Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1093 E. 2013/6903 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muarazanın men'i↗ cebri icra↗ eda davası↗ sözleşmenin feshi↗ tespit davası↗ hukuki yarar↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda cebri icraya imkan vermeyen tespit isteminde davacının hukuki yararının olmadığı, davacının eda davası niteliğindeki sözleşmenin feshini mahkemeden isteyebileceği, bu nedenlerle davacının tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının taraflar arasında akdolunan sözleşmenin hükümsüzlüğünün ve feshedilmiş olduğunun tespiti ile kararın ilanına yönelik tespit davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin hükümsüzlüğünün ve feshedilmiş olduğunun tespiti ile kararın ilanı istemlerine ilişkindir. Davacı, davalının akdettikleri sözleşmeden kaynaklanan hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmeyi feshettiğini, tamamen kendi çabaları ile bitirdiği albümünün başka bir yapımcı şirketten çıkartılmasına davalının engel olduğunu ileri sürerek, işbu davayı açmıştır. Davalı ise yaptığı
savunmada sözleşmenin geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğunu, davacının iddialarının hukuk dışı bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.Bu durumda, davacının dava dilekçesi içeriğinde ileri sürdüğü iddiaları itibariyle davanın, davalının; davacının faaliyetlerini engelleyici eylemleri nedeniyle açıldığı, bu nedenle uyuşmazlığın salt bir tespit isteminden ibaret olmayıp, taraflar arasındaki muarazanın men'i istemli bir eda davası niteliğinde bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın tespit davası olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8468 E. 2013/7905 K.
Ortak:eda davası · tespit davası
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda «cebri icraya» imkan vermeyen tespit isteminde davacının «hukuki yararının» olmadığı, davacının «eda davası» niteliğindeki «sözleşmenin feshini» mahkemeden isteyebileceği, bu nedenlerle davacının «tespit davası» açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının taraflar arasında akdolunan sözleşmenin hükümsüzlüğünün ve feshedilmiş olduğunun tespiti ile kararın «ilanına» yönelik tespit davasının reddine karar verilmiştir.
… davalının; davacının faaliyetlerini engelleyici eylemleri nedeniyle açıldığı, bu nedenle uyuşmazlığın salt bir tespit isteminden ibaret olmayıp, taraflar arasındaki «muarazanın men»'i istemli bir «eda davası» niteliğinde bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın «tespit davası» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda «maktu harç» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi harç» ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · maktu harç · tenfiz · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda «maktu harç» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi harç» ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya usule uygun olarak tebliğ edildiği, kararın kesinleştiği ve MÖHUK 54. maddesi uyarınca tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1093 E. , 2013/6903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ....FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.04.2010 tarih ve 2007/197-2010/69 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 2005 tarihinde “Müzik Eseri Seslendirme Sözleşmesi ve İzin Belgesi” başlıklı bir sözleşme imzalandığını, ancak bu sözleşmenin başından itibaren hukuken geçerli olmadığını, sözleşmenin tamamen yapımcı şirket lehine düzenlenmiş tek taraflı bir kölelik sözleşmesi olduğunu, davalının sözleşmeden kaynaklanan hiçbir edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin 07...2006 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, sözleşmenin feshedilmiş olmasına rağmen müvekkilin tamamen kendi çabalarıyla ve borçlanarak bitirdiği albümünün başka bir yapımcı şirketten çıkartılmasına davalının engel olduğunu ileri sürerek, taraflar arasında akdolunan sözleşmenin hükümsüzlüğünün ve feshedilmiş olduğunun tespiti ile kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme koşullarının tamamını bilerek ve isteyerek sözleşmeyi imzaladığını, akdolunan sözleşmenin geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikte olup, davacının tüm iddialarının hukuk dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda cebri icraya imkan vermeyen tespit isteminde davacının hukuki yararının olmadığı, davacının eda davası niteliğindeki sözleşmenin feshini mahkemeden isteyebileceği, bu nedenlerle davacının tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının taraflar arasında akdolunan sözleşmenin hükümsüzlüğünün ve feshedilmiş olduğunun tespiti ile kararın ilanına yönelik tespit davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin hükümsüzlüğünün ve feshedilmiş olduğunun tespiti ile kararın ilanı istemlerine ilişkindir. Davacı, davalının akdettikleri sözleşmeden kaynaklanan hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmeyi feshettiğini, tamamen kendi çabaları ile bitirdiği albümünün başka bir yapımcı şirketten çıkartılmasına davalının engel olduğunu ileri sürerek, işbu davayı açmıştır. Davalı ise yaptığı
savunmada sözleşmenin geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğunu, davacının iddialarının hukuk dışı bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.Bu durumda, davacının dava dilekçesi içeriğinde ileri sürdüğü iddiaları itibariyle davanın, davalının; davacının faaliyetlerini engelleyici eylemleri nedeniyle açıldığı, bu nedenle uyuşmazlığın salt bir tespit isteminden ibaret olmayıp, taraflar arasındaki muarazanın men'i istemli bir eda davası niteliğinde bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın tespit davası olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495337000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz