Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1284 E. 2019/2967 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakimin davayı aydınlatma ödevi↗ davayı aydınlatma ödevi↗ hmk ek 1. madde↗ haksız şart↗ çerçeve sözleşme↗ komisyon↗ ek tasfiye↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafça, taraflar arasında akdedilen kredi nedeniyle tahsil edilen faiz komisyon kesintilerinin, sözleşmede aksine hüküm bulunsa dahi haksız şart niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de, tarafların tacir oldukları ve her tacirin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde sözleşme içeriği ve sonuçlarını değerlendirmesi akabinde sözleşmeyi imzalanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, genel nitelikteki tarımsal kredi sözleşmesi nedeniyle banka tarafından tahsil edilen komisyon ve faiz ücretinin iadesine ilişkindir. Mahkemece, davalı banka tarafından yapılan dönemsel komisyon tahsilatları açısından da, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, davalı cevap dilekçesinde, komisyon ücretinin sözleşmede kararlaştırıldığını savunmuş olup, dönemsel komisyonun mahiyeti konusunda açıklama yapmadığı gibi, sözleşmede belirlenen komisyonun tahsilini haklı gösterecek hangi nedenler bulunduğunu da beyan etmemiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.1 maddesinde; ''Banka, bu Sözleşmeye istinaden açtığı kredilere, tahsil ve tasfiye edilinceye kadar yetkili merciler tarafından azami hadler belirlendiği takdirde bu hadleri aşmamak kaydıyla Bankanın serbestçe belirlediği ve ilerde belirleyeceği faiz ve komisyon oranları, fon kesintisi ile vergiler dahil her türlü masrafı uygular.'' hükmü bulunmakta olup, 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda gösterildiği üzere, banka tarafından ''Dönemsel Komisyon'' adı altında yapılan tahsilatta ve dönemsel komisyona uygulanan faiz tahsilatında, bankanın haklı olduğuna ilişkin, mahkemenin yazılı gerekçesi isabetli değildir. Mahkemece, bankanın ''dönemsel komisyon'' adı altında yaptığı komisyon tahsilatlarının mahiyeti ve niteliği ile hangi haklı sebeplere dayanarak tahsil edildiği konusunda, HMK madde 31'deki hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davalıdan açıklama istenerek, davalının dönemsel komisyon tahsilatında haklı olup olmadığının araştırılması, davalının dönemsel komisyon niteliğindeki tahsilatında haklı görülmemesi halinde davanın kabul edilmesi, davalının dönemsel komisyon niteliğindeki tahsilatında haklı görülmesi halinde ise, Dairemizin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, davalı bankanın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na yaptığı bildirimin bulunması halinde, T.C. Merkez Bankası'na bildirilen oranı aşan miktardaki komisyon tahsilatının iadesine, bildirim yapılmamış ise, davacının fiili olarak kullandığı miktardaki krediler için, kredilerin kullanıldığı tarihteki dönemsel komisyon oranının diğer bankalar ve kredi kuruluşları nezdinde araştırılarak, bu emsal araştırması neticesinde davalı bankaca uygulanması haklı görülen komisyon oranını aşan miktardaki komisyon tahsilatlarının iadesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5895 E. 2017/4437 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Dava, genel nitelikteki tarımsal «kredi sözleşmesi» nedeniyle banka tarafından tahsil edilen «komisyon» ve faiz ücretinin iadesine ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafça, taraflar arasında akdedilen kredi nedeniyle tahsil edilen faiz «komisyon» kesintilerinin, sözleşmede aksine hüküm bulunsa dahi «haksız şart» niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de, tarafların «tacir» oldukları ve her tacirin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü «çerçevesinde sözleşme» içeriği ve sonuçlarını değerlendirmesi akabinde sözleşmeyi imzalanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı banka tarafından yapılan dönemsel «komisyon» tahsilatları açısından da, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, davalı cevap dilekçesinde, komisyon ücretinin sözleşmede kararlaştırıldığını savunmuş olup, dönemsel komisyonun mahiyeti konusunda açıklama yapmadığı gibi, sözleşmede belirlenen komisyonun tahsilini haklı gösterecek hangi nedenler bulunduğunu da beyan etmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların serbest iradeleri ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» 7'nci maddesinde müşterinin «komisyon» ödemeyi kabul ettiği, kredi talep/tahsis komisyonunun bir defada kesilebildiği gibi dönemsel olarak da istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı Banka tarafından tahsil edilen kredi talep/tahsis «komisyonlarının» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 27.11.2012 tarih ve 2011/12047-2012/19296 E.K. sayılı ilamı ile dava konusu «komisyonların» bir defa tahsil edildiği yönündeki davacı itirazlarının gözetilerek TCMB ve diğer bankalardan böyle bir uygulama olup olmadığının sorulması, bu komisyonun bir kere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14213 E. 2017/1839 K.
Ortak:komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.1 maddesinde; ''Banka, bu Sözleşmeye istinaden açtığı kredilere, tahsil ve «tasfiye» edilinceye kadar yetkili merciler tarafından azami hadler belirlendiği takdirde bu hadleri aşmamak kaydıyla Bankanın serbestçe belirlediği ve ilerde belirleyeceği faiz ve «komisyon» oranları, fon kesintisi ile vergiler «dahil» her türlü «masrafı» uygular.'' hükmü bulunmakta olup, 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda gösterildiği üzere, banka tarafından ''Dönemsel Komisyon'' adı altında yapılan tahsilatta …
2-Dava, genel nitelikteki tarımsal «kredi sözleşmesi» nedeniyle banka tarafından tahsil edilen «komisyon» ve faiz ücretinin iadesine ilişkindir.
Merkez Bankası'na bildirilen oranı aşan miktardaki «komisyon» tahsilatının iadesine, bildirim yapılmamış ise, davacının fiili olarak kullandığı miktardaki krediler için, kredilerin kullanıldığı tarihteki dönemsel komisyon oranının diğer bankalar ve kredi kuruluşları nezdinde araştırılarak, bu emsal araştırması neticesinde davalı bankaca uygulanması haklı görülen komisyon oranını aşan miktardaki komisyon tahsilatlarının iadesine karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu bakımdan, mahkemece «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, miktar ya da oran belirtilmemiş ise; kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, komisyon adı altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK’nın 2. m. uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 2.350,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca; somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin u …
Bu bakımdan, mahkemece «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, miktar ya da oran belirtilmemiş ise; kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, komisyon adı altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13533 E. 2013/21179 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · taahhütname
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve 05.10.2004 tarihli «taahhütnameden» sonra yapılan «şikayetlerin» mahkemece bozmaya uyulduğunda dönemsel olarak değerlendirileceğinin açık olmasına göre davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1284 E. , 2019/2967 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Malkara Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2016 tarih ve 2013/470-2016/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; tarafların aralarında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının, davacıdan 2011 yılında 2.963,79 TL faiz, 2012 yılında 2.554,98 TL faiz, 3.937,50 TL komisyon ve 2013 yılında 2.222,92 TL faiz ve 1.575,00 TL komisyon tahsil edildiğini, yapılan faiz ve komisyon kesintilerinin haksız olduğunu, sözleşmede aksine hüküm bulunduğu iddia edilse dahi haksız şart niteliğinde olduğunu, faiz ve komisyon talebi için sözleşmenin 34. maddesince bankanın ayrıca istemde bulunması gerektiğini, yapılan kesintilerin haksız ve faiz oranının fahiş olduğunu beyanla, davacının davalıya ödemiş olduğu 13.254,19 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacıya kullandırılan kredinin tüketici kredisi olmadığını, banka tarafından yapılan tahsilatların tamamen davacı ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri ile yasal mevzuat uyarınca yapıldığını, davacıya damızlık süt sığırcılığı konusunda %100 sübvansiyonlu 7 yıl vadeli yatırım kredisi kullandırıldığını, davacı tarafından talep edilen ödemelerin, kredinin geri ödenmesinde oluşan gecikme nedeniyle tahakkuk eden gecikme faizi - gecikme faizinin bsmv'si - komisyon ödemesi - komisyon ödemesinin bsmv'si niteliğinde yapılan tahsilatlar olduğunu, söz konusu tahsilatların tamamının kredi sözleşmesi uyarınca davacı tarafından bankaya ödeneceği taahhüt edilen tutarlar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafça, taraflar arasında akdedilen kredi nedeniyle tahsil edilen faiz komisyon kesintilerinin, sözleşmede aksine hüküm bulunsa dahi haksız şart niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de, tarafların tacir oldukları ve her tacirin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde sözleşme içeriği ve sonuçlarını değerlendirmesi akabinde sözleşmeyi imzalanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, genel nitelikteki tarımsal kredi sözleşmesi nedeniyle banka tarafından tahsil edilen komisyon ve faiz ücretinin iadesine ilişkindir. Mahkemece, davalı banka tarafından yapılan dönemsel komisyon tahsilatları açısından da, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, davalı cevap dilekçesinde, komisyon ücretinin sözleşmede kararlaştırıldığını savunmuş olup, dönemsel komisyonun mahiyeti konusunda açıklama yapmadığı gibi, sözleşmede belirlenen komisyonun tahsilini haklı gösterecek hangi nedenler bulunduğunu da beyan etmemiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.1 maddesinde; ''Banka, bu Sözleşmeye istinaden açtığı kredilere, tahsil ve tasfiye edilinceye kadar yetkili merciler tarafından azami hadler belirlendiği takdirde bu hadleri aşmamak kaydıyla Bankanın serbestçe belirlediği ve ilerde belirleyeceği faiz ve komisyon oranları, fon kesintisi ile vergiler dahil her türlü masrafı uygular.'' hükmü bulunmakta olup, 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda gösterildiği üzere, banka tarafından ''Dönemsel Komisyon'' adı altında yapılan tahsilatta ve dönemsel komisyona uygulanan faiz tahsilatında, bankanın haklı olduğuna ilişkin, mahkemenin yazılı gerekçesi isabetli değildir.
Mahkemece, bankanın ''dönemsel komisyon'' adı altında yaptığı komisyon tahsilatlarının mahiyeti ve niteliği ile hangi haklı sebeplere dayanarak tahsil edildiği konusunda, HMK madde 31'deki hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davalıdan açıklama istenerek, davalının dönemsel komisyon tahsilatında haklı olup olmadığının araştırılması, davalının dönemsel komisyon niteliğindeki tahsilatında haklı görülmemesi halinde davanın kabul edilmesi, davalının dönemsel komisyon niteliğindeki tahsilatında haklı görülmesi halinde ise, Dairemizin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, davalı bankanın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na yaptığı bildirimin bulunması halinde, T.C. Merkez Bankası'na bildirilen oranı aşan miktardaki komisyon tahsilatının iadesine, bildirim yapılmamış ise, davacının fiili olarak kullandığı miktardaki krediler için, kredilerin kullanıldığı tarihteki dönemsel komisyon oranının diğer bankalar ve kredi kuruluşları nezdinde araştırılarak, bu emsal araştırması neticesinde davalı bankaca uygulanması haklı görülen komisyon oranını aşan miktardaki komisyon tahsilatlarının iadesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/505255300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz