Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5009 E. 2013/7247 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tutanağı↗ bedelsizlik↗ protokol↗ fatura↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının ihale bedelinin tamamını ödeyerek 05/05/2010 tarihinde teslim alması gereken botları her nasılsa özelleştirme kararından sonra .../06/2010 tarihinde teslim ile bakiye 1.428.222,45 TL borcunu ödemek suretiyle 14/07/2010 tarihli fatura
tanzimen ... adet servis botu bedelinin tamamı olan ....979.377 TL talep etmesinin yerinde olmadığı, sözleşmeye göre borcunu ödeyerek 05/05/2010 tarihinde teslim gerçekleşse idi, 11/06/2010 tarihindeki Devir Teslim Protokolü'nde haliyle ...'nin kararı ile botların bilabedel devrinin söz konusu olacağı, geciken yada geciktirilen teslimin davacıya herhangi bir hakkı bahşedemeyeceği, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 04/05/2010 tarihli 2010/29 sayılı kararının .... maddesine göre bila bedel devrinin söz konusu olduğu, buna aykırı taraflar arasında imzalanan 11/06/2010 tarihli devir teslim protokolündeki 8.20 maddesi ile .../06/2010 tarihli devir teslim tutanağında yer alan ... adet bot ile ilgili ifadelerin davalıyı bağlamayacağı, ...'nin kararı hilafına sözleşme yapılamayacağı, aksinin kabulünün özelleştirmenin amacına aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan 11.06.2010 tarihli protokolden kaynaklanmaktadır. ...’nin 04.05.2010 tarihli kararında, o anda davacının mülkiyetinde bulunan üç adet kılavuzluk servis botunun bedelsiz devri düzenlenmiş olup, henüz inşa edilmekte olan botlarla ilgili bir düzenleme yer almamıştır. Bu ... kararından sonra her iki şirketi temsilen imzalanan protokolde dava konusu edilen botların bedellerinin davalı tarafça ödeneceği açıkça kabul edildiğine göre, mahkemece davalının söz konusu botların bedellerinden sorumlu olduğu kabul edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4366 E. 2024/6331 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nedensellik bağı · vazgeçmiş sayılma · uygun illiyet bağı · ticari itibarın zedelenmesi · ticari defter incelemesi · yoksun kalınan kâr · el koyma · ticari itibar
Benzer bu kararda… pit edildiğini, dolayısıyla tespit edilen bu rakama hükmedilmesi gerektiğini, davalının haksız ve kötü niyetli marka tesciline dayanarak polis eşliğinde arama ve el «koyma» işlemi yaptırdığını, olay nedeniyle müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini», birçok siparişin iptal edildiğini, dava konusu markanın gerçek hak sahibi müvekkili olup davalının kötü niyetli marka tescil ettirdiğinin Mahkeme kararıyla netleştiğini, ayrıca davalının «şikayeti» üzerine açılan ceza davasında müvekkilinin beraat ettiğini, müvekkilinin söz konusu ürünlerin «münhasır» distribütörü olduğunu, dolayısıyla mevzuat çerçevesinde tazminat talep etme hakkı bulunduğunu, müvekkilinin yoksun kaldığı kârın KDV hariç 68.080,00 TL olduğunu, d …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının isteyebileceği «maddi tazminat» tutarı yönünden yapılan değerlendirmede, öncelikle davacının fuar için yaptığı «masraflara» ilişkin talebi yönünden, olayın gelişimine göre bu masrafların tahsili yönünden uygun «nedensellik bağı» bulunmadığından davacının bu talebinin yerinde görülmediği, davacının «yoksun kalınan» kazanç yönünden talebine gelince, bilirkişi raporunda değinildiği üzere davacının bot satışlarında, 2011 yılından «haksız eylemin» gerçekleştiği 2015 yılına kadar ortalama %73,69 adetsel artış olduğu ve bu artış oranına göre muhtemel 2016-2017 yılı muhtemel brüt satış karının 347.267,45 TL olabileceği, davacının bot fuarı için toplamda 68.080,00 TL, KDV hariç maliyete katlandığı ve bedellerinin ödendiğinin tespit edildiği, davacının 2015 yılından sonra «defter» kayıtlarında bot satışlarının olmadığı, mali inceleme kısmında varsayımsal brüt kar hesabı yapılmış ise de davalının «haksız rekabetinin» bu hesaba ne kadar etki ettiği, 2015 yılı sonrasındaki satış düşüklüğüne etkisinin ne olacağını tespit etmek mümkün olamayacağından ve davalının bu dönemde satış yapıp yapmadığı da tespit edilemediğinden maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddelerinde yer alan ilkeler çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, davacının marka kullanımının lisans sözleşmesine dayalı olduğu, bu sözleşmenin 2016 yılında karşılıklı olarak feshedildiğinin ve marka kullanım hakkının başka bir şirkete verildiğinin davacının da kabulünde olması hususu gözetilerek eylemin ağırlığı, süresi, davacı satışlarının azalmasının tek «sebebinin» davalının eyleminin olmaması, davacının önceki yıllardaki kazancı gözetilerek davacı yararına 50.000,00 TL maddi tazminat takdir edildiği, davalının haksız «şikayet» ve fuar alanına polis marifetiyle baskın yapılması, aynı zamanda davacı şirketin itibarını zedeler mahiyette olduğundan 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi atfıyla …
… dece markayı kendi adına tescil ettirmesinden ibaret olduğunu, markayı hiç kullanmadığını, dolayısıyla davacının iddia ettiği zarar ile müvekkilinin eylemi arasında «uygun illiyet bağı» bulunmadığını, davacı tarafın «ihtiyati tedbir» kararı aldığını, bu doğrultuda botların satışına engel olacağını, zarara uğramasını gerektirir bir durumun ortaya çıkmayacağını, ayrıca «haksız rekabet» yapılması ihtimalinin de ortadan kalktığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu marka ile ilgili olarak ürün imal etmediğini, satmadığını, davacın …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının dosya içeriği delillere, usul, yasa ve «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin verilen yasal süre içerisinde tamamlanması gereken temyiz harçları ve posta «masraflarını» yatırmadığı gerekçesiyle davalının temyiz başvurusundan «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5009 E. , 2013/7247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 27/.../2011 tarih ve 2010/683-2011/492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetki sahası içerisinde bulunan bölgede kılavuzluk, römorkörcülük ve palamar işleri ile birlikte gemi kurtarma işleri ve kuruluş amacına uygun başkaca alanlarda faaliyet yürütmekte iken Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararı ile bu hizmetlerin, bina ve ekipmanlar ile personelin davalı ve Ulaştırma Bakanlığı'na devredilmesine karar verildiği, tespit ve devir şartlarına ilişkin müvekkili ile davalı arasında yapılan protokolde davaya konu bahsi geçen inşa halindeki ... adet kılavuzluk servis botuna ilişkin bedelin müvekkili tarafından ödeneceğinin, davalının da bu miktarı 30 gün içinde müvekkiline ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilince yüklenici firma tarafından kesilen ....973.377 TL tutarındaki faturanın bedelini ödemesine rağmen davalının her türlü ihtar ve girişimlere rağmen bu miktarı ödemediğini ileri sürerek, ....973.377 TL'nin 14/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararına dayanarak yapılan işlemde ihtilafta çözüm yerinin Adli Yargı değil, İdari Yargı olduğunu, Mahkemece yargı yolu itirazı kabul edilmediği takdirde tarafların ikametgahı ile protokol hükümleri gereğince görevli mahkemenin Beyoğlu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Kurul kararı gereğince deniz araçlarının bila bedel ile devredileceğinin düzenlendiğini, davacının yaptığı ödemenin devir tarihinden sonra yapılmış gibi müvekkiline fatura edilmesinin ÖYK kararı ve protokol hükümlerine göre açıkça aykırılık teşkil ettiğini savunarak, yargı yolu, görev ve yetki itirazlarının kabulü ile haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ihale bedelinin tamamını ödeyerek 05/05/2010 tarihinde teslim alması gereken botları her nasılsa özelleştirme kararından sonra .../06/2010 tarihinde teslim ile bakiye 1.428.222,45 TL borcunu ödemek suretiyle 14/07/2010 tarihli fatura
tanzimen ... adet servis botu bedelinin tamamı olan ....979.377 TL talep etmesinin yerinde olmadığı, sözleşmeye göre borcunu ödeyerek 05/05/2010 tarihinde teslim gerçekleşse idi, 11/06/2010 tarihindeki Devir Teslim Protokolü'nde haliyle ...'nin kararı ile botların bilabedel devrinin söz konusu olacağı, geciken yada geciktirilen teslimin davacıya herhangi bir hakkı bahşedemeyeceği, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 04/05/2010 tarihli 2010/29 sayılı kararının .... maddesine göre bila bedel devrinin söz konusu olduğu, buna aykırı taraflar arasında imzalanan 11/06/2010 tarihli devir teslim protokolündeki 8.20 maddesi ile .../06/2010 tarihli devir teslim tutanağında yer alan ... adet bot ile ilgili ifadelerin davalıyı bağlamayacağı, ...'nin kararı hilafına sözleşme yapılamayacağı, aksinin kabulünün özelleştirmenin amacına aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan 11.06.2010 tarihli protokolden kaynaklanmaktadır. ...’nin 04.05.2010 tarihli kararında, o anda davacının mülkiyetinde bulunan üç adet kılavuzluk servis botunun bedelsiz devri düzenlenmiş olup, henüz inşa edilmekte olan botlarla ilgili bir düzenleme yer almamıştır. Bu ... kararından sonra her iki şirketi temsilen imzalanan protokolde dava konusu edilen botların bedellerinin davalı tarafça ödeneceği açıkça kabul edildiğine göre, mahkemece davalının söz konusu botların bedellerinden sorumlu olduğu kabul edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/507742900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz