Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3210 E. 2019/2403 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyalarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3771 E. 2013/3305 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · zamanaşımı defi · rücu · zamanaşımı
Benzer bu kararda1301. maddesi gereğince açılan sigorta «rücu» davasına ilişkin olup davalı vekili «cevap süresi» içinde verdiği süre uzatım talebini içerir dilekçesinde «zamanaşımı» defiinde bulunmuştur.
Mahkemece davalının «zamanaşımı defi» konusunda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalının zamanaşımı defi incelenmek ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14518 E. 2015/944 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahrifat · müterafik kusur · kusur oranı · bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı · kusur
Benzer bu karardaDairemizin bozma ilamında davacı şirketin de vekil tayin ederken, gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, meydana gelen zarardan davalı banka ile birlikte müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususu tartışılmadığı, «kusur oranının» tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair karar bozulmuştur.
Zira, Dairemizin bozma ilamında bankacılık alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacının vekil seçerken «müterafik kusur oranının» tespiti gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının vekilini seçerken gerekli özen ve dikkati gösterdiği, bu nedenle «müterafik kusur» indirimi yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, dava dışı..... davacı şirketin resmi işleri takip etmek üzere kendisine verdiği vekaletnameye banka hesabından para çekme «yetkisini» de ekleyerek «tahrif» edilmiş vekaletname ile davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesabından para çekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/479 E. 2019/2456 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · eş rızası · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; kişinin «rızası» olmadan resminin yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 86. maddesi uyarınca hukuka aykırı olduğu, bu kuralın istisnaları bulunsa da dava konusu olayda bu istisnaların bulunmadığı, davacının resminin davalılardan Soyyiğit Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait sıvı yağ ürününün reklam afişlerinde kullanılarak ayrıca Mavi Yayıncılık Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait, imtiyaz sahibi ... olan gazetede reklam olarak yayınlandığı, davacıya ait resmin davalılar tarafından reklam afişleri ile gazetede ticari amaç gerçekleştirmek için reklam aracı olarak kullanıldığı, davacıya ait resmin izinsiz olarak ve ticari amaçlarla yayınlanması davacının kişilik hakkına karşı hukuka aykırı bir saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, tarafların sosyal ve ekonomik durumları değerlendirilip, «maddi tazminat» isteminin miktarı da gözetilerek, takdiren 8.000,00 TL manevi tazminat, taleple bağlı kalınarak 5,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ta …
2- Dava, davacıya ait fotoğrafın izinsiz kullanımından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece, «maddi tazminat» talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 2015/8209 Esas, 2016/3068 Karar no sayılı 21.03.216 tarihli ilamı ile; ''...davacının fotoğrafının izin alınmadan davalılar tarafından ticari amaçlı olarak reklamda kullanılması FSEK’in 86. maddesi ve TMK’nın 24. maddesi kapsamında davacının «kişilik haklarına» tecavüz teşkil etmekte ve davacının maddi ve manevi tazminat talep hakkı bulunmaktadır.
… alde, mahkemece, davacının içinde bulunduğu şartlar göz önüne alınıp gerekli inceleme ve değerlendirme yapılarak davalıların haksız kullanımları karşılığı uygun bir «maddi tazminat» ile bununla orantılı manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,...'' olduğu gerekçesiyle bozulmuş olup, bozmaya uya …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10503 E. 2015/7231 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamların icrası · emredici hüküm · hisse devri · dava şartı yokluğu · derdestlik · hisse devir sözleşmesi · denetime elverişlilik · oy yasağı
Benzer bu kararda… rafından 16.09.1987 tarihli sözleşme kapsamında fazla ödeme yapıldığı, asli müdahilin taleplerine yönelik olarak müflis şirket hakkında açılan kayıt kabul davasının «derdest» olduğu, .... aleyhine daha önceden açılan «menfi tespit» davasının reddedilerek kesinleştiği gerekçesiyle, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı dava yönünden müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı davalı ... ile aralarında 31.12.1985 tarihli «hisse devir sözleşmesi» imzalandığını, bu borcun asli müdahil... tarafından imzalanan 16.09.1987 tarihli inşaat sözleşmesi ile müteahhit davacı payından % 6,42'lik kısmın .... tarafından davalı ...'na «hisse devri» bedeli olarak ödenmesinin taaahüt edildiğini, ancak sözleşme hükümleri çarpıtılmak suretiyle fazladan ödeme yapıldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise ....'nın ödemelerinde fazlalık bulunmadığını, belli bir döneme ilişkin olarak talep ettikleri payın mahkeme kararları ile kesinleştiğini, yine ....'nın açtığı «menfi tespit» davasının reddedildiğini savunmuş, mahkemenin daha önceden davanın kabulüne dair verdiği karar Dairemizce .... kayıtları, kuvvetli delil mahiyetindeki kesinleşen m …
… mahkemece Dairemizin bozma ilamında belirtildiği üzere .... tarafından davalıya yapılan ödemelerin ne kadarlık kısmının anapara, ne kadarlık kısmının faiz ve diğer «masraflardan» kaynaklandığı kesinleşen mahkeme «ilamları, icra» dosyaları, ....'nın iç yazışmaları nazara alınıp belirlenerek, davalıya % 6,42'lik paya mukabil fazla ödeme yapılıp yapılmadığı «denetime elverişli» olacak şekilde tespit edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, kabule göre de davalının fazla ödeme yaptığı tutar olarak belirlenen miktara «işlemiş faiz» eklenip, belirlenen toplam tutara 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 104/«son» maddesinde düzenlenen ve «emredici» kural niteliğinde bulunan "Faize faiz yürütülmesi «yasağı»" ilkesine aykırı olarak tekrar faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3210 E. , 2019/2403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .../.../2015 gün ve 2012/181 - 2015/964 sayılı kararı bozan Dairenin .../03/2017 gün ve 2016/2832 - 2017/1694 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Trakya isimli geminin ... ay boyunca sigorta teminatı altına alındığını, prim borcunun zamanında ödenmediğini ileri sürerek, 239.788,47 USD alacağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyalarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince reddine, aşağıda yazılı bakiye 27,... TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 28/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/510424600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz