6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesinlik sınırı altındaki ek karara yönelik temyiz istemi reddedilir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1750 E. 2019/3697 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Bölge adliye mahkemesinin temyiz istemini süre yönünden reddeden ek kararı temyiz edildiğinde, temyize konu miktar HMK 362/1-a'daki kesinlik sınırı içinde kalıyorsa temyiz istemi esasa girilmeden reddedilir ve ek karar onanır.

Ele alınan sorunlar

Temyiz istemini süreden reddeden ek karara yönelik temyizde kesinlik sınırı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, temyiz istemini süre yönünden reddeden ek kararı temyiz etmiştir.

Gerekçe: Ek kararın dayandığı gerektirici sebepler yerinde görülmüş; ayrıca temyiz olunan miktarın 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırları içerisinde bulunması karşısında ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temyiz istemini süreden reddeden ek karara yönelik temyizde kesinlik sınırının gözetilmesi bakımından; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyiz kesinlik sınırı ek karar temyiz isteminin süreden reddi

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 362/1-aHMK 366/1HMK 346/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/1750 E.  ,  2019/3697 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/05/2018 tarih ve 2017/920 E.-2018/519 K. sayılı kararın davalı tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 06/12/2018 tarih ve 2018/2264-2018/1566 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilince iş mahkemelerinde hizmet tespiti ve işçilik alacağına ilişkin açılan davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve yasal takibin yapılabilmesi için dava dışı şirketin ihyasının gerektiğini, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü için tasfiyenin tam ve eksiksiz olarak yapılması gerektiğini ileri sürerek, ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin yeniden sicil kaydı ile son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu'nun 32. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini iatemiştir.

Davalı ..., herhangi bir savunmada bulunmamıştır.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne İstanbul Ticaret Sicilinin 461728 sırasında kayıtlı Alyans Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nın 547. maddesi gereğince İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/78, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/54, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/55, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/56, İstanbul 36.İş Mahkemesinin 2017/74, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/75, İstanbul 36.İş Mahkemesinin 2017/76, İstanbul 36.İş Mahkemesinin 2017/77, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/79, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/80 esas sayılı davaları ve takip işlemleri bakımından ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından yeniden Ticaret Siciline tescilline, tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'ın seçilmesine, kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, tescil ve ilanına karar verilmiştir.

Karar, davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi tarafından tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, hak düşürücü sürenin geçtiği tasfiyenin usulünce yapıldığı savunmasının dinlenebilir olmadığı, tasfiyeden evvelki işçilik alacaklarına ilişkin davalar nedeniyle ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesince, tasfiye memuru ...'ın temyiz talebinin HMK m.366/1 yollamasıyla ve m.346/1 gereğince, süre yönünden reddine dair 2018/2264 E. - 2018/1566 K. sayılı ek karar verilmiştir.

Bu kez davalı tasfiye memuru tarafından bu ek karar temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı gerektirici sebeblere temyiz olunan miktarın 6100 sayılı HMK 362/1 – a maddesinde öngörülen kesinlik sınırları içerisinde bulunmasına göre ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle davalı tasfiye memurunun ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile HMK 370/1 maddesi gereğince ek kararın ONANMASINA, HMK 372 maddesi gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı tasfiye memurundan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/506555200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2264 E. 2018/1566 K.

Tasfiyesi tamamlanan şirketin derdest icra/dava dosyaları nedeniyle ihyası

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirket hakkında, tasfiye öncesinden kalan derdest icra takipleri ve devam eden dava dosyalarının bulunması halinde, bu takip ve davaların sürdürülüp sonlandırılabilmesi amacıyla TTK 547 uyarınca ek tasfiye için şirketin yeniden tescili (ihyası) talebinde hukuki yarar vardır; tasfiyenin usulünce tamamlandığı ve sürenin geçtiği yönündeki savunmalar bu talebin reddi için yeterli değildir, bu hususlar esas takip ve davalarda incelenebilecek niteliktedir.

Emsal değeri

Tasfiyesi tamamlanıp sicilden terkin edilen şirketler açısından, tasfiye öncesinden kalan derdest icra takibi ve dava dosyalarının varlığının TTK 547 uyarınca ek tasfiye/ihya talebinde hukuki yarar oluşturduğuna ilişkin tespit yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: ek tasfiye tüzel kişiliğin ihyası hukuki yarar tasfiye memuru ticaret siciline yeniden tescil

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2264

KARAR NO 2018/1566

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/05/2018

NUMARASI 2017/920 E.-2018/519 K.

DAVA

TÜZEL KİŞİLİĞİN İHYASI

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/12/2018 ( 16/12/2018 yazım tarihli )

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tasfiye memurunca istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; davacı tarafından ... Ve Dış Tic. Ltd. Şti.ne karşı İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/78, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/54, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/55, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/56, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/74, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/75, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/76, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/77, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/79, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/80 esas sayılı davalarının açıldığını,hizmet süresinin tespiti davasında taraf teşkilinin sağlanması ve işçilik hak ve alacaklarının yasal olarak takibi için şirketin ihyası gerektiğini , müvekkilinin işçilik hak ve alacaklarının ödenmediğinin şirket ortakları,tasfiye memuru ...

tarafından bilindiğini, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunluluğunun bulunduğunu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul için tasfiyenin tam ve eksiksiz olarak yapılması gerektiğini, müvekkili ve diğer çalışanların haklarının ödenmemiş olması, SGK bildirimlerinin gerçeği yansıtmıyor olması nedenleriyle tasfiyenin tam yapılmadığı ve tasfiyenin gerçeği yansıtmadığı sabit olduğundan, ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin yeniden sicil kaydı ile son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiş,Davalı Ticaret Sicili vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 32. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın kabulüne İstanbul Ticaret Sicilinin ... sırasında kayıtlı ... Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nın 547. maddesi gereğince İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/78, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/54, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/55, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/56, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/74, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/75, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/76, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/77, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/79, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/80 esas sayılı davaları ve takip işlemleri bakımından ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından yeniden Ticaret Siciline tescilline, tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...ın (TCN:...) seçilmesine, kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru ...; davanın husumet yönünden reddi gerektiği, borçlu şirketin tüzel kişilik olduğunu, firmanın borcundan şahsının sorumlu tutulamayacağını,mahkemece usul yönünden sebep sonuç ilişkisi içinde yargısal denetimden uzak bir şekilde mezkur firmanın üzerinden şahsi sorumluluğunu gerektirecek hukuka aykırı bir hüküm kurduğunu, tasfiye işlemlerinin usulüne göre yerine getirildiğini, gerekli ilanların yapıldığını ve tasfiyenin gerçekleştiğini, tasfiye sonlandırma tarihi dikkate alındığında davacının talebinin hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle zamanaşımına uğradığını, davacının davasına dayanak yaptığı İstanbul 36. İş Mahkemesi'nde açtığı hizmet tespiti davalarının haksız ve mesnetsiz olup hak düşürücü süreden sonra açıldığını, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK' nun 547 maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.

Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin 17/12/2014 tarihli OKK ile tasfiyenin tamamlanarak sicilden 29.12.2014 tarihinde tescil ve terkin edildiği anlaşılmakta ise de ;davacı işçi tarafından tasfiye sürecinden çok evvel şirket aleyhinde 27.6.2007 tarihinde başlatılmış olan derdest icra takibi bulunduğu, bu mealde yine kararda yazılı icra takipleri ve İş Mahkemelerinde devam eden dava dosyaları mevcut bulunduğu icra takiplerinin ve dava dosyalarının sürdürülmesi ve sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. Maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,hak düşürücü sürenin geçtiği tasfiyenin usulünce yapıldığı savunmasının dinlenebilir olmadığı ,tasfiyeden evvel ki işçilik alacaklarına ilişkin davalar nedeniyle ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu,tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun savunmalarının esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek , mahkemenin başlatılan derdest icra takibi ve dava dosyaları ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/12/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.