Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/886 E. 2019/1331 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- on yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zapta karşı tekeffül↗ rücu hakkı↗ satış sözleşmesi↗ basiretli tacir↗ hisse devir sözleşmesi↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗ içtihadı birleştirme kararı↗ kâr dağıtımı↗ ihbar↗ tacir↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince rücu talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince ihbar zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı taraf, dava dilekçesinde 99.727,28 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi uyarınca, 2017 yılı itibariyle dava değeri 41.530,00-TL'den az olan davalara ait bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece reddedilen kısım miktar itibariyle kesin olup temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında 01.06.1990 gün ve .../4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.507,49 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ... Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiyedeki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28/05/2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri devredilerek 28/05/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28/05/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında ... tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle ...'ın özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28/05/2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.... maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” .... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı ...” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/05/2013 tarihi öncesi yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28/05/2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/836 E. 2018/2689 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince «rücu» talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince «ihbar» zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/200 …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; İHDS’nin imzalanmasından önce davalı tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturası nedeniyle açılan «menfi tespit» davasında hükmedilen vekalet ücretinden İHDS’nin 7. maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu, ancak «harç» ve «masrafları» davalıya «rücu hakkı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.700,83 TL'nin 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 29/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen alacak · harç · dosya masrafı · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; İHDS’nin imzalanmasından önce davalı tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturası nedeniyle açılan «menfi tespit» davasında hükmedilen vekalet ücretinden İHDS’nin 7. maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu, ancak «harç» ve «masrafları» davalıya «rücu hakkı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.700,83 TL'nin 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «harç» ve «masraflar» için davalıya «rücu» edilemeyeceği gerekçesiyle davacının harç ve masraflarına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Buna göre, «rücuya» konu dava nedeniyle yapılan temyiz «harç» ve «masraflarının» İHDS kapsamında olmadığına dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, «rücu» talebine konu dava nedeniyle yapılan «harç» ve «masraf» ödemelerinden de İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu gözetilerek davacının bu talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1271 E. 2019/1334 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · zamanaşımı on yıllık
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince «rücu» talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince «ihbar» zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/200 …
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 29/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, taraflar arasında imzalanan İHDS'nin 7.4 ve 7.6. maddeleri gereğince davalının kendi faaliyet dönemine rastlayan iş ve işlemlerden kaynaklanan borçlardan davalının sorumlu olduğu, davaya konu olayın da İHDS'den önce meydana geldiği, «rücuya» esas dava ve icra takibi davalı aleyhine olduğundan «ihbara» gerek olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 111.092.81 TL'nın talepte dikkate alınarak «temerrüt tarihi» olan ....01.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · temerrüt tarihi · temerrüt
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, taraflar arasında imzalanan İHDS'nin 7.4 ve 7.6. maddeleri gereğince davalının kendi faaliyet dönemine rastlayan iş ve işlemlerden kaynaklanan borçlardan davalının sorumlu olduğu, davaya konu olayın da İHDS'den önce meydana geldiği, «rücuya» esas dava ve icra takibi davalı aleyhine olduğundan «ihbara» gerek olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 111.092.81 TL'nın talepte dikkate alınarak «temerrüt tarihi» olan ....01.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1986 E. 2018/2693 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince «rücu» talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince «ihbar» zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/200 …
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacağın «dağıtım» tesislerinin işletilmesinden kaynaklandığı ve İHDS’nin imza tarihinden öncesi döneme ait olduğu, davacının «üçüncü kişinin» alacağına karşılık icra dosyasına 290.307,92 TL ödediği ve bu bedel ile 5.000,00 TL temyiz «harç» ve «masraflarından» davalının İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince sorumlu olduğu, ayrıca davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 295.307,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:malvarlığına ilişkin dava · rücuen tazminat · üçüncü kişi · kâr kaybı · harç · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacağın «dağıtım» tesislerinin işletilmesinden kaynaklandığı ve İHDS’nin imza tarihinden öncesi döneme ait olduğu, davacının «üçüncü kişinin» alacağına karşılık icra dosyasına 290.307,92 TL ödediği ve bu bedel ile 5.000,00 TL temyiz «harç» ve «masraflarından» davalının İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince sorumlu olduğu, ayrıca davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 295.307,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hü …
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10769 E. 2017/3803 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince «rücu» talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince «ihbar» zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/200 …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «rücu» talebine konu davada reddedilen kısmın davacı tarafından ödendiği, İHDS'nin 7. maddesi kapsamında «dağıtım» faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığı ve İHDS öncesi dönemin sorumluluğunun davalıya bırakıldığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.474,44 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… nan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca «harç» alınmasına mahal olmadığına,19.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 03.09.2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç
Benzer bu kararda… nan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca «harç» alınmasına mahal olmadığına,19.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1061 E. 2018/2690 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince «rücu» talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince «ihbar» zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/200 …
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 31.08.2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
… tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacakla ilgili ihtilafın İHDS’nin imza tarihinden öncesine ait olduğundan, ilamlarda hüküm altına alınan ve icra dosyalarında «üçüncü kişiye» ödenen bedellerden davalı ...'ın sorumlu olduğu, ancak davacı tarafından 24.07.2006 tarihinden önce yapılan karar, temyiz ve onama harçları ile ilgili ödemelerin davalıya «rücu» edilemeyeceği, yine davacı tarafından talep edilen diğer ödemelerin davacı tarafından yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.392,87 TL'nin ve 17.198.45 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen alacak · üçüncü kişi · harç · dosya masrafı
Benzer bu kararda2- Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının İHDS’den sonra yaptığı temyiz «harç» ve «masraflarına» yönelik talebinin, davacı tarafından yapıldığının ispatlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/630 Esas sayılı dosyasında davacının 24.10.2007 tarihinde 82,20 TL ve 16.10.2008 tarihinde ise 398,20 TL «harç» ve «masraf» ödemesi yaptığı, yine ...
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/157 esas sayılı dosyasında ise 17.11.2009 tarihinde 411,43 TL «harç» ve «masraf» ödemesi yaptığı, davalının bu ödemelerin kendisi tarafından yapıldığına dair bir savunmasının da olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, «rücu» talebine konu davalar nedeniyle yapılan «harç» ve «masraf» ödemelerinin davacı tarafından yapıldığı ve yapılan harç ve masraf ödemelerinden de İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu gözetilerek davacının bu talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1084 E. 2018/2695 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince «rücu» talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince «ihbar» zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/200 …
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ....'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve....'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri devredilerek 28/05/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:malvarlığına ilişkin dava · rücuen tazminat · kâr kaybı · harç · dosya masrafı
Benzer bu kararda… oluştuğu, davalı tarafın dava dışı kişiye vermiş olduğu zararın davacı tarafça karşılandığı, İHDS’nin 7. maddesi gereğince davacının ödemiş olduğu parayı ve temyiz «harç» ve «masrafını» davalıdan tahsil etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.855,58 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hü …
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10143 E. 2017/3329 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince «rücu» talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince «ihbar» zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/200 …
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacağın «dağıtım» tesislerinin işletilmesinden kaynaklandığı ve İHDS’nin imza tarihinden öncesi döneme ait olduğu, davacının «kamulaştırma bedeli» olarak 16.000,00 TL ödediği ve bu bedelden davalının İHDS gereğince sorumlu olduğu, ayrıca davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.000.00 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamulaştırma bedeli · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacağın «dağıtım» tesislerinin işletilmesinden kaynaklandığı ve İHDS’nin imza tarihinden öncesi döneme ait olduğu, davacının «kamulaştırma bedeli» olarak 16.000,00 TL ödediği ve bu bedelden davalının İHDS gereğince sorumlu olduğu, ayrıca davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.000.00 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2430 E. 2019/874 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince «rücu» talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince «ihbar» zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/200 …
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 03.09.2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik A.Ş'ne devredilerek 03.09.2010 tarihli hisse «satış sözleşmesi» tamamlanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar yükümlülüğü · yargılama gideri · harç · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının İHDS’nin 7..... maddesindeki «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmediğinden ödemeye dayanak mahkeme karar tarihindeki alacak miktarını, karar tarihine kadar işlemiş «yasal faizi», «harç» ve «yargılama giderlerini», ilam «vekalet ücretini» davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.857,...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/886 E. , 2019/1331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye .... Ticaret Mahkemesince verilen .../04/2017 tarih ve 2016/599 E.-2017/276 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nce verilen .../11/2017 tarih ve 2017/913-2017/785 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,... Emprime San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kaçak elektrik kullanımına dayalı ödediği fatura bedeline yönelik borçlu olmadığının tespiti ile 198.510,00 TL'nin iadesine karar verilmesini talep ve dava ettiğini, ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2007 tarih 2005/277 Esas, 2007/319 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve onanarak kesinleştiğini, icra dosyasına 87.981,18 TL ödendiğini, ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararına konu olayın dağıtım sisteminin işletilmesi ile ilgili olup davacı şirket ile Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (...) arasında aktedilen .../07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) öncesi dönemde gerçekleştiğini, bu olaydan doğan sorumluluğun İHDS 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davalıya ait olduğunu ileri sürerek, 99.727,18 YTL'nin 22/01/2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İHDS'nin 18.6 madde hükmü gereğince davacı şirketin dava konusu ettiği alacaklara ilişkin olarak hiçbir talepte bulunamayacağını, ayrıca davacının sözleşmenin 7.1,7.... ve 7,... maddesi gereğince ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri gereğince rücu talebinin yerinde bulunduğu, alacak mülkiyetten kaynaklanmadığı için İHDS'nin 7...maddesi gereğince ihbar zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının icra dosyasına yaptığı 87.981,18 TL'lik ödemeyi ödeme tarihinden tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan isteyebileceği, davacının lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden mamelekinde bir azalma meydana gelmediğinden yalnızca ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL'nin .../01/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı taraf, dava dilekçesinde 99.727,28 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 87.981,18 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi uyarınca, 2017 yılı itibariyle dava değeri 41.530,00-TL'den az olan davalara ait bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece reddedilen kısım miktar itibariyle kesin olup temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında 01.06.1990 gün ve .../4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.507,49 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ... Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiyedeki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28/05/2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri devredilerek 28/05/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28/05/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında ... tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle ...'ın özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28/05/2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.... maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” .... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı ...” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/05/2013 tarihi öncesi yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28/05/2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında bulunmaması nedeniyle 28/05/2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, 28/05/2016 günlü sözleşmeden önce gerçekleşen dava konusu ödemeden dolayı, 28/05/2013 sözleşmenin 9.... ve 9.4 maddeleri gereğince davalının sorumluluğu bulunmadığından dava reddedilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/491762100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz