Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3745 E. 2019/891 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurula çağrı↗ gerekçe-hüküm çelişkisi↗ şirket müdürünün azli↗ hmk 297↗ güveni kötüye kullanma↗ ön inceleme aşaması↗ şirket müdürlüğü↗ istinaf başvurusunun reddi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ usulüne uygun tebliğ↗ kamu düzenine aykırılık↗ hakkın kötüye kullanılması↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ kamu düzeni↗ temlik↗ içtihadı birleştirme kararı↗ kâr payı↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ilan↗ dava sebebi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin ... ortaklı olup, 500 payının davacıya, 250'şer payının ise ... ve...'e (....in devir ve temliki ile) ait olduğu, genel kurulda ...t'in 250 adet hissenin...'e devrinin onaylandığı,...'ün şirket müdürlüğüne atamasının yapıldığı, yine....'in ibrasının kararlaştırıldığı, genel kurula çağrının usulüne uygun yapıldığı ancak tebligat çıkartan şirket müdürünün davacının belirtilen adreste olmadığını, il dışında olduğunu bildiği, amacın yasak savmak niteliğinde olduğu,toplantının yapılacağı yer olarak bildirilen şirket merkezinin şirket merkezi olarak kullanılmadığı, genel kurulda alınan kararların asıl olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/481 esas sayılı dosyasında şirket müdürünün görevden alınması talepli davayı boşta bırakmak amacıyla yapıldığı, bunun hakkın kötüye kullanılması olduğu ve genel kurulda alınan kararların batıl nitelikte kararlar olduğu, yasanın aradığı hak düşürücü sürelere tabi olmadığı, davacıyı ekarte etmek amacını taşıdığı, güveni kötüye kullanmaya yönelik alınan kararların kamu düzenine aykırılık teşkil edeceği, genel işlem ilkesine aykırılık oluşturduğu, davacının haklarını ihlal edici mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile .../03/2016 tarihli davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nce; davalı şirket müdürünün olağan genel kurul toplantı kararını 01/03/2016 tarihinde aldığı ve kanunen yapılması gereken olağan genel kurul toplantısı kararının yerel gazetede ilanının yapıldığı, ticaret sicil gazetesinde de 11/03/2016 tarihinde yayınlandığı, ...'nın 617 maddesi gereğince toplantının hesap döneminin sona ermesinden itibaren ... ay içinde düzenlendiği şirket ana sözleşmesine uygun olarak genel kurul toplantısının .../03/2016 tarihinde yapılacağına ilişkin ilanların ... gün öncesinden yapıldığı ve davacıya da şirkete bildirdiği adrese ... gün öncesinden çağrının gönderildiği, gündemin gereği gibi ilan edildiği, toplantıya çağrı usulüne uygun olarak yapıldığı halde davacının toplantıya katılmadığı, ....445. ve 446. maddesi gereğince toplantıya katılmayan pay sahibinin toplantıda alınan kararların iptalini talep edemeyeceği, ancak davalı şirket müdürünün azli hakkında bir başka davanın görüldüğü sırada şirket ortağı ve müdürü olan Tuncay Yiğit'in .../03/2016 tarihli toplantı tarihinde şirketteki hisselerini...'e devrederek, toplantıya...'ün katılmasının sağlanması ve şirketin yeni müdürü olarak görevlendirilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup TMK .... maddesi gereği hakkın kötüye kullanılmasının korunamayacağı gerekçesiyle, davalı şirketin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte ve halen yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları; asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Keza Anayasanın 141. maddesinin .... fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde, denetlenen mahkeme kararının, belirlenen maddi vakıa kapsamında uygulanan usul hukuku ve maddi hukuk kurallarının olaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesinde gerek kendi içerisinde, gerekse gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki olmamalı, mahkeme kararı bütünsellik esasına uygun olmalıdır. Nitekim, HMK’nın 298/.... maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Gerekçe ile hüküm arasında çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine
aykırılık hali olup, Yargıtay tarafından re’sen bozma sebebi teşkil edecektir. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun ....4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmında, genel kurulun toplantıya çağrısı Ticaret Sicil Gazetesinde ve yerel gazetede ilanının usule uygun olarak yapıldığı, ayrıca davacının şirkete bildirdiği adresine toplantıya çağrının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davacının genel kurula katılmadığı gerekçesiyle ...'nın 445 ve 446. maddeleri gereğince alınan kararların iptalini talep edemeyeceği kabul edildikten sonra, bu gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde bu defa davalı şirket müdürünün azli hakkında bir başka davanın görüldüğü sırada şirket ortağı ve müdürü olan ...t'in toplantı tarihinden daha önce şirketteki hisselerini...'e devrederek, toplantıya...'ün de katılması ve...'ün şirketin yeni müdürü olarak görevlendirilmesinin TMK .... maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu kabul edilerek, davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan ... Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ise de, mahkeme kararının gerekçe kısmının kendi içerisinde çelişki içermesi nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1298 E. 2019/8006 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · yargılama giderleri · ispat yükü · yargılama gideri · ıslah · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı vekili her ne kadar sunduğu «ıslah» dilekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca karar verilmesi talebinde bulunmuşsa da anılan Kanunun dava tarihinde yürürlükte bulunmadığı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve yasal düzenlemelere göre değerlendirilmesi gerektiği, kanunların usuli işlemlerin ıslahı suretiyle dahi geriye yürütülemeyeceği bu nedenle ıslah talebinin usulüne uygun olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile iptal edilmesi nedeniyle davanın hukuki dayanağı kalmadığından reddinin gerektiği, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» tarafların dava tarihi itibariyle «haklılık durumu» dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği, bu itibarla davaya konu markayı kullandığı hususunda «ispat yükü» üzerinde olan marka sahibi davalının dosyada yer alan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu markayı 29. sınıf emtialarda dava tarihinden geriye doğ …
… rekçesinde, KHK'nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumları gözetilerek «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği, bu doğrultuda dava tarihi itibariyle davacının işbu davayı açmakta haklı olduğu ve yargılama gideri ile «vekalet ücretinin» tamamının davalıdan tahsilinin gerektiği belirtilmesine rağmen, davanın reddine, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2295 E. 2018/6580 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emtia nakliyat sigortası · nakliyat sigortası · infazda tereddüt · rücuen tahsil · icra takibine itiraz · infaz · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1- Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesi» uyarınca ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemi ile açılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
2008/ ... takip sayılı dosyasındaki 4.350,00 TL alacağa yapılan itirazın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte iptali ile takibin devamına karar verilmek suretiyle her iki davalı hakkında da davanın kabulü şeklinde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımaya ilişkin CMR belgelerini «taşıyan» sıfatıyla davalı ... ... ... ...'nin imzaladığının anlaşıldığı, dosyada davalı ...
Uluslararası Nakliyat ve Dış Tic Ltd Şti'nin «taşıyan» olduğunu gösterir başka delil olmadığı gerekçesi ile davalı ...s Uluslararası Nakliyat ve Dış Tic Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2929 E. 2019/4432 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · iltibas
Benzer bu kararda1-) Asıl ve birleşen davalar, «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas teşkil ettirilen bilirkişi raporunda, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının ispat edilemediği ancak davacı yanca hükümsüzlük talebine mesnet olarak gösterilen 2001/07620 sayılı “Üstüneller Baklavacısı+ Şekil” ibareli marka ile, hükümsüzlüğü talep edilen 2006/40880 sayılı “Üstüneller Avcıoğlu”, 2011/42754 sayılı “... “ ve 2014/08024 sayılı “Üstüneller Sade” ibareli markalar arasında raporda gösterilen emtialar bakımından «iltibas» tehlikesi bulunduğu bu nedenle anılan markalar bakımından kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu mütala edilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/34 E. 2019/7128 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2026 E. 2020/297 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaDavalı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar sözleşmede erken kapama ücreti alınacağı düzenlenmişse de; bu oran belirtilmediğinden bankanın takdir hakkını «hakkaniyete» uygun olarak bankaların emsal uygulamaları, «bankacılık teamüllerine» ve iyi niyet ilkelerine göre kullanmasının gerekeceği, diğer bankaların erken kapama ücret oranlarına göre yaptırılan ve hükme esas alınan «bilirkişi incelemesi» uyarınca makul seviyedeki «erken kapama komisyon» oranının %4,29 olduğu, davacı bankaca ise esas alınan oranın %11,17 olduğu, fazla tahsil edilen komisyonun iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 1 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, gerekçeli kararda ise ticari avans faiziyle birlikte tahsilinee karar verilmiş, karara karşı, davacı ve davalı ...Bankası A.Ş. vekilleri tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · erken kapama komisyonu · teamül · hakkaniyet · istinaf incelemesi · komisyon · bilirkişi incelemesi · havale
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar sözleşmede erken kapama ücreti alınacağı düzenlenmişse de; bu oran belirtilmediğinden bankanın takdir hakkını «hakkaniyete» uygun olarak bankaların emsal uygulamaları, «bankacılık teamüllerine» ve iyi niyet ilkelerine göre kullanmasının gerekeceği, diğer bankaların erken kapama ücret oranlarına göre yaptırılan ve hükme esas alınan «bilirkişi incelemesi» uyarınca makul seviyedeki «erken kapama komisyon» oranının %4,29 olduğu, davacı bankaca ise esas alınan oranın %11,17 olduğu, fazla tahsil edilen komisyonun iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 1 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, gerekçeli kararda ise ticari avans faiziyle birlikte tahsilinee karar verilmiş, karara karşı, davacı ve davalı ...Bankası A.Ş. vekilleri tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; ilk derece mahkemesince emsal içtihatlara ve yasal düzenlemelere uygun olarak araştırma ve inceleme yapıldığı; bilirkişi heyet raporu aldırıldığı; alınan 26/09/2018 «havale» tarihli bilirkişi heyet raporundaki hesaplamaların dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu; davalı bankanın tahsil ettiği «komisyon» ücreti oranının %11,17 olduğu, diğer bankaların uyguladıkları erken kapama ücreti komisyonu oranları ortalamasının % 4,29 olduğu, bu durumda, davalı bankanın 2,61 …
T.A.Ş.'nin %10 «komisyon» oranın uyguladığını bildirdiği, bildirilen yüksek komisyon oranının hesaplamaya «dahil» edilmeyip, sadece düşük oran bildiren bankaların oranlarının hesaplamaya dâhil edilmesinin TMK.'nun 4. maddesindeki «hakkaniyet» ilkesine aykırı olduğu, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesini ihlal edici nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı vekili, haksız şekilde tahsil edilen «erken kapama komisyonun» ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, mahkemece 27.11.2018 tarihli celsede tefhim edilen hükümde haksız tahsil edilen alacağın yasal faiziyle birl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3745 E. , 2019/891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ
TÜRK M İLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .../01/2017 tarih ve 2016/228 E.- 2017/22 K.sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nce verilen 08/06/2017 tarih ve 2017/444-2017/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının davalı şirketin %50 hissedarı olduğunu, davalı şirketin ortağı ve müdürü olan ...'in şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda kullandığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/481 E. sayılı dosyası ile şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum atanmasını talep ettiğini, şirket müdürünün .../03/2016 tarihinde şirket müdürlüğü görevinden istifa ederek hissesini muvazaalı olarak devrettiğini, .../03/2016 tarihli genel kurulda şirket müdürünün hisse devrinin ve istifasının onaylandığını, ibra edildiğini, şirket müdürü ... aleyhine 2015/481 esas sayılı dava dosyası ile yargılama devam ederken, şirket müdürünün istifasına,ibrasına ve hisse devrine yönelik genel kurulda karar alınmasının dürüstlük kuralına uygun olmadığını, genel kurul toplantısının ilan ve tebligatının usulsüz olduğunu,....
621.maddesinde öngörülen karar nisabının sağlanmadığını ileri sürerek davalı şirkete dava sonuna kadar kayyum atanmasını, usul ve hukuka aykırı olarak yapılan .../03/2016 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının dava açma ehliyetinin olmadığını, genel kurulun kanunda öngörülen süreye riayet edilerek gerçekleştirildiğini, ortakların ...'da belirtilen şartlara uygun olarak genel kurul toplantısına davet edildiğini, çağrı ve ilanların yapıldığını, genel kurul toplantısında toplantı ve karar nisaplarının ...'ya uygun şekilde sağlandığını, kararlarda hukuka aykırılık olmadığını,hisse devrinde muvaaza iddiasının dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin ... ortaklı olup, 500 payının davacıya, 250'şer payının ise ... ve...'e (....in devir ve temliki ile) ait olduğu, genel kurulda ...t'in 250 adet hissenin...'e devrinin onaylandığı,...'ün şirket müdürlüğüne atamasının yapıldığı, yine....'in ibrasının kararlaştırıldığı, genel kurula çağrının usulüne uygun yapıldığı ancak tebligat çıkartan şirket müdürünün davacının belirtilen adreste olmadığını, il dışında olduğunu bildiği, amacın yasak savmak niteliğinde olduğu,toplantının yapılacağı yer olarak bildirilen şirket merkezinin şirket merkezi olarak kullanılmadığı, genel kurulda alınan kararların asıl olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/481 esas sayılı dosyasında şirket müdürünün görevden alınması talepli davayı boşta bırakmak amacıyla yapıldığı, bunun hakkın kötüye kullanılması olduğu ve genel kurulda alınan kararların batıl nitelikte kararlar olduğu, yasanın aradığı hak düşürücü sürelere tabi olmadığı, davacıyı ekarte etmek amacını taşıdığı, güveni kötüye kullanmaya yönelik alınan kararların kamu düzenine aykırılık teşkil edeceği, genel işlem ilkesine aykırılık oluşturduğu, davacının haklarını ihlal edici mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile .../03/2016 tarihli davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nce; davalı şirket müdürünün olağan genel kurul toplantı kararını 01/03/2016 tarihinde aldığı ve kanunen yapılması gereken olağan genel kurul toplantısı kararının yerel gazetede ilanının yapıldığı, ticaret sicil gazetesinde de 11/03/2016 tarihinde yayınlandığı, ...'nın 617 maddesi gereğince toplantının hesap döneminin sona ermesinden itibaren ... ay içinde düzenlendiği şirket ana sözleşmesine uygun olarak genel kurul toplantısının .../03/2016 tarihinde yapılacağına ilişkin ilanların ... gün öncesinden yapıldığı ve davacıya da şirkete bildirdiği adrese ... gün öncesinden çağrının gönderildiği, gündemin gereği gibi ilan edildiği, toplantıya çağrı usulüne uygun olarak yapıldığı halde davacının toplantıya katılmadığı, ....445.
ve 446. maddesi gereğince toplantıya katılmayan pay sahibinin toplantıda alınan kararların iptalini talep edemeyeceği, ancak davalı şirket müdürünün azli hakkında bir başka davanın görüldüğü sırada şirket ortağı ve müdürü olan Tuncay Yiğit'in .../03/2016 tarihli toplantı tarihinde şirketteki hisselerini...'e devrederek, toplantıya...'ün katılmasının sağlanması ve şirketin yeni müdürü olarak görevlendirilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup TMK .... maddesi gereği hakkın kötüye kullanılmasının korunamayacağı gerekçesiyle, davalı şirketin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte ve halen yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları; asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Keza Anayasanın 141. maddesinin .... fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde, denetlenen mahkeme kararının, belirlenen maddi vakıa kapsamında uygulanan usul hukuku ve maddi hukuk kurallarının olaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesinde gerek kendi içerisinde, gerekse gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki olmamalı, mahkeme kararı bütünsellik esasına uygun olmalıdır. Nitekim, HMK’nın 298/.... maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Gerekçe ile hüküm arasında çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine
aykırılık hali olup, Yargıtay tarafından re’sen bozma sebebi teşkil edecektir. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun ....4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmında, genel kurulun toplantıya çağrısı Ticaret Sicil Gazetesinde ve yerel gazetede ilanının usule uygun olarak yapıldığı, ayrıca davacının şirkete bildirdiği adresine toplantıya çağrının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davacının genel kurula katılmadığı gerekçesiyle ...'nın 445 ve 446. maddeleri gereğince alınan kararların iptalini talep edemeyeceği kabul edildikten sonra, bu gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde bu defa davalı şirket müdürünün azli hakkında bir başka davanın görüldüğü sırada şirket ortağı ve müdürü olan ...t'in toplantı tarihinden daha önce şirketteki hisselerini...'e devrederek, toplantıya...'ün de katılması ve...'ün şirketin yeni müdürü olarak görevlendirilmesinin TMK ....
maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu kabul edilerek, davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan ... Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ise de, mahkeme kararının gerekçe kısmının kendi içerisinde çelişki içermesi nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/491693700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz