TBK 598 kefalet süresinin sona ermesi öncesi başlatılan takip kesinleşmişse madde uygulanmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/325 E. 2025/1404 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalHak düşürücü süre
Gerekçe özeti
Gerçek kişi kefilin sorumluluğunu 10 yıl ile sınırlayan TBK'nın 598. maddesi, kefalete dayalı icra takibinin TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce başlatılıp kesinleşmiş olması halinde uygulanmaz; bu durumda kefaletin sona erdiğinin tespiti istenemez.
Ele alınan sorunlar
TBK 598 gereği kefaletin 10 yıllık sürenin geçmesiyle sona erdiğinin tespiti → ret
İddia: Davacı, kefaletin 2008 yılında verildiğini, davanın 21.04.2022 tarihinde açıldığını, aradan 14 yıl geçtiğini, bu nedenle TBK'nın 598. maddesi uyarınca kefaletin sona erdiğinin tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK'nın 598/3. maddesine göre gerçek kişi tarafından verilen kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar; 598/4. maddeye göre ise kefil, uzatılmadıkça ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. 6101 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşecek sona erme ve tasfiyeler TBK hükümlerine tabidir; aynı Kanunun 5/2. maddesi ise TBK ile ilk defa öngörülen hak düşürücü veya zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması halinde hak sahiplerine TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıllık ek süre tanır. Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, kefalet borcunun sona ermesi konusunda TBK hükümlerinin uygulanması gerektiği; ancak somut olayda alacaklı banka tarafından TBK yürürlüğe girmeden önce, 09.03.2009 tarihinde icra takibinin başlatıldığı ve kefalete dayalı bu takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Takip TBK yürürlüğe girmeden başlatılıp kesinleştiğinden, TBK'nın 598. maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle müteselsil kefaletin sona ermediğine ilişkin ilk derece gerekçesi ve kararı isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda TBK'nın 598. maddesindeki kefaletin 10 yıllık süre ile sona ermesi kuralının, bu madde yürürlüğe girmeden önce başlatılıp kesinleşen icra takipleri açısından uygulanmayacağına dair değerlendirme, benzer geçiş dönemi uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TBK'nın 598/3. maddesi uyarınca gerçek kişi tarafından verilen kefalet, kefalet sözleşmesinin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar; ancak bu süre, TBK yürürlüğe girmeden önce başlatılıp kesinleşen kefalete dayalı icra takibi için uygulanmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet↗ müteselsil kefalet↗ kefaletin sona ermesi↗ genel kredi sözleşmesi↗ hak düşürücü süre↗ kanunlar arası geçiş hükümleri↗ icra takibinin kesinleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/325
KARAR NO 2025/1404
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/11/2022
NUMARASI 2022/286 Esas - 2022/756 Karar
DAVA
Kefaletin Sona Erdiğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ 21/04/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2008 yılında ... ..AŞ, ...AŞ ve ...Ltd. Şti'nin davalı bankanın Bakırköy şubesinden kullandığı kredilerin teminatı için kefalet sözleşmesi imzalandığı, bu kefalet sözleşmesinden dolayı müvekkilinin ticari yaşamı adeta ipotek altına alındığı, hiç bir ticari faaliyet yapamadığı, 10 yıllık sürenin geçtiğini, davalı ile yapılan bu kefalet sözleşmesinin feshi için bu davayı açtıklarını,TBK nın 598. maddesi gereğince davalı banka ile yapılan kefalet sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı aleyhine süresi içinde İstanbul 5. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla 3 adet 1.055.074,29- TL bedelli genel kredi sözleşmeleri ve 12/03/2008 tarihli protokol ve Bolu 3. Noterliği'nin 05/02/2009 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameye konu ilamsız takip başlatıldığı, protokol ile yeni bir kefalet sözleşmesi imzalandığı, süre dolmadan kefile karşı icra takibi başlatıldığını, davacının müteselsil kefil olduğu dosya ile alakalı İstanbul 14. ATM'nin 2009/373 esas 2010/692 karar sayılı itirazın iptali davası açıldığı ve müvekkili lehine sonuçlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; TBK'nın 598 maddesine göre; ".... Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmünü haiz olduğu "Mülga BK'nda kefilin sorumluluğu için bir süre öngörülmediği halde TBK'nda gerçek kişi kefilin sorumluluğunu on yıl ile sınırlı tutulduğu, on yıllık süre bir zamanaşımı süresi olmadığı için de kesilme ve durma söz konusu olmadığı,dava dışı asıl borçlular ile davacı kefil ve davalı banka arasında 31/07/2007- 06/09/2007-31/08/2007 arasında genel kredi sözleşmesi ve 12/03/2008 tarihli borç tasfiye protokolü imzalandığı, genel kredi sözleşmesine konu hesap kat ihtarının taraflara tebliğ edildiği, süresi içinde ödeme yapılmaması nedeniyle 06/03/2009 tarihi itibariyle İstanbul 5.
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından takip başlatıldığı, itiraz üzerine davacının müteselsil kefil olduğu dosyada diğer borçlular yönünden İstanbul 14. ATM'nin 2009/373 esas - 2010/692 karar sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilip kesinleştiği, takibin davacı asil yönünden itirazın iptali davasına konu olmaksızın kesinleştiği anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalarının TBK'nın 598. maddesi uyarınca verilen kefaletnamenin feshine ilişkin olduğunu, mahkemece takibin kesinleştiği belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, oysa ki kefaletin 2008 yılında verilip, davanın ise 21.04.2022 tarihinde açıldığını, aradan 14 yıl geçtiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından genel kredi sözleşmelerinde verilen kefaletin sona zamanaşımı nedeniyle sona erdiğinin tesbiti istemine ilişkindir. TBK'nın 598/3. maddesi''Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.'' 598/4. maddesinde ise ''Kefalet 10 yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.'' şeklinde hükmünü haizdir.6101 sayılı kanunun 1. maddesinin son cümlesinde ''.TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra bu fiili ve işlemlere ilişkin gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye TBK hükümlerine tabidir.'' denilmiştir.
Aynı yasanın 5/2. maddesinde ''TBK ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuş ise, hak sahipleri TBK yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar.Ancak bu ek süre, TBK'da öngörülen süreden daha uzun olamaz.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Tüm bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde; kefalet borcunun sona ermesiyle ilgili olarak 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmelerinin alacaklı davalı ile davadışı şirketler ve davacı müteselsil kefil tarafından 2007 yılında akdedildiği,davacının da 2008 tarihli borcun tasfiyesi protokolünü imzaladığı ;kredi hesaplarının 05.01.2009 tarihinde kat edildiği, İstanbul 5.
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı,diğer borçlu ve müteselsil kefiller tarafından yapılan itirazların İstanbul 14. ATM'nin 2009/373 esas,2010/692 sayılı ilamı ile kısmen iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.Alacaklı banka tarafından TBK yürürlüğe girmeden 09.03.2009 tarihinde icra takibi başlatıldığı, kefalete dayalı başlatılan takip kesinleştiğinden TBK'nın 598 maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle;müteselsil kefaletin sona ermediğine ilişkin gerekçede ve kararda isabetsizlik bulunmayıp, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 435,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48822 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi