İşsizlik sigortası fonu hesaplarından kesilen saklama hizmet bedelinin iadesi talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2371 E. 2025/808 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Merkezi Kayıt Kuruluşu komisyon/saklama hizmet bedeli iadesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
4447 sayılı Kanunun 53/4. maddesindeki işsizlik sigortası fonu gelirlerinden vergi kesintileri hariç hiçbir kesinti yapılamayacağı yönündeki düzenleme kamu alacaklarına yönelik olup, özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olan Merkezi Kayıt Kuruluşunun mevzuata uygun olarak yürürlüğe koyduğu ücret tarifesi kapsamında tahsil ettiği hizmet bedeline (komisyon/saklama ücreti) uygulanamaz; bu bedelin ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde ilgili kurul onayıyla yürürlüğe girmiş olması halinde tahakkuk ve tahsilinde mevzuata aykırılık bulunmaz.
Ele alınan sorunlar
Davalı Merkezi Kayıt Kuruluşuna husumet yöneltilebilirliği → ret
Gerekçe: İşsizlik sigortası fonu hesaplarından kesinti yapılmasıyla alınan bedel davalı kayıtlarına intikal ettirildiğinden, davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
4447 sayılı Kanun m.53/4'teki fon gelirlerinden kesinti yapılamayacağı hükmünün davalı Merkezi Kayıt Kuruluşunun ücret ve komisyon alacağına uygulanıp uygulanmayacağı → ret
İddia: Davacı vekili, 4447 sayılı kanunun 53. maddesi uyarınca fonun bütçe kapsamı dışında olduğunu, gelirlerinden vergi kesintileri hariç hiçbir şekilde kesinti yapılamayacağını, dolayısıyla davalı tarafından tahakkuk ettirilen kesintilerin dayanağı olan yönetmelik ve ücret tarifesinin kanuna aykırı olduğunu, fondan kesinti yapılmamasının davalının takdirinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sermaye Piyasası Kanunu'nun 81. maddesi gereğince davalı Merkezi Kayıt Kuruluşu özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş Faaliyet ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 28. maddesi uyarınca, kuruluşun verdiği temel hizmetler kapsamındaki ücret ve komisyonlar ile bunların tahsil zaman ve şekilleri yönetim kurulu tarafından belirlenip ilgili kurulun onayına sunulmakta, kurulun otuz gün içinde olumsuz görüş bildirmemesi halinde yürürlüğe girmektedir. Davalı yönetim kurulunun 02.07.2012 tarihli kararıyla işsizlik sigortası fonu hesaplarındaki kıymetler nedeniyle ücret alınmamasına karar verilmiş, ancak 15.02.2017 tarihli yönetim kurulu kararıyla bu muafiyet kaldırılarak fon hesapları da mevcut tarifeye göre ücretlendirilmeye başlanmıştır. Davalının verdiği hizmetlerin ödeme yükümlüsü, davalı üyesi banka veya aracı kuruluşlarda hesabı bulunan yatırımcı müşterilerdir; bankalar sadece tahakkuk eden bedeli müşteri hesabından tahsil ederek davalıya göndermekle yükümlüdür ve kesintiler davalının hesaplarına girmektedir. Bu düzenlemeler çerçevesinde tahakkuk ve tahsilde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. 4447 sayılı Kanunun 53/4. maddesindeki düzenleme kamu alacaklarına yöneliktir; özel hukuka tabi gerçek ve tüzel kişilerin alacakları bu kapsamda değerlendirilemez. Davalı da özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğundan, vermiş olduğu hizmetin bedeli bu hüküm kapsamında değerlendirilemez. Davacı tarafça sunulan uzman görüşündeki aksi yöndeki tespitlere itibar edilmesi mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
4447 sayılı Kanunun 53/4. maddesindeki fon gelirlerinden kesinti yapılamayacağı yönündeki hükmün, özel hukuka tabi tüzel kişilerin (somut olayda Merkezi Kayıt Kuruluşu) hizmet bedeli alacaklarına uygulanamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer nitelikte fon hesaplarından kesinti yapılan diğer uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- husumet
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Merkezi Kayıt Kuruluşu↗ işsizlik sigortası fonu↗ kaydileştirme ve saklama hizmeti↗ husumet↗ ücret tarifesi↗ yönetim kurulu kararı↗ kamu alacağı↗ özel hukuk tüzel kişisi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2371
KARAR NO 2025/808
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/03/2023
NUMARASI 2022/307 Esas 2023/185 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/05/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilince devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) 29.06.2012 tarihi itibari ile davalı Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hak sahibi adına izlenmeye karar verildiğini, bu işlemle birlikte ... tarifesi doğrultusunda komisyon alınacağının ve ikincil piyasalarda yapılan işlemlerden de masraf alınacağının bildirildiğini, bunun üzerine 4447 sayılı kanunun 53. maddesi dikkate alınarak fondan kesinti yapılması hususunun yeniden değerlendirilmesi yönünde davalı kuruluş ile yapılan yazışmalar neticesinde, davalı kuruluş Yönetim Kurulu'nun 02.07.2012 tarihli toplantısında 4447 sayılı kanun çerçevesinde kurulmuş olan İşsizlik Sigortası Fonu hesaplarına ilişkin fonun üstlendiği kamusal fonksiyon dikkate alınarak, herhangi bir komisyon tahakkuku yapılmamasının kararlaştırıldığını ve söz konusu kararın ...
tarafından onaylanarak müvekkiline bildirildiğini, ancak 13.10.2017 tarihinde müvekkilinin hesaplarından kesinti yapılması üzerine yapılan yazışmalar sonucunda davalıdan alınan 18.09.2017 tarihli yazı ile söz konusu muafiyetin Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü ve ...'nın onayı üzerine 14.09.2017 tarihinde kaldırıldığının ve mevcut ücret tarifesi doğrultusunda ücretlendirme yapılacağının öğrenildiğini, 4447 sayılı kanunun 53/4 maddesi uyarınca fon bütçe kapsamı dışında olup, gelirlerinden vergi kesintileri hariç hiçbir şekilde kesinti yapılamayacağını, dolayısıyla davalı tarafından tahakkuk ettirilen kesintilerin dayanağı olan ...Yönetmeliği ve yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan ücret tarifesinin kanunun bu hükmüne aykırı olduğunu, söz konusu kanun hükmüne rağmen davalı tarafından kanuna aykırı olarak kesintiler yapıldığını ve müvekkili tarafından gönderilen ihtarnamelere rağmen İşsizlik Sigortası Fonu gelirlerinden doğrudan masraf ve komisyon kesintisi yapılmaya devam edildiğini, fondan kesinti yapılmaması davalının takdirinde olmayıp, muafiyet tanınmasa dahi açık kanun hükmü gereği kesinti yapılmasının mümkün olmadığını, davalının 03.07.2017 tarihli ücret tarifesinde ...
ve İller Bankası gibi kurum ve kuruluşların ücret ödemeden muaf tutulmasına rağmen aynı nitelikte olan fondan açık kanun hükmüne rağmen kesinti yapılmasının ... Yönetmeliği hükmüne aykırı olduğunu, 4447 sayılı kanunun Fondan vergi kesintileri hariç hiçbir şekilde kesinti yapılamayacağı yönündeki açık hükmüne rağmen, işsizlik sigortası fonu portföyünde bulunan ...'lerin hukuki statüsünde ve davalı kuruluş nezdinde yapılan işlemler ile ikincil piyasalarda gerçekleştirilen alım satım işlemleri nedeniyle komisyon ve masraf tahakkuk ettirilerek, ... Bankası şubeleri nezdindeki hesaplarından toplam 6.709.718,72-TL kesinti yapıldığını belirterek, söz konusu kesinti bedelinin her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu talep sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olup TBK'nın 82. maddesi gereğince 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, müvekkili kurumun davada davalı olarak gösterilmesinin usule aykırı olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, ... tarafından çıkarılan Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş Faaliyet ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 28. maddesinde, ...’nın verdiği hizmetler nedeniyle alacağı ücret ve komisyonların tahsil zamanı ve şekillerinin yönetim kurulu tarafından belirlenerek ... onayına sunulacağının düzenlendiğini, söz konusu düzenleme doğrultusunda ... tarafından üyelerine verilecek hizmetler nedeniyle alınacak ücret ve komisyonların her yıl yönetim kurulu tarafından belirlenerek ...
onayı ile yürürlüğe girdiğini, ... tarafından onaylanan bu tarife uyarınca müvekkilinin hizmet bedeli aldığını, Yönetmeliğin 20. maddesinde ... üyelerinin ihraççılar, yatırım kuruluşları ve merkezi takas kuruluşları olduğunu, müvekkilinin üyelik hizmeti, hesap açma, ihraç hizmeti, saklama hizmeti gibi üyelerine vermekte olduğu hizmetler karşılığında sadece üyelerinden ücret ve komisyon aldığını, davacı gibi ... üyelerinde hesabı bulunan gerçek veya özel kişilerden herhangi bir ücret ve komisyon almadığını, dolayısıyla davacının gelirlerinden müvekkilince kesinti yapılmadığını, müvekkili tarafından üyelerden alınan ücret ve komisyonun fon gelirleri üzerinden yapılan bir kesinti niteliğinde olmayıp, saklamaya konu varlıkların getirisinden bağımsız olarak verilen hizmet karşılığında üyeden alınan ücret niteliğinde olduğunu, davacının kendisinden ücret ve komisyon alan banka yerine hiçbir ücret ve komisyon hizmet bedeli almayacak bir başka ...
üyesi banka veya aracı kurumda hesap açmasının mümkün olduğunu, bu durumun davacıya defalarca bildirildiğini, müvekkili yönetim kurulunun 02.07.2012 tarihli toplantısında işsizlik sigortası fonu hesaplarında kayden izlenen DİBS nedeniyle ilgili üyelere verilecek hizmetlerden ücret alınmaması kararının 4447 sayılı kanunun 53. maddesinde yer alan düzenlemeye istinaden verilen bir karar olmadığını, yönetim kurulunun 15.02.2017 tarihli toplantısında ise geçmişte alınan muafiyet kararları incelenerek yönetim kurulu kararıyla uygulanmakta olan söz konusu muafiyetin kaldırılmasına ve üyelere verilen hizmetlerin ücretlendirilmesinde işsizlik sigortası fonu hesaplarının da mevcut tarifeye göre ücretlendirilmesine karar verildiğini, 14.09.2017 tarihinde yürürlüğe giren yeni tarife çerçevesinde üyeleri olan ...
Bankasına müvekkili tarafından verilen kaydi saklama hizmetinin hesabında, banka nezdindeki işsizlik sigorta fonu hesabında bulunan kaydi hizmetlerin de dikkate alındığını, bu bağlamda müvekkili tarafından fon gelirlerinden kesinti yapılması söz konusu olmayıp, saklamaya konu varlıkların getirisinden bağımsız olarak bankaya verilen hizmet karşılığında bankadan hizmet bedeli alındığını, bankanın, müşterisi olan davacıdan aralarındaki sözleşmeye veya mevzuata uygun olarak ücret ve komisyon talep edip etmediği meselesinin ise davacı ile banka arasındaki hukuki ilişki olup, bu konuda müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının banka tarafından kendisinden haksız olarak kesinti yapıldığı iddiasında ise buna ilişkin talebini bankaya yöneltmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ...
ve ... Bankası gibi kurumlara uygulanan muafiyetin ise anılan kurumların hesaplarında bulunan kıymetlere ilişkin olmayıp, sermaye piyasası aracı ihraç ettikleri için ihraççı sıfatıyla ödenmesi gereken üyelik ücretleri ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava alacak istemine ilişkin olup 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, bu nedenle zamanaşımına uğramadığı, işsizlik sigorta fonu hesaplarından kesinti yapılmasıyla alınan bedel davalı kayıtlarına intikal ettirildiğinden, davalının husumet itirazının yerinde görülmediği, Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca Merkezi Kayıt Kuruluşu (...) tarafından verilecek hizmetler nedeniyle alınacak ücret ve komisyonların ... yönetim kurulu tarafından belirlenip, ... onayı ile yürürlüğe girdiği, ... yönetim kurulunun 02.07.2012 tarihli önerisi ve ...'nın onayı çerçevesinde, 4447 sayılı Kanunun 53.maddesinden bağımsız olarak, mülga ...
Yönetmeliği'nin 19. maddesi uyarınca İşsizlik Sigorta Fonu hesaplarında kayden izlenen devlet iç borçlanma senetleri nedeniyle ilgili üyelere verilecek hizmetlerden ücret alınmamasına karar verildiği, ... yönetim kurulunun 15.02.2017 tarihli toplantısında karar verilen, uygulanmakta olan söz konusu muafiyetin kaldırılmasına ve üyelere verilen hizmetlerin ücretlendirilmesinde işsizlik sigorta fonu hesaplarının da dikkate alınarak mevcut tarifelerine göre ücretlendirilmesi önerisine ilişkin olarak, Sermaye Piyasası Kurulu'nun 23.08.2017 tarih ve 32 sayılı toplantısında, Hazine Müsteşarlığı'nın 07.08.2017 tarihli görüşü dikkate alınarak, işsizlik sigortası fonu hesapları için ilgili üyelere tanınan muafiyetin kaldırılmasına ilişkin ...'nın başvurusunun onaylanarak ...
tarafından Fon varlıkları için üyelerine verilen hizmetlerin mevcut tarifelerine göre ücretlendirilmesine karar verildiği, bu doğrultuda 14/09/2017 tarihinde yürürlüğe giren yeni tarife çerçevesinde davalı üyesi ... Bankası tarafından banka nezdindeki işsizlik sigorta fonu hesabında bulunan kaydi kıymetlerin dikkate alındığı, bu kapsamda ... tarafından işsizlik sigorta fonu hesapları ile üyelere tanınan muafiyetin kaldırılarak hizmetlerin mevcut tarifelere göre ücretlendirildiği, dolayısıyla davacı kurumun işsizlik sigortası fonunun banka hesaplarından yapılan kesinlerin ... tarafından onaylanan ... yönetmeliğine aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; mahkemece gerekçesiz olarak ve dosya tekemmül etmeden karar verildiğini, yargılama sırasında davalı tarafça sunulan hukuki görüşün kendilerine tebliğ edilmediğini, söz konusu görüşün taraflı olduğunu, buna karşılık dosyaya sundukları ve mahkemece değerlendirilmeyen hukuki görüşün tarafsız ve daha geniş perspektiften konuyu ele aldığını, 4447 sayılı yasanın 53. maddesinde fonun gelirlerinden vergi kesintisi hariç hiç bir kesinti yapılamayacağının düzenlendiğini, bu nedenle mahkemece bu kanun hükmüne açıkça aykırı yönetmelik hükmüne göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda da ...'nın kendi içinde yaptığı mevzuat değişikliğinin 4447 sayılı kanuna dayalı fon için uygulanmaması gerektiğinin belirtildiğini, sundukları uzman görüşüne ve bilirkişi raporundaki kanaate rağmen mahkemece eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, fonun işleyişine ve yapılan ödemelere bakıldığında, tamamen kamu menfaatinin ön planda olduğunun görüleceğini, bu nedenle fon hesaplarından yapılan kesintinin işçi ve işverenlerin devlet tarafından güvence altına alınan sigortalarında bir eksiklik meydana getirdiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının dava dışı banka şubeleri nezdindeki işsizlik sigortası fonu hesaplarından, davalının verdiği kaydileştirme ve saklama hizmetleri karşılığında davalı tarafça kesilen masraf ve komisyonların iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda; davacının dava dışı ... Bankası şubelerinde bulunan fon hesaplarından, davalı Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun (...) vermiş olduğu saklama hizmeti kapsamında ilgili banka aracılığıyla davalı tarafından komisyon kesintileri yapıldığı, davacı tarafça söz konusu kesintilerin iadesi istemiyle davalı...aleyhine işbu davada mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Sermaye Piyasası Kanununun 81.
maddesinde Merkezî Kayıt Kuruluşu; sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek, kaydileştirilen bu araçları ve bunlara bağlı hakları, elektronik ortamda, üyeler ve hak sahipleri itibarıyla kayden izlemek, bu araçların merkezî saklamasını yapmak üzere kurulmuş, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz anonim şirket olarak tanımlanmıştır. Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş Faaliyet ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 28. maddesinde; ...’nın verdiği temel hizmetler kapsamında olan ve bu hizmetlerin tek sunucusu olmaktan kaynaklanan statüsüne dayalı olarak uyguladığı ücret ve komisyonlar ile bunların tahsil zaman ve şekillerinin yönetim kurulu tarafından belirlenerek ...
onayına sunulacağı, Kurulun ... yönetim kurulu kararının, Kurul tarafından otuz gün içerisinde olumsuz görüş bildirilmediği takdirde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Davalı ... Yönetim Kurulunun 02.07.2012 tarihli toplantısında İşsizlik Sigortası Fonu hesaplarında kayden izlenen ...'ler nedeniyle ilgili üyelere verilecek hizmetlerden ücret alınmamasına karar verilmiş iken, davalının 15.02.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacıya tanınan bu muafiyet kaldırılarak üyelere verilen hizmetlerin ücretlendirilmesinde İşsizlik Sigortası Fonu hesaplarının da dikkate alınarak, mevcut tarifeye göre ücretlendirilmesine karar verildiği, buna istinaden davalı tarafından davacı kuruma tahakkuk ettirilen dava konusu saklama hizmet bedelinin ...
hesaplarının bulunduğu dava dışı banka şubeleri tarafından davacının hesaplarından kesilerek davalı ...'nın hesaplarına gönderildiği anlaşılmaktadır. Mevcut mevzuat hükümlerine göre davalının verdiği hizmetlerin ödeme yükümlüsü, ... üyesi banka veya aracı kuruluşlarda yatırım hesabı bulunan yatırımcı müşteriler olup, mevcut işleyişte aracı kuruluş ve bankaların yükümlülüğü, müşteri bazında davalı ... tarafından tahakkuk ettirilen saklama hizmet bedelini müşteri hesabından tahsil ederek ...'ya göndermekten ibarettir. Nihayetinde yapılan kesintiler aracı kuruluş veya bankaların uhdesinde kalmayıp, davalı ...'nın hesaplarına girmektedir.Sermaye Piyasası Kanununun 81. maddesi gereğince özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket vasfına haiz davalı Merkezi Kayıt Kuruluşunun (...) Kuruluş Faaliyet ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 28.
maddesinde; ...’nın verdiği temel hizmetler kapsamında olan ve bu hizmetlerin tek sunucusu olmaktan kaynaklanan statüsüne dayalı olarak uyguladığı ücret ve komisyonlar ile bunların tahsil zaman ve şekillerinin yönetim kurulu tarafından belirlenerek ... onayına sunulacağı, kurulun ... yönetim kurulu kararının, Kurul tarafından otuz gün içerisinde olumsuz görüş bildirilmediği takdirde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere davalı ... yönetim kurulunun 02.07.2012 tarihli toplantısında işsizlik sigortası fonu hesaplarında kayden izlenen ...'ler nedeniyle ilgili üyelere verilecek hizmetlerden ücret alınmamasına karar verilmiş iken, davalının 15.02.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacıya tanınan bu muafiyet kaldırılarak üyelere verilen hizmetlerin ücretlendirilmesinde işsizlik sigortası fonu hesaplarının da dikkate alınarak mevcut tarifeye göre ücretlendirilmesine karar verilmiş ve davalı tarafından düzenlenen tarife gereğince davacı kuruma tahakkuk ettirilen dava konusu saklama hizmet bedeller, ...
hesaplarının bulunduğu dava dışı banka tarafından davacının hesaplarından kesilerek davalı ...'ya ödenmiştir. İlgili yönetmelik gereğince davalı tarafından düzenlenen ücret tarifeleri, ...'nın onayı ile yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla davalı tarafından verilen hizmet karşılığında hizmet bedeli tahakkuk ve tahsil edilmesinde ilgili mevzuat hükümlerine bir aykırılık yoktur. 4447 sayılı kanunun 53/4 maddesinde, işsizlik sigortası fonu bütçe kapsamı dışında olup, gelirlerinden vergi kesintileri hariç hiç bir şekilde kesinti yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak söz konusu düzenleme kamu alacaklarına yönelik olup, özel hukuka tabi gerçek ve tüzel kişilerin alacaklarının bu kapsamda değerlendirilemeyeceği açıktır.
Davalı da özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olup, vermiş olduğu hizmetin bedelinin bu hüküm kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.Buna göre davacı tarafça sunulan uzman görüşündeki aksi yöndeki tespitlere itibar edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 58,25-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.22/05/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/50735 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi