Hisse devriyle ortaklık sıfatı biten davacının hukuki yararı kalmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3405 E. 2019/4427 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Hukuki yarar dava şartı olup yalnızca davanın açıldığı anda değil, yargılamanın devamı süresince de bulunmalıdır. Şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum atanması istemiyle dava açan ortak, dava sırasında hisselerini devrederek ortaklık sıfatını yitirirse hukuki yararı ortadan kalkar ve dava usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Dava sırasında ortaklık sıfatının sona ermesi ve hukuki yararın devamı → ret
İddia: Davacı ortak, diğer ortağın kötüniyetli davrandığını, kendisini şirketten devre dışı bıraktığını ve şirketin içinin boşaltılmakta olduğunu ileri sürerek müdürün azlini ve şirkete kayyum atanmasını istemiştir.
Gerekçe: Taraflar, dava açıldıktan sonra şirketteki hisselerini dava dışı üçüncü kişiye devrederek ortaklıktan ayrılmışlardır. Hukuki yarar, davanın devamı süresince de bulunması gereken ve dava şartı niteliğinde olan bir unsurdur; davacının ortaklık sıfatı ortadan kalktığından hukuki yararı da ortadan kalkmıştır. Bu nedenle dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Dava sırasında hisse devriyle ortaklık sıfatını yitiren davacının hukuki yararının da sona ereceği ve davanın usulden reddi gerektiği bakımından; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hukuki yarar: dava şartı niteliğindedir ve yargılamanın devamı süresince de bulunmalıdır; ortaklık sıfatının sona ermesiyle ortadan kalkar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar↗ dava şartı↗ ortaklık sıfatı↗ hisse devri↗ müdürün azli↗ kayyum atanması↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3405 E. , 2019/4427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/09/2016 tarih ve 2016/1072 E. - 2016/718 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 29/03/2018 tarih ve 2018/64-2018/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Raytech Ray San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ... ve ... tarafından 27/02/2014 tarihli sözleşme ile %50-%50 oranında hisselerle kurulduğunu, kuruluşun amacı 06/03/2014 tarih 8522 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde demiryollarına trifon imalatı olarak açıklandığını, bu şirketten sağlanan kısmi sermaye ile şirketin kurulu bulunduğu adresin kiralandığını, kendisinin emek ortağı olduğunu, temin edilen makinaların kendisi tarafından iş yerine monte edildiğini, bu işler bittikten sonra ...'un kendisini devre dışı bıraktığını ve hisselerini de annesine devir ettiğini, şirket adına uzun vadeli çekler keşide ettiğini, İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün 2016/11727 Esas sayılı dosyası ile takip başlatılarak, şirkete ait makinaların haciz edildiğini, makinalar satılarak şirketin içinin boşaltılacağını, davalı ...
işbu eylemleri ile en başından bu yana kötüniyetli olarak hareket ettiğini, kendisi aleyhine nitelikli dolandırıcılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğünden azlini ve şirkete kayyum atanmasını istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların şirketteki hisselerini dava açıldıktan sonra 20/06/2016 tarihinde dava dışı 3. kişiye devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, bu hale göre, davacının ortaklık sıfatı ortadan kalktığından davanın devamı süresince bulunması gereken ve dava şartı niteliğinde olan hukuki yararın davacı bakımından ortadan kalktığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512812400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz