ...'ın, ...'ın iletişim kurduğu İtalyan firmasından 4-5 adet kalıp ve makine alarak Türkiye'de ısı bariyeri üretmeye başladığını,bu sürece diğer davalıların dahlinin olmadığını, 2012 yılında ...'ın ...'dan ayrılarak ....

Ltd Şirketi'nde çalışmaya başladığını, davacıların bu şirketten hammadde almaya başladıklarını, akabinde Çinde ki üreticiden kalıp ve makine satın aldığını, hem İtalyan hem de Çinli üreticilerden satın alınan makine ve kalıpların sadece davacı şirkete özel üretilmediğini, dünyanın her yerinde profil üretmek isteyenlere satılan kalıp ve makineler olduğunu, 2014 yılında davalı şirketin de içinde olduğu 3 şirketin ...'dan teknik destek istediğini, ...'ın yine çalıştığı şirketin bilgisi dahilinde bu kez davalılara teknik destek verdiğini, İtalyan ve Çinli firmalardan fiyat teklifi alıp daha ucuzunu Çinli bir üreticiden kalıp ve makine alarak iç pazarda üretmeye başladığını , davalı şirketin 2014 yılı eylül ayında kurulup Çinli üreticiden aldığı makine ve kalıpların 09/02/2015 tarihinde giriş yaptığını ve 04/06/2015 tarihinde ilk satışını yaptığını, bu arada davacı şirketin müvekkili şirketle irtibat kurarak ortaklık yapmak istediğini bu olmayınca davalı şirketin üretim yapmasını engelleme çabasına girdiğini, bu arada ...'ın ...

ile iletişime geçerek müvekkili şirkete teknik destek vermemesi için ikna etmeye çalıştığını bu amaçla ...'ın çalıştığı K.D,...n şirketi ile iletişime geçtiğini ve Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2015/20876 Soruşturma Dosyasında 6102 sayılı kanuna muhalefetten dolayı suç duyurusunda bulunduğunu,müvekkili ...'ın davacı şirketin ticari sırlarını bilmediğini, bunun için davacı şirketlerin yöneticisi olması ve müşteri listesinin elinde olmasının gerektiğini, müvekkili ...'ın sadece makinelerin kurulması ve üretime başlaması konusunda teknik destek verdiğini , davacı şirketin internet sitesindeki bilgilerin web sitesi düzenlenirken benzer şekilde yapıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine aynı gün web sitesinin düzeltildiğini en fazla yarım gün süren bir durumun haksız rekabet oluşturmayacağını, ayrıca ısı bariyerleri konusunda tüm dünyada üretimin gerekli makinelere sahip herkes tarafından yapılabileceğinin ayrıca davacı şirketlerin kalıp ve makineleri aldığı Çinli ve İtalyan şirketlerin tek satıcısı olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı ...'ın davacıyla birlikte başka şirketlere de bağımlılık ilişkisi olmadan danışmanlık hizmeti verdiği, davalı ...'un gönderdiği maillerde davalı ...'ya ilişkin ürün ve fiyat teklif bildirimlerinin davacının ürünleriyle iltibas ya da haksız rekabet yaratacak nitelikte olmadığı, ayrıca davalıların haksız rekabet teşkil edecek herhangi bir ihlallerinin de bulunmadığı, davacı tarafça üretilen mamullerin malzeme, üretim teknolojisi ve dizayn yönünden gerekli donanıma sahip her firma tarafından kolaylıkla üretilebileceği kabul edilerek davanın reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili, davalıların özellikle ...'ın eylemleri sonucu davacının ürettiği mallarda %15 indirime gitmesinden dolayı kardan elde ettiği zararın hesaplanmadığını, davalı ...'ın davacıdan elde ettiği know-how bilgileriyle ticari sırları müvekkili şirketin sitesinde birebir taklit ederek ... adlı şirketin menfaatine kullandığını ve yayınladığını, bunun haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca ...'ın davacı müşteri portföyünde yer alan şirketlere etik olmayan bir şekilde ... ad ve hesabına mail göndererek fiyat teklifinde bulunduğu, pazarlama yaptığı, dürüstlük kaidelerine uygun olmayan davranışlarla haksız rekabette bulunduğu, ... ile ... arasında organik bir bağ bulunduğu, perde arkasından gizli şirket müdürü olarak hareket ettiği, davacıya ait ürünlerin ürün kodları dahi aynı olarak davalı şirketin web sitesinde kullanıldığını, bu konudaki incelemenin yetersiz olduğunu, itirazlarının nazara alınmadığını, haksız rekabet oluşması için davalının kusurlu olmasının şart olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalı ...'ın ne davacı şirketlerde ne de davalı şirketle hukuki bir bağ ve ilişkisinin olmadığı, bu hususa yönelik bir ispat vasıtası bulunmadığı,bu bağın var olduğuna ilişkin davacı tarafça iddia edilen olguların ise bu sonucu kabul etmeye yetecek nitelikte olmadığı , ...'ın başka şirketlerde çalışırken davacı şirkete teknik destek verdiği ,davalının aynı şekilde davalı Profilsa şirketine de destek verdiği anlaşılmaktadır.

Davalı ...'ın daha evvel çalıştığı firmaların uluslararası firmalar olması asıl oralarda öğrendiği teknik bilgi ve donanımı kullanarak davacıya teknik destek verdiği gözetildiğinde davacının teknik-üretim sırlarının ... tarafından öğrenildiği iddiasının yerinde olmadığı kabul edilmelidir. Bu bağlamda davacı firmanın davalılardan ...'dan know-how bilgisi aldığı adı geçen taraflar arasındaki ilişki tarihinden kolaylıkla çıkarılabilmektedir.

Davacının ürettiği ısı bariyeri ürünlerinin hammadesinin esasen yurtdışında üretilen ve kolay bulunabilen bir malzeme olduğu ticari sır niteliğinde bulunmadığı, üretim teknolojisi yönünden kullanılan (ekstrüzyon) yönteminin bilinen ve kolayca ulaşılabilen bir teknoloji olduğu, mamul dizaynı yönünden bilgisayar teknolojisiyle ortaya çıkan durum karşısında bu aşama yönünden en önemli kısım olan kalıpçılığın da tecrübe sahibi teknik personel tarafından kolaylıkla yerine getirilebilen bir husus olduğu bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak ifade edilmiştir.

Davacının müşteri portföyünde yer alan firmalara-şahıslara davalı adına teklifte bulunulduğu iddiası açısından davalı ...'ın mcaglayan ve jafar adlı şahısların e posta adreslerine gönderildiği belirtilen görüntülerin üzerinde web adreslerinin bulunmadığı davalının web sitesinden alınıp alınmadığının belirlenemediği bilirkişi raporunda ifade edilmiştir. Bu görüntüler Küçükçekmece CBS 2015/20876 Sor-2015/30042 Kar sayılı KYOKla sonuçlanan soruşturma dosyası ile İstanbul CBS 2015/67917 Sor-2015/44913 Kar. Sayılı KYOK la sonuçlanan soruşturma dosyasında yer alan görüntüler olup, esasen davacının ürettiği ürünlerin spesifik ürünler olmadığı bilirkişi tarafından ifade edildiğine göre bazı profil görüntülerinden yola çıkarak davacının ürünleri ile iltibas yaratıldığı iddiası ile davacının ürettiği ürünlerin alıcıları (müşteriler) arasında tek satıcılık sözleşmesi olmadığına göre davacının müşterileri arasında yer alan şahıslar ile davalı ...

firmasının müşterilerinin kesişmesi mümkündür. Bu bağlamda salt e. postalardan yola çıkılarak davacının müşteri portföyünün davalı ... aracılığıyla davalı ... ile paylaşıldığı ve ayartıldığı böylelikle haksız rekabet olduğu iddialarını kabul etmek mümkün görülmediği gibi bu sonuca varmaya yeterli ve hukuk sistemi tarafından kabul edilecek nitelik ve kesinlikte ispat vasıtasının dosyada bulunmadığı kabul edilmelidir.

Davacı, mamul fiyatlarında indirim yaptığını, böylelikle kar marjının düştüğünü belirterek bu durumu, davalının haksız rekabetine bağlamış ise de buna yönelik bir ispat vasıtası da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının faaliyette bulunduğu piyasanın, sınırlı sayıda üretici-satıcının bulunduğu bir piyasa olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda piyasaya davacıyla aynı konumda giren her üretici satıcı önceki üretici-satıcıların kar marjını düşürür. Bu anlamda davacının fiyat düşürmesi yoluyla uğradığını ve davalıların buna neden olduğunu öne sürdüğü kardan zararın, davacının içinde bulunduğu piyasanın özelliklerinden kaynaklanan bir zarar olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Bununla birlikte rekabet sağlıklı ve eşit koşullarda yapılmak durumundadır.

Bir satıcı-üreticinin haksız rekabetinin varlığı halinde serbest rekabet koşulları bozulmuş olacaktır.

Sonuç olarak davalıların haksız rekabette bulundukları iddia edilmiş ise de haksız rekabetin varlığı, davalı ...'ın davalı ... şirketinin gizli ortağı ve yöneticisi olduğu ve ...'ın haksız rekabet teşkil ettiği öne sürülen faaliyetlerinin varlığı ve bu faaliyetler neticesi davacının zarara uğradığını kabul etmeye yetecek nitelikte ispat vasıtası sunulmadığı, davacının ticari ve üretim sırları ile müşteri portföyünün haksız bir şekilde davalı şirkete yönlendirildiği iddialarının da iddia boyutunda kaldığı, davacının ürünlerini üretmede kullandığı donanımın standart üretim araçları olduğu, üretilen mamullerin de aynı piyasada spesifik bir şekilde ayrıştırılabilen ürünler olmadığı, aynı şekilde bu iddiaların ortaya atılmasına yol açılan olgulardan davacı tarafın ulaştığı sonuca ulaşmanın, geçerli hukuksal çıkarımlar çerçevesinde mümkün görülmediği, bu durumda ilk derece mahkemesince varılan kararın usul ve yasaya, dosya içeriğine uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL harçtan peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak hazine'ye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/03/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.