6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15158 E. 2013/6291 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin hüküm sonucu davadan feragat ibra feragat maddi ve manevi tazminat sulh karar verilmesine yer olmadığına kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 311HMK 315

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2012/15158 E.  ,  2013/6291 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Dava, maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada yerel mahkemenin 14.03.2013 tarihli yazısı ile gönderilen dilekçe ile taraflar arasında varılan anlaşmadan bahisle davacı vekilinin davadan ve temyiz isteminden vazgeçtiğine dair beyanda bulunduğu gözlenmiş olmakla, dosya re'sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliktedir. Bu anlamda, davadan feragat ve sulh hüküm kesinleşinceye kadar mümkün olup, HMK'nın 311. ve 315. maddeleri gözetildiğinde her ikisi de kesin hüküm sonucu doğurur. Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragate yetkili olmadığı gözlenmektedir. Bu durumda, bu aşamada davadan feragatin sonuç doğurması söz konusu değildir. Ancak, davacı vekilinin vekaletnamesinde sulh ve ibraya, keza temyizden vazgeçmeye yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin beyan dilekçesinin ekinde yer alan 08.03.2013 tarihli belge davadaki tüm tarafların davada sulh olduklarına ilişkin bir sulh belgesi niteliğinde olup, öncelikle taraflar arasındaki varlığı ileri sürülen işbu sulh belgesinin değerlendirilmesi ve varit olması halinde HMK'nın 315. maddesi çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davacının temyiz isteminden feragati ile ilgili olarak bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Lisans bedeli | Cezai şart tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16321 E. 2014/4234 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/15158 E.  ,  2013/6291 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Dava, maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada yerel mahkemenin 14.03.2013 tarihli yazısı ile gönderilen dilekçe ile taraflar arasında varılan anlaşmadan bahisle davacı vekilinin davadan ve temyiz isteminden vazgeçtiğine dair beyanda bulunduğu gözlenmiş olmakla, dosya re'sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliktedir. Bu anlamda, davadan feragat ve sulh hüküm kesinleşinceye kadar mümkün olup, HMK'nın 311. ve 315. maddeleri gözetildiğinde her ikisi de kesin hüküm sonucu doğurur. Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragate yetkili olmadığı gözlenmektedir. Bu durumda, bu aşamada davadan feragatin sonuç doğurması söz konusu değildir. Ancak, davacı vekilinin vekaletnamesinde sulh ve ibraya, keza temyizden vazgeçmeye yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin beyan dilekçesinin ekinde yer alan 08.03.2013 tarihli belge davadaki tüm tarafların davada sulh olduklarına ilişkin bir sulh belgesi niteliğinde olup, öncelikle taraflar arasındaki varlığı ileri sürülen işbu sulh belgesinin değerlendirilmesi ve varit olması halinde HMK'nın 315.

maddesi çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davacının temyiz isteminden feragati ile ilgili olarak bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, davacının temyiz isteminden feragati ile ilgili olarak bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/494245200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.