6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5448 E. 2013/5246 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer tahsilat mükerrerlik işlemiş faiz protokol temerrüt faizi asıl alacak yasal faiz temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca hak sahiplerine aylıklarının davalı banka aracılığı ile yapılacağı, bankaya yatırılan paranın 6 ay işlem görmemesi halinde davacı kurumun hesaplarına aktarılacağının kararlaştırıldığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre zamanında davacı hesaplarına paraların aktırılmaması sebebiyle 37.707,67 TL ana para, 72.963,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.671,... TL davacı alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 37.707,67 TL asıl alacak, 72.963,57 TL işlemiş faiz toplamı (asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle) 110.671,... TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...-Ancak, taraflar arasında düzenlenen protokolün 4.8'inci maddesinde protokole aykırılık halinde ne şekilde işlem yapılacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan hükme göre, paranın iadesi gereken tarihten iade edildiği tarihe kadarki dönem bakımından bankanın o tarihteki hesaplara uyguladığı vadesiz mevduat faizi oran ve/veya oranları bulunup buna göre birikmiş temerrüt faizi hesabı yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar vermek gerekirken yasal faiz üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek ve ayrıca bu yönde bir talep de olmadığı halde hesaba zaten iade edilen ana paranın mükerrer tahsilatına neden olacak şekilde tahsil karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12760 E. 2013/18456 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/5448 E.  ,  2013/5246 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2005/91-2011/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında yapılan protokol uyarınca hak sahiplerinin aylıklarının davalı Banka aracılığıyla dağıtıldığını, müvekkilinden gelir ve aylık alan hak sahiplerinin 6 aydan fazla hareket görmeden bekletilen ve zamanında kurum hesaplarına intikal ettirilmeyen tutarlara en son hareket gördüğü tarih itibariyle faiz isteneceğinin düzenlendiği, kurum başmüfettişinin bu doğrultuda yaptığı tespit uyarınca toplam 563.045,50 TL tutarındaki hesabın hareket görmediğini, bu miktar için "Ülkemizde bulunan ulusal bankaların bu tarihlerde vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı yaklaşık %60 reeskont oranı" üzerinden hesaplanan 337.827,30 TL faizin davalı Bankadan istenmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek 337.827,30 TL'nin hesapta biriken 563.045,50 TL'nin kurum hesaplarına intikal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, protokol uyarınca 6 ay boyunca işlem görmeyen hesapların şubat ve ağustos aylarında kontrol edilip bu ayları takip eden mart ve eylül aylarının ilk 7 iş günü içinde vadesiz hesaba uygulanan faiz tutarı ile birlikte kurum hesabına aktarılacağını, protokolde geç aktarım halinde herhangi bir faiz oranının öngörülmediğini, davacının dava konusu alacağı bu kontrol ayları uyarınca değil de banka şubelerince bildirilmiş son hareket tarihinden itibaren hesaplandığını, bunlardan bir kısmının kontrol aylarından sonra süresi içinde davacıya iade edildiğini, bunların hesaplamadan çıkırtılması gerektiğini, protokolde herhangi bir faiz öngörülmediğinden %60 oranında faiz hesabının doğru olmadığını, kurumun da kusurunun bulunduğunu, faize faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca hak sahiplerine aylıklarının davalı banka aracılığı ile yapılacağı, bankaya yatırılan paranın 6 ay işlem görmemesi halinde davacı kurumun hesaplarına aktarılacağının kararlaştırıldığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre zamanında davacı hesaplarına paraların aktırılmaması sebebiyle 37.707,67 TL ana para, 72.963,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.671,... TL davacı alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 37.707,67 TL asıl alacak, 72.963,57 TL işlemiş faiz toplamı (asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle) 110.671,...

TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...-Ancak, taraflar arasında düzenlenen protokolün 4.8'inci maddesinde protokole aykırılık halinde ne şekilde işlem yapılacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan hükme göre, paranın iadesi gereken tarihten iade edildiği tarihe kadarki dönem bakımından bankanın o tarihteki hesaplara uyguladığı vadesiz mevduat faizi oran ve/veya oranları bulunup buna göre birikmiş temerrüt faizi hesabı yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar vermek gerekirken yasal faiz üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek ve ayrıca bu yönde bir talep de olmadığı halde hesaba zaten iade edilen ana paranın mükerrer tahsilatına neden olacak şekilde tahsil karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, alınmadığı anlaşılan 90,00 TL temyiz başvuru harcı ile 7.559,90 TL temyiz ilam harcının davalı ...'nden alınmasına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488353500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.