Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4812 E. 2013/6182 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay sahipliğinin tespiti↗ tüzel kişiliğin sona ermesi↗ nama yazılı pay↗ asli müdahale↗ yoklukla malul karar↗ ek tasfiye işlemleri↗ ticaret sicilinden terkin↗ yokluk↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ pay sahipliği↗ alacağın temliki↗ tasdik kararı↗ aktif dava ehliyeti↗ olağanüstü genel kurul↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ pay defteri↗ ihya↗ hisse devir sözleşmesi↗ ispat yükü↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ temlik↗ fer'i müdahil↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, süresinde dava açmayan kişiye, başka kişiler tarafından süresinde açılan davaya katılma yolu ile kaçırılan sürenin yeniden kullandırılması mümkün olmadığından... müdahale isteminin 27...2010 tarihli oturumda reddedildiği, pay sahipliğinin tespit edilmesinde pay defterinin önemli olduğu, somut olayda davalı şirketin iki adet pay defteri olduğu, birinci pay defterinde davacılardan ...,... pay sahibi olarak gösterildiği, ikinci pay defterinde ise ..., ...,...'ün gösterildiği, her iki defterde de ...ve ...dışında, tüm adı geçen şahısların farklı olduğu, kaldı ki, bu pay defterlerinden önceki tarihli olan ... 7. Noterliği'nin 05.09.2008 tarih ve 15287 yevmiye numarası ile tasdik edilmiş pay defteri, 05.09.2008 tarihinden önceki pay sahipleri durumunu göstermediği, 05.09.2008 tarihli pay defterinde adları geçen ve aralarında davacıların da bulunduğu şahısların, bu defterin tasdik edildiği tarihten önce pay sahibi olup olmadıkları veya davalı şirkette ne şekilde pay sahibi sıfatını kazandıklarının tespit edilemediği, davacıların davalı şirkette ne şekilde ve hangi yolla pay sahibi olduklarını ispat etmelerinin gerektiği, 20.03.1998 tarihli genel kurul toplantısından ....2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına kadar geçen 9 yıllık süreçte davalı şirketin pay sahibi olmayan davacılardan ...'in, ....2007 tarihli genel kurula pay sahibi sıfatıyla
katılması ve daha sonraki genel kurul toplantısı olan 14.09.2009 tarihli toplantıda pay sahibi olarak yer almaması dikkate alındığında ....2006 tarihli genel kurul ile ....2007 tarihli genel kurul arasındaki dönemde ne şekilde davalı şirketin paylarını iktisap ederek pay sahibi sıfatını kazandığının ispat yükünün pay sahibi olduğunu iddia eden ...’e ait olduğu, ancak dosyada davacıların davalı şirkette pay sahibi olduklarına dair bir delil bulunmadığı, gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkin olup, temyiz aşamasında sunulan Giresin Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.1.20013 tarihli yazısında davalı şirketin ticaret sicil kaydının 07.07.2010 tarihinde dava devam ederken terkin edildiği belirtilmiştir. Ticaret ortaklıklarının tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekmektedir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse dahi, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Mahkemece pasif husumeti doğrudan etkileyen bu durum öncelikle resen araştırılarak, davalı şirket eğer ticaret sicilinden terkin edilmiş ise şirketin ihya edilmesi için davacı tarafa süre verilmesi, davalı şirketin ihya edilmesi halinde şirket hakkında karar tesisi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Ayrıca, mahkemece davacıların davalı şirkette ne şekilde ve hangi yolla pay sahibi olduklarını ispat etmelerinin gerektiği ancak, dosyada davacıların davalı şirkette pay sahibi olduklarına dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmiş ise de, davacılar 18...2010 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde davalı şirketin nama yazılı pay senedi çıkarmadığı, bu nedenle BK’nın 162 ve devamı maddelerine uygun olarak alacağın temlikini içeren sözleşmeler ile şirkette pay sahibi olduklarına dair yazılı sözleşmeleri dosyaya ibraz etmişlerdir. Mahkemece, davacıların bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ekinde sunulan şirket hisse devir sözleşmeleri incelenip değerlendirilerek, davacıların şirkette pay sahibi olup olmadıkları tesbit edilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Müdahil olmak isteyen ...vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ..., dava dilekçesini tekrar ile davacılar gibi davalı şirketin 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İki taraf arasında belli bir şey veya hak üzerinde bir dava devam ederken .... bir kişi bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde kısmen veya tamamen bir hak sahibi olduğunu iddia ederek asli müdahale yolu ile dava açabilir. Bu ayrı bir davadır. Ancak dava konusu olayda ...davacılarla aynı talepte bulunduğuna göre talebinin davacılar yanında fer’i müdahil olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece fer’i müdahil olmada hukuki yararı olan ...’nin fer’i müdahilliğinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın anılan yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı şirketin 14.09.2009 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkin olup, temyiz aşamasında sunulan Giresin Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.1.20013 tarihli yazısında davalı şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 07.07.2010 tarihinde dava devam ederken «terkin» edildiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davacıların «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçeleri ekinde sunulan şirket «hisse devir sözleşmeleri» incelenip değerlendirilerek, davacıların şirkette pay sahibi olup olmadıkları tesbit edilmeksizin yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Müdahil olmak isteyen ...vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ..., dava dilekçesini tekrar ile davacılar gibi davalı şirketin 14.09.2009 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı şirketin 14.09.2009 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkin olup, temyiz aşamasında sunulan Giresin Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.1.20013 tarihli yazısında davalı şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 07.07.2010 tarihinde dava devam ederken «terkin» edildiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davacıların «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçeleri ekinde sunulan şirket «hisse devir sözleşmeleri» incelenip değerlendirilerek, davacıların şirkette pay sahibi olup olmadıkları tesbit edilmeksizin yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Müdahil olmak isteyen ...vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ..., dava dilekçesini tekrar ile davacılar gibi davalı şirketin 14.09.2009 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı şirketin 14.09.2009 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkin olup, temyiz aşamasında sunulan Giresin Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.1.20013 tarihli yazısında davalı şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 07.07.2010 tarihinde dava devam ederken «terkin» edildiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davacıların «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçeleri ekinde sunulan şirket «hisse devir sözleşmeleri» incelenip değerlendirilerek, davacıların şirkette pay sahibi olup olmadıkları tesbit edilmeksizin yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Müdahil olmak isteyen ...vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ..., dava dilekçesini tekrar ile davacılar gibi davalı şirketin 14.09.2009 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2505 E. 2014/5813 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı şirketin 14.09.2009 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkin olup, temyiz aşamasında sunulan Giresin Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.1.20013 tarihli yazısında davalı şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 07.07.2010 tarihinde dava devam ederken «terkin» edildiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davacıların «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçeleri ekinde sunulan şirket «hisse devir sözleşmeleri» incelenip değerlendirilerek, davacıların şirkette pay sahibi olup olmadıkları tesbit edilmeksizin yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Müdahil olmak isteyen ...vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ..., dava dilekçesini tekrar ile davacılar gibi davalı şirketin 14.09.2009 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 10.556 «payı» olduğunun tespitine ile 04/05/2009, 03/05/2010 ve 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduklarının tespitine ilişkin verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 10.556 «payı» olduğunun tespitine ile 04/05/2009, 03/05/2010 ve 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduklarının tespitine ilişkin verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4812 E. , 2013/6182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27...2010 tarih ve 2009/706-2010/746 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ile müdahil vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....03.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...’in yaklaşık %18 hisse, davacı Ufuk ...’in ise % 42 hisse sahibi olduğunu, müvekkili ...’in aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin ortağı olmayan şahıslar tarafından gerçeğe aykırı belgelerle 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısı davalı şirkete organ eksikliğini gidermek üzere atanmış kayyım varken onu haberdar etmeden ve ...’nın 370. maddesine göre ilansız yapıldığını, usulsüz davet sonucunda müvekkilinin toplantıya katılamadığını, yetkisiz bir kişinin çağrısı ile toplanan sahte olarak düzenlenmiş pay defteri ve gerçeğe aykırı belgelerle yapılan genel kurulun yoklukla malul olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahale talebinde bulunan ...vekili, davalı şirketin ortağı, olmayan ... ..., ... ve ... tarafından gerçeğe aykırı olarak sonradan tanzim edilmiş pay defteri kullanılarak 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, yetkisiz olan bu kişilerin yaptıkları tüm işlemler ve aldıkları kararların yoklukla malul olduğunu, yönetim kurulu tarafından ... 326 maddesi uyarınca tutulması gereken zorunlu defterler arasında pay defteri de bulunduğundan davacılar tarafından ibraz edilmiş olan pay defteri olağanüstü genel kurul hazirun cetveli doğrultusunda tutulduğunu, kaldı ki, 03.11.2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında hissedar olarak gözüken ...’nın şirketteki tüm hisselerini ...
...'e devrettiğini, halihazırda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak gözüken ... ...'in ... Cumhuriyet
Başsavcılığının 2008/12204 soruşturma sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu ifadesinde davalı şirkette herhangi bir hissedarlığı olmadığını açıkça kabul ettiğini, her ne kadar müvekkilinin hissedarlığına ilişkin evraklar zayi edilmişse de ... ...’in davalı şirkette hissesinin olmadığını söyleyerek müvekkillerinin hissedarlığını açıkça kabul ettiğini, tüm bu nedenle davacılar tarafından açılmış davaya müdahale etmekte müvekkilinin hukuki yararı bulunduğundan davaya müdahale talebinin kabulüne, davalı şirketin 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar dava dilekçesinde davacı ...'in %18 Ufuk ...'in ise %42 hissedar olduğu ileri sürülmüş ise de müvekkili şirketin gerçek hissedarları arasında ve ....2006 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazurun cetvelinde ortak olmadıklarını, bilahare yapılan ....2007 günlü olağanüstü genel kurul toplantısının davacı ... tarafından sahte düzenlenen pay defteri ile yapıldığı, davacılardan ...'in bu toplantıda hissesinin 1.000 adet olduğu, diğer davacı Ufuk ...'in ise müvekkil şirket ortağı olmaması nedeniyle dava açma hakkının olamayacağını, sahte pay defterine istinaden şirket ortaklarıyla yapılan ....2007 günlü genel kurulun iptali için o tarihte ortak olup, genel kurula davet edilmeyen şirket ortaklarından ...
(...) tarafından ... .... ATM'nin 2008/86 Esas sayılı dava dosyasında açılan davada, ... (...)'nın şirkette mevcut %80 hissesini ... ... isimli bir şahsa devrettiğini beyan ve kabul ettiğini, gerçek olmayan pay defteri tanzim edilerek hissedar yapıldıklarını, davacılar şirket hissedarı olmadıklarından açtıkları davanın aktif dava ehliyeti yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, süresinde dava açmayan kişiye, başka kişiler tarafından süresinde açılan davaya katılma yolu ile kaçırılan sürenin yeniden kullandırılması mümkün olmadığından... müdahale isteminin 27...2010 tarihli oturumda reddedildiği, pay sahipliğinin tespit edilmesinde pay defterinin önemli olduğu, somut olayda davalı şirketin iki adet pay defteri olduğu, birinci pay defterinde davacılardan ...,... pay sahibi olarak gösterildiği, ikinci pay defterinde ise ..., ...,...'ün gösterildiği, her iki defterde de ...ve ...dışında, tüm adı geçen şahısların farklı olduğu, kaldı ki, bu pay defterlerinden önceki tarihli olan ...
7. Noterliği'nin 05.09.2008 tarih ve 15287 yevmiye numarası ile tasdik edilmiş pay defteri, 05.09.2008 tarihinden önceki pay sahipleri durumunu göstermediği, 05.09.2008 tarihli pay defterinde adları geçen ve aralarında davacıların da bulunduğu şahısların, bu defterin tasdik edildiği tarihten önce pay sahibi olup olmadıkları veya davalı şirkette ne şekilde pay sahibi sıfatını kazandıklarının tespit edilemediği, davacıların davalı şirkette ne şekilde ve hangi yolla pay sahibi olduklarını ispat etmelerinin gerektiği, 20.03.1998 tarihli genel kurul toplantısından ....2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına kadar geçen 9 yıllık süreçte davalı şirketin pay sahibi olmayan davacılardan ...'in, ....2007 tarihli genel kurula pay sahibi sıfatıyla
katılması ve daha sonraki genel kurul toplantısı olan 14.09.2009 tarihli toplantıda pay sahibi olarak yer almaması dikkate alındığında ....2006 tarihli genel kurul ile ....2007 tarihli genel kurul arasındaki dönemde ne şekilde davalı şirketin paylarını iktisap ederek pay sahibi sıfatını kazandığının ispat yükünün pay sahibi olduğunu iddia eden ...’e ait olduğu, ancak dosyada davacıların davalı şirkette pay sahibi olduklarına dair bir delil bulunmadığı, gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkin olup, temyiz aşamasında sunulan Giresin Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.1.20013 tarihli yazısında davalı şirketin ticaret sicil kaydının 07.07.2010 tarihinde dava devam ederken terkin edildiği belirtilmiştir. Ticaret ortaklıklarının tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekmektedir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse dahi, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.
Mahkemece pasif husumeti doğrudan etkileyen bu durum öncelikle resen araştırılarak, davalı şirket eğer ticaret sicilinden terkin edilmiş ise şirketin ihya edilmesi için davacı tarafa süre verilmesi, davalı şirketin ihya edilmesi halinde şirket hakkında karar tesisi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Ayrıca, mahkemece davacıların davalı şirkette ne şekilde ve hangi yolla pay sahibi olduklarını ispat etmelerinin gerektiği ancak, dosyada davacıların davalı şirkette pay sahibi olduklarına dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmiş ise de, davacılar 18...2010 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde davalı şirketin nama yazılı pay senedi çıkarmadığı, bu nedenle BK’nın 162 ve devamı maddelerine uygun olarak alacağın temlikini içeren sözleşmeler ile şirkette pay sahibi olduklarına dair yazılı sözleşmeleri dosyaya ibraz etmişlerdir. Mahkemece, davacıların bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ekinde sunulan şirket hisse devir sözleşmeleri incelenip değerlendirilerek, davacıların şirkette pay sahibi olup olmadıkları tesbit edilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Müdahil olmak isteyen ...vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ..., dava dilekçesini tekrar ile davacılar gibi davalı şirketin 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti ve anılan genel kurulda tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İki taraf arasında belli bir şey veya hak üzerinde bir dava devam ederken .... bir kişi bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde kısmen veya tamamen bir hak sahibi olduğunu iddia ederek asli müdahale yolu ile dava açabilir. Bu ayrı bir davadır. Ancak dava konusu olayda ...davacılarla aynı talepte bulunduğuna göre talebinin davacılar yanında fer’i müdahil olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece fer’i müdahil olmada hukuki yararı olan ...’nin fer’i müdahilliğinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın anılan yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle müdahil olmak isteyen ...vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ...yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/490586100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz