Tecavüzün giderilmesi | Faydalı model hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4330 E. 2019/3403 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, birleşen davada davalıların davacıya ait TR 2010 10084 Y sayılı faydalı model belgesinin 1 ve 2 numaralı istemlerine tecavüzünün önlenmesine dair verilen kararın asıl davada davacılar/birleşen davada davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce kısmen bozulmuştur.
Asıl davanın davacıları, birleşen davanın davalıları vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davanın davacıları, birleşen davanın davalıları vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tecavüzün giderilmesi | Faydalı model hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2427 E. 2022/6709 K.
Ortak:Tecavüzün giderilmesi, Faydalı model hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7884 E. 2014/12618 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4151 E. 2021/5293 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · irsaliye · yemin delili · tasdik kararı · kötüniyet tazminatı · yemin · kesin süre · ispat yükü
Benzer bu kararda2-Dava 1086 sayılı HUMUK döneminde açılmış olup, davacı dava dilekçesinde “sair deliller” demekle ve bilahare verdiği 29/05/2008 tarihli dilekçe ile açıkça «yemin deliline» de dayandığını belirtmekle mahkemece «ispat yükü» üzerinde bulunan davacıya «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sayılı ilamı ile onandığı, sonuç olarak davacının davasını ispatlayamadığı ve davacının açıkça «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafça davacı tarafın takibinde «kötüniyetli» olduğu ispat edilemediğinden «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça «irsaliyeli» faturalarda bulunan imzaların kendilerine ait olmadığı ve herhangi bir yetkilinin de imzasının bulunmadığı şeklinde savunma ileri sürüldüğü, davada öncelikle davacının iddia edilen ilaç ve ıtriyat malzemelerinin kim tarafından «teslim» edildiği, depolarından ne şekilde çıktığı, kime teslim edildiği hususlarının ispat edilmesi gerektiği, davacının bu hususları ispatlayacak bir delil ortaya koyamadığı ve bu hususun davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı tarafa tüm «ticari defter» ve kayıtlarını sunmak üzere «kesin süre» verildiği ancak temin edilen 18.07.2009 tarihli bilirkişi raporunda defter kayıtlarının özet olmasından dolayı detaylı tespitlerin yapılamadığının belirtildiği, aynı tarihli raporda 2006 yılında düzenlenen faturalara karşılık alındığı belirtilen vadeli bonoların «ibraz» edilmediğinin tespit ediliği, bununla birlikte her ne kadar davacı tarafça «bonolar» ibraz edilmemişse de, celbedilen Erzurum 1.İcra Mahkemesi'nin 2007/14 Esas 2007/209 Karar sayılı dosyasında davacı tarafça Erzurum 4.
… ait olduğunun tespit edilemediği ve kararın Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleştiği, temin edilen 18.07.2009 tarihli bilirkişi raporunda 2007 yılına ait «defterler» incelendiğinde yine defterlerin özet olmasından dolayı işlemlerin aşama aşama ve detaylı tespitinin yapılamadığı, Erzurum şubesi 2007 yılı yevmiye defteri incelendiğinde kapanış «tasdik» bilgisinin görülmediği, dolayısıyla kapanış tasdiki bulunmayan özet niteliğinde olan ve tam bir tespit yapılamayan «ticari defter» ve kayıtların hükme esas alınamayacağı, celbedilen Valilik yazısına göre davalının sahibi olduğu eczanenin 27.11.2006 tarihinde kapatıldığının sabit olduğu, aynı t …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4330 E. , 2019/3403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14/05/2015 gün ve 2013/53 - 2015/275 sayılı kararı bozan Dairenin 08/05/2017 gün ve 2015/13446 - 2017/2677 sayılı kararı aleyhinde asıl davanın davacıları, birleşen davanın davalıları vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacılar/birleşen davada davalılar vekili, müvekkillerinin 2002 yılından itibaren plastik gıda aparatları üretimine yöneldiklerini, TR 2007 07316Y numaralı "peynir çıkarma aparatı için bir üst kapak yapılanması" ve TR 2007 01858 Y numaralı "peynir dilimi ayırma ve çıkarma aparatı" başlıklı faydalı model tescil belgelerine konu buluşlarının sektörde bilinir olduğunu, davalının kötü niyetli şekilde müvekkili tarafından ortaya koyulmuş buluşları taklit edip piyasaya sürerek müvekkillerinin haklarına tecavüz oluşturduğunu, davalı ...'un Türk Patent Enstitüsü nezdinde müvekkilinin buluşunun birebir aynısını tescil ettirdiğini ileri sürerek yenilik özelliğini haiz olmayan davalı adına tescilli 2010/10084 numaralı faydalı model belgesinin hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini talep etmiştir.
Asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili, müvekkiline ait faydalı model belgesinin farklı olduğunu savunarak asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davada ise, davalıların müvekkilinin ürettiği ürünü üretip satmaya başladığını, bu eylemin faydalı model belgesinden kaynaklanan müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüzün giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, birleşen davada davalıların davacıya ait TR 2010 10084 Y sayılı faydalı model belgesinin 1 ve 2 numaralı istemlerine tecavüzünün önlenmesine dair verilen kararın asıl davada davacılar/birleşen davada davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce kısmen bozulmuştur.
Asıl davanın davacıları, birleşen davanın davalıları vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davanın davacıları, birleşen davanın davalıları vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davanın davacıları, birleşen davanın davalıları vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davanın davacıları, birleşen davanın davalılarından alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 06/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/506319900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz