İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2835 E. 2019/482 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karine↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ terkin↗ asıl alacak↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, takibe konulan faturalardan sadece 441,45 TL bedelli faturaya konu servis hizmetinin verildiğinin davacı tarafça kanıtlandığı, diğer faturaların ise davalı şirketin ticari kayıtlarında mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptal edilerek icra takibinin 441,45 TL asıl alacak takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte devamına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Taşıma sözleşmesinde kural olarak sözleşmesi feshedilmediği ve işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece taşımanın taşıyıcı tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bir başka anlatımla iş sahibi taşımayı kendisinin tamamladığını, taşımayı üstlenenin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda somut olaya gelindiğinde, davacının Arçelik, Şeker Fabrikası, Ayakkabı Dünyası, APİM, TMO çalışanlarını taşıdığı ve bu taşımalar nedeniyle düzenlediği 2014 yılı Ağustos ayı öncesi faturaların davalı tarafından ihtilafsız olarak ödendiği, bu dönemden sonra düzenlenen 2014 Ağustos ve 15 Eylül arasındaki faturaların ödenmediği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından düzenlenen ve davalının ihtilafsız ödediği faturalar göz önüne alındığında, taraf arasında Arçelik, Ayakkabı Dünyası, Şeker Fabrikası, APİM VE TMO çalışanlarının taşınması konusunda sözleşme bulunduğunun kabulü gerekir. Ayrıca dosya kapsamıyla dava konusu faturaların kapsadığı dönemde, dava dışı şirketlerin taşıma işinin yapıldığı da tartışmasızdır. Bu durum karşısında dava dışı şirketlerin taşıma işlerinin davacı tarafından yapıldığının karine olarak kabulü gerekir.
Bu nedenle yukarıda belirtilen durum ve ilkeler uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın kısmen kubulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1982 E. 2022/1156 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · satış sözleşmesi · zayi · eksik inceleme · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu sebeple Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı da gözetilerek, davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı ...
Şirketi ile buğday «teslimi» yönünde anlaştığı ve teslimatın 10.03.2009'dan 20.03.2009'a kadar teslimatın tamamlanacağı, her ne kadar davalı kurum makbuzların «zayi» ve yeni makbuz senetlerin verilmesine izin verilmesi için dava açmış ise de, mahkemenin kararının 12.03.2009 olduğu, işbu kararın davacıya 13.03.2009 olduğu, davac …
Şti’ne «teslim» edilebileceği hususları TMO’dan da sorularak alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemece verilen 18.06.2014 tarihli karar Dairemizin 14.09.2017 tarih ve 2016/5210esas 2017/4373karar sayılı ilamı ile «eksik inceleme» nedeniyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13781 E. 2012/19570 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2835 E. , 2019/482 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2016 tarih ve 2014/862-2016/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile imzalamış olduğu taşıma sözleşmesi gereğince 2010 yılından beri servis hizmeti vererek davalının taşıma işini yaptığını, Ağustos 2014 - Eylül 2014 aylarına ait taşıma işinden kaynaklanan faturalanmış ücretler toplamı 10.893,89TL’nin ödenmediği gerekçesiyle icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşıma hizmeti verdiği dönemlere ilişkin olarak düzenlenen fatura bedellerinin ödendiğini, faturadan kaynaklanan bir borcunun olmadığını, takibe konulan faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini, bu faturalar dayanak gösterilen taşıma işinin yapılmadığını savunarak davanın reddi ile % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, takibe konulan faturalardan sadece 441,45 TL bedelli faturaya konu servis hizmetinin verildiğinin davacı tarafça kanıtlandığı, diğer faturaların ise davalı şirketin ticari kayıtlarında mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptal edilerek icra takibinin 441,45 TL asıl alacak takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte devamına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Taşıma sözleşmesinde kural olarak sözleşmesi feshedilmediği ve işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece taşımanın taşıyıcı tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bir başka anlatımla iş sahibi taşımayı kendisinin tamamladığını, taşımayı üstlenenin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda somut olaya gelindiğinde, davacının Arçelik, Şeker Fabrikası, Ayakkabı Dünyası, APİM, TMO çalışanlarını taşıdığı ve bu taşımalar nedeniyle düzenlediği 2014 yılı Ağustos ayı öncesi faturaların davalı tarafından ihtilafsız olarak ödendiği, bu dönemden sonra düzenlenen 2014 Ağustos ve 15 Eylül arasındaki faturaların ödenmediği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından düzenlenen ve davalının ihtilafsız ödediği faturalar göz önüne alındığında, taraf arasında Arçelik, Ayakkabı Dünyası, Şeker Fabrikası, APİM VE TMO çalışanlarının taşınması konusunda sözleşme bulunduğunun kabulü gerekir. Ayrıca dosya kapsamıyla dava konusu faturaların kapsadığı dönemde, dava dışı şirketlerin taşıma işinin yapıldığı da tartışmasızdır. Bu durum karşısında dava dışı şirketlerin taşıma işlerinin davacı tarafından yapıldığının karine olarak kabulü gerekir.
Bu nedenle yukarıda belirtilen durum ve ilkeler uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın kısmen kubulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492301500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz