Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/562 E. 2019/2598 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil değerlendirmesi↗ kısıtlılık↗ hile↗ hakkaniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vasisi ...'nun kronik şizofren hastası olduğunu, davalının 8 yıldır kısıtlının maaşını vasisi bulunmadığı halde çektiğini, şahsi ihtiyaçları için harcadığını ileri sürmüş, davalı ... de 02.06.2011 tarihli duruşmada maaşları davacı ile birlikte bankamatikten çektiklerini beyan etmiştir. Mahkemece verilen ilk karar, Dairemiz’in 21.05.2014 tarih 2014/2718 – 2014/9445 sayılı ilamı ile davalı Halk Bankasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, davalı ... yönünden ise adı geçen davalının hukuki durumunun, ceza dosyasındaki ifade ve deliller değerlendirilerek, gerektiğinde ceza davasının sonucu da beklenerek tartışılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.09.2012 tarih 2011/209, 2012/199 sayılı kararında, kısıtlının algılama yeteneği bulunmadığından atılı suçun işlenemeyeceği, sanığın paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine katılanın kabul etmesi, zorlama ve hile olmaksızın paranın çekilmesi karşısında, olayın hukuki ihtilaf olması nedeniyle davalı ...’nin berattine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Tüm bunlar karşısında, davalı ...’nin, davacı kısıtlının maaşını bankadan çekerek bir kısmını kendisi için kullandığı ve kısıtlının zarara uğradığı tartışmasızdır. Uyuşmazlıktaki sorun zarar miktarının belirlenmesi noktasında toplanmakta olup zararın gerçekleştiğinin anlaşılmasına rağmen zarar miktarının belirlenememesi halinde olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca davalı ... aleyhinde hakkaniyete uygun bir miktar tazminata karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına da uyulmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2718 E. 2014/9445 K.
Ortak:delil değerlendirmesi · kısıtlılık · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı vasisi ...'nun kronik şizofren hastası olduğunu, davalının 8 yıldır «kısıtlının» maaşını vasisi bulunmadığı halde çektiğini, şahsi ihtiyaçları için harcadığını ileri sürmüş, davalı ... de 02.06.2011 tarihli duruşmada maaşları davacı ile birlikte bankamatikten çektiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar, Dairemiz’in 21.05.2014 tarih 2014/2718 – 2014/9445 sayılı ilamı ile davalı Halk Bankasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, davalı ... yönünden ise adı geçen davalının hukuki durumunun, ceza dosyasındaki ifade ve «deliller değerlendirilerek», gerektiğinde ceza davasının sonucu da beklenerek tartışılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.09.2012 tarih 2011/209, 2012/199 sayılı kararında, «kısıtlının» algılama yeteneği bulunmadığından atılı suçun işlenemeyeceği, sanığın paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine katılanın kabul etmesi, zorlama ve «hile» olmaksızın paranın çekilmesi karşısında, olayın hukuki ihtilaf olması nedeniyle davalı ...’nin berattine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vasisi . kronik şizofren hastası olduğunu, davalının 8 yıldır «kısıtlının» maaşını vasisi bulunmadığı halde çektiğini, şahsi ihtiyaçları için harcadığını ileri sürmüş, mahkemece davacının maaşının davalı tarafından ATM'den çekildiğinin ve şahsi ihtiyaci için kullandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle anılan talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının maaşını çeken davalının hukuki durumunun, ceza dosyasındaki ifadeler ve «deliller değerlendirilerek» ve gerektiğinde ceza davasının sonucu da beklenerek tartışılmak suretiyle belirlenmesi verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikrar · ıslah
Benzer bu kararda… ın davalı . tarafından çekildiğinin ispatlanamadığı, çekilen krediye ilişkin olarak ise davalının paranın bir kısmını kendisi için harcadığını soruşturma dosyasında «ikrar» ettiği, krediyi davacı için harcadığını ispatlayamadığı, Adli Tıp Kurumu raporunda davacının hastalığının üçüncü kişilerce anlaşılamayacağının belirtildiği, bankan …
G..'den maaşı çekip kulanması nedeniyle 5.000 TL, ayrıca bankadan 10.000 TL kredi çekilmesi nedeniyle 5.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 02.01.2013 tarihli «ıslah» dilekçesinde bankadan talep ettiği tazminatı 9.285 TL'na çıkardığını beyan etmiş, 31.10.2013 tarihli duruşmada ise ıslahı davalı bankaya karşı yaptığını, davasının dayanağının davalı A..
G..'den maaşı çekip kullanması nedeniyle 5.000 TL, yine 5.000 TL kredi için talep edilen kısım için ilk başta davalı banka ile beraber müteselsilen talepte bulunduğunu, daha sonra bankaya açtığı davayı «ıslah» ile artırdıklarını beyan etmesi karşısında, davacının krediye yönelik talebini sadece bankadan talep ettiğinin kabulü gerekir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3313 E. 2015/7713 K.
Ortak:kısıtlılık
İncelediğiniz karardaDavacı vasisi ...'nun kronik şizofren hastası olduğunu, davalının 8 yıldır «kısıtlının» maaşını vasisi bulunmadığı halde çektiğini, şahsi ihtiyaçları için harcadığını ileri sürmüş, davalı ... de 02.06.2011 tarihli duruşmada maaşları davacı ile birlikte bankamatikten çektiklerini beyan etmiştir.
Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.09.2012 tarih 2011/209, 2012/199 sayılı kararında, «kısıtlının» algılama yeteneği bulunmadığından atılı suçun işlenemeyeceği, sanığın paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine katılanın kabul etmesi, zorlama ve «hile» olmaksızın paranın çekilmesi karşısında, olayın hukuki ihtilaf olması nedeniyle davalı ...’nin berattine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Tüm bunlar karşısında, davalı ...’nin, davacı «kısıtlının» maaşını bankadan çekerek bir kısmını kendisi için kullandığı ve kısıtlının zarara uğradığı tartışmasızdır.
Benzer bu karardaT.. tarafından «savunma hakkının kısıtlanmasına» ilişkin ileri sürülen hususların da değerlendirilecek olmasına göre, davalı M..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı
Benzer bu karardaT.. tarafından «savunma hakkının kısıtlanmasına» ilişkin ileri sürülen hususların da değerlendirilecek olmasına göre, davalı M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10654 E. 2018/5524 K.
Ortak:kısıtlılık
İncelediğiniz karardaDavacı vasisi ...'nun kronik şizofren hastası olduğunu, davalının 8 yıldır «kısıtlının» maaşını vasisi bulunmadığı halde çektiğini, şahsi ihtiyaçları için harcadığını ileri sürmüş, davalı ... de 02.06.2011 tarihli duruşmada maaşları davacı ile birlikte bankamatikten çektiklerini beyan etmiştir.
Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.09.2012 tarih 2011/209, 2012/199 sayılı kararında, «kısıtlının» algılama yeteneği bulunmadığından atılı suçun işlenemeyeceği, sanığın paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine katılanın kabul etmesi, zorlama ve «hile» olmaksızın paranın çekilmesi karşısında, olayın hukuki ihtilaf olması nedeniyle davalı ...’nin berattine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Tüm bunlar karşısında, davalı ...’nin, davacı «kısıtlının» maaşını bankadan çekerek bir kısmını kendisi için kullandığı ve kısıtlının zarara uğradığı tartışmasızdır.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin, bu suretle taraf teşkilinin sağlanmadığının, davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · ayırt edicilik · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, davalıya ait 2006/05565 sayılı endüstriyel tasarım belgesine konu 1 ve ... nolu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği taşımadığından hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde «ilanına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin, bu suretle taraf teşkilinin sağlanmadığının, davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/562 E. , 2019/2598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Avanos Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 03.07.2017 tarih ve 2014/373-2017/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ...'nin, 2002 yılından itibaren babası ...'nun maaşını 8 yıl boyunca yetkisiz ve hakkı olmadığı halde Halk Bankası Avanos Şubesi'nden çektiğini, babasının maaşından kesilmek üzere ana para olarak 10.000,00 TL tutarında davalı bankadan kredi çekerek kendi menfaati için kullandığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maaşını kullanan davalı ...'den 5.000,00 TL’nin ve ayrıca kredi sözleşmesi nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, olay tarihi olan 09/10/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini istemiş, 02/01/2012 tarihli dilekçesi ile davalı bankaya karşı olan davasını 9.285.- TL daha artırmıştır.
Davalı banka vekili, ... tarafından 25/11/2009 tarihinde banka şubesinden 10.000.- TL bireysel kredi kullanıldığını, ...’nun kedi kullanımı sırasında bankaya bizzat geldiğini ve son derece sağlıklı göründüğünü, kendi el yazısı ile ismini yazarak imza attığını, bu nedenle ...'dan herhangi bir sağlık raporu istenmediğini, ...’nun bankadan emekli maaşı aldığını, kredinin emekli maaşı hesabı ile ilişkilendirildiğini, şahsi kefalet alındığından başkaca teminat istenmediğini, kredi ödemelerinin kredi müşterisinin bilgi ve onayı dahilinde emekli maaşından kesinti yapılarak tahsil edildiğini, kredi kullanımından yaklaşık 1,5 yıl sonra kısıtlılık kararı verildiğini, bankamatik kartı ile yapıldığı söylenen maaş çekilmesi işlemlerinden dolayı bankalarının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, krediyi kısıtlının kendi ihtiyaçları için çektiğini, o tarihlerde evinin yandığından paraya ihtiyacı olduğunu, maaşlarını birlikte bankamatikten çektiklerini ve ...’nun kendi ihtiyaçları için kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının davalı Halk Bankasına yönelik tüm, davalı ... aleyhine aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vasisi ...'nun kronik şizofren hastası olduğunu, davalının 8 yıldır kısıtlının maaşını vasisi bulunmadığı halde çektiğini, şahsi ihtiyaçları için harcadığını ileri sürmüş, davalı ... de 02.06.2011 tarihli duruşmada maaşları davacı ile birlikte bankamatikten çektiklerini beyan etmiştir. Mahkemece verilen ilk karar, Dairemiz’in 21.05.2014 tarih 2014/2718 – 2014/9445 sayılı ilamı ile davalı Halk Bankasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, davalı ... yönünden ise adı geçen davalının hukuki durumunun, ceza dosyasındaki ifade ve deliller değerlendirilerek, gerektiğinde ceza davasının sonucu da beklenerek tartışılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.09.2012 tarih 2011/209, 2012/199 sayılı kararında, kısıtlının algılama yeteneği bulunmadığından atılı suçun işlenemeyeceği, sanığın paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine katılanın kabul etmesi, zorlama ve hile olmaksızın paranın çekilmesi karşısında, olayın hukuki ihtilaf olması nedeniyle davalı ...’nin berattine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Tüm bunlar karşısında, davalı ...’nin, davacı kısıtlının maaşını bankadan çekerek bir kısmını kendisi için kullandığı ve kısıtlının zarara uğradığı tartışmasızdır. Uyuşmazlıktaki sorun zarar miktarının belirlenmesi noktasında toplanmakta olup zararın gerçekleştiğinin anlaşılmasına rağmen zarar miktarının belirlenememesi halinde olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca davalı ... aleyhinde hakkaniyete uygun bir miktar tazminata karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına da uyulmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı tarafın davalı Halk Bankasına yönelik tüm, davalı ... aleyhine sair temyiz itirazılarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan (davalı ... yönünden) alınmasına, 03/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/505239200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz