Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9506 E. 2013/8504 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 150↗ mirasçılık↗ açılmamış sayılma↗ kâr dağıtımı↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalılar ... ile ...'nın iş yerini fiilen çalıştıran şahıs olmadıkları, resmi olarak adlarına kayıtlı olsa dahi, işyerlerinin anılan davalıların eşleri olan diğer gerçek kişi davalılarca fiilen çalıştırıldığı, tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin
fiil ile bağlantılı olduğu, bu fiile yani davacı markasına tecavüzlü rakıyı satışa sunan kişilerin fiilden sorumlu tutulacak olmaları sebebiyle adı geçen davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki talebin husumetten reddine, davalı şirketin fuar standında “... Rakısı” markasını taşıyan ürünlerin teşhir edildiği, davacı markasının davalı ürünleri üzerinde benzer şekilde kullanmış olduğunu, ancak reyonda rakı satışının bulunmadığının tespitinin yapıldığı, her ne kadar davalının fuarda söz konusu ürünlerin sadece teşhir etmek suretiyle bulundurduğu savunması mevcut ise de, satışa müsait irtibat bilgilerinin mevcut olmasının yanında ürünlerin ...'deki diğer davalılara ait işletmelerde kullanılmış olmasının, adı geçen davalının söz konusu ürünleri piyasaya sattığı sonucuna varıldığı, davalı şirketin tescil edilen “Meytekirdağı” ibareli markasını kullanmayıp, davacının "... Rakısı" ibareli markasını gerek ibareleri aynen kullanmak, gerekse yazım şeklini dahi benzetmek üzere hazırladığı etiketleri rakı şişelerinin üzerine yapıştırarak, davacının tanınmış markasını taklit ve dolayısıyla haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiği gerekçesiyle, davanın mirasçılarına teşmil edilmemesinden dolayı vefat eden davalı ... hakkındaki davanın HMK'nın 150/... maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar ... ve ... haklarındaki davanın husumetten reddine, davalı .... Ltd. Şti. hakkındaki davanın kısmen kabülü ile, davacının markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının “... Rakısı” markası ile Türkiye'ye ürün ithal ve ihraç etmesinin, satmasının ve dağıtmasının engellenmesine, 50.000,00 TL maddi ve ....000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan şirketten tahsiline, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacının markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refi'ne, “... Rakısı” markalı rakıların satışının engellenmesine, 500,00 TL. maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Sanayi Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
...-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değiildir.
...-Dava, marka hakkına yapılan tecavüzün giderilmesi ve tazminat talebine ilişkindir. Davalı ... Sanayi Ltd. Şti.'nin Türkiye'de düzenlenen fuarda stand kurarak davaya konu marka altında tanıtımda bulunduğu sabittir. Ancak, mahkeme gerekçesinde davalı şirketin Türkiye'de satım ve dağıtım yaptığının kabulüne gerekçe gösterilen gerçek kişi diğer davalılarda ele geçen davalı şirket ürünlerinin anılan davalılar tarafından yasa dışı yollarla ülkeye sokulduğu, bu davalılar aleyhinde açılan dava sonucu kaçakçılık suçundan mahkum olmaları nedeniyle anlaşılmış olması karşısında davacının maddi zararının nasıl oluştuğu açıklığa kavuşturulmadan yazılı gerekçe ile mümeyyiz davalı aleyhine maddi tazminata hükmolunması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka Hakkına Tecavüz ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7066 E. 2023/6718 K.
Ortak:mirasçılık · açılmamış sayılma · kâr dağıtımı · taşıyan · maddi tazminat · haksız rekabet · avans faizi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… llanmak, gerekse yazım şeklini dahi benzetmek üzere hazırladığı etiketleri rakı şişelerinin üzerine yapıştırarak, davacının tanınmış markasını taklit ve dolayısıyla «haksız rekabet» fiilini gerçekleştirdiği gerekçesiyle, davanın «mirasçılarına» teşmil edilmemesinden dolayı vefat eden davalı ... hakkındaki davanın HMK'nın 150/... maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar ... ve ... haklarındaki davanın «husumetten» reddine, davalı ....
… ıs olmadıkları, resmi olarak adlarına kayıtlı olsa dahi, işyerlerinin anılan davalıların eşleri olan diğer gerçek kişi davalılarca fiilen çalıştırıldığı, tecavüz ve «haksız rekabet» eylemlerinin fiil ile bağlantılı olduğu, bu fiile yani davacı markasına tecavüzlü rakıyı satışa sunan kişilerin fiilden sorumlu tutulacak olmaları sebebiyle adı geçen davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki talebin husumetten reddine, davalı şirketin fuar standında “...
Rakısı” markası ile Türkiye'ye ürün ithal ve ihraç etmesinin, satmasının ve dağıtmasının engellenmesine, 50.000,00 TL maddi ve ....000,00 TL manevi tazminatın «avans faizi» ile davalıdan şirketten tahsiline, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacının markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve refi'ne, “...
Benzer bu kararda… ıs olmadıkları, resmi olarak adlarına kayıtlı olsa dahi, işyerlerinin anılan davalıların eşleri olan diğer gerçek kişi davalılarca fiilen çalıştırıldığı, tecavüz ve «haksız rekabet» eylemlerinin fiil ile bağlantılı olduğu, bu fiile yani davacı markasına tecavüzlü rakıyı satışa sunan kişilerin fiilden sorumlu tutulacak olmaları sebebiyle adı geçen davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki talebin husumetten reddine, davalı şirketin fuar standında “Tekirdağ Rakısı” markasını «taşıyan» ürünlerin teşhir edildiği, davacı markasının davalı ürünleri üzerinde benzer şekilde kullanmış olduğunu, ancak reyonda rakı satışının bulunmadığının tespitinin yapıldığı, her ne kadar davalının fuarda söz konusu ürünlerin sadece teşhir etmek suretiyle bulundurduğu savunması mevcut ise de, satışa müsait irtibat bilgilerinin mevcut olmasının yanında ürünlerin İzmir'deki diğer davalılara ait işletmelerde kullanılmış olmasının, adı geçen davalının söz konusu ürünleri piyasaya sattığı sonucuna varıldığı, davalı şirketin tescil edilen “Meytekirdağı” ibareli markasını kullanmayıp, davacının "Tekirdağ Rakısı" ibareli markasını gerek ibareleri aynen kullanmak, gerekse yazım şeklini dahi benzetmek üzere hazırladığı etiketleri rakı şişelerinin üzerine yapıştırarak, davacının tanınmış markasını taklit ve dolayısıyla haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiği gerekçesiyle davanın «mirasçılarına» teşmil edilmemesinden dolayı vefat eden davalı ... hakkındaki davanın HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar ... ve ... haklarındaki davanın husumetten reddine, davalı ....
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirket hakkındaki «maddi tazminat» talebi yönünden yapılan incelemede; davalının bu marka adı altında Türkiye'de satışı bulunmadığı, davacı tarafından fiili bir maddi «kaybının» olduğunun ispat edilemediği gibi yoksun kaldığı kazancın da bulunmadığı, bu davalı yönünden talep edilen maddi tazminatın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kesinleşen kısımlar yönünden de «infazda» kolaylık olması açısından tekrar karar verilerek davalı ... hakkındaki davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar ... ve ... haklarındaki davanın «husumetten» reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve refi'ne, bu davalının kaçak yollarla elde edilen Tekirdağ Rakısı markalı rakıları satışının engellenmesine, takdiren 500,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine, davalı ....Ltd.Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli 'Tekirdağ Rakısı' markasına davalının KKTC'de ürettiği ve Türkiye'de fuarda davacı markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde kullanım, sergileme ve kartvizit dağıtma eylemleri markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Tek …
Şti. hakkındaki davanın kısmen kabülü ile davacının markasına tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının “Tekirdağ Rakısı” markası ile Türkiye'ye ürün ithal ve ihraç etmesinin, satmasının ve dağıtmasının engellenmesine, 50.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın «avans faizi» ile davalı şirketten tahsiline, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · direnme kararı · hakkaniyet · tazminat davası · infaz · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı
Benzer bu karardaUluslararası İzmir Fuarına getirildiği ve sergilendiği, ayrıca ürünlerin pazarlanması amacıyla kartvizitler «dağıtıldığının» sabit olduğu, diğer davalılara ait iş yerlerinde “MEY Tekirdağ RAKISI+Şekil” ibareli rakıların ele geçirildiği ve davalı şirket tarafından Buca İlçe Jandarma Komutanlığına gönderilen yazı ile ele geçirilen rakıların kendilerinin ürünü olduğunun belirtildiği, davacı vekili davalı şirket yönünden markaya tecavüz oluşturan rakıların fuara getirilmesi ve bu ürünlerin pazarlanması amacıyla kartvizitler dağıtılması nedeniyle ayrıca diğer davalılara ait iş yerlerinde ele geçirilen ürünlerin davalı şirket tarafından Türkiye’ye sokulduğundan bahisle fiili kayıp ve yoksun kaldığı kazanç için toplam 98.500,00 TL «maddi tazminat» talebinde bulunduğu, «yoksun kalınan» kazancın hesaplanmasında ise 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 66 maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde maddesinde belirtilen “«marka hakkına tecavüz» edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre” hesaplanmasını istediği ancak fiili «kaybının» nelerden oluştuğunu belirtmediği gibi örnek lisans sözleşmesini de dosyaya sunmadığı, kural olarak 556 sayılı KHK gereğince fiili kayıbın ve yoksun kalınan kazancın talep edilebilmesi için tazminat hukukunun genel prensiplerinden olan zarar şartının gerçekleşmiş olması ve miktarının zarar gören tarafından ispatlanması gerektiği, davalı şirketin ürettiği ürünlerinde kendi markası haricinde davacının markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde “MEY Tekirdağ RAKISI+Şekil” ibaresini kullanması ve bu ürünlerin fuara getirilerek sergilenmesi, ayrıca ürünlerin pazarlanması amacıyla kartvizitler dağıtılması davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bu hususun yerel mahkeme ile Özel Daire arasında «uyuşmazlık konusu» olmadığı, ancak davalı şirketin Fuarda hiçbir satış yapmadığı, getirdiği ürünleri aynen ülkesine geri götürdüğü, bu durumda davalı şirket tarafından üretilen “MEY Tekirdağ RAKISI+Şekil” ibareli ürünlerin ülkeye sokulduğu davacı tarafından ispatlanamadığı için davacının maddi bir zararının oluştuğundan da bahsedilemeyeceği, davalı gerçek kişilere ait iş yerlerinde ele geçirilen ve davalı şirket tarafından üretildiği sabit olan “MEY Tekirdağ RAKISI+Şekil” ibareli rakılar nedeniyle davalı gerçek kişiler aleyhine başlatılan ceza soruşturması neticesinde açılan ceza davasında verilen karar ile ele geçirilen ürünlerin ülkeye kaçak yollardan sokulduğunun tespit edildiği ve sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, bu durumda dava konusu ürünlerin davalı şirket tarafından ülkeye sokulmadığının kabulünün gerektiği, ürünlerin ülkeye sokulmasında davalı şirkete «kusur» izafe edilemeyeceği, davacının maddi zararının nasıl oluştuğu açıklığa kavuşturulmadan davalı şirket aleyhine maddi tazminata karar verilmesinin doğru görülmediği, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle «direnme» kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirket hakkındaki «maddi tazminat» talebi yönünden yapılan incelemede; davalının bu marka adı altında Türkiye'de satışı bulunmadığı, davacı tarafından fiili bir maddi «kaybının» olduğunun ispat edilemediği gibi yoksun kaldığı kazancın da bulunmadığı, bu davalı yönünden talep edilen maddi tazminatın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kesinleşen kısımlar yönünden de «infazda» kolaylık olması açısından tekrar karar verilerek davalı ... hakkındaki davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar ... ve ... haklarındaki davanın «husumetten» reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve refi'ne, bu davalının kaçak yollarla elde edilen Tekirdağ Rakısı markalı rakıları satışının engellenmesine, takdiren 500,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine, davalı ....Ltd.Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli 'Tekirdağ Rakısı' markasına davalının KKTC'de ürettiği ve Türkiye'de fuarda davacı markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde kullanım, sergileme ve kartvizit dağıtma eylemleri markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Tek …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «maddi tazminat» talebinin reddedilmesinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, tazminatın belirlenememesi halinde hakimin takdir edeceği bir tazminata karar verilebileceğini, hükmedilen manevi «tazminatın davanın» açıldığı tarih dikkate alındığında çok düşük kaldığını, caydırıcılıktan uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9506 E. , 2013/8504 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2006/505-2011/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Sanayi Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... sayılı ile "... Rakısı" markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalılardan Mey İçki Sanayi Ltd. Şti. ünvanlı şirketin "... Rakısı" markası altında ... Fuarında rakı ürünü teşhir ettiğini, satış ve pazarlamasını yaptığının tespit edildiğini, kaçak olarak üretilen bu rakıların davalılardan ... ve ...'ın sahibi olduğu Tekel Bayii ile ... ve ...'nın sahibi olduğu lokantada satışının yapıldığını ileri sürerek müvekkil markasına yapılan tecavüzün giderilmesini, haksız rekabetin men'ini, tecavüze konu ürünler ile üretimde kullanılan vasıtalara el konulmasını, kararın ilanını, davalı ... Sanayi Ltd. Şti.'nden 98.500,00 TL maddi, 98.500,00 TL manevi tazminatın, diğer davalılardan 500,00'er TL maddi, 500,00'er TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sanayi Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin KKTC Kanunlarına göre kurulup aynı ülkede adına tescilli bulunan "Mey ... Rakısı" ibareli markasını kullanarak üretim yaptığını, ancak Türkiye'ye satışının bulunmadığını, diğer davalılarda ele geçen ürünlerin satışının müvekkilince yapılmadığını, etiketlerden hareket edilerek müvekkili ile bağlantı kurulmasının tahminden öteye gidemeyeceğini, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, dava konusu ürünlerin diğer davalı ... Sanayi Ltd. Şti. tarafından KKTC'deki fabrikada üretiminin yapıldığı ve yine davalı şirketçe çeşitli vasıtalarca satışa sunulduğunu, Türkiye'de herkesin satın alabileceği şekilde dağıtım ve satışının yapıldığını, müvekkillerinin, kendileri tüketmek için 60 şişe ve ... plastik içinde dökme rakı satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, davalılar ... ile ...'nın iş yerini fiilen çalıştıran şahıs olmadıkları, resmi olarak adlarına kayıtlı olsa dahi, işyerlerinin anılan davalıların eşleri olan diğer gerçek kişi davalılarca fiilen çalıştırıldığı, tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin
fiil ile bağlantılı olduğu, bu fiile yani davacı markasına tecavüzlü rakıyı satışa sunan kişilerin fiilden sorumlu tutulacak olmaları sebebiyle adı geçen davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki talebin husumetten reddine, davalı şirketin fuar standında “... Rakısı” markasını taşıyan ürünlerin teşhir edildiği, davacı markasının davalı ürünleri üzerinde benzer şekilde kullanmış olduğunu, ancak reyonda rakı satışının bulunmadığının tespitinin yapıldığı, her ne kadar davalının fuarda söz konusu ürünlerin sadece teşhir etmek suretiyle bulundurduğu savunması mevcut ise de, satışa müsait irtibat bilgilerinin mevcut olmasının yanında ürünlerin ...'deki diğer davalılara ait işletmelerde kullanılmış olmasının, adı geçen davalının söz konusu ürünleri piyasaya sattığı sonucuna varıldığı, davalı şirketin tescil edilen “Meytekirdağı” ibareli markasını kullanmayıp, davacının "...
Rakısı" ibareli markasını gerek ibareleri aynen kullanmak, gerekse yazım şeklini dahi benzetmek üzere hazırladığı etiketleri rakı şişelerinin üzerine yapıştırarak, davacının tanınmış markasını taklit ve dolayısıyla haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiği gerekçesiyle, davanın mirasçılarına teşmil edilmemesinden dolayı vefat eden davalı ... hakkındaki davanın HMK'nın 150/... maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar ... ve ... haklarındaki davanın husumetten reddine, davalı .... Ltd. Şti. hakkındaki davanın kısmen kabülü ile, davacının markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının “... Rakısı” markası ile Türkiye'ye ürün ithal ve ihraç etmesinin, satmasının ve dağıtmasının engellenmesine, 50.000,00 TL maddi ve ....000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan şirketten tahsiline, davalı ...
yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacının markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refi'ne, “... Rakısı” markalı rakıların satışının engellenmesine, 500,00 TL. maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Sanayi Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
...-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değiildir.
...-Dava, marka hakkına yapılan tecavüzün giderilmesi ve tazminat talebine ilişkindir. Davalı ... Sanayi Ltd. Şti.'nin Türkiye'de düzenlenen fuarda stand kurarak davaya konu marka altında tanıtımda bulunduğu sabittir. Ancak, mahkeme gerekçesinde davalı şirketin Türkiye'de satım ve dağıtım yaptığının kabulüne gerekçe gösterilen gerçek kişi diğer davalılarda ele geçen davalı şirket ürünlerinin anılan davalılar tarafından yasa dışı yollarla ülkeye sokulduğu, bu davalılar aleyhinde açılan dava sonucu kaçakçılık suçundan mahkum olmaları nedeniyle anlaşılmış olması karşısında davacının maddi zararının nasıl oluştuğu açıklığa kavuşturulmadan yazılı gerekçe ile mümeyyiz davalı aleyhine maddi tazminata hükmolunması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümmeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Sanayi Ltd. Şti.'ne iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/511593300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz