6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali davasında hak düşürücü sürenin başlangıcı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/289 E. 2025/1400 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Kefalet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İİK 67/1 uyarınca itirazın iptali davasında bir yıllık hak düşürücü süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar; arabuluculukta anlaşamama son tutanağının düzenlendiği tarih bu sürenin başlangıcı olarak kabul edilemez. İtirazın tebliğ edilmediği hallerde süre hiç işlemeye başlamaz. Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar bilinebilir nitelikte olduğundan itirazın iptali davası açısından likit alacak sayılır.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı → ret

İddia: Davalı vekili, arabuluculukta 06.12.2019 tarihinde anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini, davanın ise bu tarihten yaklaşık 4 yıl sonra 23.06.2021'de açıldığını, dolayısıyla İİK 67/1'deki bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 67/1 uyarınca alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasını açabilir; bu süre hak düşürücü niteliktedir ve hakkı tamamen sona erdirir. Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır ve genişletici yoruma tabi tutularak alacaklı aleyhine, sürenin başlangıcının arabuluculukta anlaşamama tutanağının imzalandığı tarih olarak tespit edilmesi isabetli değildir. Dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar; itirazın tebliğ edilmediği bir durumda dava açma süresi işlemeye başlamaz. Bu husustaki İstanbul BAM hukuk daireleri arasındaki uyuşmazlık, Yargıtay 11. HD'nin ilgili kararıyla giderilmiş ve hak düşürücü sürenin itirazın tebliğ tarihi ile başlayacağına karar verilmiştir; uyuşmazlığın giderilmesi kararları bağlayıcı nitelikte olduğundan Dairemizce de bu görüşe uyulmuştur. Somut olayda itiraz tebliğ edilmediğinden hak düşürücü süre işlemeye başlamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit olup olmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının alacak iddiasının iddia edilen miktarda olmadığının bilirkişi raporuyla ortaya konduğunu belirterek alacağın likit sayılamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak bilinebilir nitelikte olduğundan likit kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, itirazın iptali davasında İİK 67/1'deki bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcının itirazın tebliğ tarihi olduğunu, arabuluculukta anlaşamama tutanağının imzalandığı tarih olmadığını; itirazın tebliğ edilmediği hallerde sürenin hiç işlemeyeceğini açıkça belirlemiştir. Ayrıca bu husustaki İstanbul BAM hukuk daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının Yargıtay 11. HD kararıyla giderildiğini ve bu kararın bağlayıcı olduğunu vurgulayarak konuyu netleştirmiştir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 67/1 uyarınca itirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır; bu süre hak düşürücü niteliktedir ve itirazın tebliğ edilmediği hallerde işlemeye başlamaz. Sürenin başlangıcı arabuluculukta anlaşamama son tutanağının düzenlendiği tarih olarak genişletici yoruma tabi tutulamaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali hak düşürücü süre İİK 67/1 arabuluculukta anlaşamama tutanağı likit alacak müteselsil kefalet icra inkar tazminatı uyuşmazlığın giderilmesi kararı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2023/289

KARAR NO 2025/1400

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/11/2022

NUMARASI 2021/405 Esas - 2022/789 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2025

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı ... Ticaret..Ltd. Şti ile davacı banka ... Şubesi arasında 12.11.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile dava dışı firmaya kredi kullandırıldığı, imzalanan bu genel kredi sözleşmesine davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, krediler ödenmediğinden hesabın kat edildiği, borçlulara ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe itiraz edildiği, talep edilen faiz oranlarının sözleşmeye uygun olduğu, itirazın kötü niyetli olduğu belirtilerek itirazın iptaline ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, davaya konu kefalet sözleşmesinin imzalandığı 12.11.2012 tarihinde evli olan müvekkilinin kefalet için eş rızası bulunmadığı ve efalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, davanın reddi gerektiği, davacı tarafından talep edilen bedel, faiz ve oranın afaki olduğu, dava dışı şirketin, davacıya böyle bir borcu bulunmadığı, geçersiz bir kefalet sözleşmesine rağmen huzurda görülen davanın açılmasının açıkça kötü niyetli olduğu belirtilerek davanın reddine davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;dava dışı asıl borçlu şirket ile banka arasında 12.11.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı,davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, eş rızasının da belgelerde yer aldığı, bakiye alacağın denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 21.384,79- TL olarak tespit edildiği, masraf alacak talebinin belgelendirilmediğinden reddi gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davalının; İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... esas (eski esas:...) esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 oranında faiz işletilmek suretiyle, 21.049,63 TL asıl alacak, 319,20 TL işlemiş temerrüt faiz, 15,96 TL BSMV olmak üzere toplamda 21.384,79- TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine, alacağın %20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili 11.11.2019 Tarihinde arabulucuya başvurulduğu, 06.12.2019 tarihinde anlaşmama son tutanağı düzenlendiğini, huzurda görülen iş bu dava ise 23.06.2021 tarihinde tam 4 yıl sonra açıldığını belirterek davanın hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının alacak iddiasının dahi iddia ettiği miktarda olmadığının bilirkişi raporu ile ispatlandığını, davacının tüm iddialarının gerçek olmadığına hükmedilip kısmen kabul kararı verildiğini,kararın (4) nolu maddesinde davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkilinin itirazında haklı olduğunu, hal böyle iken kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefil aleyhine başlatılan takibe davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK nın 355(1) maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı tarafın istinaf sebepleri arabulucu anlaşamama tutanağından itibaren davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı ve alacağın likit olmadığına ilişkindir.İİK'nın 67/1 maddesine göre takip talebine itiraz edecek alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Arabulucuya başvurunun tebliğ hükmünde olduğu hususunda İstanbul BAM istinaf hukuk daireleri arasında ki uyuşmazlık Yargıtay 11 HD.'nin Esas 2024/3074-6421 sayılı kararıyla "Kanun hükmünde gösterilen bir yıllık süre, hak düşürücü süredir.

..Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır. Hak düşürücü süreler, hakkı tamamen sona erdiren, yok eden, düşüren sürelerdir..İİK nın 67'nci maddesinin birinci fıkrasında açıkça itirazın iptali davasının, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması gerektiği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hak düşürücü süre niteliğinde olan bu bir yıllık sürenin başlangıcını, genişletici yoruma tabi tutarak alacaklı aleyhine, anlaşamama tutanağının imzalandığı tarih olarak tespit etmek isabetli değildir. Dava açma süresi, itirazın tebliği ile başlar. İtirazın tebliğ edilmediği bir durumda, dava açma süresi işlemeye başlamayacağından uyuşmazlığın itirazın iptali davasında hak düşürücü sürenin itirazın tebliğ tarihi ile başlayacağına, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" karar verilmiştir.Uyuşmazlığın giderilmesi kararları bağlayıcı nitelikte olduğundan bu karara Dairemizce de uyulmuştur.Açıklanan nedenlerle,itiraz tebliğ edilmediğinden hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak bilinebilir nitelikte olduğundan likit kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ve mahkeme kararında kamu düzenine bir aykırılık da bulunmadığı görüldüğünden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.460,80-TL istinaf karar harcından yatırılan 365,19-TL harcın mahsubu ile kalan 1.095,61-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 127-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48823 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.