Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5822 E. 2013/7607 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harçtan muafiyet↗ sahte imza↗ virman↗ çerçeve sözleşme↗ denetime elverişli rapor↗ muafiyet↗ hisse senedi↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ işlemiş faiz↗ husumet yokluğu↗ havale↗ yetki↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ eksik inceleme↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2000 yılında vadesiz hesap açtırması, isteği halinde kızına (dava dışı ...) hesaptan para ödenmesine dair yazılı talimatının bulunduğu, bunun dışında davalı banka çalışanı tarafından talimat dışı ve sahte imza ile hesaptan para çekilmesi ve İMKB'de hisse senedi alım-satımında kullanılması ile çerçeve sözleşme ve taahhütnamedeki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp incelemesi sonucu belirlenmesi ve ilgili görevlinin davalı banka ile ilişiğinin kesilmesi işlemlerinde davacıyı bağlayıcı nitelikte vekalet ve talimat bulunmadığı, verilen yazılı talimatın işlem çerçevesinde açık ve dar sınırlı olduğu, davalı banka çalışanının işlemlerinin davalı bankanın sorumluluğunda olup, davacının 160.360,51 TL asıl alacak ile 7.171,65 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... hakkındaki talep ve davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 160.360,51 TL alacak aslı ve 7.171,65 TL işlemiş faiz alacağının tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası reeskont faizinin uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı banka nezdinde açılmış bulunan vadesiz mevduat hesabındaki parasının usulsüz ve talimatsız olarak yapılan işlemler sonucu hesaptan çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen ilk karar Dairemizin 18.06.2009 ve ....2009 tarihli temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sonucu bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiştir.Dairemizin ....2009 tarihli karar düzeltme ilamında, davacının hesabından dilediği zamanda dilediği miktarda para çekme yetkisi verdiği kızı dava dışı ...’nın banka müfettişine vermiş olduğu ....02.2002 tarihli beyanında davacıya ait hesaptan yapılan işlemleri, beyanında sözü geçen hisse senetleri dışında benimsemiş olduğu, bu durumda, dava dışı vekil ...’nın bu beyanının vekil eden davacıyı bağlayıp bağlamayacağı, davacı tarafından verilen yetkinin, dava konusu hesaptan yapılan virman, havale gibi iş ve işlemleri de kapsayıp kapsamadığı, vekil eden davacı ile dava dışı vekil arasındaki anne-kız ilişkisi ve hayatın olağan akışı çerçevesinde davacının vekili tarafından benimsenmiş işlemlerden haberdar olmamasının düşünülemeyeceği nazara alındığında davacının varlığından haberdar olduğu bu işlemlere uzun süre karşı çıkmamış olmasının, bu işlemlerin vekilin yetkisi kapsamında olduğunu kabul anlamına gelip gelmeyeceği hususlarının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın bu gerekçeyle de bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararlarına uyulması yönünde karar verilmiş olmasına rağmen bu kararın sadece temyiz incelemesi sonucu verilen bozma kararında belirtilen davalı ...'nin husumeti, davalının harçtan muafiyeti ve faiz başlangıcı yönlerine ilişkin olarak yerine getirildiği, ancak davalı bankaya karşı açılan alacak davasının dayanağını oluşturan maddi vakıalar ile hukuki dayanaklarına ilişkin olarak yapılan ve bu nedenle uyuşmazlığın esasını etkileyecek nitelikteki karar düzeltme incelemesi sonucu verilen bozma kararının gereğinin
mahkemece yerine getirilmediği, bu bozma ilamında üzerinde durulması ve incelenmesi istenen hususlarda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda anılan bozma nedenleriyle ilgili bir incelemenin yer almadığı anlaşılmıştır.Bu durumda, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak bozmada araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi istenen hususların üzerinde durulması ve bu konuda bilirkişilerden yeterli incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar düzeltme incelemesi sırasında verilen bozma kararında incelenmesi ve değerlendirilmesi vurgulanan hususlarda gerekçeli ve denetime elverişli bir karar verilmesi gerekirken, anılan bozma gereği yerine getirilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/740 E. 2019/235 K.
Ortak:sahte imza · virman · reeskont faizi · işlemiş faiz · havale · yetki · asıl alacak · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda… sı, isteği halinde kızına (dava dışı ...) hesaptan para ödenmesine dair yazılı talimatının bulunduğu, bunun dışında davalı banka çalışanı tarafından talimat dışı ve «sahte imza» ile hesaptan para çekilmesi ve İMKB'de «hisse senedi» alım-satımında kullanılması ile «çerçeve sözleşme» ve «taahhütnamedeki» imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp incelemesi sonucu belirlenmesi ve ilgili «görevlinin» davalı banka ile ilişiğinin kesilmesi işlemlerinde davacıyı bağlayıcı nitelikte vekalet ve talimat bulunmadığı, verilen yazılı talimatın işlem çerçevesinde açık ve dar sınırlı olduğu, davalı banka çalışanının işlemlerinin davalı bankanın sorumluluğunda olup, davacının 160.360,51 TL «asıl alacak» ile 7.171,65 TL «işlemiş faiz» alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... hakkındaki talep ve davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 160.360,51 TL alacak aslı ve 7.171,65 TL işlemiş faiz alacağının tahsili ile davacıya ödenmesine …
… en hisse senetleri dışında benimsemiş olduğu, bu durumda, dava dışı vekil ...’nın bu beyanının vekil eden davacıyı bağlayıp bağlamayacağı, davacı tarafından verilen «yetkinin», dava konusu hesaptan yapılan «virman», «havale» gibi iş ve işlemleri de kapsayıp kapsamadığı, vekil eden davacı ile dava dışı vekil arasındaki anne-kız ilişkisi ve hayatın olağan akışı çerçevesinde davacının vek …
Merkez Bankası «reeskont faizinin» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… n yargılamada alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kızı ...’ya sadece hesabından para çekmek üzere vekalet verdiği, buna karşın hesaptan «havale» ve «virman» yapmak üzere vekalet vermediği, «tacir» olan bankanın basiretli bir tacir gibi davranıp vekaletnameyi sadece vekalet verilen konuyla sınırlı tutması gerektiği, oysa davalı banka nezdinde davacı adına «sahte imza» ile yatırım hesabı açıldığı, davacı hesabına yatırılan bu paraların sahte imza ile açılan yatırım hesabına aktarılarak borsada oynandığı ve bu şekilde paranın borsada kaybedildiği, hesaptan havale ve virman yetkisi bulunmayan vekilin yapılan virman ve havaleleri kabullenmesinin basiretli bir tacir gibi davranmayan bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı, Yüksek Mahkeme tarafından davacının vekili ...’nın banka müfettişine verdiği 15.02.2002 tarihli yazılı beyanında hesaptan yapılan havale ve virmanların vekil tarafından kabullenildiği belirtilmiş ise de aynı beyanda vekilin de bilgisi dışında banka «görevlisi» tarafından borsada işlem yapıldığının belirtilmesi karşısında işlemlerin vekil tarafından benimsendiğinden de söz edilemeyeceği, banka görevlisinin gerek davacının gerekse vekilinin yazılı onayı ve imzası olmaksızın kendince işlemler yapmak suretiyle davacı hesabına yatırılan paranın çekilen kısmı dışındaki kısmını yok etmiş olmakla adam çalıştıran bankanın çalıştırdığı adamın hukuka aykırı eyleminden sorumlu olduğu, davacının davalı banka nezdinde vadesiz «mevduat hesabı» açıp bu hesaptan para çekmek üzere kızı ... ...’i vekil tayin ettiği, vekiline para çekme dışında «yetki» vermediği, davacı hesabına yatırılan paralardan 21.724,00 TL’sinin davacının vekili ... tarafından çekildiği, kalan tüm paranın sahte imzalarla hesaptan havale, virman, EFT yapılıp davacı adına sahte imza ile açılan yatırım hesabına aktarılarak borsada oynanmak suretiyle tamamen sıfırlandığı (hatta eksi bakiyeye düşürüldüğü), vekili olan kızı ...’nın da banka görevlilerinin bir kısım tasarruflarından haberdar olmadığı gibi vekilin yaptığı işlemlerden davacının haberdar olduğuna ilişkin bir kanıt da bulunmadığı, vekil ile davacının sadece anne-kız olmasının yapılan işlemlerden davacının da haberdar olduğunun kabulü sonucunu doğurmayacağı, bu itibarla yapılan işlemlerin yasaya aykırı ve davacıyı zarara sokucu nitelikte bulunduğu, önceki ilamla hüküm altına alınan tutarların davacı yanca temyiz edilmemesi nedeni ile davacı açısından kesinleştiği, bu nedenlerle davacının davalıdan 160.360,51 TL «asıl alacak» 7.171,65 TL «işlemiş faiz» alacağı bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 160.360,51 TL asıl alacak, 7.171,65 TL dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının davalı ...
Bu durumda, davadışı vekil ...’nın bu beyanının vekil eden davacıyı bağlayıp bağlamayacağı, davacı tarafından verilen «yetkinin», dava konusu hesaptan yapılan «virman», «havale» gibi iş ve işlemleri de kapsayıp kapsamadığı, vekil eden davacı ile davadışı vekil arasındaki anne-kız ilişkisi ve hayatın olağan akışı çerçevesinde davacının, vek …
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve sonrasında yapılan yargılamada vekilin yapılan «virman» ve havaleleri kabullenmesinin basiretli bir «tacir» gibi davranmayan bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı, Yüksek Mahkeme tarafından davacının vekili ...’nın banka müfettişine verdiği 15.02.2002 tarihli yazılı beyanında hesaptan yapılan «havale» ve virmanların vekil tarafından kabullenildiği belirtilmiş ise de aynı beyanda vekilin de bilgisi dışında banka «görevlisi» tarafından borsada işlem yapıldığının belirtilmesi karşısında işlemlerin vekil tarafından benimsendiğinden de söz edilemeyeceği, vekili olan kızı ...’nın da banka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · usuli kazanılmış hak · mevduat hesabı · münhasırlık · kazanılmış hak · tacir · dava sebebi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n yargılamada alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kızı ...’ya sadece hesabından para çekmek üzere vekalet verdiği, buna karşın hesaptan «havale» ve «virman» yapmak üzere vekalet vermediği, «tacir» olan bankanın basiretli bir tacir gibi davranıp vekaletnameyi sadece vekalet verilen konuyla sınırlı tutması gerektiği, oysa davalı banka nezdinde davacı adına «sahte imza» ile yatırım hesabı açıldığı, davacı hesabına yatırılan bu paraların sahte imza ile açılan yatırım hesabına aktarılarak borsada oynandığı ve bu şekilde paranın borsada kaybedildiği, hesaptan havale ve virman yetkisi bulunmayan vekilin yapılan virman ve havaleleri kabullenmesinin basiretli bir tacir gibi davranmayan bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı, Yüksek Mahkeme tarafından davacının vekili ...’nın banka müfettişine verdiği 15.02.2002 tarihli yazılı beyanında hesaptan yapılan havale ve virmanların vekil tarafından kabullenildiği belirtilmiş ise de aynı beyanda vekilin de bilgisi dışında banka «görevlisi» tarafından borsada işlem yapıldığının belirtilmesi karşısında işlemlerin vekil tarafından benimsendiğinden de söz edilemeyeceği, banka görevlisinin gerek davacının gerekse vekilinin yazılı onayı ve imzası olmaksızın kendince işlemler yapmak suretiyle davacı hesabına yatırılan paranın çekilen kısmı dışındaki kısmını yok etmiş olmakla adam çalıştıran bankanın çalıştırdığı adamın hukuka aykırı eyleminden sorumlu olduğu, davacının davalı banka nezdinde vadesiz «mevduat hesabı» açıp bu hesaptan para çekmek üzere kızı ... ...’i vekil tayin ettiği, vekiline para çekme dışında «yetki» vermediği, davacı hesabına yatırılan paralardan 21.724,00 TL’sinin davacının vekili ... tarafından çekildiği, kalan tüm paranın sahte imzalarla hesaptan havale, virman, EFT yapılıp davacı adına sahte imza ile açılan yatırım hesabına aktarılarak borsada oynanmak suretiyle tamamen sıfırlandığı (hatta eksi bakiyeye düşürüldüğü), vekili olan kızı ...’nın da banka görevlilerinin bir kısım tasarruflarından haberdar olmadığı gibi vekilin yaptığı işlemlerden davacının haberdar olduğuna ilişkin bir kanıt da bulunmadığı, vekil ile davacının sadece anne-kız olmasının yapılan işlemlerden davacının da haberdar olduğunun kabulü sonucunu doğurmayacağı, bu itibarla yapılan işlemlerin yasaya aykırı ve davacıyı zarara sokucu nitelikte bulunduğu, önceki ilamla hüküm altına alınan tutarların davacı yanca temyiz edilmemesi nedeni ile davacı açısından kesinleştiği, bu nedenlerle davacının davalıdan 160.360,51 TL «asıl alacak» 7.171,65 TL «işlemiş faiz» alacağı bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 160.360,51 TL asıl alacak, 7.171,65 TL dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının davalı ...
… tibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı olması usulü müktesep hakkın (kazanılmış hakkın) ihlalini teşkil edecek olup bu hakkın ihlali «münhasıran» bozma «sebebi» teşkil eder.
Dairemiz bozma ilamının davalı banka lehine «usulü kazanılmış hak» teşkil ettiği nazara alınmaksızın, davalı bankanın usulü kazanılmış hakkını ihlal edecek şekilde yapılan belirlemelere dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada inelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bankasının «reeskont faiz» oranının işletilmesine, davalı TMSF hakkında daha evvel verilen red kararının kesinleştiği nazara alınarak TMSF (BDDK) yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», uyaptaki davalı k...ın silinmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3017 E. 2017/5524 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5822 E. , 2013/7607 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../02/2011 tarih ve 2010/91-2011/117 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalı bankada açtırılan vadesiz mevduat hesabından para çekme ve yatırma konusunda kızının da yetkilendirildiğini, bankaca herhangi bir işlem ve bu arada borsada işlem yapma konusunda hiç kimseye yetki ve vekalet vermediğini, muhtelif zamanlarda yatırılan paralarla hesabın 240.789,00 TL’ye ulaştığını ve kızı tarafından da ....724,00 TL'nin çekildiğini, bu durumda 219.065,00 TL para bulunması gerekir iken usulsüz işlemler sonucunda hesapta davacının borçlu göründüğünü ileri sürerek, fazlası saklı kalmak kaydıyla şimdilik 219.065,00 TL’nin ....03.2002 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Toprakbank A.Ş. vekili, davacının 28.01.2000 tarihinde açtığı mevduat hesabını aynı zamanda davalının acenteliğini yürüttüğü Toprak Menkul Kıymetler A.Ş. ile menkul kıymet alım/satım aracılık sözleşmesi imzalayarak irtibatlı hale getirdiğini, bu hesaplarda bankacı olan kızına verdiği yetki ile kızı tarafından yapılan talimatlı işlemler kapsamında menkul kıymet alım satımları yapıldığını, yapılan işlemlerin davacının kızı tarafından müfettişe verilen yazılı beyan ile de kabul edildiğini, davacının kızının yaptığı işlemlerden haberdar olmamasının yaşamın doğal akışına uygun düşmeyeceğini, davacının kızı tarafından verilen boş kasa tediye fişinin de ... ... hesabından davacı hesabına haksız olarak aktarılan paraların iadesi amacıyla davacının kızından alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, banka tüzel kişiliği yanında Fon’a husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2000 yılında vadesiz hesap açtırması, isteği halinde kızına (dava dışı ...) hesaptan para ödenmesine dair yazılı talimatının bulunduğu, bunun dışında davalı banka çalışanı tarafından talimat dışı ve sahte imza ile hesaptan para çekilmesi ve İMKB'de hisse senedi alım-satımında kullanılması ile çerçeve sözleşme ve taahhütnamedeki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp incelemesi sonucu belirlenmesi ve ilgili görevlinin davalı banka ile ilişiğinin kesilmesi işlemlerinde davacıyı bağlayıcı nitelikte vekalet ve talimat bulunmadığı, verilen yazılı talimatın işlem çerçevesinde açık ve dar sınırlı olduğu, davalı banka çalışanının işlemlerinin davalı bankanın sorumluluğunda olup, davacının 160.360,51 TL asıl alacak ile 7.171,65 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
hakkındaki talep ve davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 160.360,51 TL alacak aslı ve 7.171,65 TL işlemiş faiz alacağının tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası reeskont faizinin uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı banka nezdinde açılmış bulunan vadesiz mevduat hesabındaki parasının usulsüz ve talimatsız olarak yapılan işlemler sonucu hesaptan çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen ilk karar Dairemizin 18.06.2009 ve ....2009 tarihli temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sonucu bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiştir.Dairemizin ....2009 tarihli karar düzeltme ilamında, davacının hesabından dilediği zamanda dilediği miktarda para çekme yetkisi verdiği kızı dava dışı ...’nın banka müfettişine vermiş olduğu ....02.2002 tarihli beyanında davacıya ait hesaptan yapılan işlemleri, beyanında sözü geçen hisse senetleri dışında benimsemiş olduğu, bu durumda, dava dışı vekil ...’nın bu beyanının vekil eden davacıyı bağlayıp bağlamayacağı, davacı tarafından verilen yetkinin, dava konusu hesaptan yapılan virman, havale gibi iş ve işlemleri de kapsayıp kapsamadığı, vekil eden davacı ile dava dışı vekil arasındaki anne-kız ilişkisi ve hayatın olağan akışı çerçevesinde davacının vekili tarafından benimsenmiş işlemlerden haberdar olmamasının düşünülemeyeceği nazara alındığında davacının varlığından haberdar olduğu bu işlemlere uzun süre karşı çıkmamış olmasının, bu işlemlerin vekilin yetkisi kapsamında olduğunu kabul anlamına gelip gelmeyeceği hususlarının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın bu gerekçeyle de bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararlarına uyulması yönünde karar verilmiş olmasına rağmen bu kararın sadece temyiz incelemesi sonucu verilen bozma kararında belirtilen davalı ...'nin husumeti, davalının harçtan muafiyeti ve faiz başlangıcı yönlerine ilişkin olarak yerine getirildiği, ancak davalı bankaya karşı açılan alacak davasının dayanağını oluşturan maddi vakıalar ile hukuki dayanaklarına ilişkin olarak yapılan ve bu nedenle uyuşmazlığın esasını etkileyecek nitelikteki karar düzeltme incelemesi sonucu verilen bozma kararının gereğinin
mahkemece yerine getirilmediği, bu bozma ilamında üzerinde durulması ve incelenmesi istenen hususlarda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda anılan bozma nedenleriyle ilgili bir incelemenin yer almadığı anlaşılmıştır.Bu durumda, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak bozmada araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi istenen hususların üzerinde durulması ve bu konuda bilirkişilerden yeterli incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar düzeltme incelemesi sırasında verilen bozma kararında incelenmesi ve değerlendirilmesi vurgulanan hususlarda gerekçeli ve denetime elverişli bir karar verilmesi gerekirken, anılan bozma gereği yerine getirilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508222800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz