6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tek yanlı işlem yapabilen idarenin tespit davasında hukuki yararı yoktur

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2434 E. 2019/3985 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Hukuki yarar tespit davasının açılma şartıdır. Alacağını güvence altına almak için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi tek yanlı işlem yapma yetkisine sahip olan ve ayrıca tasarrufun iptali ile tüzel kişilik perdesinin aralanması yollarına başvurabilen idarenin, gizli ortaklığın tespitini istemekte hukuki yararı yoktur; böyle bir tespit hükmü idari işlemlere karşı gidilecek kanun yollarında sorunlara da yol açabilir.

Ele alınan sorunlar

Gizli ortaklığın tespiti isteminde hukuki yarar → ret

İddia: Davacı idare, vergi tekniği raporunda davalı gerçek kişinin davalı şirketin gizli ortağı olduğu, resmî ortak olmasa da yönetim, denetim ve temsil hakkına sahip bulunduğu kanaatine varıldığını ileri sürerek gizli ortaklığın tespitini istemiştir.

Gerekçe: Hukuki yarar, tespit davası açmanın şartıdır. Muvazaalı işlemlere dair karineler bulunduğundan ilk bakışta hukuki yarar var gibi görünse de; limited şirketlerde ortakların kamu borcundan sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa dahi davalının hangi ortakla gizli ortak olduğu ve daha önce pay sahibi olup olmadığı belirsizdir. Üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisi davacı idarenin takdirinde olup bunun için bir tespit kararına gerek bulunmamakta, verilecek tespit hükmü idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabilmektedir; ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişilik perdesinin aralanması gibi yollara başvurması da mümkündür. Bu nedenlerle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kamu alacaklısı idarenin tek yanlı işlem yapma yetkisi bulunduğunda gizli ortaklığın tespitinde hukuki yararının bulunmadığı bakımından; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Hukuki yarar: tespit davası açmanın şartıdır; tek yanlı idari işlemle sonuca ulaşabilen davacının tespit davasında hukuki yararı bulunmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tespit davası hukuki yarar gizli ortaklık muvazaa ihtiyati tahakkuk ihtiyati haciz tasarrufun iptali tüzel kişilik perdesinin aralanması

Atıf yapılan mevzuat: 6183 sayılı Yasa — 6183 sayılı Yasa 136183 sayılı Yasa 17

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/2434 E.  ,  2019/3985 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/02/2017 tarih ve 2015/674 E. - 2017/180 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 15/02/2018 tarih ve 2017/707-2018/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Gökdere Vergi Dairesi Mükelleflerinden Kam-Tır Servis Taş. Or. Ür. Nakl. İnş. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2011-2012-2013 yılları hesaplarının vergi müfettişleri tarafından incelenmesi sonucunda 31/01/2014 tarih ve 2014 -A 1975/12 Sayılı Vergi tekniği raporu düzenlendiğini, raporda şirketin gizli ortağı olduğunu kanaati hasıl olan davalı Ergün Akova ile diğer davalı şirket arasındaki ortaklığın tespiti için dava açılması gerektiğinin tespit edildiğini, ...’nın şirket ortakları ile birlikte organizasyonu gerçek sevk ve idare eden şahıs olduğunu, şirketin resmi ortağı olmasada yönetim denetim ve temsil hakkına sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, ileri sürerek davalı Ergün Akova'nın diğer davalı Kam-Tır Servis Taşımacılığı Or.

Ür. Nak. İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.

Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, hukuki yararın tespit davası açma şartı olduğu, muvazaalı işlemlere dair karinelerin olduğu, ilk bakışta hukuki yarar var gibi göründüğü, ancak limited şirketlerde ortakların kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da, davalının hangi ortakla gizli ortak olduğu ve daha önce pay sahibi olup olmadığının belirsiz olduğu, üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu, bir tespit kararına gerek olmadığı, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişilik perdesinin aralanması gibi yollara başvurabileceği gerekçesiyle talebin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, 6183 sayılı Yasa'nın 17.

maddesine göre, ihtiyati tahakkuk ve aynı yasanın 13. maddesine göre, ihtiyati haciz yoluna gidilmesi için mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığı, davacının tek taraflı olarak bu işlemleri yapma imkanı bulunduğu, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesinin de mümkün olduğu bunun için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiği nazara alındığında davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 21/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508780300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/707 E. 2018/125 K.

Şirket ortağı olmayan kişiye karşı gizli ortaklık tespiti davasında hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Sermaye şirketlerinde kanunda tanınmayan bir 'gizli ortaklık' statüsüne dayanılarak, şirketin kayıtlı ortağı olmayan bir gerçek kişi aleyhine açılan ortaklığın tespiti davasında, VUK ve 6183 sayılı Kanun uyarınca muhatap olunacak kişilerin ancak kayıtlı ortaklar olması ve idarenin ihtiyati tahakkuk (6183 s.K. m.17) ile ihtiyati haciz (6183 s.K. m.13) yetkilerini mahkeme kararına gerek olmaksızın re'sen kullanabilmesi ile tasarrufun iptali ve tüzel kişilik perdesinin aralanması gibi alternatif hukuki yollara başvurabilmesi nedeniyle, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.

Emsal değeri

Vergi idaresinin, limited şirketin kayıtlı olmayan gizli ortağı olduğu ileri sürülen kişi aleyhine açtığı tespit davasında hukuki yarar bulunmadığına ilişkin değerlendirme; idarenin 6183 sayılı Kanun kapsamındaki re'sen tahsilat yetkilerinin varlığı ve alternatif hukuki yolların mevcudiyeti gerekçesiyle benzer davalar için yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: hukuki yarar tespit davası gizli ortaklık ihtiyati tahakkuk ihtiyati haciz tasarrufun iptali tüzel kişilik perdesinin aralanması

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/707

KARAR NO 2018/125

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/02/2017

NUMARASI 2015/674 Esas 2017/180 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/02/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ilk derece mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Gökdere Vergi Dairesi Mükelleflerinden ...San ve Tic. Ltd. Şti. nin 2011-2012-2013 yılları hesaplarının Vergi Müfettişi ... ve Vergi Müfettiş ... tarafından incelenmesi sonucunda 31/01/2014 tarih ve 2014 -A 1975/12 Sayılı Vergi tekniği raporu düzenlendiği, raporda gizli ortağı olduğunu, davalı .... ile diğer davalı şirket arasındaki ortaklığın tespiti için dava açılması gerektiğinin tespit edildiğini, şirket ortakları ile birlikte organizasyonu gerçek sevk ve idare eden şahıs olduğunu, şirketin resmi ortağı olmasa da, yönetim denetim ve temsil hakkına sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, öncelikle davalıların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından üzerlerine karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasını, davalı ...'nın diğer davalı ...

Ticaret Ltd.Şti'nin gizli ortağı olduğunun tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılara usulüne uygun davetiyenin tebliğine rağmen davaya cevap vermemişler HMK 127 vd.maddeleri uyarınca davayı inkar ettikleri varsayılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, hukuki yararın tespit davası açma şartı olduğu, muvazaalı işlemlere dair karinelerin olduğu, ilk bakışta hukuki yarar var gibi göründüğü, ancak limited şirketlerde ortakların kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da, davalının hangi ortakla gizli ortak olduğu ve daha önce pay sahibi olup olmadığının belirsiz olduğu, üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu, bir tespit kararına gerek olmadığı,tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği;ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişilik perdesinin aralanması gibi yollara başvurabileceği gerekçesiyle taleplerin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, salt idarece yapılacak ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemleri ile davalıların limited şirket ile bağlantıları ve sorumluluklarının tespit edilmesinin mümkün olmadığını, zira ihtiyati tahakkukun kalkması ile ihtiyati hacizde kalkacağından ihtiyati haczin dayanağı olan ihtiyati tahakkuka dayalı tarhiyatlara karşı dava açılıp açılmadığı, açılmışsa sonucunun ne olduğu veya davalılarca teminat gösterilip gösterilmediği kesin olarak tahakkuk ettirilen vergi, resim,ile bunların zam ve cezalarının ödenip ödenmediği,araştırılmadan salt idarenin bu yetkiye sahip olduğundan bahisle dava açmakta hukuki yararı olmadığı yönünde karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, yine vergi suçu raporu üzerine ceza davası açılıp açılmadığının araştırılmaması da bozma sebebi olduğunu, tedbir kararı ile ilgili olarak da idarenin ihtiyati haciz tatbik etme hakkının olduğunun belirtilmesi de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacının tespit davası açabilmesi için öncelikle korunmaya değer menfaatinin bulunması şarttır. Mevzuatımızda sermaye şirketlerinde gizli ortaklık kavramı kabul edilmiş değildir.VUK ve 6183 sayılı kanun çerçevesinde muhatap olunacak kişiler şirketin kayıtlı ortaklarıdır.Davalı gerçek kişinin davalı şirketin kayıtlı ortağı olmayıp dava dinlenebilir değildir. (Yargıtay 11.HD nin 2015/1053 esas ve 2015/2687 karar sayılı ilamı )

6183 sayılı yasanın 17. maddesine göre, ihtiyati tahakkuk ve aynı yasanın 13. maddesine göre, ihtiyati haciz yoluna gidilmesi için mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığı, davacının tek taraflı olarak bu işlemleri yapma imkanı bulunduğu, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesinin de mümkün olduğu bunun için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiği nazara alındığında (Yargıtay 11 HD.

17. 06.2016 tarih 2016/2100 E ve 20166849; K,18.1.2016 tarih 2015/15657 E ve 2016/365 K;

10. 4.2017 tarih 2015/14528 E ve 2017/2014 K;

27. 2.2015 tarihli kararları da aynı yöndedir.)davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.