Ortaklıktan Çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4532 E. 2019/3336 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 100.815,49 TL ayrılma payının davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10357 E. 2012/1826 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · ibraname · rücuen tahsil · işyeri sigortası · temerrüt faizi · sigorta poliçesi · hasar · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine iliişkin olup davacı vekili, sigortalıya ödediği tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Ancak, her ne kadar davacı vekili ödeme tarihi olarak dava dilekçesinde 05.03.2008 tarihini belirtmiş ve mahkemece de bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiş ise de; tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre sigortalıya yapılan ödeme tarihinin 02.04.2008 olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin ödeme tarihinden itibaren «temerrüt faizi» isteminde bulunmasına rağmen, davacı vekilinin talebi aşılarak ve tazminat makbuzu ile «ibranameden» önceki tarihten itibaren faize hükmedilmesi HUMK'un 74. maddesine aykırı olup hükmün davalı yararına bozulması gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi y …
Mahkemece, «hasarın» davalıya ait dairenin banyosundaki su tesisatından kaynaklandığı, tapu kaydında davalının kat maliki olduğu, bu nedenle tazminat bedelinden sorumlu olduğu, hasarın 1.815,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.815,00 TL tazminatın 05.03.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12919 E. 2017/3839 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 100.815,49 TL ayrılma «payının» davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının toplamda davalı şirketten 100.815,49 TL ayrılma «payı» isteyebileceği, ayrılma payının 10.000,00 TL'lik kısmının ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/550 Esas, 2012/950 Karar sayılı ilamında hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş olmakla bakiye 90,815,49 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken sehven 10.000,00 TL'lik kısım «mahsup» edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 100.815,49 TL ayrılma «payının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, 27.05.2015 tarihli celsede verilen kısa kararda “davanın kısmen kabulü ile 100.815,49 TL ayrılma «payının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ” karar verilmiş, karar gerekçesinde ise davacının toplamda davalı şirketten 100.815,49 TL ayrılma payı isteyebileceği, ayrılma payının 10.000,00 TL'lik kısmının ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · mahsup
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/550 Esas, 2012/950 Karar sayılı ilamında hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş olmakla bakiye 90,815,49 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken sehven 10.000,00 TL'lik kısım «mahsup» edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 100.815,49 TL ayrılma «payının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/550 Esas, 2012/950 Karar sayılı ilamında hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş olmakla bakiye 90,815,49 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken sehven 10.000,00 TL'lik kısım «mahsup» edilmediği belirtildikten sonra hüküm fıkrasında yine “davanın kısmen kabulü ile 100.815,49 TL ayrılma «payının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ” dair hüküm tesis edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4532 E. , 2019/3336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/05/2015 gün ve 2014/613 - 2015/559 sayılı kararı bozan Daire'nin 19/06/2017 gün ve 2015/12919 - 2017/3839 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 30.000,00 TL değerinde % 6 oranında hissesinin bulunduğunu, müvekkili tarafından Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/587 Esas sayılı dosyasıyla şirketten haklı nedenle çıkış ve ayrılma payının tespiti konulu dava açıldığını; davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, çıkma payı olan 11.000,00 TL’nin davalı şirketten tahsiline karar verildiğini, ancak davacının sermaye payının 30/09/2008 tarihli bilirkişi raporunda 747.245,15 TL olarak tespit edildiğini, 05/05/2009 tarihli gerekçeli kararda bilirkişilerin alternatif hesap tarzına itibar edilmediğini, bilançoya göre tespit edilen 747.245,15 TL'nin esas alındığının belirtildiğini, dava ıslah edilmediğinden 11.000,00 TL üzerinden karara çıktığını ve kararın davacının haklı nedenle çıkışı bakımından onandığını beyan ederek her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirket mal varlığının tespitini, müvekkiline ait sermaye payından kalan 737.245,15 TL'nin davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 100.815,49 TL ayrılma payının davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 02/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/503727300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz