Şirketin feshi | Şirketin tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17223 E. 2013/5621 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı nedenle fesih↗ dolaylı zarar↗ sorumluluk davası↗ şirketin feshi↗ şirket zararı↗ derdestlik↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ortaklık ilişkisi↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ dosya masrafı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, tarafların evli iken boşandıkları ve aralarında derdest hazırlık soruşturması bulunduğu, bir araya gelerek ortaklık ilişkisini sürdürmelerinin artık mümkün olmadığı, birleşen dava yönünden ise şirket ortaklarınını dolaylı zararlarının kendilerine ödenmesi isteminde bulunamayacakları, tasfiye sırasında şirket müdürünün kusuruyla şirketi zarara uğrattığının belirlenmesi halinde müdür hakkında sorumluluk davası açılmasının mümkün olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile Es Hasat Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ... Şerif Sevindik'in atanmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davada davacı vekilinin, mahkemece hükmedilen tazminatın müvekkiline verilmesini istemesi karşısında, mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davanın reddine dair hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
...- Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl dava, tarafların ortağı olduğu dava dışı limited şirketin, ....’nun 549, 551. maddeleri uyarınca fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, tarafların bir araya gelerek ortaklık ilişkisini sürdürmelerinin artık mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmişse de, asıl davada davalı vekilince davacının olayda kusurlu olduğu, kusurlu tarafın açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş, mahkemece davalı vekilinin asıl davadaki bu savunması konusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Oysa haklı nedenlerle fesih davası açılabilmesi için davacı ortağın, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimse kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramaz ilkesi de bunu gerektirmektedir. Dairemizin bu konudaki yerleşmiş uygulaması da, kusurlu ortağın, kendi kusuruna dayanarak, haklı nedenlerin gerçekleştiği iddiasıyla fesih ve tasfiye isteyemeyeceği yönündedir.
Bu durum karşısında mahkemece, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacının kusuru olup olmadığının incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre asıl davada şirketin feshi istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Kabul şekli bakımından da, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin asıl davada, dava masraflarının dava dışı şirketten tahsiline hükmedilmesi gerekirken, davalı ortaktan tahsiline karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17223 E. , 2013/5621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2010 tarih ve 2007/166-2010/216 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen .../03/2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının Es Hasat Ltd. Şti.'nin ortağı olduklarını, aynı zamanda evli iken boşandıklarını, bu nedenle şirket idaresinde sürekli sorunlar çıktığını, tarafların bir araya gelemediklerini ileri sürerek, ...'nun 549 ve 551. maddeleri uyarınca anılan şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirketi keyfi yönettiğini, kendi ekonomik durumunu düzeltirken şirketin durumunu kötüleştirdiğini, 8 yıldır ortaklar kurulu toplantısı yapmadığını, şirketin mal varlığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada, davalının şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik (7.500) TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, tarafların evli iken boşandıkları ve aralarında derdest hazırlık soruşturması bulunduğu, bir araya gelerek ortaklık ilişkisini sürdürmelerinin artık mümkün olmadığı, birleşen dava yönünden ise şirket ortaklarınını dolaylı zararlarının kendilerine ödenmesi isteminde bulunamayacakları, tasfiye sırasında şirket müdürünün kusuruyla şirketi zarara uğrattığının belirlenmesi halinde müdür hakkında sorumluluk davası açılmasının mümkün olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile Es Hasat Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ... Şerif Sevindik'in atanmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davada davacı vekilinin, mahkemece hükmedilen tazminatın müvekkiline verilmesini istemesi karşısında, mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davanın reddine dair hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
...- Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl dava, tarafların ortağı olduğu dava dışı limited şirketin, ....’nun 549, 551. maddeleri uyarınca fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, tarafların bir araya gelerek ortaklık ilişkisini sürdürmelerinin artık mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmişse de, asıl davada davalı vekilince davacının olayda kusurlu olduğu, kusurlu tarafın açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş, mahkemece davalı vekilinin asıl davadaki bu savunması konusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Oysa haklı nedenlerle fesih davası açılabilmesi için davacı ortağın, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimse kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramaz ilkesi de bunu gerektirmektedir. Dairemizin bu konudaki yerleşmiş uygulaması da, kusurlu ortağın, kendi kusuruna dayanarak, haklı nedenlerin gerçekleştiği iddiasıyla fesih ve tasfiye isteyemeyeceği yönündedir.
Bu durum karşısında mahkemece, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacının kusuru olup olmadığının incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre asıl davada şirketin feshi istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Kabul şekli bakımından da, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin asıl davada, dava masraflarının dava dışı şirketten tahsiline hükmedilmesi gerekirken, davalı ortaktan tahsiline karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davanın reddine dair hükmün ONANMASINA, (...) ve (...) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davalı birleşen davada davacıya iadesine, .../03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488919600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz