6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati Hacze İtiraz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2635 E. 2013/5653 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yetkisi yetki anlaşması milletlerarası yetki özel yetki cebri icra para alacağı rehin hakkı i̇i̇k 265 rehin möhuk 47 ihtiyati haciz yetki haciz yetkisizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 9 · HUMK — HUMK 9 · İİK — İİK 265

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, ihtiyati hacze konu olan gemi üzerinde ihtiyati haciz talep eden tarafın, gemi alacaklısı veya akdi bir rehin hakkına sahip olmadığı, HMK'nın 9/... c.’de yeralan yetki kuralının bu nedenle uygulanamayacağı, uyuşmazlık konusunun para alacağı olduğu, somut olayda MÖHUK'nın 40. maddesi atfıyla Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle İİK'nın 265/1 maddesi uyarınca itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, karşı taraf/alacaklı vekili temyiz etmiştir.

Türk Anayasasında, bağımsız mahkemelerce kullanılacağı belirtilen yargı yetkisi ancak Devletler Hukuku tarafından belirli alanlarda sınırlandırmıştır ve yargı yetkisi dava şartlarından kabul edilmektedir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, sayfa 882). Milletlerarası yetki denildiğinde, yargı yetkisinin mevcut olması koşulu ile bir davaya hangi Devlet Mahkemesinin bakabileceği anlaşılır. Milletlerarası yetki dava şartlarından sayılmamaktadır. Her Devlet Mahkemelerinin milletlerarası yetkisini bizzat tayin eder.

(Nomer, Ergin; Devletler Hususi Hukuku 7. bası 1993 sayfa 398). Hukukumuzda ülke içi yer itibariyle yetki kuralları aynı zamanda milletlerarası yetki kuralları olarak uygulanır. O nedenle, HUMK'nın 9 ila ... ve 14 ila 16 ve ... ila .... maddelerinde yer alan genel ve özel yetki halleri ile, diğer Kanunlarda belirtilen özel yetki hükümleri bulunan durumlarda, Türk Mahkemeleri milletlerarası yetkiye sahiptir.

Yetkinin varlığında, davanın yanlarının Türk vatandaşı veya yabancı olması kural olarak bir faktör olarak alınmaz. Türk Mahkemelerinin yetkili olduğu hallerde, tarafların yetki anlaşması ile yabancı bir ülke mahkemesini yetkili olarak kabul edebilirler. Somut olayda taraflar arasında yapılan bu şekilde bir yetki anlaşması bulunmamaktadır. Ayrıca dava, hukuksal nitelikçe cebri icra hukukundan kaynaklanmakta olup, Türk mahkemelerinin ülke içi yetkisinin ve ona bağlı olarak milletlerarası yetkisinin varlığını kabul etmek kaçınılmazdır. Bu durumda, açıklanan hususlara dikkat edilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2635 E.  ,  2013/5653 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.08.2012 tarih ve 2012/385-2012/385 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf/alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karşı taraf/alacaklı vekilinin talebi üzerine, ihtiyati hacze itiraz eden/borçlunun aralarında imzalanmış bulunan 31.01.2012 tarihli sözleşmeden ... borcunu ödemediği gerekçesiyle, ECS Cristina 1 isimli geminin ihtiyaten haczine karar verilmiş, ancak ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu vekilince, ihtiyati haciz talep eden şirketin hacze konu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı ve rehin alacağının doğmadığı, 31.01.2012 tarihli sözleşmenin bir kredi sözleşmesi olduğu, ihtiyati hacze konu alacağın muaccel olmadığı, aksine müvekkilinin alacaklı bulunduğu ileri sürülerek, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir.

Karşı taraf/alacaklı vekili, müvekkilinin alacağının sabit olduğunu belirterek itirazın reddini savunmuştur.

Mahkemece, ihtiyati hacze konu olan gemi üzerinde ihtiyati haciz talep eden tarafın, gemi alacaklısı veya akdi bir rehin hakkına sahip olmadığı, HMK'nın 9/... c.’de yeralan yetki kuralının bu nedenle uygulanamayacağı, uyuşmazlık konusunun para alacağı olduğu, somut olayda MÖHUK'nın 40. maddesi atfıyla Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle İİK'nın 265/1 maddesi uyarınca itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, karşı taraf/alacaklı vekili temyiz etmiştir.

Türk Anayasasında, bağımsız mahkemelerce kullanılacağı belirtilen yargı yetkisi ancak Devletler Hukuku tarafından belirli alanlarda sınırlandırmıştır ve yargı yetkisi dava şartlarından kabul edilmektedir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, sayfa 882). Milletlerarası yetki denildiğinde, yargı yetkisinin mevcut olması koşulu ile bir davaya hangi Devlet Mahkemesinin bakabileceği anlaşılır. Milletlerarası yetki dava şartlarından sayılmamaktadır. Her Devlet Mahkemelerinin milletlerarası yetkisini bizzat tayin eder.

(Nomer, Ergin; Devletler Hususi Hukuku 7. bası 1993 sayfa 398). Hukukumuzda ülke içi yer itibariyle yetki kuralları aynı zamanda milletlerarası yetki kuralları olarak uygulanır. O nedenle, HUMK'nın 9 ila ... ve 14 ila 16 ve ... ila .... maddelerinde yer alan genel ve özel yetki halleri ile, diğer Kanunlarda belirtilen özel yetki hükümleri bulunan durumlarda, Türk Mahkemeleri milletlerarası yetkiye sahiptir.

Yetkinin varlığında, davanın yanlarının Türk vatandaşı veya yabancı olması kural olarak bir faktör olarak alınmaz. Türk Mahkemelerinin yetkili olduğu hallerde, tarafların yetki anlaşması ile yabancı bir ülke mahkemesini yetkili olarak kabul edebilirler. Somut olayda taraflar arasında yapılan bu şekilde bir yetki anlaşması bulunmamaktadır. Ayrıca dava, hukuksal nitelikçe cebri icra hukukundan kaynaklanmakta olup, Türk mahkemelerinin ülke içi yetkisinin ve ona bağlı olarak milletlerarası yetkisinin varlığını kabul etmek kaçınılmazdır. Bu durumda, açıklanan hususlara dikkat edilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle karşı taraf/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gerekçeli kararda da belirtildiği gibi yabancılık unsuru taşıyan olayda Türk Mahkemelerinin yetkisinin MÖHUK m. 40 atfıyla İİK m. 258/1, c. 1 ve m. 50 ve bu hükmün de yaptığı atıfla 6100 s. HMK m.

5- ... uyarınca belirleneceğine ve bu hükümler uyarınca ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkisinin bulunmadığının anlaşılmasına göre ihtiyati haciz kararını kaldıran yerel mahkeme kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488695200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.