Gümüş nitrat testi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2754 E. 2019/4235 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümüş nitrat testi↗ ttk 1178↗ ttk 1185↗ hasar tespit tutanağı↗ hasar ihbarı↗ nakliyat sigortası↗ husumet itirazı↗ rücuen alacak↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ taahhütname↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2018/2754 E. , 2019/4235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/02/2018 tarih ve 2015/290-2018/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı Alarko Carrier San. ve Tic. A.Ş.'ye ait klima emtiasının davalı tarafından Tayland'dan İstanbul'a taşınması sırasında hasarlandığını, hasar nedeniyle sigorta kapsamında sigortalıya ödemede bulunulduğunu ileri sürerek TTK'nın 1301-1361. maddeleri uyarınca 4.431,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, iddia edilen hasara ilişkin müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, sigortalı klima emtiasının gemiden tahliye edildikten sonra karayolu ile Türker Lojistiğe ait antrepoya nakledildiği, kara taşımasının davadışı Metro firması tarafından yerine getirilip, davalının karayolu nakliyesi ile ilgili bir taahhüdünün bulunmadığı, malın antrepoya teslimi sırasında konteyner tavanındaki yırtık-delik ile emtiadaki ıslanma ve buna bağlı hasarın tespit edildiği, hasar tespit tutanağında taşıyıcıyı yada onun temsilcisinin imzası yer almadığından tutanağın hasar ihbarı niteliği taşımadığı, bu durumda taşıyıcıya ayrıca bir hasar ihbarının yapılması gerektiği, ancak yük ilgilisi - sigortalı tarafından TTK 1185. maddesine göre süresinde hasar ihbarı yapılmadığı, bu durumda emtiadaki ıslanma ve hasarın yük taşıyıcının sorumluluk alanında iken ve taşıyıcı kusuru ile meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, yükün gemiden tahliyesinden sonra hasar ile ilgili olarak herhangi bir inceleme ve tespit yapılmadığı, bu aşamada yükün gemiden tahliyesi sırasında konteyner tavanında delik - yırtık olduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya sunulamadığı, yükün gemiden tahliyesinden sonra karayolu taşıması da söz konusu olduğundan konteynerdeki yükün ıslanmasına sebebiyet veren yırtığın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin söylenemeyeceği, zira yükün antrepoya teslimi sırasında ve sonrasında konteynerdeki delikten sızan ve yükün ıslanmasına sebebiyet veren suyun deniz suyu olup olmadığı konusunda gümüş nitrat testinin de yapılmadığı, dolayısıyla ıslanmanın deniz suyundan yani deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin de mevcut delillerden anlaşılamadığı, sonuç olarak yükteki ıslanma ve hasarın taşıyıcının sorumluluk sahasında iken ve taşıyıcının kusuru ile meydana geldiği dosya kapsamına göre ispatlanamadığından taşıyıcının TTK 1178. maddesine göre yük hasarından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemelerden kaynaklı rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu emtianın Haydarpaşa Limanında boşaltılmasından sonra Gebze Gümrüğüne kara yoluyla nakliyesinin kim tarafından üstlenildiği, davalının taşımanın bu ayağını üstlenip üstlenmediği ve bu konuda herhangi bir taahhüdünün bulunup bulunmadığı hususlarının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan davacının da iddia ettiği üzere, emtiada hasara sebep olan ıslanma ve buna bağlı küflenmenin bir gün süren karayolu taşıması sırasında oluşmasının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığı hususu da mahkemece değerlendirilmemiştir. Tüm bu yönler bakımından gerekirse ek bir bilirkişi raporu almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7996 E. 2014/14451 K.
Ortak:nakliyat sigortası · taşıyıcı · ihbar · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · temsil · teslim
İncelediğiniz kararda… lu ile Türker Lojistiğe ait antrepoya nakledildiği, kara taşımasının davadışı Metro firması tarafından yerine getirilip, davalının karayolu nakliyesi ile ilgili bir «taahhüdünün» bulunmadığı, malın antrepoya «teslimi» sırasında konteyner tavanındaki yırtık-delik ile emtiadaki ıslanma ve buna bağlı «hasarın» tespit edildiği, «hasar tespit tutanağında» «taşıyıcıyı» yada onun «temsilcisinin» imzası yer almadığından tutanağın «hasar ihbarı» niteliği taşımadığı, bu durumda taşıyıcıya ayrıca bir hasar ihbarının yapılması gerektiği, ancak yük ilgilisi - sigortalı tarafından TTK 1185. maddesine göre süresinde hasar ihbarı yapılmadığı, bu durumda emtiadaki ıslanma ve hasarın yük «taşıyıcının sorumluluk» alanında iken ve taşıyıcı «kusuru» ile meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, yükün gemiden tahliyesinden sonra hasar ile ilgili olarak herhangi bir inceleme ve tespit yapılmadığı, bu aşamada yükün gemiden tahliyesi sırasında konteyner tavanında delik - yırtık olduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya sunulamadığı, yükün gemiden tahliyesinden sonra karayolu taşıması da söz konusu olduğundan konteynerdeki yükün ıslanmasına sebebiyet veren yırtığın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin söylenemeyeceği, zira yükün antrepoya teslimi sırasında ve sonrasında konteynerdeki delikten sızan ve yükün ıslanmasına sebebiyet veren suyun deniz suyu olup olmadığı konusunda «gümüş nitrat testinin» de yapılmadığı, dolayısıyla ıslanmanın deniz suyundan yani deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin de mevcut delillerden anlaşılamadığı, sonuç olarak yükteki ı …
… dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında sigortalanan dava dışı Alarko Carrier San. ve Tic.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalanan emtianın hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemelerden kaynaklı «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu taşımada emtianın gönderilene 18/06/2010 tarihinde ve «depo» binasında «teslim» edildiği, gönderilen firma yetkilisi tarafından taşıma «irsaliyesine» konteyner içindeki malzemelerin ıslak ve hasarlı şekilde teslim alındığı yönünde meşruat verildiği, TTK'nın 1066. madde hükmüne göre emtiayı teslim alan yük ilgilisinin malların «ziya» veya «hasarını» «taşıyana» veya boşaltma limanındaki «temsilcisine» yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, olayda emtiayı 18/06/2010 tarihinde teslim alan yük ilgilisi Karyer tarafından taşıyanın temsilcisi DHL A.Ş'ye 08/07/2010 düzenleme tarihli bir «ihtarname» düzenlendiği ancak bu ihtarnamenin tebliğine dair delil sunulmadığı gibi malın «teslim tarihinin» 18/06/2010, ihtarnamenin düzenleme tarihinin ise 08/07/2010 olmasına göre «ihbarın» süresinde de olmadığı, yük ilgilisi olan gönderilen tarafından TTK'nın 1066. madde hükmüne uygun şekilde «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirilmemiş olduğu, TTK'nın 1066/3. fıkra hükmüne göre hasarın «taşıyanın sorumlu» olmadığı bir sebepten doğduğuna dair «taşıyan lehine karine» doğduğu, bu itibarla davada «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu, davacı taraf delilleri arasında sunulan ekspertiz raporunda sigortalı tarafından konteyner üzerinde delik/yırtık olduğu, nakliye esnasınd …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı olarak «taşıyıcı» aleyhine açılan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
A.Ş'nin malı, davacının sigortalısına «teslimi» esnasında düzenlenen 18.06.2010 tarihli taşıma «irsaliyesinde» ''Konteyner içindeki malzemeler ıslak ve hasarlı teslim alınmıştır, konteyner mühürlü olup, açıldıktan sonra içinde ıslaklık görülmüştür.'' şeklinde «ihtirazi kayıt» bulunduğunu, bu nedenle 6762 sayılı TTK'nın 1066. maddesi gereğince gerekli «ihbarın» yapılmış olduğunu bildirerek, rapora itiraz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan lehine karine · ifa yardımcısı · teslim tarihi · taşıyanın sorumluluğu · ihbar yükümlülüğü · ihtirazi kayıt · karine · irsaliye
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu taşımada emtianın gönderilene 18/06/2010 tarihinde ve «depo» binasında «teslim» edildiği, gönderilen firma yetkilisi tarafından taşıma «irsaliyesine» konteyner içindeki malzemelerin ıslak ve hasarlı şekilde teslim alındığı yönünde meşruat verildiği, TTK'nın 1066. madde hükmüne göre emtiayı teslim alan yük ilgilisinin malların «ziya» veya «hasarını» «taşıyana» veya boşaltma limanındaki «temsilcisine» yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, olayda emtiayı 18/06/2010 tarihinde teslim alan yük ilgilisi Karyer tarafından taşıyanın temsilcisi DHL A.Ş'ye 08/07/2010 düzenleme tarihli bir «ihtarname» düzenlendiği ancak bu ihtarnamenin tebliğine dair delil sunulmadığı gibi malın «teslim tarihinin» 18/06/2010, ihtarnamenin düzenleme tarihinin ise 08/07/2010 olmasına göre «ihbarın» süresinde de olmadığı, yük ilgilisi olan gönderilen tarafından TTK'nın 1066. madde hükmüne uygun şekilde «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirilmemiş olduğu, TTK'nın 1066/3. fıkra hükmüne göre hasarın «taşıyanın sorumlu» olmadığı bir sebepten doğduğuna dair «taşıyan lehine karine» doğduğu, bu itibarla davada «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu, davacı taraf delilleri arasında sunulan ekspertiz raporunda sigortalı tarafından konteyner üzerinde delik/yırtık olduğu, nakliye esnasınd …
A.Ş'nin malı, davacının sigortalısına «teslimi» esnasında düzenlenen 18.06.2010 tarihli taşıma «irsaliyesinde» ''Konteyner içindeki malzemeler ıslak ve hasarlı teslim alınmıştır, konteyner mühürlü olup, açıldıktan sonra içinde ıslaklık görülmüştür.'' şeklinde «ihtirazi kayıt» bulunduğunu, bu nedenle 6762 sayılı TTK'nın 1066. maddesi gereğince gerekli «ihbarın» yapılmış olduğunu bildirerek, rapora itiraz etmiştir.
Ancak davacı vekili davalının «ifa yardımcısı» olan A.T.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2754 E. , 2019/4235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/02/2018 tarih ve 2015/290-2018/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı Alarko Carrier San. ve Tic. A.Ş.'ye ait klima emtiasının davalı tarafından Tayland'dan İstanbul'a taşınması sırasında hasarlandığını, hasar nedeniyle sigorta kapsamında sigortalıya ödemede bulunulduğunu ileri sürerek TTK'nın 1301-1361. maddeleri uyarınca 4.431,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, iddia edilen hasara ilişkin müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, sigortalı klima emtiasının gemiden tahliye edildikten sonra karayolu ile Türker Lojistiğe ait antrepoya nakledildiği, kara taşımasının davadışı Metro firması tarafından yerine getirilip, davalının karayolu nakliyesi ile ilgili bir taahhüdünün bulunmadığı, malın antrepoya teslimi sırasında konteyner tavanındaki yırtık-delik ile emtiadaki ıslanma ve buna bağlı hasarın tespit edildiği, hasar tespit tutanağında taşıyıcıyı yada onun temsilcisinin imzası yer almadığından tutanağın hasar ihbarı niteliği taşımadığı, bu durumda taşıyıcıya ayrıca bir hasar ihbarının yapılması gerektiği, ancak yük ilgilisi - sigortalı tarafından TTK 1185. maddesine göre süresinde hasar ihbarı yapılmadığı, bu durumda emtiadaki ıslanma ve hasarın yük taşıyıcının sorumluluk alanında iken ve taşıyıcı kusuru ile meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, yükün gemiden tahliyesinden sonra hasar ile ilgili olarak herhangi bir inceleme ve tespit yapılmadığı, bu aşamada yükün gemiden tahliyesi sırasında konteyner tavanında delik - yırtık olduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya sunulamadığı, yükün gemiden tahliyesinden sonra karayolu taşıması da söz konusu olduğundan konteynerdeki yükün ıslanmasına sebebiyet veren yırtığın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin söylenemeyeceği, zira yükün antrepoya teslimi sırasında ve sonrasında konteynerdeki delikten sızan ve yükün ıslanmasına sebebiyet veren suyun deniz suyu olup olmadığı konusunda gümüş nitrat testinin de yapılmadığı, dolayısıyla ıslanmanın deniz suyundan yani deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin de mevcut delillerden anlaşılamadığı, sonuç olarak yükteki ıslanma ve hasarın taşıyıcının sorumluluk sahasında iken ve taşıyıcının kusuru ile meydana geldiği dosya kapsamına göre ispatlanamadığından taşıyıcının TTK 1178.
maddesine göre yük hasarından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemelerden kaynaklı rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu emtianın Haydarpaşa Limanında boşaltılmasından sonra Gebze Gümrüğüne kara yoluyla nakliyesinin kim tarafından üstlenildiği, davalının taşımanın bu ayağını üstlenip üstlenmediği ve bu konuda herhangi bir taahhüdünün bulunup bulunmadığı hususlarının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan davacının da iddia ettiği üzere, emtiada hasara sebep olan ıslanma ve buna bağlı küflenmenin bir gün süren karayolu taşıması sırasında oluşmasının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığı hususu da mahkemece değerlendirilmemiştir.
Tüm bu yönler bakımından gerekirse ek bir bilirkişi raporu almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512643900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz