Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4860 E. 2019/3977 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['4721/2']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aldatma (hile)↗ kâr payı dağıtımı↗ 3095 sayılı kanun↗ davanın konusu↗ mevduat hesabı↗ hisse devri↗ zamanaşımı def'i↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ def'i↗ kâr dağıtımı↗ temerrüt faizi↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ havale↗ geçersizlik↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; zamanaşımı def'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, sunulan hisse senetleri geçersiz olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO mevduat hesabına ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. (Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr payı dağıtım tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesi ile 24.005,15 Euro'nun (46.950 DEM) karşılığı 55.725,55 TL'nin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece de “15.335.00-EURO'nun Türk Borçlar Kanununun 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO mevduat hesabına ödediği 08/06/2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiştir. Ancak dava dilekçesinde davanın konusu ve netice-talep başlığı altında yer alan davacı talebini içerir ifadelerden anlaşılacağı üzere davacı vekili 24.005,15 Euro'nun karşılığı 55.725,55 TL'nin tahsilini talep ettiğine göre artık davalı aleyhine verilen hükmün de Türk Lirası üzerinden kurulması gerekirken talebi aşar şekilde anapara ve faize EURO üzerinden karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, davacı dava dilekçesinde ortaklık durum belgesine dayalı olarak davalı şirkete ödediği 24.005,15 Euro'nun karşılığı 55.725,55 TL'nin tahsilini talep etmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirket elinden çıkan bilgileri içerir SPK'dan gelen CD'lerde görülen tahsilatlar üzerinden hüküm kurulmuştur. Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirketeverilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu da gözetilerek ortaklık durum belgesinde yazılı tutar ve davacının bu yöndeki talebi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken gerekçesiz şekilde SPK kayıtlarında yer alan miktara üstünlük tanınarak itibar edilmesi ve miktar üzerinden davanın kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4575 E. 2019/3750 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · davanın konusu · mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · def'i · kâr dağıtımı · zamanaşımı ['4721/2'] · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO «mevduat hesabına» ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… 950 DEM) karşılığı 55.725,55 TL'nin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece de “15.335.00-EURO'nun Türk …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (52.141 EURO) parayı ödediğinin kabul gerekeceği, davalı tarafından sunulan kasa «tediye makbuzundaki» 1.640 Euro'nun «mahsup» edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 50.501,00 Euro'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» ödediği 05/03/2010 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 52.141 Euro tahsil edildiği, davalının kasa «tediye makbuzu» ile ödeme definde bulunduğu gerekçesiyle makbuzda yer alan 1.640 Euro'nun mahsubu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 23.11.2015 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 7.066 DM, 1997 yılında 8.322 Euro kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklamanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… 00 DEM) karşılığı 134.326,73 TL'nin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece de “50.501.00 Euro'nun Türk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (52.141 EURO) parayı ödediğinin kabul gerekeceği, davalı tarafından sunulan kasa «tediye makbuzundaki» 1.640 Euro'nun «mahsup» edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 50.501,00 Euro'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» ödediği 05/03/2010 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 52.141 Euro tahsil edildiği, davalının kasa «tediye makbuzu» ile ödeme definde bulunduğu gerekçesiyle makbuzda yer alan 1.640 Euro'nun mahsubu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 23.11.2015 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 7.066 DM, 1997 yılında 8.322 Euro kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklamanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Alacak | Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4862 E. 2019/4103 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · olumsuz oy · kâr dağıtımı · ortaklık ilişkisi · kâr payı · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO «mevduat hesabına» ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… zılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 3.564,31 DM kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 25.363,38 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 22/02/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 25.363,38 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 22/02/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4571 E. 2019/3295 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · def'i · kâr dağıtımı · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · zamanaşımı ['4721/2'] · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO «mevduat hesabına» ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu da gözetilerek ortaklık durum belgesinde yazılı tutar ve davacının bu yöndeki talebi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken gerekçesiz şekilde SPK kayıtlarında yer alan miktara üstünlük tanınarak itibar edilmesi ve miktar üzerinden davanın kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (42.632EURO) parayı ödediği, davalı yöneticilerin de gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davacının davalıları dava tarihinden önce «temerrüde» düşürmediği gerekçesiyle davacının «ıslah» talebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 75.305,16TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek de …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 42.632 Euro tahsil edildiği gerekçesiyle 75.305,16 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; 06.04.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketlerce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 174DM 1997 yılında 112 Euro kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemelerine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25.10.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 91.600,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (42.632EURO) parayı ödediği, davalı yöneticilerin de gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davacının davalıları dava tarihinden önce «temerrüde» düşürmediği gerekçesiyle davacının «ıslah» talebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 75.305,16TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek de …
3-Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25.10.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 91.600,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4634 E. 2019/3622 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · olumsuz oy · kâr dağıtımı · ortaklık ilişkisi · kâr payı · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO «mevduat hesabına» ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 9.231,52 DM «kar payı» ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kar payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 109.022,37 TL’ nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 29/11/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · temerrüt tarihi · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 109.022,37 TL’ nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 29/11/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 9.231,52 DM «kar payı» ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kar payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4835 E. 2019/3971 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · def'i · kâr dağıtımı · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · zamanaşımı ['4721/2']
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO «mevduat hesabına» ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu da gözetilerek ortaklık durum belgesinde yazılı tutar ve davacının bu yöndeki talebi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken gerekçesiz şekilde SPK kayıtlarında yer alan miktara üstünlük tanınarak itibar edilmesi ve miktar üzerinden davanın kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, …
… a yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. «kar payı dağıtım» tablosunda davacıya 1.364 DM kar payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kar payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı dağıtımı · kar payı · istirdat
Benzer bu kararda… a yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. «kar payı dağıtım» tablosunda davacıya 1.364 DM kar payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kar payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4864 E. 2019/4260 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · havale · geçersizlik · zamanaşımı ['4721/2'] · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO «mevduat hesabına» ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu da gözetilerek ortaklık durum belgesinde yazılı tutar ve davacının bu yöndeki talebi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken gerekçesiz şekilde SPK kayıtlarında yer alan miktara üstünlük tanınarak itibar edilmesi ve miktar üzerinden davanın kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (37.955EURO) parayı ödediğinin kabul gerekeceği, ancak talep 37.191.24 EURO olup taleple bağlı kalınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Kombassan Holding A.Ş'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 73.999,41 TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 37.955euro tahsil edildiği, ancak taleple bağlı kalınarak 37.191.24 Euro üzerinden hüküm kurulmuş ise de; 13.08.2014 «havale» tarihli bilirkişi raporunda Kombassan İnşaat Tarım A.Ş Tediye Dağılım Listesinde (EK-2b) yer aldığı üzere davacıya 27.01.2001 tarihinde 2.556 Euro ödeme yapılmış olduğuna dair kayıt bulunduğu, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu ödemeye ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4275 E. 2019/3039 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · def'i · kâr dağıtımı · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · zamanaşımı ['4721/2'] · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO «mevduat hesabına» ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu da gözetilerek ortaklık durum belgesinde yazılı tutar ve davacının bu yöndeki talebi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken gerekçesiz şekilde SPK kayıtlarında yer alan miktara üstünlük tanınarak itibar edilmesi ve miktar üzerinden davanın kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (129.329-EURO) parayı ödediğinin kabulü ile davacının yeminli beyanında aldığını «ikrar» ettiği 4.100EUROnun bu tutardan düşülmesi gerekeceği, davalı yöneticilerin de gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davacının davalıları dava tarihinden önce «temerrüde» düşürmediği gerekçesiyle davacının «ıslah» alebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...Ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 251.509,92TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek değ …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 129.329euro tahsil edildiği, davalıların kasa «tediye makbuzu» ve belgelerle ödeme definde bulunduğu, davacının da 25.10.2016 tarihli duruşmada yeminli beyanıyla 2005 yılında 4.100euro aldığını kabul ettiği gerekçesiyle 125.229euro'nun TL karşılığı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; 11.04.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketlerce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. «kar payı dağıtım» tablosunda davacıya 20.847euro (40.773,19DM) kar payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kar payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 26.10.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 491.250TL'nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · kar payı dağıtımı · kar payı · ikrar · ıslah · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (129.329-EURO) parayı ödediğinin kabulü ile davacının yeminli beyanında aldığını «ikrar» ettiği 4.100EUROnun bu tutardan düşülmesi gerekeceği, davalı yöneticilerin de gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davacının davalıları dava tarihinden önce «temerrüde» düşürmediği gerekçesiyle davacının «ıslah» alebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...Ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 251.509,92TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek değ …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 129.329euro tahsil edildiği, davalıların kasa «tediye makbuzu» ve belgelerle ödeme definde bulunduğu, davacının da 25.10.2016 tarihli duruşmada yeminli beyanıyla 2005 yılında 4.100euro aldığını kabul ettiği gerekçesiyle 125.229euro'nun TL karşılığı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; 11.04.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketlerce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. «kar payı dağıtım» tablosunda davacıya 20.847euro (40.773,19DM) kar payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kar payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 26.10.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 491.250TL'nin tahsili istenmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin tespiti | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4637 E. 2019/3745 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · def'i · kâr dağıtımı · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · zamanaşımı ['4721/2']
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO «mevduat hesabına» ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu da gözetilerek ortaklık durum belgesinde yazılı tutar ve davacının bu yöndeki talebi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken gerekçesiz şekilde SPK kayıtlarında yer alan miktara üstünlük tanınarak itibar edilmesi ve miktar üzerinden davanın kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı …
… zılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1996 yılında 1.403 DM, 1997 yılında da 1.349 Euro (2.638,41 DM) kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın istiradı istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4860 E. , 2019/3977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/06/2017 tarih ve 2015/44-2017/580 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 21.05.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalılardan Kombassan Holding A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara para verdiğini, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ileri sürerek, 24.005,15 Euro'nun (46.950 DEM) karşılığı 55.725,55 TL'nin yabancı para faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacının iddia ettiği gibi mevzuata aykırı bir eylemde bulunulmadığını, davacı ile davalı şirket arasında davalıyı borç altına sokacak herhangi bir hukuki işlem yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; zamanaşımı def'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, sunulan hisse senetleri geçersiz olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (15.335EURO) parayı ödediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.335,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince;
devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO mevduat hesabına ödediği 08.06.2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. (Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr payı dağıtım tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu yada olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesi ile 24.005,15 Euro'nun (46.950 DEM) karşılığı 55.725,55 TL'nin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece de “15.335.00-EURO'nun Türk Borçlar Kanununun 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO mevduat hesabına ödediği 08/06/2011 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
Ancak dava dilekçesinde davanın konusu ve netice-talep başlığı altında yer alan davacı talebini içerir ifadelerden anlaşılacağı üzere davacı vekili 24.005,15 Euro'nun karşılığı 55.725,55 TL'nin tahsilini talep ettiğine göre artık davalı aleyhine verilen hükmün de Türk Lirası üzerinden kurulması gerekirken talebi aşar şekilde anapara ve faize EURO üzerinden karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, davacı dava dilekçesinde ortaklık durum belgesine dayalı olarak davalı şirkete ödediği 24.005,15 Euro'nun karşılığı 55.725,55 TL'nin tahsilini talep etmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirket elinden çıkan bilgileri içerir SPK'dan gelen CD'lerde görülen tahsilatlar üzerinden hüküm kurulmuştur. Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirketeverilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu da gözetilerek ortaklık durum belgesinde yazılı tutar ve davacının bu yöndeki talebi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken gerekçesiz şekilde SPK kayıtlarında yer alan miktara üstünlük tanınarak itibar edilmesi ve miktar üzerinden davanın kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan yönden mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan yönden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalı şirket ve davacıya iadesine, 21/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508910800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz