Ortalama tüketici
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7678 E. 2013/7350 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının tanınmış olduğu 36. sınıftaki bankacılık, finans ve kredi kartları hizmetlerinin davalı başvurusunda yer almadığı, bir bütün olarak ''Transformatıon Advantage'' ibaresinden oluşan ve çekişmeli 9, 38, 41, 42. sınıflardaki emtia ve hizmetleri kapsayan başvurunun telekomünikasyon ekipmanları, alet ve tesisatları, bilgisayar ve telekomünikasyon servisleri, eğitim toplantıları, sempozyum düzenleme hizmetleri bakımından bilgilenmiş alıcılarının "Transformation Advantage" ibaresini gördüğünde bu hizmet ve malları, davacı mal ve markaları ile ticari, ekonomik ve idari bir bağlantısının olduğu yanılgısına düşmelerinin kabul edilebilir, gerçekçi bir değerlendirme olmayacağı, yine 16. sınıftaki basılı yayınlar, gazete ve dergi alıcılarının bu malların üzerinde "Transformatıon Advantage" ibaresini gördüğünde bunları davacının markası ile ilişkilendirmesinin mümkün olmadığı, aksine kabulün ortalama tüketici özen ve algısını
dikkate almayan bir değerlendirme olacağı, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, itibarına zarar vermesi yada ayırt edici karakterinin zedeleyici sonuçlarının doğmasının da mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Ancak, mahkemece davalı marka başvurusunda yer alan tüm mal ve hizmetlerin ortalama alıcılarının dikkatli ve özenli kişilerden oluşacağı görüşü ile işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi kapsamında iltibas tehlikesi bulunmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de başvuruya konu 16. sınıfta yer alan emtialar bakımından, bu sınıftaki ürünlerin ortalama alıcıları dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi kapsamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesinin bulunmasına rağmen, bu sınıf bakımından da davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7921 E. 2011/1009 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… alan tüm mal ve hizmetlerin ortalama alıcılarının dikkatli ve özenli kişilerden oluşacağı görüşü ile işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi kapsamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de başvuruya konu 16. sınıfta yer alan emtialar bakımından, bu sınıftaki ürünlerin ortalama alıcıları dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi kapsamında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» olmak üzere iltibas tehlikesinin bulunmasına rağmen, bu sınıf bakımından da davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markası ile davalının markasının «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK’nın 2007-M-3917 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… layda, davalıya ait “VANTAGE” ibareli marka başvurusuna davacı tarafından kendisine ait “a advantage.mall” ve “a advantage campus + şekil” ibareli markalar yönünden «iltibas» tehlikesi oluşturduğu ileri sürülerek YİDK kararının iptali istenilmiş ve mahkemece, davacı markasındaki asıl unsurun “avantage” olması nedeniyle davalı şirkete ai …
… rin niteliği itibariyle ortalama alıcıların bu tür ürünleri alırken markaya önem vererek dikkatli ve seçici davrandıkları da göz önüne alındığında markalar arasında «iltibas» tehlikesinin mevcut bulunmadığının kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12868 E. 2010/648 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7678 E. , 2013/7350 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2010/44-2011/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2008/64970 sayılı ''TRANSFORMATION ADVANTAGE'' ibareli marka başvurusuna müvekkiline ait tanınmış ''ADVANTAGE" ibareli markalar gerekçe gösterilerek itiraz edilmiş ise de ... kararı ile itirazın reddine karar verildiğini, davalı marka başvurusunun müvekkiline ait tanınmış markalarla benzer olduğunu, iltibas tehlikesi bulunduğunu, haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek ... kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan karar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markalarının farklı olduğunu, kapsadıkları ürün ve hizmetlerin de benzer olmadığını, iltibas tehlikesi bulunmadığını, markaların hitap ettikleri tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, ''advantage'' ibaresinin ayırtediciliği düşük, zayıf bir ibare olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının tanınmış olduğu 36. sınıftaki bankacılık, finans ve kredi kartları hizmetlerinin davalı başvurusunda yer almadığı, bir bütün olarak ''Transformatıon Advantage'' ibaresinden oluşan ve çekişmeli 9, 38, 41, 42. sınıflardaki emtia ve hizmetleri kapsayan başvurunun telekomünikasyon ekipmanları, alet ve tesisatları, bilgisayar ve telekomünikasyon servisleri, eğitim toplantıları, sempozyum düzenleme hizmetleri bakımından bilgilenmiş alıcılarının "Transformation Advantage" ibaresini gördüğünde bu hizmet ve malları, davacı mal ve markaları ile ticari, ekonomik ve idari bir bağlantısının olduğu yanılgısına düşmelerinin kabul edilebilir, gerçekçi bir değerlendirme olmayacağı, yine 16.
sınıftaki basılı yayınlar, gazete ve dergi alıcılarının bu malların üzerinde "Transformatıon Advantage" ibaresini gördüğünde bunları davacının markası ile ilişkilendirmesinin mümkün olmadığı, aksine kabulün ortalama tüketici özen ve algısını
dikkate almayan bir değerlendirme olacağı, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, itibarına zarar vermesi yada ayırt edici karakterinin zedeleyici sonuçlarının doğmasının da mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Ancak, mahkemece davalı marka başvurusunda yer alan tüm mal ve hizmetlerin ortalama alıcılarının dikkatli ve özenli kişilerden oluşacağı görüşü ile işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi kapsamında iltibas tehlikesi bulunmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de başvuruya konu 16. sınıfta yer alan emtialar bakımından, bu sınıftaki ürünlerin ortalama alıcıları dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi kapsamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesinin bulunmasına rağmen, bu sınıf bakımından da davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/498083500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz