6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vadeli işlem (futures) zararında teminat açığı ve icra inkar tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/328 E. 2025/1468 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalidiğerKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Sermaye Piyasası İşlemlerinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

sermaye piyasası

Gerekçe özeti

Organize borsada (VİOP gibi) işlem gören, teşkilatlanmış piyasada gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmeleri (futures), kaldıraç etkisi taşısa da sermaye piyasası mevzuatı anlamında 'kaldıraçlı işlem' sayılmaz; bu nedenle kaldıraçlı işlemlere özgü teminat üstü zarardan sorumsuzluk kuralı (Yatırım Hizmetleri Tebliği 19/d) vadeli işlemlere uygulanmaz ve yatırımcı, teminatını aşan zarardan da sorumlu olur. Muaccel bir borçta borçlunun ihtardan önce borcu kabul eden bir mutabakat vermesi, TBK 117 uyarınca temerrüt tarihini öne çekmez; temerrüt ancak ihtarla başlar. Alacağın miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi, alacağın likit sayılmasına engel değildir; borçlu kendi hesabında bizzat işlem yapıp işlem fiyatlarını bilgisi dahilinde belirlemişse, bu alacak likit kabul edilir ve haksız itiraz halinde icra inkar tazminatına hükmedilir.

Ele alınan sorunlar

Vadeli işlem sözleşmesinin (futures) kaldıraçlı işlem sayılıp sayılmayacağı ve teminat üstü zarardan sorumluluk → ret

İddia: Davalı vekili, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in (III-371-1) 19/d maddesi uyarınca kaldıraçlı işlemlerde yatırımcının teminat tutarının üzerinde zarara uğratılamayacağını, müvekkilinin teminatı üstünde bir zararı davacının talep etme hakkı bulunmadığını, ayrıca gerekli aydınlatma/risk bildiriminin yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TSKB 1120 Kontratları, ... A.Ş.de işlem gören, teşkilatlanmış organize bir piyasada gerçekleşen standardize edilmiş bir vadeli işlem sözleşmesi (futures) niteliğindedir; sermaye piyasası mevzuatı kapsamında bir kaldıraçlı işlem değildir. Kaldıraç etkisi ile 'kaldıraçlı işlem' kavramları farklıdır; 'kaldıraçlı işlem' ifadesi borsada işlem görmeyen, teşkilatlanmamış (tezgahüstü) piyasalarda gerçekleştirilen foreks benzeri işlemleri ifade eder. Yatırım Hizmetleri Tebliği'nin 3. maddesinin (ö) ve (g) bentleri ile 3. maddenin 3. bendindeki tanımlar iki farklı işlem türünü ayrı olarak düzenlemiştir. Vadeli işlem sözleşmelerindeki kaldıraç etkisi, yatırımcının talimatı ve piyasanın işleyişinin doğal bir sonucu olarak kendiliğinden ortaya çıkar; bu etki vadeli işlem sözleşmelerini kaldıraçlı işlem haline getirmez. Teminat üstü zarara uğratılamayacağı kuralı yalnızca kaldıraçlı alım satım işlemleriyle ilgilidir ve vadeli işlemlere uygulanmaz. Kısa pozisyon sahibi olan davalı, dayanak varlığın (TSKB paylarının) değerinin artması nedeniyle zarara uğramış ve teminatını kaybetmiş, teminat açığı davacı tarafça karşılanmıştır; bu nedenle davacının yatırdığı teminatın davalı tarafından ödenmesi gerektiği yönündeki ilk derece hükmünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhtardan önceki online mutabakat nedeniyle temerrüt tarihinin öne alınıp alınamayacağı (işlemiş faiz) → ret

İddia: Davacı vekili, davalının 30.10.2020 tarihinde saat 11:49'da sisteme giriş yaparak dava konusu borca online mutabakat verdiğini, bu nedenle ihtardan önce mütemerrit olduğunu, işlemiş faizin reddedilen kısmı bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK'nın 117. maddesi uyarınca muaccel borcun borçlusu ihtar ile temerrüde düşer. Bu nedenle davalının ihtardan önce verdiği mutabakat, temerrüt tarihini öne çekmez; işlemiş faiz bakımından reddedilen kısma yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı talebi → kabul

İddia: Davacı vekili, alacağın likit olduğunu, davalının kar ettiğinde karını çektiğini ancak zarar ettiğinde yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı, hesabında bizzat işlem yapan bir kişi olup verdiği satış fiyatını ve gün içinde satım emri verdiği payların fiyatını bilgisi dahilinde belirlemiştir; bu nedenle somut olayda alacak likittir. Alacağın bilirkişi incelemesiyle belirlenmiş olması, alacağın likit sayılmasına ve dolayısıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Alacak likit olduğundan haksız itiraz nedeniyle %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, organize borsada işlem gören vadeli işlem sözleşmelerinin (futures) sermaye piyasası mevzuatı anlamında 'kaldıraçlı işlem' sayılmadığı ve bu nedenle teminat üstü zarardan sorumsuzluk kuralının bu işlemlere uygulanmayacağı yönündeki tespiti, benzer VİOP/futures işlemlerinden kaynaklanan alacak davalarında bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır. Ayrıca hesabında bizzat işlem yapan yatırımcının alacağının bilirkişi incelemesiyle belirlenmiş olsa da likit kabul edileceği yönündeki tespit, icra inkar tazminatı taleplerinde emsal oluşturabilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vadeli işlem sözleşmesi (futures) kaldıraçlı işlem teminat tamamlama çağrısı kısa pozisyon temerrüt likit alacak icra inkar tazminatı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 117 · Yatırım Hizmetleri Tebliği — Yatırım Hizmetleri Tebliği 3/1-öYatırım Hizmetleri Tebliği 3/1-gYatırım Hizmetleri Tebliği 3/3Yatırım Hizmetleri Tebliği 19/dYatırım Hizmetleri Tebliği 27/Ç-1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/328

KARAR NO 2025/1468

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/11/2022

NUMARASI 2021/743 Esas 2022/921 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 24/05/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/09/2025

Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının müvekkili aracı kurumda yaptığı ... işlemleri neticesinde, hesabının zarar etmesi ve ...'da teminat tamamlama işlemi yapılması gerekmesi sebebiyle, davalı adına ödenmesi gereken teminat tamamlama tutarlarının müvekkilince ödenmesi nedeniyle meydana gelen borç nedeniyle başlatılan İstanbul 18. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; uyuşmazlığın taraflarca imzalanan Sermaye Piyasası Çerçeve Sözleşmesinden kaynaklandığı, finans uzmanı bilirkişiden alınan raporda davacının davalıdan 42.636,30 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, 1.686,47 TL faiz talep edilmiş ise de, davacının davalı yanı 31.12.2020 tarihinde Beşiktaş 11. Noterliğinden gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile 7 günlük ödeme süresi vererek ödeme için ihtar ettiği, ihtarnamenin 04.01.2021 tarihinde davalı borçluya tebliğ edilip borçlunun 7 günlük ödeme süresi sonunda 12.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğü alacaklı tarafından 12.01.2021 tarihi ile takip tarihi olan 15.02.2021 tarihi arasında ki dönem için faiz talebinde bulunabileceği bu dönem için mahkemece avans faizi üzerinden resen yapılan hesaplamada davacının 606,55- TL faiz talebinde bulunabileceği gerekçesiyle itirazın 42.636,30 TL asıl alacak ve 606,55 TL işlemiş faiz yönünden iptaline fazla istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili;dava konusu tutarın davalı müşterinin 30.10.2020 tarihindeki ... kontratında yaptığı işlemlerden kaynaklanmış olup davalı müşteri ... işlemlerine, ... Takas kurallarına hakim ve hesabını anlık takip eden bir yatırımcı profiline sahip olduğu, kar ettiği zaman karını hemen çekmiş ancak zarar ettiği zaman yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı müşterinin, 30/10/2020 günü saat 11:49'da, emirlerini girdiği ve bilimum işlerini de takip ettiği sisteme giriş yaptığını, dava konusu borca online olarak mutabakat verdiğini, mutabakat verildiğine ilişkin log kayıtlarının mevcut olup konu kayıtlar bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, alacağın likit olduğunu icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca ihtardan daha evvel mütemerrit olduğundan işlemiş faizin reddedilen kısmı bakımından davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili;

Mahkemece SPK tebliğlerine göre davacının alacak talebinde bulunup bulunmayacağı tespiti yapılmadan hesap bilirkişi raporuyla hüküm verilmesi ve Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliği’nin (III-371-1) 19/d maddesine aykırı olduğunu, tebliğde ''kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde müşterilere işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminattan daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar yatırımcıdan talep edilemez.'' şeklinde olduğunu, davacının müvekkilin teminatı üstünde bir zararı kanunen talep etme hakkı bulunmadığını, davacı kurumca müvekkile yaptığı işlem ve riskler konusunda bilgi verilmemiş müvekkil aydınlatılmadığını, emredici hükümlere uygun şekilde risk bildirimi yapılmadığını, Tebliğ’in 27/Ç-1 maddesi;

a)Kaldıraçlı işlemlerin niteliği itibarıyla riskli olduğu ve bu işlemler sonucunda zarar edilebileceği, konusunda uyarılması gerektiğinin düzenlendiğini, güven nedeniyle kurumun sorumluluğu ağırlaştırıldığını, aydınlatma yükümlülüğü, sözleşme görüşmelerinden başlayıp, tüm sözleşme süresince devam ettiğini türev sözleşmesi imzalanırken müvekkile, duruma düşüren, opsiyon sözleşmesinin işleyiş aşamalarını ve piyasanın işleyiş usulünü, hangi risklerle karşılaşınca önlerine neler çıkacağını ve riskin azaltılması için hangi yöntemlerin izleneceğini açıklaması gerektiğini bu şekilde kurulan sözleşmede de, tarafların tam olarak birbirine uygun iradesi olduğu söylemek olanaklı olmayıp sözleşmenin kurulduğundan bahsedilemeyeceği ve buna dayanarak hak talebinde bulunulamayacağını, 30.10.2020 günü 11.49 da davacıya online mutabakat vermesi de söz konusu olmadığını, hesabın eksiye düşmesi saat 17.00'de gerçekleşmiş olup müvekkilin 11.49'da henüz eksiye düşmemiş bir işleme mutabakat vermesinin mümkün olmadığını, davalı kurum hesabı henüz zararın başında kapatmayarak müvekkili borçlandırarak kendisine fayda sağlamaya çalıştığını, davacı kurumun zarar düşükken hesabı kapatmamasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, 12.03.2020 tarihinde aldığı migros kontratında işlemin ters yönde hareket etmesi üzerine müvekkilin bakiyesi eksiye gitmeden ve müvekkile sormadan kapattıklarını, emredici hükümlere göre davacının davalıdan alacak talebinde bulunma hakkı bulunmadığından, bilirkişi raporu yetersiz ve mevzuat hükümleri irdelenmeden hazırlandığından ve kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalı tarafından davacı aracı kurum nezdinde bulunan yatırım hesabında yaptığı ... işlemleri nedeniyle oluşan teminat açığının davacı tarafından ... bank'a ödenmesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı adına 13.02.2020 tarihinde ... numaralı yatırım hesabı açıldığı sonrasında 20.02.2020 tarihinde elektronik ortamda Kredili Menkul Kıymet İşlemleri Sözleşmesi, Açığa Satış Çerçevesi Sözleşmesi, Menkul Kıymetlerin Ödünç Alma/Verme İşlemi Sözleşmesi, Alım-Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi, Repo ve Ters Repo Çerçeve Sözleşmesi, Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi'nin imzalanıp onaylandığı anlaşılmaktadır.30.10.2020 tarihinde davacının zararına sebebiyet veren işlemler, ...

A.Ş. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında gerçekleştirilen işlemler olup davacının işlem yaptığı TSKB 1120 Kontratları ... A.Ş. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında işlem gören, standardize edilmiş bir "vadeli işlem sözleşmesi (futures)" niteliğindedir. Bu işlem sermaye piyasası mevzuatı kapsamında bir kaldıraçlı işlem değildir.Kaldıraç etkisi, teminat ile pozisyon büyüklüğü arasındaki farkı ifade etmek için kullanılmaktadır. Bununla birlikte, kaldıraç etkisi ile "kaldıraçlı işlem" kavramları farklı kavramlar olup, "Kaldıraçlı işlem" ifadesi, borsada işlem görmeyen ve teşkilatlanmış organize piyasalar dışında (tezgahüstü piyasalarda) gerçekleştirilen foreks gibi işlemleri ifade etmek için kullanılmaktadır.Uyuşmazlığa konu TSKB 1120 Kontratları ise teşkilatlanmış organize bir piyasa olan ve kendi düzenlemeleri uyarınca ...

A.Ş.de işlem gören, "vadeli işlem sözleşmesi (futures)" niteliğinde bir türev araçtır. Hem Sermaye Piyasası Kanunu hem de Yatırım Hizmetleri Tebliği, iki farklı işlemi birbirinden ayrı olarak düzenlemiştir, bu hususta Yatırım Hizmetleri Tebliği 3. Madde 1. Fıkrasının (ö) bendi ve (g) bendi "Türev araçlar: Aşağıda sayılan veya Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer türev araçları:1) Menkul kıymetleri satın alma veya satma veya birbirleri ile değiştirme hakkı veren türev araçları,2) Değeri, bir menkul kıymet fiyatına veya getirisine, bir döviz fiyatına veya fiyat değişikliğine, faiz oranına veya orandaki değişikliğe, bir kıymetli maden veya kıymetli taş fiyatına veya fiyat değişikliğine, bir mal fiyatına veya fiyat değişikliğine, Kurulca uygun görülen kurumlarca yayınlanan istatistiklere veya bunlardaki değişikliğe, kredi riski transferi sağlayan, enerji fiyatları ve iklim değişkenleri gibi ölçüm değerleri olan ve bu sayılanlardan oluşturulan bir endeks seviyesine veya seviyedeki değişikliğe bağlı olan türev araçları, bu araçların türevlerini ve sayılan dayanak varlıkları birbirleri ile değiştirme hakkı veren türevleri ifade etmektedir.Tebliğin 3 maddenin 3.

bendinde "Döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemler gösterilmiştir. Buna göre "Kaldıraçlı işlem: Yatırılan teminat tutarı karşılığında, döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda oluşturulmuş bir platformda alım satımı işlemlerini,"ifade etmektedir.Davacı tarafından gerçekleştirilen ... işlemi "kaldıraçlı işlem" değildir.Vadeli işlem sözleşmelerindeki (futures) kaldıraç etkisi, Davacının talimatı ve piyasanın çalışma şeklinin bir gereği olarak kendiliğinden ortaya çıkmakta olup, kaldıraç etkisi, vadeli işlem sözleşmelerini (futures), foreks işlemleri gibi kaldıraçlı işlem haline getirmemektedir.Davacı tarafın teminatın üzerinde zarara uğratılamayacağı iddiası, sadece kaldıraçlı alım satım işlemleriyle ilgili olup, davaya konu türev araçlar için uygulanmamaktadır.

Vadeli işlemler, kaldıraçlı alım satım işlemlerinden farklı düzenlemelere tabidir. Bu itibarla, Yatırım Hizmetleri Tebliğinin anılan 19'uncu maddesi kapsamında yer alan ve yalnızca kaldıraçlı işlemler bakımından uygulama alanı bulan düzenleme ... işlemlerine uygulanmamaktadır. Davacının vadeli işlem sözleşmelerinde (kontratlarda) kısa pozisyon sahibi olması, Davacının söz konusu kontratta "satıcı" olarak yükümlülük altına girmesini ifade etmektedir. Vadeli işlemler, işlemin iki tarafında bulunan "alıcı" ve "satıcı" konumundaki yatırımcılar arasında gerçekleştirilmekte olup, Davacının "satıcı" olarak pozisyon aldığı kontratın "alıcı" tarafı, aynı kontratta uzun pozisyon sahibi diğer yatırımcı veya yatırımcılardır.

Davacı Aracı Kurum bahse konu işlemlerin tarafı değildir. Ayrıca, tüm vadeli işlem sözleşmeleri gibi dava konusu TSKB 1120 Kontratlarının da vadeli niteliği gereği, Davacının pozisyon açarken ve açık pozisyonu portföyünde bulundurduğu süre boyunca, teminat sağlaması gerekmektedir. Davacının gerçekleştirdiği işlemden kar veya zarar etmesi,Kontratların dayanak varlığı olan şirketlerin paylarının Borsa değerinin artmasına veya azalmasına göre belirlenmektedir. Davacının "satıcı" olduğu paylar için verdiği satış emrinde taahhüt ettiği satış bedelinin, payların o anki cari Borsa fiyatının altında olması halinde, yatırımcı zarara uğramakta, aksi halde ise kar edecektir.Somut olayda ;davalı , 28.10.2020 tarihinde uzun pozisyonlarda elde ettiği karı ;

30. 10.2020 tarihinde çekmiş,ancak gün içinde yine alım-satımlara devam ettiği ve gün sonunda aldığı kısa pozisyonlarda zarar ettiği ,davaya konu teminat açığının doğduğu ; saat 17 den sonra iki kez teminat açığını tamamlaması için mesaj gönderildiği ; hesabın kapatılacağı bilgisi verildiği ve mesajların okunduğu belirlenmiştir.Davalı vekili gerekli bilgilendirme yapılmadığı ileri sürülmüş ise de kısa (satım) yönlü pozisyonlarda dayanak varlığın (TSKB paylarının) değerinin artması nedeniyle davacı zarara uğramış ve teminatını kaybetmiştir. Davalının teminat açığı davacı tarafça karşılanmış olup davacının yatırdığı teminatın davalı tarafından ödenmesi gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Davacı vekili davalının ihtardan evvel verdiği mutabakat nedeniyle davalının mütemerrit olduğunu ileri sürmekte ise de TBK nın 117 maddesi uyarınca muaccel borcun borçlusu ihtar ile temerrüde düşeceğinden işlemiş faiz bakımından reddedilen kısma yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Ancak; davacı hesabında bizzat işlem yapan bir kişi olup; verdiği satış fiyatını ve gün içinde satım emri verdiği payların fiyatı da bilgisinde olduğundan somut olayda alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın bilirkişi incelemesi ile belirlendiği gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı yatırımcının imzaladığı sözleşmeler kapsamında yaptığı işlemler nedeniyle teminatını kaybettiği teminat tamamlama çağrılarını yerine getiremediği, aradaki farkın davacı tarafından tamamlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, ancak alacak likit olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline, işlemiş faiz bakımından fazla istemin reddine, likit alacağa haksız itiraz nedeniyle %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2022 Tarih 2021/743 Esas 2022/921 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından İstanbul 18. İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın 42.636,30-TL asıl alacak ve 606,55- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.242,85- TL yönünden iptaline, fazla istemin reddine,%20 oranda hesaplanan 8.648,57-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 2.953,92-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 756,93-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 2.196,99-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 756,93 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafça başlangıçta yapılan 64,80-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 7.314,24-TL olmak üzere toplam 7.376,04-TL yargılama giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 7.196,32-TL yargı giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı taraf vekille temsil olunduğundan takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,Davalı taraf vekille temsil olunduğundan takdir olunan 1.079,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320-TL arabulucu ücretinin 1.287,84-TL'sinin davalıdan, 32,16 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine," Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalıdan alınması gereken 2.953,92-TL istinaf karar harcından yatırılan 738,48-TL harcın mahsubuna kalan 2.215,44-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye ödenmesine,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 136-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

29/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48911 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.