6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tüzel kişiliği sona eren şirket hakkında karar verilemez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1929 E. 2019/3465 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Dava konusu şirket yargılama sırasında re'sen sicilden terkin edilerek tüzel kişiliğini yitirmişse, o şirketle ilgili herhangi bir karar verilemeyeceğinden dava konusuz kalır ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir; davalı yasal hasım konumunda olup davanın açılmasına sebebiyet vermemişse yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır.

Ele alınan sorunlar

Şirketin yargılama sırasında re'sen sicilden terkin edilmesi ve davanın konusuz kalması → kabul

İddia: Davacılar, ortağı oldukları şirkete kayyım olarak atanan davalıların aldığı kararların mevzuata ve şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek bu kararların yok hükmünde sayılmasını istemiştir.

Gerekçe: Davacıların ortağı, davalıların kayyım olarak atandığı anonim şirket yargılama aşamasında 670 sayılı KHK ile re'sen sicilden terkin edilmiştir; bu bağlamda tüzel kişiliği kalmayan şirket ile ilgili herhangi bir karar verilemeyeceğinden, konusuz kalan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Konusuz kalan davada yargılama giderlerinin kime yükleneceği → ret

Gerekçe: Davalı taraf yasal hasım konumunda olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, davacılar tarafından yapılan yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılmıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Tüzel kişiliği yargılama sırasında sona eren şirkete ilişkin davanın konusuz kalması ve yasal hasmın yargılama giderinden sorumlu tutulmaması bakımından; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma karar verilmesine yer olmadığı tüzel kişiliğin sona ermesi re'sen sicilden terkin kayyım yasal hasım yargılama giderleri

Atıf yapılan mevzuat: 670 sayılı KHK

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/1929 E.  ,  2019/3465 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/04/2017 tarih ve 2016/511 Esas 2017/339 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 31/01/2018 tarih ve 2017/539-2018/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı Hisar Eğitim Turizm A.Ş'ye İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/ 2122 D.İŞ sayılı dosyası ile davalıların kayyım olarak atandığını, davalıların kayyım olarak aldıkları kararların mevzuat ve şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararların yok hükmünde sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, açılan davanın yasal dayanağı bulunmadığını, ayrıca ilgili şirketin 670 sayılı KHK ile re'sen sicilden terkin edildiğini, bu nedenlerle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların ortağı, davalıların da kayyım olarak atandığı Hisar Eğitim Turizm Sanayi Dış Ticaret A.Ş'nin yargılama aşamasında 670 sayılı KHK ile re'sen sicilden terkin edildiği, bu bağlamda tüzel kişiliği kalmayan şirket ile ilgili herhangi bir karar verilemeyeceği gerekçeleriyle konusuz kalan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve davalı tarafın da yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerine bırakılmasına karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince; istinaf yoluna başvuran davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 06/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512809300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/539 E. 2018/67 K.

Tüzel kişiliği terkinle sona eren şirkete ilişkin davada hukuki yarar

Gerekçe özeti

Bir tüzel kişiliğin yargılama sırasında resen sicilden terkin edilerek hukuki varlığının sona ermesi halinde, o tüzel kişiliğe ilişkin alınan yönetim/kayyım kararlarının iptali istemiyle açılan davada davacının hukuki yararı, dava şartı olarak yargılamanın her aşamasında varlığını sürdürmek zorundadır; terkinle bu yarar ortadan kalkarsa dava konusuz kalır ve istinaf/dava reddedilir.

Emsal değeri

Dava sürecinde davanın taraflarından birinin (dava dışı şirketin) tüzel kişiliğinin resen terkin ile sona ermesi halinde, bu şirkete ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada hukuki yarar dava şartının dava sürecinde de devam etmesi gerektiği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: hukuki yarar dava şartı kayyım atanması konusuz kalma tüzel kişiliğin sona ermesi yok hükmü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/539

KARAR NO 2018/67

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/04/2017

NUMARASI 2016/511 Esas 2017/339 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Yönetim Kurul Kararlarının Butlanı-İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/01/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı H..A.Ş ye İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliği' nin 2016/ 2122 D.İŞ sayılı dosyası ile davalıların kayyım olarak atandığını, davalıların kayyım olarak aldıkları kararların mevzuat ve şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu, bu nedenlerle alınan kararların yok hükmünde sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, açılan davanın yasal dayanağı bulunmadığını, ayrıca ilgili şirketin 670 sayılı KHK ile resen sicilden terkin edildiğini, bu nedenlerle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıların ortağı, davalıların da kayyım olarak atandığı H...Dış Ticaret A.Ş nin yargılama aşamasında 670 sayılı KHK ile resen sicilden terkin edildiği, bu bağlamda tüzel kişiliği kalmayan şirket ile ilgili herhangi bir karar verilemeyeceğinden, konusuz kalan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve davalı tarafın da yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili, kayyım atamanın görevsiz mahkemece yapıldığı, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu, kayyımın işlemlerinin kontrolünün gözetilmediği, şirkete kayyım atama koşullarının oluşmadığı,yerel mahkemenin verdiği kararın kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı olduğu hissedarların atamadığı, esas sözleşmeyle de atanmayan bir yönetimin alacağı kararların sakat ve hükümsüzlükle malul olduğunu öne sürerek, iptalini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava dışı şirkete kayyım- yönetici atanması yönündeki Sulh ceza hakimliğinin kararı dosyada bulunmamakla birlikte, karara itiraz üzerine, itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/04/2016 tarih ve 2016/2184 Diş sayılı karar örneği bulunmaktadır. Kayyım atanmasına ilişkin İst Anadolu 9. Sulh C. Hakimliğinin 2016/2122 Diş sayılı dosyası istenmiş ise de dosyada gizlilik kararı bulunduğu ve UYAP dışı yapıldığı gerekçesiyle dosya-evrak gönderilmemiştir. Dava dışı şirketin 670 sayılı KHK ile 24/08/2016 tarihinde resen terkin edildiği İTO sicil müdürlüğünden gelen cevabi yazıda ifade edilmiştir. Bu durumda terkin tarihinden önceki dönem açısından kayyımların yaptıkları işlemlerin analizi mümkün olmadığı gibi, Sulh Ceza Hakimliğince bir suç soruşturması ile ilgili olarak verildiği anlaşılan kayyım/yönetim kurulu atanması kararının Ticaret Kanunu kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir.

Dava dışı şirketin hukuki varlığı ortadan kalktığına göre davacıların hukuki menfaat dava şartı da dava sürecinde ortadan kalkmış durumdadır. Zira davacıların dava açarken sahip olmaları gereken ve davanın görülebilmesi için gerekli olan HMK'nın 114/1-h maddesinde ifade edilen hukuki yararın, dava sürecinde de var olması- varlığını sürdürmesi gerekmektedir. Bu durum davanın görülebilmesi ve sonuçlandırılması için zorunludur. Davalıların Sulh Ceza Hakimliğince kayyım olarak atandığı dava dışı şirketin tüzel kişiliği sona erdiğine göre, bu şirketin yönetimini mahkeme kararıyla terkin öncesi devralan davalıların atanmasına ve o döneme ilişkin yaptığı işlemlere yönelik davacıların hukuki yararları da ortadan kalkmıştır.

Bu durumda mahkemece verilen karar, usul ve yasaya uygun olup, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 31/01/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.