Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4077 E. 2019/3600 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi↗ aaüt↗ nispi vekalet ücreti↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ davadan feragat↗ vekâlet ücreti↗ infaz↗ feragat↗ sulh↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28/02/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tekerrür olmamak kaydı ile aynen tekrarına, davalılardan ..., ... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin .../.../1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin mahkememizce verilen .../06/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tekerrür olmamak kaydı ile aynen tekrarına davalılardan ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında tahsilde tekerrür olmamak üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı ... vekili ve davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
...- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde davacı ... vekilinin davalı ... hakkındaki davadan feragat dilekçesinin, davacı ile davalı ... arasında imzalanan ve dosyaya ibraz edilen “sulh sözleşmesi”nin birlikte değerlendirileceğinin tabi bulunmasına göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
...- Dava, davacı ...’ye devredilen bankanın eski yöneticileri ile denetçilerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır. Mahkemece, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan ....144.650,00 TL vekalet ücretinin (davalılardan ... için sorumluluk miktarına karşılık gelen, dava tarihi itibari ile dava açılmasına sebebiyet verdiğinden bu vekalet ücretinin 172.143,98 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ise de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 133/son fıkrası “...Bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanunî halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir....” hükmünü düzenlemiş olup anılan hükümde lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir denildiğine göre her iki taraf için de hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olması gerektiğinden mahkemece anılan madde hükmü yanlış değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde ... yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalı ... vekilinin anılan yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın davalı ... yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, davalı ... vekilinin anılan yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.06.2017 Tarih, 2016/4261 Esas-2017/3524 K. sayılı bozma ilamına yukarıda açıklanan nedenlerin (...) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7790 E. 2023/2525 K.
Ortak:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · davadan feragat · infaz · feragat · cy/cy kaydı · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28/02/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla «infazda» tekerrür olmamak «kaydı» ile aynen tekrarına, davalılardan ..., ... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin .../.../1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin mahkememizce verilen .../06/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tekerrür olmamak kaydı ile aynen tekrarına davalılardan ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında «tahsilde tekerrür olmamak» üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
… teminde bulunmuştur. ...- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde davacı ... vekilinin davalı ... hakkındaki «davadan feragat» dilekçesinin, davacı ile davalı ... arasında imzalanan ve dosyaya «ibraz» edilen “«sulh sözleşmesi»”nin birlikte değerlendirileceğinin tabi bulunmasına göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddes …
Benzer bu kararda… 16/4261 E. ve 2017/3524 K.sayılı bozma ilamında davalı ...’ın sorumluluğuna ilişkin bizzat kendi maaşının haczi neticesinde, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle ve «protokol» hükümleri neticesinde yapılan tahsilatların adı geçen davalının belirlenen sorumluluk tutarından düşülmesi, Kurum yazısında gösterilen yapılan diğer tahsilatların ise «müteselsil sorumluluk» kuralları nazara alınarak davalının borcuna etkisi değerlendirilerek bir karar verilmesi, davalı ... açısından da davalılardan... hakkındaki «davadan feragatin» etkisinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece 20.07.2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · müteselsil sorumluluk · denetime elverişlilik · protokol
Benzer bu kararda… 16/4261 E. ve 2017/3524 K.sayılı bozma ilamında davalı ...’ın sorumluluğuna ilişkin bizzat kendi maaşının haczi neticesinde, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle ve «protokol» hükümleri neticesinde yapılan tahsilatların adı geçen davalının belirlenen sorumluluk tutarından düşülmesi, Kurum yazısında gösterilen yapılan diğer tahsilatların ise «müteselsil sorumluluk» kuralları nazara alınarak davalının borcuna etkisi değerlendirilerek bir karar verilmesi, davalı ... açısından da davalılardan... hakkındaki «davadan feragatin» etkisinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu bozma ilamında belirtilen hususlarla ilgili Yargıtay «denetimine elverişli» görülmemiş olup, taraflarca da rapora ciddi itirazlar ileri sürülmesine rağmen ek rapor alınmamıştır.
O halde mahkemece «bilirkişi raporuna itirazlar» konusunda ve bozma ilamında belirtilen hususlarda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7790 E. 2023/2525 K.
Ortak:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · davadan feragat · infaz · feragat · cy/cy kaydı · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28/02/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla «infazda» tekerrür olmamak «kaydı» ile aynen tekrarına, davalılardan ..., ... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin .../.../1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin mahkememizce verilen .../06/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tekerrür olmamak kaydı ile aynen tekrarına davalılardan ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında «tahsilde tekerrür olmamak» üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
… teminde bulunmuştur. ...- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde davacı ... vekilinin davalı ... hakkındaki «davadan feragat» dilekçesinin, davacı ile davalı ... arasında imzalanan ve dosyaya «ibraz» edilen “«sulh sözleşmesi»”nin birlikte değerlendirileceğinin tabi bulunmasına göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddes …
Benzer bu kararda… 16/4261 E. ve 2017/3524 K.sayılı bozma ilamında davalı ...’ın sorumluluğuna ilişkin bizzat kendi maaşının haczi neticesinde, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle ve «protokol» hükümleri neticesinde yapılan tahsilatların adı geçen davalının belirlenen sorumluluk tutarından düşülmesi, Kurum yazısında gösterilen yapılan diğer tahsilatların ise «müteselsil sorumluluk» kuralları nazara alınarak davalının borcuna etkisi değerlendirilerek bir karar verilmesi, davalı ... açısından da davalılardan ... hakkındaki «davadan feragatin» etkisinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece 20.07.2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · müteselsil sorumluluk · denetime elverişlilik · protokol
Benzer bu kararda… 16/4261 E. ve 2017/3524 K.sayılı bozma ilamında davalı ...’ın sorumluluğuna ilişkin bizzat kendi maaşının haczi neticesinde, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle ve «protokol» hükümleri neticesinde yapılan tahsilatların adı geçen davalının belirlenen sorumluluk tutarından düşülmesi, Kurum yazısında gösterilen yapılan diğer tahsilatların ise «müteselsil sorumluluk» kuralları nazara alınarak davalının borcuna etkisi değerlendirilerek bir karar verilmesi, davalı ... açısından da davalılardan ... hakkındaki «davadan feragatin» etkisinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu bozma ilamında belirtilen hususlarla ilgili Yargıtay «denetimine elverişli» görülmemiş olup, taraflarca da rapora ciddi itirazlar ileri sürülmesine rağmen ek rapor alınmamıştır.
O halde mahkemece «bilirkişi raporuna itirazlar» konusunda ve bozma ilamında belirtilen hususlarda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
-
6183 sayılı kanun 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4261 E. 2017/3524 K.
Ortak:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · davadan feragat · infaz · feragat · cy/cy kaydı · vekalet ücreti · avans faizi
İncelediğiniz kararda… Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28/02/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla «infazda» tekerrür olmamak «kaydı» ile aynen tekrarına, davalılardan ..., ... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin .../.../1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin mahkememizce verilen .../06/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tekerrür olmamak kaydı ile aynen tekrarına davalılardan ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında «tahsilde tekerrür olmamak» üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
… teminde bulunmuştur. ...- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde davacı ... vekilinin davalı ... hakkındaki «davadan feragat» dilekçesinin, davacı ile davalı ... arasında imzalanan ve dosyaya «ibraz» edilen “«sulh sözleşmesi»”nin birlikte değerlendirileceğinin tabi bulunmasına göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddes …
Mahkemece, davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan ....144.650,00 TL «vekalet ücretinin» (davalılardan ... için sorumluluk miktarına karşılık gelen, dava tarihi itibari ile dava açılmasına sebebiyet verdiğinden bu vekalet ücretinin 172.143,98 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ise de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 133/«son» fıkrası “...Bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanunî halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir....” hükmünü düzenlemiş olup anılan hükümde lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir denildiğine göre her iki taraf için de hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olması gerektiğinden mahkemece anılan madde hükmü yanlış değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde ... yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28/02/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla «infazda tereddüt» olmamak «kaydı» ile aynen tekrarına, davalılardan ..., ... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin 24/10/1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin mahkememizce verilen 16/06/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tereddüt olmamak kaydı ile aynen tekrarına, davalılardan ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında «tahsilde tekerrür olmamak» üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu suretle davalılardan ... hakkındaki «davadan feragatin» adı geçen davalının belirlenen sorumluluk miktarı nazara alınarak «müteselsil sorumluluk» kuralları çerçevesinde yine davalı ...’ın sorumluluk miktarı da nazara alınarak sirayetinin belirlenmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan ... hakkında açılan davadan davacı vekilince «feragat» edilmiş ve davalı ... hakkındaki dava feragat nedeniyle reddedilmiş olup; kural olarak karşılık alınarak müteselsil borçlulardan biri hakkında yapılan feragatten diğer müteselsil borçlular da yararlanır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci · infazda tereddüt · vekalet ücreti takdiri · müteselsil sorumluluk · münhasırlık · mahsup · kefil · protokol
Benzer bu karardaYine davalı ...’ın sorumlu tutulduğu usulsüz tesis edilen kredi dosyaları ile ilgili olarak sorumlu şirketler, «kefiller» ve şirketlerin «kanuni temsilcilerinden» de tahsilatlar yapılmış, düzenlenen «protokol» uyarınca da ödemeler sağlanmıştır.
… davalı ...’ın sorumluluğuna ilişkin bulunan bizzat kendi maaşının haczi neticesinde yapılan tahsilatlar, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle yapılan tahsilatlar ve «protokol» hükümleri neticesinde yapılan tahsilatların adı geçen davalının belirlenen sorumluluk tutarından düşülmesi, Kurum yazısında gösterilen yapılandiğer tahsilatların ise «müteselsil sorumluluk» kuralları nazara alınarak davalının borcuna etkisi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yapılan tüm tahsilatların davalı ...’ın borcunda …
… Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28/02/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla «infazda tereddüt» olmamak «kaydı» ile aynen tekrarına, davalılardan ..., ... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin 24/10/1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin mahkememizce verilen 16/06/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tereddüt olmamak kaydı ile aynen tekrarına, davalılardan ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında «tahsilde tekerrür olmamak» üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dolayısıyla davalı ...’ın sorumluluk tutarından açıklanan sorumluluğuna dayanak işlemlere ilişkin alınan ödemeler ile maaş haczi ile yapılan tahsilatlar tutarının düşülmesi gerekir ve yapılan bu «mahsuplar» yerindedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8960 E. 2014/14146 K.
Ortak:tahsilde tekerrür
İncelediğiniz kararda… Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28/02/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla «infazda» tekerrür olmamak «kaydı» ile aynen tekrarına, davalılardan ..., ... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin .../.../1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin mahkememizce verilen .../06/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tekerrür olmamak kaydı ile aynen tekrarına davalılardan ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında «tahsilde tekerrür olmamak» üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 19.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, «tahsilde tekerrüre» esas olunmamasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 19.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, «tahsilde tekerrüre» esas olunmamasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4077 E. , 2019/3600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen .../.../2015 gün ve 2014/371 - 2015/914 sayılı kararı bozan Daire'nin 08/06/2017 gün ve 2016/4261 - 2017/3524 sayılı kararı aleyhinde davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi bulundukları müvekkili bankanın ........1998 tarihinde Bankalar Kanunu’nun 64.maddesi kapsamına alındığını, bağımsız denetim firması ve banka müfettişleri raporları ile davalıların şahısları ve grup firmaları adına kullandırdıkları krediler yoluyla anılan tarihte (108) trilyon TL (eski) net zarara uğrattıklarını ve değinilen idari tasarrufa sebebiyet verdiklerini, bankanın 01.04.1999 tarihli genel kurul toplantısında bankanın ........1998 tarihinde ...’ye devrine kadar geçen sürede görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmeyerek haklarında sorumluluk davası açılması kararı alındığını, bankanın mali bünyesinin bozulmasının tespitinden sonra ...
İnş…A.Ş. ve ... Holdingi temsilen davalılardan ... ve ... arasındaki anlaşma uyarınca bu davalının müteselsil borçlu ve kefil sıfatı ile ödemeyi taahhüt ettiği (300.000.000) USD’yi ödemediğini ileri sürerek, (108) trilyon liranın (eski) ........1998 tarihinden itibaren faiziyle birlikte ...’nın 336/..., 342 vd. maddeleri gereğince davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddi istemişlerdir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28/02/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tekerrür olmamak kaydı ile aynen tekrarına, davalılardan ..., ... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin .../.../1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin mahkememizce verilen .../06/2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tekerrür olmamak kaydı ile aynen tekrarına davalılardan ...
hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında tahsilde tekerrür olmamak üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı ... vekili ve davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
...- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde davacı ... vekilinin davalı ... hakkındaki davadan feragat dilekçesinin, davacı ile davalı ... arasında imzalanan ve dosyaya ibraz edilen “sulh sözleşmesi”nin birlikte değerlendirileceğinin tabi bulunmasına göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
...- Dava, davacı ...’ye devredilen bankanın eski yöneticileri ile denetçilerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır. Mahkemece, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan ....144.650,00 TL vekalet ücretinin (davalılardan ... için sorumluluk miktarına karşılık gelen, dava tarihi itibari ile dava açılmasına sebebiyet verdiğinden bu vekalet ücretinin 172.143,98 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ise de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 133/son fıkrası “...Bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanunî halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir....” hükmünü düzenlemiş olup anılan hükümde lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir denildiğine göre her iki taraf için de hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olması gerektiğinden mahkemece anılan madde hükmü yanlış değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde ...
yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalı ... vekilinin anılan yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın davalı ... yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, davalı ... vekilinin anılan yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.06.2017 Tarih, 2016/4261 Esas-2017/3524 K. sayılı bozma ilamına yukarıda açıklanan nedenlerin (...) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.06.2017 tarih, 2016/4261 Esas-2017/3524 Karar sayılı bozma ilamına yukarıda açıklanan nedenlerin (...) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı ...'a iadesine, davacı ... harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 09/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/509625600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz