Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/92 E. 2019/2225 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
franchise sözleşmesi↗ mahrum kalınan kâr↗ makul süre↗ kâr mahrumiyeti↗ mahsup↗ fesih↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, davacının yazar kasaları sökmesinin sözleşmeyi sora erdirme iradesi olarak yorumlanamayacağı, davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zarara uğradığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesinin erken feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararı istemiş ve mahkemece de fesih tarihi olan 2010 ila sözleşmenin sona erme tarihi olan 2012 yılları arası için zarar hesaplaması yapılan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmenin haksız feshi halinde talep edilebilecek zararın hesaplanma yöntemine ilişkin özel bir düzenleme yapılmamış olması karşısında davacının zararının, genel hükümler ve Dairemizin bu konudaki yerleşik içtihatlarında belirtilen ilkelere göre hesaplanması gerekmektedir. Buna göre mahkemece, aralarında davaya konu sözleşmenin ilgili olduğu alanda bir uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile öncelikle davacının 3.şahıslarla aynı nitelikte benzer bir sözleşmeyi yapabileceği makul bir sürenin belirlenmesi, davacının sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu makul süre içinde elde etmesi muhtemel gelirinin tespit edilmesi ve sonrasında bu geliri elde etmek için yapacağı tüm harcama ve giderlerin de mahsup edilmesi sonrasında belirlenecek miktarın sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar olan süre dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15084 E. 2018/4809 K.
Ortak:fesih
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekili taraflar arasında imzalanan «franchise sözleşmesinin» erken feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararı istemiş ve mahkemece de «fesih» tarihi olan 2010 ila sözleşmenin sona erme tarihi olan 2012 yılları arası için zarar hesaplaması yapılan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
… celikle davacının 3.şahıslarla aynı nitelikte benzer bir sözleşmeyi yapabileceği makul bir sürenin belirlenmesi, davacının sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu «makul süre» içinde elde etmesi muhtemel gelirinin tespit edilmesi ve sonrasında bu geliri elde etmek için yapacağı tüm harcama ve giderlerin de «mahsup» edilmesi sonrasında belirlenecek miktarın sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle «mahrum kalınan» kâr olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde «fesih» tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar olan süre dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «özel şartlar» kısmının 7. maddesinde «cezai şartın» düzenlendiği, bu maddede sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle cezai şart alınmasının kararlaştırılmamış olduğu, sözleşmenin «fesih» hükümleri kısmının 6-a maddesine göre franchise alanın ekonomik durumunun bozulması, işlerinin kötü gitmesi ve işletme faaliyetini sürdürememesi durumunun sözleşme …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «özel şartlar» kısmının 7. maddesinde «cezai şartın» düzenlendiği, bu maddede sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle cezai şart alınmasının kararlaştırılmamış olduğu, sözleşmenin «fesih» hükümleri kısmının 6-a maddesine göre franchise alanın ekonomik durumunun bozulması, işlerinin kötü gitmesi ve işletme faaliyetini sürdürememesi durumunun sözleşme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12162 E. 2014/9296 K.
Ortak:mahsup
İncelediğiniz kararda… celikle davacının 3.şahıslarla aynı nitelikte benzer bir sözleşmeyi yapabileceği makul bir sürenin belirlenmesi, davacının sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu «makul süre» içinde elde etmesi muhtemel gelirinin tespit edilmesi ve sonrasında bu geliri elde etmek için yapacağı tüm harcama ve giderlerin de «mahsup» edilmesi sonrasında belirlenecek miktarın sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle «mahrum kalınan» kâr olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde «fesih» tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar olan süre dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına …
Benzer bu karardaMahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı 25.10.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararının 3. maddesi “yapılan harcamaların «sermaye taahhüt» hesaplarından «mahsup» edilerek ortaklara geri ödenmemesine” hükmünü taşımaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye taahhüdü · ortaklar kurulu kararı · kâr payı · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı 25.10.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararının 3. maddesi “yapılan harcamaların «sermaye taahhüt» hesaplarından «mahsup» edilerek ortaklara geri ödenmemesine” hükmünü taşımaktadır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflarca imzalandığı konusunda çekişme olmayan 25/10/2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararının 3. maddesi uyarınca, yapılan harcamaların geri istenemeyeceğinin taraflarca kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tasfiyesine karar verilen şirket için davacı tarafından yapılan ödemelerin, «payı» oranında şirketin diğer ortağı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan «ortaklar kurulu» kararının 3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/92 E. , 2019/2225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04/05/2017 tarih ve 2016/78-2017/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 23,279.00 TL'nın altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imtiyaz (franchise) sözleşmesi ve sözleşmeye ek olarak 28.08.2009 tarihli tadil sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 3 yıl süreli olduğunu, davalının bu sözleşmeler uyarınca yüklenmiş olduğu sorumlulukları yerine getirmediğini ve marketi kapattığını, sözleşmenin kalan sürede uygulanmaması nedeniyle 172.000,00 TL zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi zararın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ekonomik kriz, ciro düşüklüğü ve hırsızlık gibi sebeplerle işletmenin zarar ettiğini, faaliyetine devamının imkansız hale geldiğini, davacının yazar kasaları 17.02.2010 tarihinde kullanıma kapattığını, yazar kasalar olmadan faaliyete devam etmenin imkansız olduğunu, bu durumda davacının sözleşmeyi fiilen sonlandırdığının kabulü gerektiğini, sözleşmenin tarafların ortak iradesi ile sona erdirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, davacının yazar kasaları sökmesinin sözleşmeyi sora erdirme iradesi olarak yorumlanamayacağı, davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zarara uğradığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesinin erken feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararı istemiş ve mahkemece de fesih tarihi olan 2010 ila sözleşmenin sona erme tarihi olan 2012 yılları arası için zarar hesaplaması yapılan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmenin haksız feshi halinde talep edilebilecek zararın hesaplanma yöntemine ilişkin özel bir düzenleme yapılmamış olması karşısında davacının zararının, genel hükümler ve Dairemizin bu konudaki yerleşik içtihatlarında belirtilen ilkelere göre hesaplanması gerekmektedir. Buna göre mahkemece, aralarında davaya konu sözleşmenin ilgili olduğu alanda bir uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile öncelikle davacının 3.şahıslarla aynı nitelikte benzer bir sözleşmeyi yapabileceği makul bir sürenin belirlenmesi, davacının sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu makul süre içinde elde etmesi muhtemel gelirinin tespit edilmesi ve sonrasında bu geliri elde etmek için yapacağı tüm harcama ve giderlerin de mahsup edilmesi sonrasında belirlenecek miktarın sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar olan süre dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497190800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz