Idari işlem
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3556 E. 2013/6043 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari işlem↗ ticaret sicili tescili↗ ticari işletme↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ ortaklık ilişkisi↗ ticaret sicili↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması nedeniyle yarı hissesinin davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, davacının iddiasının ortaklığın tasfiyesi yolu ile açacağı davada değerlendirileceği gerekçesiyle, maddi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davaya konu restoranın ½ oranındaki işletme hakkının davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davaya konu işletme üzerinde davalı ve müvekkili arasında yarı yarıya ortaklık ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu işletme hakkının ½ oranında müvekkili adına tescilini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu ticari işletmenin ticaret sicilinde tescilli olması halinde dahi mahkemece yapılacak olan yargılama sonunda verilecek kararın tespit hükmü ile sınırlı kalacak olması ve idari işlem mahiyetinde, ticaret siciline tescil yönünde bir hüküm oluşturulamayacağı göz önüne alınarak, mahkemece, davacının talebi içinde yer alan tescil isteminin tespit hususunu da kapsadığı değerlendirilmek suretiyle sunuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/117 E. 2011/3513 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı
Benzer bu kararda… e, toplanan kanıtlara göre, davacıya ait sistem bilgilerinin üçüncü kişilerce elde edilmesinde davacının gerektiği ölçüde tedbirli davranmadığı, davalı bankanın ise «internet bankacılığı» için gerekli güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayarak «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmediğinden oluşan zarardan tarafların yarı oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.500,00 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahs …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4941 E. 2020/2802 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3556 E. , 2013/6043 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2011/20-2011/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olup ... ...’da bulunan taşınmazın yarı yarıya hissedarı olduklarını, taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan restoran işletmesi üzerinde yarı yarıya ortaklığın bulunduğunu ancak davalının restoranın ½ işletme hakkını müvekkiline devretmediğini ileri sürerek, restoranın ½ işletme hakkının müvekkili adına tesciline ve 50.000 TL kazancın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini atiye terk ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması nedeniyle yarı hissesinin davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, davacının iddiasının ortaklığın tasfiyesi yolu ile açacağı davada değerlendirileceği gerekçesiyle, maddi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davaya konu restoranın ½ oranındaki işletme hakkının davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davaya konu işletme üzerinde davalı ve müvekkili arasında yarı yarıya ortaklık ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu işletme hakkının ½ oranında müvekkili adına tescilini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu ticari işletmenin ticaret sicilinde tescilli olması halinde dahi mahkemece yapılacak olan yargılama sonunda verilecek kararın tespit hükmü ile sınırlı kalacak olması ve idari işlem mahiyetinde, ticaret siciline tescil yönünde bir hüküm oluşturulamayacağı göz önüne alınarak, mahkemece, davacının talebi içinde yer alan tescil isteminin tespit hususunu da kapsadığı değerlendirilmek suretiyle sunuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489823300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz